İSTEMİN ÖZETİ: Afganistan vatandaşı davacı, hakkında tesis edilen 29.07.2019 tarih ve 8043274.101.18.1 sayılı sınır dışı işleminin ve 29.07.2019 tarih ve 3478529.101.14.5 sayılı kısa dönem ikamet izninin iptali işleminin iptali istemiyle açılan davada; ring görevi sırasında kolluk tarafından üstü aranan Afganistan uyruklu davacının, ayrı poşetlerde 1,88 ve 0,94 gram ağırlığında uyuşturucu maddeyi kolluğa teslim ettiği, davacının kolluktaki 14/07/2019 tarihli ifadesinde "uyuşturucuyu 100 TL. karşılığı kim olduğunu bilmediği bir şahıstan aldığı, aldığı yeri polislere gösterdiği" yönünde ikrarda bulunduğu, davacı hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/49373 sayılı soruşturma açıldığı, her ne kadar soruşturmada kamu davasının açılmasının ertelenmesine kararı verilmişse de netice olarak davacının uyuşturucu madde bulundurma ve kullanmasının kamu düzeni açısından tehdit oluşturduğu, bu hususun kesin hükümle sabit olmasının gerekmediği, kanunun yabancının sınır dışı edilmesi konusunda kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından "tehdit" oluşturmasını sınır dışı edilmesi için yeterli kabul ettiğinden 6458 sayılı Yasa'nın 54/1-d bendi uyarınca sınır dışı edilmesine ve bu nedenle ikamet izninin de iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 10/12/2019 tarih ve E:2019/1878, K:2019/3376 sayılı kararın; davacı tarafından, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, kamu düzeni açısından tehdit oluşturacak bir durumun bulunmadığı iddiasıyla2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Afganistan uyruklu davacının ikamet izninin iptali ve sınırdışı edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği işlemlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararının davacının ikamet izninin iptaline ilişkin işlem yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmı yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Afganistan uyruklu davacının, istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun, ikamet izinin iptaline yönelik kısmı açısından, kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın bu kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden davacının bu bölümlere yönelik istinaf başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararının davacının sınırdışı edilmesine ilişkin işlem yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmına gelince;
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun "Sınır dışı etme kararı" başlıklı 53. maddesinin 3. fıkrasında, yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı tarafından, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulabileceği, mahkemeye başvuran kişinin, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildireceği, mahkemeye yapılan başvuruların onbeş gün içinde sonuçlandırılacağı, Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu kararın kesin olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, 6458 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen sınır dışı etme işlemine karşı açılan davalarda idare mahkemelerince verilen kararların yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca kesin olması nedeniyle, bu kararların istinaf kanun yoluyla incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun; istinaf başvurusuna konu mahkeme kararının davacının ikamet izninin iptaline ilişkin kısmı yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmı açısından reddine, davacının sınırdışı edilmesine ilişkin işleme ilişkin kısmı yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmı açısından ise, incelenmeksizin reddine, başvuru aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, başvuru sırasında tahsil edilen tebligat avansından artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği amacıyla dosyanın mahkemesine gönderilmesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak,18/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)