İSTEMİN ÖZETİ: Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 17/06/2020 günlü ve E:2019/184, K:2020/608sayılı kararının istinaf kanun yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
CEVABIN ÖZETİ: İdare mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu, istinaf başvurusunun reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Samsun ili, Atakum ilçesi, ... Köyü, ... depoları yanında bulunan taşınmazdaki davacıya ait yapının zemin+1.katının, kaçak olarak yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin 19/07/1996 gün ve 531 sayılı Atakum Belediye Encümeni kararı ile bu karar uyarınca dava konusu yapının 5 gün içerisinde davacı tarafından yıkılması, aksi takdirde yıkımın Büyükşehir Belediyesince gerçekleştirileceğine ilişkin İlkadım Belediye Başkanlığı Yıkım İşleri Müdürlüğünün 05/07/2017 tarih ve E:134 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 17/06/2020 günlü ve E:2019/184, K:2020/608 sayılı kararıyla; davacıya ait taşınmazın yıkımına ilişkin işlemin hukukilik denetiminin yapılabilmesi amacıyla Mahkemenin 21.09.2017, 09.11.2017 tarihli ara kararlarıyla davalı idareden " davacıya ait, Samsun ili, ... Mahallesi, 7 pafta, 736 parselde bulunan taşınmazın üzerinde yapının yapıldığı dönemde bulunduğu alanın köy yerleşik alanında olup olmadığı, köy yerleşik alanında ise imar planı ve plan krokisi ile köy yerleşik kararının (köy yerleşik kararı mevcut değilse ilgili kurumlarla yazışma yapılarak temin edilmesi), köy yerleşik alanında ise yapının yapılabilmesi için muhtarlıktan yazılı izin alınıp alınmadığı, şayet izin alınmışsa bu hususa ilişkin bilge ve belgeler (... köy karar defteri, vs..) ve muhtarlık izni var ise yapının yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olup olmadığının" sorularak söz konusu hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesine karşın verilen süre içerisinde ara kararları gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, ara kararlarıyla istenilen bilgi ve belgelerin dava dosyasına sunulmadığı, dava konusu işlemler hakkında hukukilik denetiminin yapılmasına yönelik ara kararların gereklerinin yerine getirilmemiş olması karşısında; idarece hukuka uygunluk denetiminin yapılması olanağı tanınmayan dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından; davanın süresinde açılmadığı, süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, mevcut yapının ... Mahallesi köy statüsünde iken yapıldığının iddia edildiği, arşivde yapının muhtarlık izni ile yapıldığına veya sonradan imar affından yararlandığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, taşınmazın köy statüsünde iken yapılmış olsa dahi ruhsat veya ruhsat yerine geçecek izinlerin alınması gerektiği ileri sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir.
08.03.1984 günlü, 18335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinde; "Aşağıda belirtilen yapılar imar mevzuatına uygun inşa edilerek kullanma izni alınmış yapılar olarak kabul edilir. Yapılış tarihine bakılmaksızın gecekondular bu hükmün dışındadır.
a) 6785 sayılı İmar Kanununun yürürlüğe girdiği 17 Ocak 1957 tarihinden önce yapılmış yapılar;
b) 6785 sayılı İmar Kanununun ek madde 8 kapsamına giren alanlarda 10 Ocak 1975 tarihinden önce yapılmış yapılar,
c) 2565 sayılı, Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu kapsamına giren veya Milli Savunma Bakanlığına tahsisli olan veya tahsissiz olarak Milli Savunma Bakanlığınca kullanılmakta olan arsa ve araziler üzerindeki Milli Savunma Bakanlığına veya Türk Silahlı Kuvvetlerine ait yapılar,
d) Belediye ve mücavir alan sınırları dışında 6785 sayılı İmar Kanununun Ek 8 inci maddesi gereğince çıkarılan Yönetmeliğin 1.03 üncü maddesi kapsamı dışında kalan köy ve mezralar ve dağınık yerleşik alanlarda sanayi, depolama, turistik ve tarımsal yapılar dışında kalan imar mevzuatına aykırı yapılar,
Bu alanlarda Hazine, Özel İdare, Belediye ve Köy Tüzelkişiliğine alt veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa ve arazilerde bulunan yapılar,
Tescil dışı yerlerden olup üzerinde yapılaşma bulunması nedeniyle Valiliğin talebi üzerine Hazine adına tescil edildikten sonra bu alanlardaki yapılar,
Ancak, yukarıda belirtilen idarelere ait arsa veya arazilerde bulunan yapı sahiplerinden, bu Kanunun 18 inci maddesine göre tespit edilen arsa bedelleri tahsil edilerek gerekli tapu işlemleri tamamlanır.
Kıyıda kalan alanlar bu hükmün dışındadır." hükmü yer almaktadır.
16.07.1956 günlü, 9359 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan (mülga) 6785 sayılı İmar Kanununun 1. maddesinde; belediye sınırları içindeki, resmi ve hususi bütün yapıların bu kanun hükümlerine tabi olduğu, 2. maddesinde; belediye sınırları içinde yapılacak bütün yapılar için belediyeden ruhsatiye alınmasının mecburi olduğu, 47. maddesinin 1. fıkrasında ise; belediye hudutlarına mücavir bulunan ve beldenin müstakbel inkişafı bakımından lüzumlu görülen ve belediyenin teklifi üzerine vilâyet idare heyetinin kararı ve Nafıa Vekâletinin tasdiki ile kabul edilen sahalarda da bu kanun hükümleri tatbik olunacağı; 20.07.1972 günlü, 14251 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1065 sayılı Kanunla 47. maddeye eklenen 2. fıkrada ise; mücavir sahaların ilgili belediye hududuna bitişik olmasının gerekmediği, ayrıca, bu sahaların köyleri de ihtiva edebileceği düzenlenmiştir.
6785 sayılı (mülga) İmar Kanununa 20.07.1972 günlü, 14251 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1065 sayılı Kanunla eklenen Ek 7. ve Ek 8. maddeler ile Kanunun uygulama alanı genişletilmiştir. Buna göre, Ek 7. madde ile, deniz, göl ve nehir kenarlarındaki alanlar düzenlenmiş; Ek 8. madde ile de; belediye hudutları ve mücavir sahalar dışında bulunup da bölge planlaması veya sınai veya turistik ehemmiyeti bakımından veya ulaşım yolları ve bunların emniyeti veya civarının yerleşme nizamı dolayısiyle İmar ve İskan Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile belli edilecek yerlerde, adı geçen Bakanlıkça hazırlanacak talimatname esasları dairesinde tatbik olunacak hükümler belirlenmiştir. Ek 8. maddenin (d) bendinde, bu gibi yerlerde yapı yapılabilmesi için ilgili valiliğe dilekçe ile müracaat edilmesi ve bu dilekçeye talimatnamede belirtilen vesikaların eklenmesi suretiyle izin alınması gerektiği düzenlenmiş, (j) bendinde ise; Ek Madde 7 de sözü geçen yerlerden belediye hududu ve mücavir sahalar dışında bulunanları hakkında da bu madde hükümleri uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
6785 sayılı (mülga) İmar Kanununa 1065 sayılı Kanunla eklenen Ek 7. ve Ek 8. maddeleri ile Bakanlar Kuruluna verilen yetki kapsamında, 10 Ocak 1975günlü, 15114 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17.12.1974 sayılı, 7/9163 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile; Adana, Afyon, Ankara, Antalya, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Hatay, Isparta, İstanbul, İçel, İzmir, Kastamonu, Kayseri, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, K. Maraş, Muğla, Nevşehir, Niğde, Ordu, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Sivas, Tekirdağ, Trabzon, Van ve Zonguldak illerinin belediye ve mücavir saha sınırları dışındaki alanları bölge planlaması, sınaî ve turistik önemi nedeniyle ve ulaşım yolları ve bunların emniyeti veya civarının yerleşme nizamı ve deniz, göl ve nehir kıyılarında düzenli bir yerleşmenin sağlanması amacıyla, İmar Kanununa 11/7/1972 tarihli ve 1605 sayılı Kanunla eklenen ek 7 ve 8 inci maddeler hükümlerine göre, imar düzenine tabi kılınmasına karar verilmiştir.
İmar düzenine tabi kılınan bu alanlarda uygulanacak kuralların düzenlenmesi amacıyla 18.01.1975 günlü, 15122 sayılı Resmi Gazetede "İmar Kanununun Ek 7 ve 8 inci Maddelerine İlişkin Yönetmelik" yayımlanmıştır. Bu Yönetmeliğin 1.02 inci maddesinde; Bu Yönetmeliğin amacının; 6785 sayılı İmar Kanununa 1605 sayılı Yasa ile eklenen Ek 7 ve Ek 8 inci maddelerde tanımlanan alanlarda; toprakların kullanımı, tapuda ayrılması (ifrazı), birleştirilmesi (tevhidi), bu topraklar üzerinde yapılar ve eklerinin yapılması, bunların onarılması, toplu yerleşmeler kurulması ve yapıların kullanılması ile ilgili ilkeleri, uygulanacak kuralları, yapılacak işlemleri düzenlemek olduğu; söz konusu yönetmeliğin kapsamının düzenlendiği 1.03 üncü maddesinde ise; İmar ve İskan Bakanlığınca sınırları belirlenerek Bakanlar Kurulu kararı alınmış olan yerlerden;
a) Onanmış imar planı yada yerel (mevzii) imar planı bulunan alanlarda, planla getirilmiş kararlar ile bu yerler için özel olarak hazırlanan yönetmelik hükümlerinin uygulamada öncelik alacağı,
b) Onanmış imar planı yada yerel imar planı bulunmayan, belediye ve mücavir alan sınırları dışındaki yerlerde olup da:
Deniz ve göl kenarlarına ............................................................................... 3 k m.
Nehir kenarlarına ......................................................................................... 500 m.
10.000 ile 100.000 arasında nüfuslu belediyeler ile bu belediyelerin mücavir alan sınırlarına ...................................................................................................... 5 k m.
100.000 den çok nüfuslu belediyeler ile bu belediyelerin mücavir alan
sınırlarına ......................................................................................................10 km.
İmar ve İskân Bakanlığının saptadığı metropoliten alan sınırlarına ............. 25 km.
den daha çok uzaklıkta bulunan alanlarda bu Yönetmeliğin 1.04, 2.01, 2.02, 4.01, 5.01, 6.01, 7.01, 7.02, 8.01, 9.01, 10.01, 12.01 inci maddelerinin uygulanmayacağı,
Ancak, İmar ve İskân Bakanlığının kararı ile bu fıkra kapsamında kalan yerlerden, bölge planlaması, endüstri, turizm gelişmeleri, ulaşım yolları ve bunların çevresinde güvenliğin ve yerleşme düzeninin sağlanması amacı ile gerekli görülen yörelerde yönetmeliğin tüm maddeleri uygulanacağı,
c) 1710 sayılı Yasanın ve 6785 sayılı Yasaya 1605 sayılı Yasayla eklenen Ek 6 nci maddenin kapsamına giren alanlar için bu Yönetmeliğin sözü edilen yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanacağı,
Aynı Yönetmeliğin "Yapım (inşaat) ve Kullanma (iskan) İzinleri"nin düzenlendiği 8.01'inci maddesinde ise; Belediye ve mücavir alan sınırları dışındaki yerlerde yapı yapılabilmesi için, ilgili Valilikten (İmar ve İskân Bakanlığı Taşra Örgütünden) yapım izni alınmasının zorunlu olduğu; Kıyı içermeyen köy ve mezraların yerleşik (meskûn) alanlarında yapılacak yapılar için bu maddenin uygulanmayacağı düzenlenmiştir.
Bu düzenlemelerden sonra, 14.11.1975 günlü, 15412 sayılı Resmi Gazetede "6785/1605 sayılı "İmar Kanununun Ek 7. ve 8. maddelerine İlişkin Yönetmeliğin" kapsamına giren alanlardaki belediye ve mücavir saha sınırları dışında kalan köylerin ve mezraların yerleşik alanlarında uygulanacak Yönetmelik" yayımlanmıştır. Bu Yönetmeliğin 1. maddesinde; İmar Kanununun Ek 7. ve Ek 8. maddelerine ilişkin Yönetmeliğin 1.03 üncü maddesi kapsamında olup Belediye ve Mücavir alan sınırları dışında kalan köy ve mezraların yerleşik alanlarında uygulanacak kurallar ve yapılacak işlemlerin bu Yönetmelikte belirtildiği; 2. maddesinde ise; Onanmış İmar Planı bulunan yerlerde planla getirilmiş kararlar ile bu yerler için özel olarak hazırlanan Yönetmeliklerin uygulamada öncelik alacağı; "Ruhsat İşleri" başlıklı 21, 22 ve 23. maddelerinde ise; Ruhsatiyelerin İmar ve İskân Bakanlığı taşra örgütü tarafından verileceği, yeni ve ilâve inşaatlarla esaslı tamirlerin ruhsata tabi olduğu, boya, badana, sıva, doğrama v.b. tamirlerin ise ruhsata tabi olmadığı, ruhsatiyesiz veya ruhsatiyeye aykırı yapılan yapılar hakkında 6785/1605 sayılı İmar Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
6785 sayılı (mülga) İmar Kanunu ilk olarak belediye sınırları içerisinde yapılacak yapılar hakkında düzenlemeler getirmişken, 1065 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerden sonra 10 Ocak 1975 günlü, 15114 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17.12.1974 sayılı, 7/9163 sayılı Bakanlar Kurulu kararında belirtilen illerin belediye ve mücavir alan sınırları dışında İmar Kanununun Ek 7 ve 8. maddelerine İlişkin Yönetmeliğin 1.03 üncü maddesi kapsamına giren alanlarda yapılacak yapıların imar düzenine tabi olduğu düzenlenmiştir. 3194 sayılı Kanunun 09 Kasım 1985 tarihinde yürürlüğe girmesiyle bütün illerin belediye ve mücavir alan sınırları dışı tümüyle yasa ile ilgili mevzuat kapsamına alınmış ve bu alanlarda uygulanacak hususlar Kanun yanında "Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği" ile düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 1)- 6785 sayılı (mülga) İmar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 17 Ocak 1957 tarihinden önce yapılmış yapıların; 2)- 17 Ocak 1957 ile 10 Ocak 1975 tarihleri arasında, bütün illerin belediye sınırları dışında (6785 sayılı Kanun'un 47. madde uyarınca imar düzenine tabi kılınmasına karar verilen mücavir alan sınırları içerisinde olmamak kaydıyla) yapılmış yapıların; 3)- 10 Ocak 1975 ile 09 Kasım 1985 tarihleri arasında, 10 Ocak 1975 günlü, 15114 sayılı Bakanlar Kurulu kararında sayılmayan illerin belediye ve mücavir saha sınırları dışında yapılmış yapıların; 4)- 10 Ocak 1975 ile 09 Kasım 1985 tarihleri arasında, İmar Kanunu'nun Ek 7. ve 8. maddelerine İlişkin Yönetmeliğin 1.03 üncü maddesi kapsamında kalan ancak, kıyı içermeyen köy ve mezraların yerleşik alanlarında yapılmış yapıların; 5)- 10 Ocak 1975 ile 09 Kasım 1985 tarihleri arasında,10 Ocak 1975 günlü, 15114 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen illerin belediye ve mücavir alan sınırları dışında olup, 6785 sayılı (mülga) Kanun'un Ek 7 ve 8. maddeleri gereğince çıkarılan Yönetmeliğin 1.03 üncü maddesi kapsamına girmeyen köy ve mezralar ile dağınık yerleşik alanlarda (diğer bir ifadeyle 10 Ocak 1975 günlü, 15114 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen illerin belediye ve mücavir alan sınırları dışında olup, 6785 sayılı İmar Kanunu'nun Ek 7. ve 8. Maddelerine İlişkin Yönetmeliğin 1.03 üncü maddesinin (b) bendinde sayılan alanlar dışında olması nedeniyle imar düzenine tabi olmayan yerlerden olup da İmar ve İskân Bakanlığınca bölge planlaması, endüstri, turizm gelişmeleri, ulaşım yolları ve bunların çevresinde güvenliğin ve yerleşme düzeninin sağlanması amacı ile imar düzenine tabi kılınmasının gerekli olduğu yönünde herhangi bir karar alınmayan alanlarda) yapılmış sanayi, depolama, turistik ve tarımsal nitelikte olmayan yapıların imar mevzuatına uygun inşa edilerek kullanma izni alınmış yapılar olarak kabul edileceği anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, dava konusu yapıya 26/11/1984 tarihinde il bayındırlık müdürlüğünce temel kazma izni verildiği, 18/08/1995 tarihinde düzenlenen 1. tespit zaptı ile temel kazma ruhsatı olan zemin katın üzerine ilave 1. katın yapıldığının tespiti ile binanın 3194 sayılı Kanunun 32. maddesine istinaden mühürlenerek durdurulduğu, 23/01/1996 tarihinde düzenlenen 2. tespit zaptında ise; zemin kat iskan edilmiş, 1. katın betonarme kiriş kısmının bitmiş, tuğlasının örülmüş olduğunun tespiti ile binanın 3194 sayılı Kanunun 32.maddesine istinaden mühürlenerek durdurulduğu, yapılan tespitler doğrultusunda belediye encümeni kararıyla oluşturulan komisyonca düzenlenen 17/06/1996 günlü raporda, davacının yaptığı yapının bodrum kat ruhsatlı+ 1. katın 1995 yılında yapıldığı tespitine yer verildiği, dava konusu 19/07/1996 gün ve 531 sayılı Atakum Belediye Encümeni kararı ile ise; davacıya ait yapının zemin+1.katının kaçak olarak yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına, İlkadım Belediye Başkanlığı Yıkım İşleri Müdürlüğünün 05/07/2017 tarih ve E:134 sayılı işlemiyle de dava konusu yapının 5 gün içerisinde davacı tarafından yıkılması, aksi takdirde yıkımın Büyükşehir Belediyesince gerçekleştirileceğinin bildirilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince davacıya ait, Samsun ili, ... Mahallesi, 7 pafta, 736 parselde bulunan taşınmazın üzerinde yapının yapıldığı dönemde bulunduğu alanın köy yerleşik alanında olup olmadığı, köy yerleşik alanında ise imar planı ve plan krokisi ile köy yerleşik kararının ( köy yerleşik kararı mevcut değilse ilgili kurumlarla yazışma yapılarak temin edilmesi), köy yerleşik alanında ise yapının yapılabilmesi için muhtarlıktan yazılı izin alınıp alınmadığı, şayet izin alınmışsa bu hususa ilişkin bilge ve belgeler (... köy karar defteri, vs..) ve muhtarlık izni var ise, yapının yöresel doku ve mimari özelliklere, fen , sanat ve sağlık kurallarına uygun olup olmadığının" sorulmasına üzerine söz konusu hususlara ilişkin belgelerin belediye arşivinde bulunmadığının belirtildiği, davacının ise yapının 3194 sayılı İmar Kanunu yürürlüğe girmeden önce yapıldığını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, davalı idarece, yapının yapıldığı tarih itibariyle ruhsatsız, ruhsata tabi olmayan, ruhsatlandırılmış sayılan ya da imar mevzuatına uygun inşa edilerek kullanma izni alınmış bir yapı olarak kabul edilip edilemeyeceği yönünden bir tespit yapılabilmesi için, işleme konu yapının hangi tarihte inşa edildiği, inşa edildiği tarih itibariyle köy yerleşik alan sınırları içerisinde mi, belediye mücavir alan sınırı içinde mi, belediye mücavir alan sınırı içinde ise hangi belediye mücavir alan sınırı içinde olduğu davalı idarece araştırıldıktan sonra ilgili mevzuat hükümleri uyarınca işlem tesis edilmesi gerekirken, belirtilen yönde herhangi bir araştırma yapılmaksızın tesis edilen, dava konusu yapının yıkımına dair belediye encümen kararı ile yapının yıkımının istenilmesine ilişkin Yıkım İşleri Müdürlüğü işleminde hukuka uyarlık, işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 17/06/2020 günlü ve E:2019/184, K:2020/608 sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta gideri avansının davalı idareye iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak, 20/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)