İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen 19/09/2019 günlü ve E:2018/7871, K:2019/2864 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmaktayken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 19/03/2018 tarih ve 2018/7693 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük, sosyal ve ekonomik haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesince; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sistemini kullandığının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ........ Katılım Bankası A.Ş.'ye (Örgütün talimatı sonrasında) 2014 yılından sonra para yatırdığının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ........ Eğitimciler Sendikası'na üyeliğinin bulunduğunun, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen ........ Medya Dağıtım A.Ş.'ye 09/04/2014 - 07/07/2015 tarihleri arasında ödeme bilgisinin bulunduğunun, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumunda çocuğunun 2014-2015, 2015-2016 eğitim-öğretim dönemlerine ilişkin öğrenim kaydının bulunduğunun tespit edildiği, söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı; ayrıca Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2017/452 sayılı esasında yapılan ceza yargılamasında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin gizlilik içerisinde kullandığı kapalı devre yazışma, mesajlaşma ve görüşme programı olan ByLock isimli programı kullandığının ve örgüte müzahir ........ Eğitimciler Sendikası'na üye olduğunun tespit edildiği, söz konusu deliller birlikte dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi talebinin kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görev yapmaktayken kamu görevine son verildiği, Bylock kullanıcısı olmadığı ve bu iddianın ispatlanamadığı, ceza yargılamasındaki ByLock tespitinde çelişki bulunduğu, ByLock içeriklerinin kime ait olduğunun ortaya konulamadığı, ByLock'un FETÖ/PDY terör örgütünün münhasır iletişim ağı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, ByLock'un hukuka uygun bir delil olmadığı, bilirkişi incelemesi taleplerinin haksız şekilde reddedildiği, hakkındaki ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiği, istihbari bilgilerin delil niteliği taşımadığı, hukuka aykırı delillerin dikkate alınamayacağı, FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisak veya irtibatının bulunmadığı ve bu yönde bir değerlendirmeye esas alınabilecek herhangi bir delil bulunmadığı, yasal olarak faaliyet gösteren banka, sendika, dernek, okul, şirket gibi özel hukuk tüzel kişileri hakkında sonradan OHAL kapsamında işlem yapılmasının geçmişte bu tüzel kişilerle yasal çerçevede ilişkisi olan kişilerin terör örgütüyle bağlantılı oldukları şeklinde yorumlanamayacağı ve aleyhe delil oluşturmayacağı, terör örgütleriyle ve darbe girişimiyle ilişkilendirilebilecek herhangi bir eylem ve faaliyetinin olmadığı, FETÖ/PDY’yi ilk kez terör örgütü olarak kabul eden MGK kararı veya yargı kararı öncesi için kendisine herhangi bir suçlama yöneltilemeyeceği, Bankasya'ya örgütün talimatı ile finansal destek verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, dilekçesinde belirttiği Anayasa ve AİHS hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği, ilgili KHK hükümlerinin iptali için somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği, ceza yargılamasında verilen kesinleşmemiş yargı kararlarının aleyhe değerlendirilemeyeceği, OHAL KHK'sı ile kamu görevine son verilemeyeceği, OHAL yönetiminin sona ermesi nedeniyle OHAL KHK'larının geçerliliğinin kalmadığı, OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasının geçici, ölçülü ve orantılı bir tedbir mahiyetinde olmadığı, kamu görevine son verilmesine dayanak KHK'nın Anayasa'da öngörülen şekil şartlarına uygun olmadığı, herhangi bir somut eylem isnadında bulunulmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, Mahkeme kararının vekalet ücretine ve yargılama giderine ilişkin kısmının yürütülmesinin durdurulması gerektiği, dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, istinaf aşamasında dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında da ayrıca bir karar verilmeyerek2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacı tarafından kamu görevinden çıkarılmasına dayanak KHK ile anılan KHK'nın onayına ilişkin Kanun'un Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiş ise de; Anayasa'nın 148 ve 152. maddelerinde yer alan kurallar birlikte değerlendirildiğinde, bu iddianın ciddi olduğu kanaatine ulaşılamamaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı hakkındaki ceza yargılamasında; ByLock kullanıcı adı(.....), şifresi çocuklarının adı olan (.....) olan davacının ByLock yazışma içeriklerinin yer aldığı, yapılan içerik incelemeleri neticesinde; ''ablacim yönetim kurulu sayisi'' ''gelen sayi'' ''zimmet sayisi'' ''sohbet sayosi'' ''geln dis'' ''bunları aysel hanima gönderirmisinizz'' ve''abla cuma gunu son olmasi haliyle gazete ve dergilerin bitmesi isteniyor ins'' ''hergun gidosat hakkinda aysel ablaya bilgi verirmisiniz''ve ''aksam nejladayiz 6 bucuk''gibi mesaj içeriklerinden de davacının Bylock isimli programı kullandığı ve FETÖ/PDY Terör Örgütü amaçları doğrultusunda yazışmaların tespit edildiği hususu Mahkeme kararında belirtilen diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde davacının yoğun ve çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Öte yandan, istinafa konu İdare Mahkemesi kararının 1. sayfasındaki "İstemin Özeti" bölümünde; davacının "faiz" talebinin de bulunduğuna dair bir ifade yer almış ise de, dava dilekçesi incelendiğinde davacının böyle bir talebinin olmadığı anlaşılmış olup İdare Mahkemesince bu hususun sehven yazıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ayrıca davacının dava dilekçesinde dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük, sosyal ve ekonomik haklarının iadesine karar verilmesini talep etmesine karşılık, istinaf dilekçesinde "yasal faiz" isteminde de bulunduğu görülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasında, tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri, ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği hüküm altına alınmıştır.
İdari yargılama usulünde davayı genişletme yasağının olduğu, istinaf başvurusunda davayı genişletici mahiyette hiçbir istemde bulunulamayacağı, bunun tek istisnasının yukarıdaki Kanun maddesinde hüküm altına alınan tam yargı davalarında nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere tazminat miktarının artırılması hususunun olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından istinaf dilekçesinde davayı genişletici mahiyette "yasal faiz" istemine de yer verildiği görüldüğünden, bu istemin "davanın konusunu genişletme yasağı" kapsamında olması nedeniyle incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Ankara 19. İdare Mahkemesince verilen istinafa konu karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Kullanılmayan73,10-TL yürütmenin durdurulması harcının isteği halinde ilgili tahsil dairesince istinaf başvurusunda bulunan davacıya iadesine,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 23/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)