İSTEMİN ÖZETİ: Bitlis İli, Merkez .... Köyü'nde geçici köy koruyucusu olarak görev yapan davacı tarafından, 29/08/2016 günü saat 08.00'dan 30/08/2016 günü saat 08.00'a kadar yol emniyeti ile görevli olduğu halde, 30/08/2016 günü saat 06:00'da Karınca J.Krk. Komutanlığına bilgi vermeden izinsiz olarak görev yerini terk ettiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin 24/09/2016 tarih ve HRK 0450-10720-16 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, davacının görevli olduğu köy hudutları dışında görevlendirilmesi yapıldığı, davacı ve arkadaşlarından oluşan Timin 29/08/2016 tarih ve saat 08.00 de aldıkları görevi 30/08/2016 tarihi saat 08.00 de sonraki Time devrederek ayrılmaları gerekirken diğer tim gelmeden saat 06.30 da görev yerlerini terk ettikleri, davacının sonraki Tim gelmeden araç ile nöbet yerinden ayrılarak gitmelerinin ve sonraki Timin bu araç ile alınıp nöbet yerine getirildiği savunmasının ise görevin gereklerine ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı, saat 06.30 da nöbet yerinin terk edilerek ayrılmanın ve sonraki görevli Timin getirilmesine kadar geçecek sürede nöbet yerinin boş bırakılmasının olağan kabul edilemeyeceği, zaten bu dönemde teröristlerce yol kesilmesinin meydana geldiği ve zaafiyetin yaşanması nedeniyle vatandaşların zarara uğradığı, dava konusu göreve son verme işlemi tesis edilmeden önce tahkikatın yapıldığı, davacının yazılı savunmasının alındığı, davacı ve arkadaşlarının da görev yerini 06.30'da terk ederek gittiklerini doğrulayarak iddiayı kabul ettiği anlaşıldığından, davacının görevine son verilmesine ilişkin davalı idare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönündeki Van 3. İdare Mahkemesi'nin 24/11/2017 gün ve E:2016/1784, K:2017/2836 sayılı kararının; .... Köyü yakınlarında davacının da içinde bulunduğu güvenlik korucularının görev yerlerini erken terk etmeleri nedeniyle teröristlerin yol kesme faaliyetinde bulunduğu, davacının söz konusu fiili nedeniyle Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin 2/Ç maddesinin 9. bendi gereğince görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf aşamasında savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 21/06/2018 tarih ve E:2018/1294, K:2018/1399 sayılı kararının Danıştay 8. Dairesi'nin 27/01/2020 tarih ve E:2018/6085, K:2020/168 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü:
Dava; Bitlis İli, Merkez .... Köyü'nde geçici köy koruyucusu olarak görev yapan davacı tarafından, 29/08/2016 günü saat 08.00'dan 30/08/2016 günü saat 08.00'a kadar yol emniyeti ile görevli olduğu halde, 30/08/2016 günü saat 06:00'da Karınca J.Krk.Komutanlığına bilgi vermeden izinsiz olarak görev yerini terk ettiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin 24/09/2016 tarih ve HRK 0450-10720-16 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
07/04/1924 tarih ve 68 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; "Güvenlik korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir." hükmü, anılan Kanun dayanak alınarak çıkarılan 09.01.2008 tarih 13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla düzenlenen Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin 'Amaç' başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, geçici köy korucularının görevlendirme esasları, görev, yetki ve sorumlulukları, görevlerine son verilmesi, disiplin ve sicil esasları, izinleri, eğitim ve denetim esasları ve diğer özlük hakları ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir." kuralı yer almaktadır.
Bahsi geçen Yönetmeliğin 'Disiplin Cezaları' başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, görevden çıkarma disiplin cezası, bir daha geçici köy korucusu olarak görevlendirilmemek üzere; tazminat ödenmeksizin, görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir şeklinde tanımlanmış, aynı bendin 9. alt bendinde ise; "Kontrol, genel arama, iz sürme gibi operasyonel faaliyetlerle görevli güvenlik güçlerinin bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağırmasına rağmen göreve katılmamak, katıldıktan sonra izinsiz terk etmek" fiilinin görevden çıkarma sebebi olduğu düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece düzenlenen Ağustos 2016 ayı geçici köy korucularının görevli oldukları köy hudutları dışında görevlendirilmelerine ilişkin çizelge ile davacının da içinde bulunduğu II Tim'e 1-4-8-11-15-18-22-25-29 Ağustos 2016 tarihlerinde sabah saat 08.00'de başlayan nöbet görevinin ertesi gün sabah saat 08.00 de bitirilmek üzere .... Tünel bölgesinde görev verildiği, bu nöbetlerden 29 Ağustos 2016 tarihinde başlayan nöbetin 30 Ağustos 2016 tarihi saat 08.00 de sonraki nöbetçilerin gelmesi ve nöbeti devir alması ile bitmesi gerekirken; davacı ve arkadaşlarının sabah saat 06.30 da görev yerlerini terk ederek araç ile ayrıldıkları, nöbet yerinde kimsenin kalmadığı, teröristlerin saat 06.30 da Siirt/Baykan karayolunun .... Tesislerinin yaklaşık 100 metre yakınında yolu trafiğe kapattıkları, seyir halindeki araçları durdurdukları, durmayanlara uyarı ateşi açıldığı ve araçların yakıldığı, örgüt propagansının yapıldığı, güvenlik güçlerince davacı ve diğer tim üyelerine emir verilerek olay yerine gitmeleri istenilmiş ise de devam eden olaylar nedeniyle güvenli bölgede bekleyerek olay yerine gidip müdahale edemedikleri, bu olay nedeniyle güvenlik güçlerince 06/09/2016 tarihinde tutanak tutulduğu, yapılan soruşturmada sorumluların savunmalarının alınmasından sonra hazırlanan 09/09/2016 tarihli raporda, sorumluların görevlerine son verilmesinin teklif edildiği, 23/09/2016 tarihli Valilik "Oluru" ile görevden çıkarılma kararı verilerek davacıya tebliğ edilen Bitlis Valiliği'nin 24/09/2016 tarih ve HRK 0450-10720-16 sayılı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyada yer alan geçici köy korucuları ve jandarma personelinin beyanlarından görevlendirmenin yazılı olarak tebliğ edilmeyip, telefonla bildirildiği; yine geçici köy korucularının birbiriyle örtüşen beyanlarından; nöbet görevinin korucuların haricen temin ettiği araçla sağlandığı ve rutin olarak nöbet değişimlerinin 6:30-7:00 saatleri arasında yapıldığının anlaşıldığı; belirtilen durumun korucular nezdinde rutin bir uygulamaya dönüşmesine karşın, belirtilen durumun görevlendirme usul ve süresine aykırı olduğu yönünde idare tespitlerinin ve uyarılarının bulunmadığı gibi dava konusu olaya ilişkin durumun, yalnız nöbet görevini süresinde ifa etmeyen korucular nezdinde değil, diğer timlerde görevli korucular nezdinde araştırılmayarak, İdarece disiplin suçuna esas fiilin açıklığa kavuşturulmadığı görülmektedir.
Bu durumda; eksik araştırma ve tespitler sonucunda; davacıların disiplin cezasına esas fiilleri işlediği ortaya konulmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Van 1. İdare Mahkemesi'nin 24/11/2017 gün ve E:2016/1784, K:2017/2836 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 766,70-TL yargılama gideri ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya Mahkemesince iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 17/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)