(7143 S. K. m. 5)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına, 2014 yılında yaptığı 2 adet gayrimenkul satışından elde ettiği ticari kazancı beyan etmediğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden 2014/01-12 ve 2014/01-03 dönemlerine ilişkin olarak resen tarh edilen tek kat vergi ziyaı cezalı gelir ve gelir geçici vergilerini; olayda, davacının Ankara İli Yenimahalle İlçesi .... Mahallesi 43256 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazını 28.01.2014 tarihinde .... isimli kişiye 30.000,00-TL bedelle, Çankaya İlçesi … Mahallesi 25442 ada 6 parselde bulunan taşınmazını da 03.02.2014 tarihinde .... isimli kişiye 227.500,00-TL bedelle sattığının tespit edildiğinin; davalı idarece, davacının taşınmaz alış satışlarının süreklilik arz ettiğinden ve davacının ticari kazanç elde ettiğinden bahisle adına mükellefiyet tesis ettirilerek dönem matrahlarının takdiri için takdir komisyonuna sevk edildiğinin, taktir komisyonunca tespit edilen ilgili dönemlere ait matrahlar üzerinden davacı adına vergi ziyaı cezalı gelir ve gelir geçici vergisi tarh edildiğinin anlaşıldığı; UYAP ortamında yapılan araştırmada, Mahkemelerinin 25.03.2020 tarih ve E.2019/1452, K.2020/885 sayılı kabul kararına konu ödeme emri içeriği borçların, davacının GİBYBS ekranının tetkik edilmesi sonucu 2011 yılında 4 adet ve 2012 yılında da 3 adet gayrımenkul satışından elde ettiği ticari kazancı beyan dışı bıraktığı iddiasıyla 2012 yılındaki taşınmaz satışları için takdire sevk edilmesi ve sonrasında da adına cezalı vergi ziyaı cezalı gelir, gelir geçici ve katma değer vergisi tarh edilmesi nedenine dayandığının tespit edildiği; davacının gerek yıllara dağılım gösteren çok sayıda taşınmaz alım satımının bulunması gerekse sürekli bir vergi mükellefiyeti bulunmadığı halde 2014 yılına ilişkin olarak 7143 sayılı Yasa kapsamında gelir ve katma değer vergisi açısından matrah artırımında bulunması davacının taşınmaz alım satım faaliyetini ticari amaçla yaptığı ve bu alım satımlardan ticari kazanç elde ettiğini gösterdiği; öte yandan, dosyada matrah artırım beyannamesi bulunmamasına karşın gerek davacının dava dilekçesindeki gerekse davalı idarenin savunma dilekçesindeki beyanlarından, matrah artırımının 2014 yılı için yapıldığı noktasında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı; dosyada bulunan gelir vergisi matrah artırım ödeme tablosundan, ilki 30.09.2018 tarihinde olmak üzere, matrah artırımına konu tutarın 6 eşit taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacının ilk 5 taksiti süresinde ödediği, ancak 6. taksiti en geç 31.08.2019 tarihinde ödemesi gerekirken, bu taksiti matrah artırımının kaldırıldığı 27.09.2019 tarihinden 5 gün sonra 02.10.2019 tarihinde gecikme faiziyle birlikte ödediği, ödemeye ilişkin internet vergi dairesi ödeme alındılarını dosyaya ibraz edildiği, 18/5/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un, mükelleflerin geçmiş yıllara ilişkin vergisel iş ve işlemleri için bir takım kolaylıklar sağlanması ve mükelleflerin gerek yapılandırma gerekse matrah artırımı yoluyla, çeşitli nedenlerle ödemediği ya da eksik beyan ettiği vergi borçlarını ödemelerinin önünü açmak için getirildiğinin içeriğinde yer alan düzenlemelerden anlaşıldığı; dosyaya davacı tarafından sunulan ödeme tablosunda, "(...) Ancak ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da bir takvim yılında iki taksitten daha fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde ise Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecektir." şeklindeki açıklamada, taksitlerden birisinin vade tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmemesi durumunda bu Yasa'dan yararlanma hakkının kaybedileceğine dair bir ibarenin bulunmadığı; uygulamada, taksitlendirilen vergi borçlarının mükellefler tarafından ya ilk taksitten itibaren hiç ödenmediği ya da ilk bir kaç taksit ödendikten sonra diğer taksitlerin ödenmediği ve Yasa'nın bu şekilde ihlal edildiği sıkça görülmekte ise de, tüm taksitleri süresinde ödediği halde taksitlerden sadece birini ödemediği ya da geç ödediği görülen mükelleflere de rastlandığı; belli bir taksitten sonrasını ödemeyen mükelleflerin, nedenine bakılmaksızın, borcu ödeme iradelerinin bulunmadığı ve kendilerine herhangi bir tebligat yapılmasına gerek olmadığı söylenebilirse de, tüm taksitleri süresinde ödediği halde aradaki taksitlerden birini ya da son taksiti ödemediği görülen mükelleflerin borcu ödeme iradelerinin bulunduğu gözetilerek bunlara gerekli tebligatların yapılması gerektiği, nitekim somut olayda taksit ödemelerini internet ortamında banka kanalıyla vadesinde yapan ancak son taksiti vadesinden sonra gecikme faiziyle birlikte ödediğini belirten davacının, taksitlendirilen borcu ödeme iradesinin bulunmadığından söz etme imkanının olmadığı; bu durumda, matrah artırımından kaynaklanan borcun vade tarihleri belli olduğundan, her bir taksitin ödenmesi için davalı idarenin davacıya bildirimde bulunmasının gerekmediği açık ise de, ödeme planında açık bir bilgilendirme bulunmadığından 6. taksiti vadesinden sonra ödediği görülen ve borcu ödeme iradesini açıkça ortaya koyduğu anlaşılan davacı hakkında, Yasa'da yer alan hüküm nedeniyle matrah artırımının iptali yönünde bir işlem tesis etmeden evvel, davalı idarece, son taksitin ödenmesi aksi halde davacının matrah artırımının kaldırılacağı yönünde davacıya bildirimde bulunması gerekirken, davacıya bu yönde bir bildirimde bulunulmadan, taksitlerden birini Yasa'da belirtilen sürede ödemediğinden bahisle davacının matrah artırımının kaldırılarak davacı adına 2014 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı gelir ve gelir geçici vergisi tarh edilmesi işleminde, 7143 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 3. fıkrasındaki düzenleme gereği, hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle iptal eden Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 10/06/2020 gün ve E:2019/1510, K:2020/1129sayılı kararının; matrah artırımında bulunan ancak bu artırıma göre hesaplanarak taksitlendirilen vergi borcuna ait son taksidi 7143 sayılı Kanunda öngörülen süreden sonra ödeyen davacı adına, matrah artırımına ilişkin hükümlerden yararlandırılmayarak yapılan tarh ve ceza kesme işlemlerinde kanuna aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 10/06/2020 gün ve E:2019/1510, K:2020/1129 sayılı kararı hukuka uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunanın üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istinaf başvurusunda bulunana iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45.maddesinin 6.fıkrası uyarınca kesin olarak, 11/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)