(3201 S. K. m. 55) (2577 S. K. m. 2, 45, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: Kütahya Emniyet Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacının, 2019/1-1 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu'nda hakkında terfi etmez kararı verilerek en son terfi tarihinden itibaren beş yıllık süre içinde bir üst rütbeye terfi ettirilmediğinden bahisle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55/19. maddesi uyarınca resen emekliliğine karar verilmesine ilişkin 23.07.2019 tarihli Bakanlık olur işleminin iptali istemiyle açılan davada; dava dosyasının incelenmesinden, Kütahya Emniyet Müdürlüğünde ….. olarak görev yapan davacının, bulunduğu rütbeye terfi ettiği 30.6.2010 tarihinden itibaren 5 yıllık bekleme süresi içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle resen emekliye sevk edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı, olayda, davacı hakkında, 2018 yılı rütbe terfi döneminde 25/05/2018 tarih ve 2018/01 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile ….. rütbesinden …….. rütbesine liyakat yönünden terfi ettirilmemesine karar verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle davacı tarafından Kütahya İdare Mahkemesi'nde dava açıldığı, açılan davada davacı hakkında verilen terfi etmez kararı Kütahya İdare Mahkemesi'nin E:2018/474, K:2018/777 sayılı kararı ve "... davacının, liyakatın tespitinde göz önüne alınan somut kriterler uyarınca, liyakat yönünden terfi ettirilmemesinde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle iptal edildiği, anılan karara karşı başvurulan istinaf isteminin, İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi'nin 19.09.2019 tarih ve Kararları doğrultusunda davacının 2018 yılı itibariyle …… rütbesine terfi durumunun yeniden değerlendirildiği, 2019/1-1 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu'nda davacı hakkında yeniden terfi etmez kararı verildiği ve sonrasında 5 yıllık bekleme süresi içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle resen emekliye sevk edildiğinin görüldüğü, uyuşmazlıkta, Mahkemelerinin 14.12.2018 gün ve E:2018/474, K:2018/777 sayılı kararının uygulanmasına yönelik olarak tesis edilen 01.02.2019 gün ve 31620 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin incelenmesi sonucunda, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun, davacının terfi durumunu yeniden değerlendirirken Mahkemeleri kararının hatalı bir şekilde değerlendirerek ilgili kararı yanlış uyguladığının görüldüğü, Kütahya İdare Mahkemesi'nin E.2018/474, K.2018/777 sayılı kararının hüküm fıkrasından önceki paragrafında yer alan "Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca idari işlem ve eylem niteliğinde karar veremeyen İdare Mahkemelerince, davacının '…. terfiine karar verilmesi' şeklindeki talebinin karşılanması mümkün olmadığından, anılan istem için ayrıca hüküm kurulmamıştır." ifadesinin davacının ilgili dava dilekçesinde (usulüne uygun olarak iptali istediği işlemin dışında) "….. terfiine karar verilmesi" şeklinde talebinin karşılanmasına yönelik olduğu, ancak nihayetinde Mahkemelerince davacının ……. rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin, davacının anılan rütbeye terfi ettirilmesi gerektiği gerekçesiyle iptal edildiği, buna rağmen davacının davalı idare (Yüksek Değerlendirme Kurulu) tarafından terfi ettirilmediği, dolayısıyla Mahkemeleri kararının gereği gibi uygulanmadığının görüldüğü, başka bir ifadeyle, yukarıda yer alan davalı idarenin yanlış değerlendirdiği ifade ise, davacının iptal talebi dışında gerek olmadığı halde fazladan talep ettiği "….. terfiine karar verilmesi" talebinin karşılanması amacıyla yazılmış olup, zaten davacının ……. terfisine karar verilmesi 'terfi etmez' kararının iptal edilmesinin doğal sonucu olduğu, idarelerin mahkeme kararlarını tebliğinden itibaren en geç 30 gün içinde uygulamak zorunda oldukları ve mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve mahkeme kararının yerine getirilmesini geciktiremeyecekleri Anayasa ve Kanunla güvence altına alındığı, bununla birlikte bir idari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi halinde söz konusu kararın, dava konusu işlemin tesis edilmesi sırasında unsurlarında bulunan sakatlıkları saptadığı, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, bu özelliği nedeniyle geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu; başka bir anlatımla, işlemin tesis edildiği tarihten önceki hukuki durumun geçerliğini sağladığının idare hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu; idare, iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem ya da işlemler yapmak, iptal edilen idari işlemden doğan tüm sonuçları ortadan kaldırmak, (idari işlemin hiç yapılmamış sayılması ilkesinin gereği olarak) önceki hukuki durumun geçerliğini sağlamak görevi ile yükümlü olduğu, bu durumda, Kütahya İdare Mahkemesi'nin E.2018/474, K.2018/777 sayılı iptal kararı ile ……'ne terfisi gerçekleştirilmesi gereken davacı açısından, 3201 sayılı Yasanın 55. maddesinin 19. fıkrasında öngörülen bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren 5 yıllık bekleme süresi içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu ortadan kalktığından, resen emekliye sevk yönünde alınan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren Kütahya İdare Mahkemesi'nin 28/01/2020 gün ve E: 2019/538, K: 2020/53 sayılı kararının; davalı idare tarafından, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 19. fıkrası kapsamında tesis edilen işlemin Kanun hükmünün gereğinin yerine getirilmesinden ibaret olup, ilgili hakkındaki emeklilik işleminin Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun takdir ve tasarrufunda olmadığı ve yasal zorunluluğun karara bağlanmasından ibaret olduğu ileri sürülerek, istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvuru dilekçesine yanıt verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrasının göndermede bulunduğu aynı kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Kütahya İdare Mahkemesi'nin 28/01/2020 gün ve E: 2019/538, K: 2020/53 sayılı kararının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait 100,00-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta ücretinin kullanılmayan kısmının Mahkemesince yatırana iadesine, bu kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere 17/11/2020 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)