(4708 S. K. m. 2, 3, 8) (5326 S. K. m. 20)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunda belirlenen görev ve sorumlulukların yerine getirilmediğinden bahisle aynı Kanun'un 2. maddesinin (c) ve (g) fıkraları ile 8.maddesi uyarınca adına 20.926,29 TL idari para cezası verilmesine ilişkin 31/01/2019 tarih ve E.3394 sayılı işlemle bildirilen Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 29/01/2019 tarih ve 3232 sayılı kararın iptali istemiyle açılan davada, "...Bu durumda, dava konusu taşınmaza ilişkin son kısmi yapı kullanma izin belgesinin düzenlendiği 13/02/2013 tarihinden yaklaşık 6 yıl sonrasında yapılan tespitlere istinaden dava konusu idari para cezası verildiği oysa yukarıda yer verilen 4708 sayılı Yasanın 3. maddesinde; "Yapı denetim kuruluşları, ... yapının ruhsat ve eklerine, fen, sanat ve sağlık kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu yapılmış olması nedeniyle ortaya çıkan yapı hasarından dolayı yapı sahibi ve ilgili idareye karşı, kusurları oranında sorumludurlar. Bu sorumluluğun süresi; yapı kullanma izninin alındığı tarihten itibaren, yapının taşıyıcı sisteminden dolayı on beş yıl, taşıyıcı olmayan diğer kısımlarda ise iki yıldır" düzenlemesi uyarınca dava konusu para cezasının dayanağı olan taşıyıcı sisteme ilişkin olmayan eksiklik, hata ve kusurlar yönünden davacının sorumluluğunun süresinin yapı kullanma izninin alındığı tarihten itibaren 2 yıl devam ettiği dikkate alındığında, dava konusu taşınmaza ilişkin son kısmi yapı kullanma izin belgesinin düzenlenmesinden yaklaşık 6 yıl süre geçtikten sonra tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin Kocaeli 2. İdare Mahkemesi'nin 28/11/2019 tarih ve E:2019/213, K:2019/1193 sayılı kararının; yapı denetim şirketi olan davacı şirketin 4708 sayılı Kanun ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği ile belirlenen görev sorumluluklarını yerine getirmediği hususunun açık olduğu, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20'nci maddesine göre zamanaşımının sekiz yıl olarak uygulanması gerektiği iddia edilerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: 4708 sayılı Kanunun ve mesleki olarak üzerine yüklenen sorumluluğu tam anlamıyla yerine getirdiği ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı şirket tarafından, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunda belirlenen görev ve sorumlulukların yerine getirilmediğinden bahisle aynı Kanun'un 2. maddesinin (c) ve (g) fıkraları ile 8.maddesi uyarınca adına 20.926,29 TL idari para cezası verilmesine ilişkin 31/01/2019 tarih ve E.3394 sayılı işlemle bildirilen Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 29/01/2019 tarih ve 3232 sayılı kararın iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Kocaeli 2. İdare Mahkemesi'nin 28/11/2019 tarih ve E:2019/213, K:2019/1193 sayılı kararına karşı istinaf isteminde bulunulmuş ise de, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 8. maddesinin dördüncü fıkrasında, "İdari para cezasına karşı on beş gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. Bu süre içinde itiraz yoluna başvurulmaması hâlinde idari para cezası kesinleşir. İtirazlar, zaruret olmayan hâllerde evrak üzerinde incelenerek en kısa süre içinde karara bağlanır. İtiraz üzerine verilen mahkeme kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, yukarıya metnine yer verilen mevzuat hükmü uyarınca, 4708 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca verilen idari para cezalarına karşı idare mahkemeleri nezdinde açılan davalarda verilen kararlar kesin olup, temyizen veya istinaf yoluyla incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Kocaeli 2. İdare Mahkemesi'nin 28/11/2019 tarih ve E:2019/213, K:2019/1193 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine, istinaf aşamasında yapılan 73,00-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasındaki posta gideri avansından artan kısmın mahkemesince davalıya iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46.maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 25/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)