İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından yapılan sınavlarda başarılı olmasına rağmen, uzman erbaş olarak atanmaması üzerine atanma talebi ile yaptığı başvurusunun güvenlik soruşturmasının olumsuz olmasından bahisle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına sebep olan "Kendisinin KHK ile kapatılan şirkette SGK kaydının bulunduğu" hususunun araştırılmasına yönelik Mahkeme'ce 20.02.2019 tarihinde yapılan ara karar ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na "...davacının çalıştığı şirketlerin içerisinde yasa dışı terör örgütleriyle irtibat ya da iltisakı olan kurum ve kuruluşlar bulunuyorsa bunun açıkça ifade edilerek belirtilmesinin gerektiği, davacının yapılan güvenlik soruşturmasında KHK ile kapatılan "Özel ...... Eğitim A.Ş" de SGK kaydının bulunduğunun belirtildiği göz önüne alınarak, bahsi geçen bu şirketin davacının çalıştığı işyerleri arasında olup olmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklanarak bildirilmesinin gerektiğinden, bu hususta kişiye ait kurumunuzda bulunan bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin gönderilmesinin istenilmesine" karar verilmesi üzerine, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Tekirdağ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Çorlu Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 14.03.2019 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren ara karar cevap dilekçesinde; "Merkezimizde işlem görmüş …. sicil numaralı FETÖ/PYD kapsamında terör örgütleriyle irtibatı ya da iltisaki olduğu KHK ile açıklanan ÖZEL ...... EĞİTİM A.Ş. unvanlı işyerine ait "…..Koleji Çorlu Şubesi" binası yapımı işi için açılmış olduğu, işin bitmesi sebebiyle 12/03/2014 tarihinde dosyanın kanun kapsamından çıkarıldığı, söz konusu işin yapımında 9 adet alt işveren çalıştırıldığı, ÖZEL …. EĞİTİM A.Ş. ile ...... MEKANİK MÜHENDİSLİK SAN.VE TİC. LTD. ŞTİ. arasında 04/04/2012 tarihinde "Mekanik Tesisat Sözleşmesi" yapıldığı, davacı ….'in çalışmaları incelendiğinde, ÖZEL …. EĞİTİM A.Ş.'nin 003 nolu alt işvereni olan …… MEKANİK MÜHENDİSLİK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. unvanlı işyerinde 08/09/2012-30/10/2012 tarihleri arasında sigortalı olarak bildirildiği..."hususlarının belirtildiği, bu bilgiler ışığında davacının FETÖ/PYD terör örgütüyle irtibatı ya da iltisaki olduğu KHK ile açıklanan ÖZEL …… EĞİTİM A.Ş'nin alt işvereni olan …. Mekanik Mühendislik San. Ve Tic. Ltd. Şti.'de 08.09.2012-30.10.2012 tarihleri arasında çalıştığının görüldüğü, dava konusu işlem tesis edildiği tarihten çok öncesinde davacının anılan şirkette yönetici kadrosu gibi şirkete yön veren bir kadroda çalıştığının görülmediği, davacının hizmet cetveli incelendiğinde farklı farklı iş alanlarında çalıştığının görüldüğü, sadece 2012 yılında 2 ay KHK ile FETÖ/PYD terör örgütüyle irtibatı ya da iltisaki olduğu belirtilen bir şirketin alt işverenine bağlı çalışmasından ötürü davacının FETÖ/PDY ile iltisak, irtibat ya da mensubiyet ilişkisi doğurmayacağı sonucuna ulaşıldığı, dolayısıyla bu hususun davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına sebep teşkil etmeyeceği, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına sebep olan "Ablası …..'ın 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen Askeri Darbe Girişimi sonrası FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olması sebebiyle gözaltına alınarak tutuklandığı" hususunun açıklığa kavuşturulması açısından davacı tarafından Mahkeme kayıtlarına 03.04.2019 tarihli dilekçe ekinde sunulan Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E.2018/453 K.2019/24 sayılı kararı incelendiğinde; davacının ablası ...... hakkında "Sanığın suçlamayı kabul etmediği, 25/11/2013 tarihinde Bankasya'da hesap açtırdığı, hesabında herhangi bir hareketliliğin bulunmadığı ve hesap açılış tarihinin örgüt liderinin talimatından önceki bir tarihte olduğu, evinde yapılan aramada örgüt lideri tarafından yazılmış kitapların ele geçirildiği ayrıca dijital materyal incelemesinde örgüte müzahir videoların bulunduğu tespit edilmiş ise de, sanığın terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna, örgütle organik bağ kurup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı tüm dosya kapsamından anlaşıldığından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatına" şekilde hüküm kurulduğunun görüldüğü, davacı ablasının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiğinin görüldüğü, aynı zamanda Türkoğlu Kaymakamlığı İlçe Müftülüğü tarafından 17.10.2019 tarihinde düzenlenen kurum görev belgesi ile Diyanet İşleri Başkanlığınca Mahkeme'ye sunulan 21.10.2019 tarihli dilekçe eki incelendiğinde; davacının ablası ……'ın halihazırda Kahramanmaraş İli Türkoğlu İlçesi ……. Kur'an Kursu'nda Kur'an kursu öğreticisi ünvanı ile çalıştığının görülmesi sebebiyle davacı hakkında ablasından bahisle de güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle anılan işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 06/11/2019 gün ve E:2018/2382, K:2019/2242 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 4045 sayılı Kanunun 1. maddesinin 2. fıkrasının 28/04/2020 tarihli ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19/02/2020 tarihli ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı Anayasa Mahkemesi kararıyla Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği ve kararın yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/05/2017 tarihli ve E:2016/852, K:2017/2326 sayılı kararında da belirtildiği gibi Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmelerinin Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı, kanun koyucu tarafından bu konuda henüz düzenleme de yapılmamış olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusuna konu edilen idare mahkemesi kararı ile işin esası hakkında verilen iptal kararından sonra ortaya çıkan bu durum sonucunda yasal dayanağı kalmayan dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uygunluk görülmemiştir.
Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 06/11/2019 gün ve E:2018/2382, K:2019/2242 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın ise ilgili tarafa iadesine, 20/11/2020 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. (¤¤)