İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... mahallesi, ... Evleri no:18/B adresinde faaliyet gösteren işyerine alkollü içecek satış ve servis sunumu ruhsatı verilmesi hususunun 2019 Ağustos ayı Yunusemre Belediye Meclis gündemine alınması istemiyle yapılan 12/07/2019 tarihli başvuru üzerine talebin Belediye Meclisince gündemine alınarak söz konusu iş yerinin içkili yer bölgesi olarak tespit edilmesinin uygun olmadığına ilişkin alınan 06/08/2019 tarih ve 81 karar numaralı Yunusemre Belediye Meclisi kararının iptali istemiyle açılan davada; olayda, 6360 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce yani Manisa Belediyesi henüz büyükşehir belediyesine dönüşmeden önce Manisa Belediye Meclisinin 05/03/2013 tarih ve 72 sayılı kararı ile Manisa il merkezinde 8 adet, A3 Köyü'nde 1 adet olmak üzere 9 adet içkili yer bölgesi sınırlarının tespit edildiği, yine 02/04/2013 tarih ve 107 sayılı kararı ile 10 numaralı içkili yer bölgesinin kabul edildiği ve 07/05/2013 tarih ve 167 sayılı kararı ile de söz konusu 10 numaralı içkili yer bölgesine ilişkin adreslerde bir önceki kararda sehven yapılan hatanın düzeltilmesine karar verildiği, davacının içkili yer ruhsatı almak istediği işyerinin anılan sınırlar dışında kaldığı, 6360 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle Yunusemre Belediyesi sınırları içerisinde içkili yer bölgesi sınırlarını tespit etme yetkisinin Yunusemre Belediye Meclisine geçtiği, ancak Yönetmelik ilgili hükümlerinde, önceki mevzuat uyarınca yetkili olan Manisa Belediyesi tarafından yapılmış olan belirlemelerin hükümsüz olacağı yolunda bir düzenleme bulunmadığı, bu itibarla Yunusemre Belediye Meclisince, Yönetmeliğin verdiği yetki uyarınca içkili yer bölgesi belirlenmesine ilişkin yeni bir karar alınmadığı sürece, Manisa Belediye Meclisinin aldığı kararlarının yürürlükte olacağı ve içkili yer olarak belirlenme taleplerinin bu kararlara göre değerlendirileceğinden, davacıya ait işyerinin, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Manisa Belediye Meclisi kararları ile belirlenen içkili yer bölgesi sınırları dışında kaldığı, davacının işyerinin olduğu bölgede, anılan bölgenin içkili yer bölgesi olarak belirlenmesi istemiyle başvuruda bulunan başka işyerlerinin olmadığı, noktasal olarak diğer bir ifadeyle sadece davacının işyerine münhasır olarak içkili yer bölgesi belirlenmesinin mevzuata aykırı olacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacının idareye yaptığı 12/07/2019 tarihli başvuruda her ne kadar işletmesine içki ruhsatı verilmesi yönünde bir talepte de bulunduğu görülmekte ise de aynı başvuruda söz konusu talebinin 2019 Ağustos ayı Yunusemre Belediye Meclis gündemine alınması isteminde de bulunduğu ve davalı idarece konunun meclis gündemine alınması suretiyle Belediye Meclisi tarafından söz konusu iş yerinin içkili yer bölgesi olarak tespit edilmesinin uygun olmadığına ilişkin karar verildiği, davacı tarafından da bu işlemin iptalinin istenildiği, kaldı ki içkili işletme izni verilebilmesi için ön şartın iş yerinin içkili yer bölgesinde kalması olduğu hususları dikkate alınarak davacının başvurusunun; iş yerinin içkili yer bölgesi olarak tespiti olarak değerlendirilmesine ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık görülmediği, diğer yandan, davacının dava dilekçesinde içkili yer ruhsatı verildiğini belirttiği işyerlerinin, davacının işyeri ile aynı bölge içerisinde değerlendirilmesi olanaklı yerlerde olmadığı görüldüğünden, belirtilen husus davanın esasına etki eder mahiyette olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar veren Manisa ... İdare Mahkemesi'nin 27/02/2020 gün ve E:2019/815, K:2020/116 sayılı kararının; alkollü yer bölgesi tespitinin yanı sıra idarenin eşit iş ve işlem ilkesi gereğince benzer işletmelere verdiği alkol ruhsatını işletmeye de vermesi yönünde olduğu, Mahkemeye önceden sunulan örneklerde ilçe sınırları içinde şirketin işletmesi ile benzer hizmeti veren, yer itibariyle de işletmesi ile benzer özelliklere sahip olan işletmelere alkol ruhsatı bizzat belediye tarafından verildiği, Yunusemre Belediyesi sınırları dahilinde olan ... Alışveriş Merkezi içinde hizmet veren ... isimli işletmenin alkol ruhsatı davalı belediye tarafından verilmiş ve hala daha alkol sunum ve servisi yapıldığı, bunun yanı sıra yine ilçe sınırları içinde olan ... Benzin İstasyonu içindeki ... isimli restoran/cafe için de alkol ruhsatı yine davalı belediye tarafından verildiği, işletmelerin bulunduğu yerlerin hiçbirisi alkollü yer bölgesi olmadığı gibi, cami, okul, hastane gibi yerlere de işletmesinden daha yakın olduğu, yerin "D Tipi Kent Ormanı" olarak tanımlandığı, Orman Müdürlüğü ile yaptığı kiralama sözleşmesinde "alkol servis ve sunumuyla ilgili" hiçbir olumsuz yasaklayıcı madde bulunmadığı, davaya konu işyerinin tam karşısında; hizmet vermeye başlamasından sonra Yunusemre Belediyesi kendisine ait bir cafe-restorant açtığı, Belediyeye ait bu yer niteliği itibariyle kar amaçlı bir işletme olmadığı, bu nedenle haksız rekabet oluşturduğu, içkili yer bölgesi olmadığından bahisle talebi reddedilmiş olup, yakın … ve efendi restoranları içkili yer ruhsatına sahip olduğu, bu durum aleyhine çifte standarda sebep olduğu, bulunduğu yerin arazi şartları ve bakımı masrafları haliyle yüksek tuttuğu, işletmenin sadece çay ve kahve satışıyla bu işletmeyi devam ettirme şansı bulunmadığı, içkili yer ruhsatına sahip olması müşterilerin de yüksek arzusu olup ekonomik olarak rahatlayacağı ileri sürülerek, istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrasının göndermede bulunduğu aynı kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Manisa 2. İdare Mahkemesi'nin 27/02/2020 gün ve E:2019/815, K:2020/116 sayılı kararının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrasına göre kesin olarak, 09/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)