(2577 S. K. m. 45)
İSTEMLERİN KONUSU: Ankara 23. İdare Mahkemesi'nce verilen 07/11/2019 gün ve E:2019/861, K:2019/2777 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Hakim olarak görev yapmakta iken önce meslekten çıkarılmasına karar verilen ve yaptığı itiraz üzerine meslekten çıkarılma kararı Hakimler ve Savcılar Kurulunca kaldırılarak 16.05.2017 tarihinde istifası kabul edilen davacı tarafından, İstanbul Barosu levhasına avukat olarak yeniden yazılmasına ilişkin İstanbul Barosu Yönetim Kurulu'nun 14.09.2017 tarih ve 49/503 sayılı kararının uygun bulunduğuna dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 29.09.2017 tarih ve 90471 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin 15.11.2017 tarihli Bakanlık Olur'una uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 24.11.2017 tarih ve 94526 sayılı kararının iptali istemiyle Adalet Bakanlığı'nın Türkiye Barolar Birliği aleyhine açtığı davada, Ankara 18. İdare Mahkemesi'nin 2018/3408 esas sayılı dosyasında 02.03.2018 tarihinde yürütmenin durdurulmasının kabulü yönünde karar verdiği ve 13.09.2018 tarihinde de 2018/1396 sayılı kararı ile de dava konusu işlemin iptaline karar verdiği, anılan kararın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi'nin 16.11.2018 tarih ve E:2018/1743, K:2018/1539 sayılı kararı ile kaldırıldığı, Ankara 18. İdare Mahkemesi'nin 02.03.2018 tarihinde verdiği yürütmenin durdurulmasının kabulü yönündeki kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi'nin 16.11.2018 tarih ve E:2018/1743, K:2018/1539 sayılı kararı arasındaki sürede avukatlık yapamadığı, maddi ve manevi olarak büyük kayıplara uğradığı iddialarıyla 40.000,00-TL maddi ve 15.000,00-TL manevi tazminatın yürütmenin durdurulması kararının verildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti: Ankara 23. İdare Mahkemesi'nin 07/11/2019 gün ve E: 2019/861, K: 2019/2777 sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 5.000-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden (05.03.2019) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının maddi tazminat talebi ile fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF EDENLERİN İDDİALARI:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; Maddi kaybının belirlenmesinde TÜİK belgelerinin esas alınması gerektiği, davalı idare ise istinaf başvuru dilekçesi ile; olayda tazminat koşullarının oluşmadığı ileri sürülerek kararın aleyhlerine olan kısımlarının kaldırılmasını istemektedirler.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI ADALET BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dava; Hakim olarak görev yapmakta iken önce meslekten çıkarılmasına karar verilen ve yaptığı itiraz üzerine meslekten çıkarılma kararı Hakimler ve Savcılar Kurulunca kaldırılarak 16.05.2017 tarihinde istifası kabul edilen davacı tarafından, İstanbul Barosu levhasına avukat olarak yeniden yazılmasına ilişkin İstanbul Barosu Yönetim Kurulu'nun 14.09.2017 tarih ve 49/503 sayılı kararının uygun bulunduğuna dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 29.09.2017 tarih ve 90471 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin 15.11.2017 tarihli Bakanlık Olur'una uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 24.11.2017 tarih ve 94526 sayılı kararının iptali istemiyle Adalet Bakanlığı'nın Türkiye Barolar Birliği aleyhine açtığı davada, Ankara 18. İdare Mahkemesi'nin 2018/3408 esas sayılı dosyasında 02.03.2018 tarihinde yürütmenin durdurulmasının kabulü yönünde karar verdiği ve 13.09.2018 tarihinde de 2018/1396 sayılı kararı ile de dava konusu işlemin iptaline karar verdiği, anılan kararın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi'nin 16.11.2018 tarih ve E:2018/1743, K:2018/1539 sayılı kararı ile kaldırıldığı, Ankara 18. İdare Mahkemesi'nin 02.03.2018 tarihinde verdiği yürütmenin durdurulmasının kabulü yönündeki kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi'nin 16.11.2018 tarih ve E:2018/1743, K:2018/1539 sayılı kararı arasındaki sürede avukatlık yapamadığı, maddi ve manevi olarak büyük kayıplara uğradığı iddialarıyla 40.000,00-TL maddi ve 15.000,00-TL manevi tazminatın yürütmenin durdurulması kararının verildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Ankara 23. İdare Mahkemesi'nin 07/11/2019 gün ve E: 2019/861, K: 2019/2777 sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 5.000-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden (05.03.2019) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının maddi tazminat talebi ile fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar anılan karara karşı istinaf isteminde bulunmakta ve kararın aleyhlerine olan kısımlarının kaldırılmasını istemektedirler.
İdare Mahkemesi kararının davacıya maddi tazminat ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, istinaf dilekçelerinde ileri sürülen hususlar kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Anılan İdare Mahkemesi kararının manevi tazminatın kısmen kabulü yönünden incelenmesinden;
Yapılan incelemede; İdare Mahkemesince, davacıya, dava konusu olay nedeniyle 5.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracıdır.
Manevi tazminata hükmedilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucu doğuran olayların meydana gelmesi veya idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerektir.
Manevi tazminata hükmedilirken ilgililerin sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak olay nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabın kısmen giderilmesini ifade edecek, idarenin hukuka aykırılığını ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir miktarın belirlenmesi gerekmektedir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin manevi zarar ile ödenmesine karar vereceği tazminat tutarı adalete ve hakkaniyete uygun olmalıdır.
Hükmedilecek tazminat miktarı zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı ve sebepsiz zenginleşmeye yol açmamalıdır.
Bu durumda; yukarıda açıklanan hususlar nazara alınarak, olayda manevi tazminat ödenmesi koşullarının oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı istinaf isteminin REDDİNE,
2-Davalı idare istinaf isteminin KABULÜNE,
3-Ankara 23. İdare Mahkemesi'nce verilen 07/11/2019 gün ve E:2019/861, K:2019/2777 sayılı kararın davacının maddi tazminat talebi ile fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
4-Davanın kısmen kabulü ile 5.000-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden (05.03.2019) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının KALDIRILMASINA,
5-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4 maddesi uyarınca manevi tazminat istemi yönünden yeniden incelenen davada; davanın REDDİNE,
6-Aşağıda dökümü yapılan mahkeme ve istinaf safhalarında davacı tarafından karşılanan 328,55-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-İstinaf safhasında davalı idare tarafından karşılanan 11,00-TL posta giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
8-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
9-Dava açılışında peşin olarak alınan 895,00-TL tamamlama harcı ile istinaf safhasında fazla yatırıldığı anlaşılan 44,40-TL karar harcının davacıya iadesine,
10-Posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra istinaf isteminde bulunanlara iadesine,
11-2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 28/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)