(2577 S. K. m. 17)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, …… Demir Çelik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği gerekçesiyle 2016/1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12. dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davayı; olayda, …… Demir Çelik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen 15.12.2017 tarih ve 2017-A-1921/11 sayılı vergi tekniği raporuna istinaden hazırlanan vergi inceleme raporuna dayanılarak anılan mükellef adına 2016 yılına ilişkin olarak yapılan cezalı tarhiyatlara karşı açılan davaların, İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 28.2.2019 gün ve E:2018/428, K:2019/320, E:2028/429, K:2019/321, ve E:2018/430 K:2019/322 sayılı kararlarıyla; “davacı (…….Demir Çelik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.) adına inceleme konusu dönemde fatura düzenlemiş olan …….. Metal İnş. Malz. Tekstil Taş. San. Tic. A.Ş. ve …… Metal Demir Çelik İnş. İth. İhr. San ve Tic. A.Ş. hakkında düzenledikleri faturaların sahte belge niteliğinde olduğu yönünde vergi tekniği raporları bulunduğu ve her iki şirket namına keşide edilen çeklerin ilk ciro işleminden itibaren beyaz ciro vasıtasıyla devredilerek hamiline yazılı çek halinde geldiği, bu durumda düzenlenen çeklerin ödemeleri tevsik etme kudretinden yoksun olduğu, çeklerin muhtelif kişilere ciro edilmesinden sonra aynı üç kişi tarafından tahsil edilmiş olmasının, çekleri tahsil eden kişilerin çek bedellerini tahsil ettikleri kişileri tanımamasının davacının alış faturalarının %39,45'inin sahte olduğunu gösterdiği ileri sürülmekle birlikte, çek bedellerinin tahsilinden sonra davacının uhdesine geçtiği yolunda herhangi bir tespitte bulunulmadan, gerek ilk cirodan sonra çeklerin beyaz ciro yoluyla devrinin ve gerekse muhtelif ciroları takiben tahsil eden kişilerin aynı olmasının, faturaların gerçek bir emtia hareketine dayanmadığına kanıt oluşturamayacağı; şirketin tek ortağı ve sahibi olan .....'nun kendisine miras kalan 1.000.000,00.-TL'yi sermaye olarak koyduğu davacı şirketten kar payı almaması ticari icaplara uygun düşmemekle birlikte, şirketin kar payı dağıtımı ile kendisine verilen vekalet ile işleri fiilen yürüten …… ve resmi nikah akdi bulunmamakla birlikte çocuklarından dolayı eş ilişkisi olan …. arasındaki akrabalık ve sosyal ilişkileri araştırılmadan bu kişilerin sahte fatura düzenleme faaliyetinde bulunduklarından söz edilemeyeceği, davacının karlılık oranı başta olmak üzere finansal tablolara ilişkin olarak yapılan analizler neticesinde hesaplanan değerlerin olması gereken değerlerden uzak bulunmasının, düzenlenen faturaların gerçek bir alım satım ilişkisine dayanmadığına kanıt oluşturamayacağı, davacının gerek iş yerlerinde gerekse deposunda yapılan tüm yoklamalarda faal olduğunun emtia ve araç gereci bulunduğunun tespit edilmiş olması ve halen faaliyetine devam etmekte olması, adına kayıtlı motorlu araçlarının olması, nakliye firmalarından taşımacılık hizmeti satın alınmasının bu firma yetkililerince de doğrulanması, mal alımında bulunduğu firmaların birçoğu hakkındaki vergi incelemelerinin henüz sonuçlanmamış olması, mal satmış olduğu firmaların yetkilileri tarafından satışları doğrulayan beyan ve ifadelerde bulunulması, sosyal güvenlik kurumu kayıtlarına göre dönemsel olarak 2 ila 6 çalışanı olduğunun tespit edilmiş olması hususları gözönüne alındığında, davacının 2016 yılında düzenlemiş olduğu satış faturaların tamamının komisyon karşılığı düzenlenen sahte fatura niteliğinden olduğundan ve komisyon geliri elde edildiğinden söz edilemeyeceğinden, davacı adına fatura tutarları üzerinden hesaplanan komisyon geliri dikkate alınmak suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği'' gerekçesiyle kabulüne karar verildiği, bu durumda, davacının, sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiği hususunun kabul edilebilmesi için öncelikle bu fiili gerçekleştirdiği iddia edilen asıl mükellef hakkında yeterli ve somut tespitlerin bulunması gerektiği açık olup, İzmir 1. Vergi Mahkemesince asıl mükellef ….. Demir Çelik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sahte belge düzenleme fiilini gerçekleştirdiği yönünde yeterli ve somut tespitlerin bulunmadığı gerekçesiyle anılan mükellef adına yapılan cezalı tarhiyatların kaldırılmasına hükmedildiğinden, davacının sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle adına kesilen dava konusu vergi ziyaı cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kabul eden İzmir 3. Vergi Mahkemesinin 26/02/2020 tarih ve E: 2019/1107, K: 2020/254 sayılı kararının; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2.Vergi Dava Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17.maddesinin 2.fıkrası hükmü uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü;
İzmir 3. Vergi Mahkemesince verilen 26/02/2020 tarih ve E: 2019/1107, K: 2020/254 sayılı karar hukuka uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda gösterilen 57,00 TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz yolu açık olmak üzere 12/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)