(2577 S. K. m. 45) (Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği m. 7, 8, 9, 21, 25)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 06/11/2019 günlü, E:2018/1941, K:2019/2241sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, Ankara İli, Sincan, Gölbaşı ve Etimesgut İlçeleri kapsamında, Güneybatı Ankara Planlama Bölgesi 1/25.000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun kabulüne ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 15.03.2018 tarih ve 425 sayılı kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, aynı planın iptali istemiyle Mahkemenin E:2018/2403 sayısına açılan davada, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporun ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, dava konusu 1/25000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı Revizyonunun hazırlanmasında; 1/100.000 ölçekli 2038 yılı Ankara Çevre Düzeni Planı’nın stratejilerine, temel ilkelerine, plan karar ve hükümlerine uygunluğun sağlanmadığı, çevresiyle kurduğu ilişkinin, yapı yoğunluğunun incelenmediği, yakın çevresindeki ulaşım-dolaşım sistemine etkileri, kent bütününe etkisi ve zorunlu alt yapı alanlarının dağılımına etkileri gibi teknik çalışma ve değerlendirmelerin yapılmadığı, Ankara kentinin kuzey ve güneybatı yönünde hava koridorlarını etkileyip etkilemediğine yönelik bir analizin yapılmadığı, planlama alanının büyüklüğü ve yapılaşmaya ilişkin hükümler dikkate alındığında, alanın topoğrafik ve morfolojik yapısı, vadi tabanları ve dere yatakları, yükseltiler, tarımsal faaliyetler, ağaçlık alanlar ve kırsal yerleşme birimleri konularında ayrıntılı etütler yapılmadan ve bu fiziki unsurlara bakılmadan eksik üretilen ve sonraki imar planı kademelerine de olumsuz yönde yansıması kuvvetle muhtemel olan plan kararlarının, Ankara metropol kent bütününün güneybatı yönünde hava koridorlarını etkileyeceğinin rahatlıkla söylenebileceği, kentin bütünündeki ulaşım ilişkileri incelenmeden, parçacıl şekilde ve sürdürülebilir ulaşım ilkelerine aykırılık oluşturulduğu, yapılan plan değişikliği öncesinde ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alınmadığı, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı için alınan görüşlerin planlama çalışmasında veri olarak kullanıldığı, ölçek ve tasarım dili olarak birbirinden oldukça farklı iki planlama çalışmasında, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında revizyona gidilmesi durumunda ilgili kurumlardan da görüş alınması gerektiği, bu hususun 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı planının genel hükümlerinde de yer aldığı, ayrıca, sonuçlarına göre yapılması gereken planlama çalışmasında ön araştırma, analiz ve sentez çalışmalarının yapılmadığı, öngörülmeyen plan notlarıyla da uygulamaya yönelik ve alt ölçekli planları yönlendirecek hükümlere ilişkin belirsizlikler yaratıldığı, sonuçta imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun kabulüne ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptaline karar verilmiş; bu karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Mekansal Planlar Yapım yönetmeliği'nin Genel Planlama Esasları" başlıklı 7.maddesinin (b) bendinde "Planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür", (ğ) bendinde "Planlarda afet, jeolojik ve doğal veriler esas alınır", (i) bendinde "Planlama süreci; araştırmaların yapılması, sorunların ortaya konulması, veri ve bilgi toplama ile ilgili analiz aşaması; bilgilerin biraraya getirilmesi, birleştirilmesi ve sonuçların değerlendirilmesi ile ilgili sentez aşaması ve plan kararlarının oluşturulması aşamalarından oluşur" hükümlerine, "Mekansal Planların Yapımına Dair Esaslar" başlıklı bölümün, "Araştırma ve Analiz" başlıklı 8.maddesinin (1) bendinde; "Mekânsal planların, plan değişikliklerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılır" (8) bendinde "Planlama alanının statüsüne, alanın büyüklüğüne ve kapsamına, yerleşik alan veya gelişme alanı olmasına, planın temellendiği sorunun niteliğine göre; sorun veya ihtiyaç analizine yönelik sektörel ve tematik raporlar, nüfus analizi ve projeksiyonu, yapı ve doku analizi, kentsel risk analizi gibi çalışmalar yapılabilir", (9) bendinde "Planlama alanı ve yakın çevresi ile alanın bölge veya kent bütünü içindeki konumunu belirlemek üzere; eşik analizi, yerinde yapılan incelemeler gibi fiziksel çalışmalarla birlikte, bilimsel tekniklere dayalı, ekonomik, sosyal, kültürel, politik, tarihi, sektörel ve teknolojik araştırmalar ile sorunlar ve potansiyel analizi yapılır. Ayrıca yürürlükteki planla ilgili gerekli çalışma ve değerlendirmeler de yapılır. Gerektiğinde güçlü, zayıf yönler ile fırsatları ve tehditleri içeren analiz yöntemi kullanılır. Bu çalışmalar araştırma raporunda yer alır", "Plan Raporu" başlıklı 9. maddesinin (1) bendinde "Mekânsal planlara ilişkin, kendi kademesine göre ve yapılış amacının gerektirdiği açıklamaları içeren bir plan raporu hazırlanır", (2) bendinde "Plan raporunda, planın türü, ölçeği, kapsamı ve özelliğine göre; vizyon, amaç, hedefler ve stratejiler belirlenerek, koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkeleri, eylem planları, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım, erişilebilirlik ve mekânın etkin kullanılması, gerektiğinde koruma, sağlıklaştırma ve yenileme program, alan ve projelerinin etaplama esasları, alan kullanım dağılımı tablosu gibi hususlarda açıklamalara yer verilir" hükmüne, (3) bendinde "Planların araştırma aşamasında yapılan çalışmalarda elde edilen bilgi, belge ve sonuçlar ayrı raporlar halinde sunulabilir", "İmar Planlarına Dair Esaslar" başlıklı Yedinci Bölüm'ün "İmar Planı İlkeleri" başlıklı 21. maddesinin "(1) İmar planları, varsa kadastral durum işlenmiş, en son onaylı halihazır haritalar üzerine çizilir. Kıyı alanlarında yapılan imar planlarında onaylı kıyı kenar çizgisinin paftalarda gösterilmesi zorunludur. (2) Nazım ve uygulama imar planları gerekli görülmesi halinde eş zamanlı olarak hazırlanabilir. Nazım imar planı kesinleşmeden uygulama imar planı onaylanamaz. Ancak, onay yetkisinin aynı idarede bulunması halinde nazım ve uygulama imar planları eş zamanlı olarak onaylanabilir. (3) bendinde imar planları, planlama alanına ilişkin inceleme, araştırma, etüt ve eşik analizi çalışmalarının değerlendirilmesinden elde edilen senteze dayalı olarak hazırlanır.", (4) bendinde "imar planlarının, yeterliliği haiz müellifler tarafından kanun ve yönetmelik hükümlerine göre gerekli teknik araştırmalar yapılarak hazırlanması zorunludur. Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanan planlar ve bu planlara ilişkin revizyon, ilave ve değişiklik teklifleri yetkili idarelere karar alınması için sunulur.", (5) bendinde " İmar planlarında, planlama alanının niteliğine göre mevzuatta öngörülen sağlık koruma bantları, güvenlik bölgesi ve benzeri koruma kuşakları gösterilir. İmar planları, varsa stratejik gürültü haritaları ve eylem planları dikkate alınarak hazırlanır ve planlarda bu konuda gerekli tedbirler alınır." (6) bendinde " Onaylı jeolojik-jeoteknik veya mikro bölgeleme etüt raporu bulunmayan alanlarda imar planları hazırlanamaz.", (7) bendinde "İmar planına esas onaylı jeolojik-jeoteknik etüt veya mikro bölgeleme raporlarındaki yerleşime uygunluk durumu haritalarına uyulması zorunludur. İmar planlarının hazırlanmasında, varsa öncelikle mikro bölgeleme etütleri, yoksa yerleşim alanının planlanmasına yönelik uygun jeolojik-jeoteknik etütler kullanılır, (8) bendinde, Çevre kirliliği oluşturmayan mevcut veya ilave ihtiyaç duyulan sosyal ve teknik altyapı alanlarının, öncelikle söz konusu hizmetleri yürütmekle yükümlü kurum ve kuruluşların varsa kendi mülkiyeti veya tasarrufundaki alanlar üzerinde planlanması esastır, (9) bendinde, İnsan sağlığı ve güvenliği üzerinde doğrudan veya dolaylı olumsuz etkileri olan enerji nakil hatları, dere koruma kuşakları, taşkın risk alanları, afete maruz alanlar ve benzeri alanlara ilişkin kurum ve kuruluş görüşleri imar planlarına yansıtılır, (10) bendinde, İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konut, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır, (11) bendinde, İmar planlarında, özel proje alanı olarak belirlenen yerlerde nüfus veya yapı yoğunluğu ile kullanım ve yapılaşmaya ilişkin kararlar belirtilir, (12) bendinde, İmar planlarında araç trafiğinin azaltılması, toplu taşıma ve yaya öncelikli bir ulaşım sisteminin kurgulanması esastır. Toplu taşım araçlarının kullanımının teşvik edilmesi amacıyla park et - devam et sisteminin yaygınlaştırılmasına ve toplu taşım duraklarının veya istasyonlarının bulunduğu etki alanında otopark alanları ayrılması ve birbirine entegre olmasına ilişkin imar planlarında kararlar getirilir, (13) bendinde, İmar planlarında afet ve acil durumlarda ihtiyaç duyulabilecek açık alan, yol ve diğer mekânsal ihtiyaçlar gözetilir, (14) bendinde, İmar planlarında, sosyal altyapıya yönelik standartlarının sağlanabilmesi açısından imar adalarının çok küçük ve parçalı oluşturulmayacak şekilde imar yollarının düzenlenmesi esastır." hükümlerine, anılan Yönetmeliğin "İmar planı revizyonu ve ilaveleri başlıklı 25.maddesinin (1) bendinde "İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır" hükmüne yer verilmiştir.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtildiği gibi planlama süreci; araştırmaların yapılması, sorunların ortaya konulması, veri ve bilgi toplama ile ilgili analiz aşaması; bilgilerin bir araya getirilmesi, birleştirilmesi ve sonuçların değerlendirilmesi ile ilgili sentez aşaması ve plan kararlarının oluşturulması aşamalarından oluşmaktadır.
Planlama alanı ve yakın çevresi ile alanın bölge ve/veya kent bütünü içindeki konumunu belirlemek üzere; eşik analizi, yerinde yapılan incelemeler gibi fiziksel çalışmalarla birlikte, bilimsel tekniklere dayalı, ekonomik, sosyal, kültürel, politik, tarihi, sektörel ve teknolojik araştırmalar ile sorunlar ve potansiyel analizi ve yürürlükteki planla ilgili gerekli çalışma ve değerlendirmeler de yapılması ve bu çalışmaları kapsayan araştırma raporu oluşturulması gerekmektedir. Yapılan analizler çerçevesinde oluşturulan plan hükümleri ise plan paftasının eki plan açıklama raporunda ayrıntılı bir şekilde izah edilir.
İmar mevzuatı, imar planlarını, raporları, eşik ve analizleri İle birlikte bir bütün olarak değerlendirmektedir. Böylece, plan hazırlanırken izlenen sürecin, yani, yapılması düşünülen yeni düzenlemenin ve buna bağlı olarak gerçekleşecek müdahalenin bilimsel dayanaklarının, ayrıntılı bir raporla desteklenmesine ilişkin yasal bir zorunluluk oluşturulmuştur. Kuşkusuz bu yasal zorunluluk aynı zamanda yer seçimi kararlarının dayandığı demografik, ekonomik, ekolojik, kültürel, sosyal, topografik ve tarihsel veriler ile bunlardan hareketle geliştirilen temel planlama kararlarının bilinmesi ve anlaşılması yolunda önemli bir olanak sunar. Bu durum ise planların aleni ve kamuya açık bir belge olarak, toplum tarafından anlaşılmasını, benimsenmesini ve sahip çıkılmasını sağlayarak, planın toplumsal meşruiyetini arttırır. Bu nedenle, ölçeği ve türü ne olursa olsun, ilgili mevzuatta öngörülen süreçlerdeki teknik ve bilimsel çalışmalara (analiz, sentez, raporlama) dayanmayan bir planlama çalışmasının hem konu (öz), hem de şekil yönünden meşruiyeti eksik kalır.
Dosyanın incelenmesinden, dosyada mevcut dava konusu plan revizyonuna ilişkin plan açıklama raporunun 27 sayfadan oluştuğu, ancak söz konusu raporun ilk 23 sayfası Ankara İlinin geneline ilişkin sosyo-ekonomik, demografik ve coğrafî verilerin içeriğine yönelik tespitlere yer verildiği, planlama alanına ilişkin bilgilerin yer aldığı kısmın yaklaşık 3,5 sayfadan oluştuğu, bu kısımda ise planlama alanına yönelik eşik, analiz, sentez v.b bilimsel ve teknik çalışmaların yer almadığı görülmektedir.
Dava konusu plan revizyonuna konu alan büyüklüğü plan açıklama raporuna göre yaklaşık 15.500 hektar olarak belirtilmiştir. Söz konusu alan içerisinde ise kırsal nitelikli konut alanları, ekili ve dikili tarım alanları, orman alanları, dere yatakları, vadi tabanları, dağlık-tepelik alanlar, orman alanları ve planlama alanının doğusundaki Mogan ve Eymir Göllerini besleyen alanları bulunmaktadır.
Dolayısıyla gerek alanın büyüklüğü gerekse morfolojik çeşitliliği düşünüldüğünde, planlama alanına ilişkin getirilen kullanım kararlarının sadece o bölge için değil, Ankara kenti ölçeğinde de etkileri olacağı açıktır. Başka bir ifade ile alanın niceliksel büyüklüğü ve morfolojik özelliği gereği, dava konusu alanda planlamaya ilişkin getirilen kullanım kararlarının, ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda, Ankara kentinin ulaşım-dolaşım sistemi ve kent bütününe etkileri, kentin hava koridorlarını etkileyip etkilemediği ve çevresiyle kurduğu ilişkinin ayrıca yapı yoğunluğu bağlamında da analiz edilerek nesnel bilimsel ve teknik verilerle ortaya konulması gerekmektedir.
Dava konusu revizyon imar planının dayanağı 1/100.000 ölçekli 2038 Ankara Çevre Düzeni Planı'nın eki "Uygulamaya Yönelik Plan Yaklaşımı Çerçevesi Tanımlamalar Kısıtlamalar ve Plan Hükümleri" raporunun 10. Plan hükümleri, 10.1 Genel Hükümler'in 10.1.10.maddesinde "Bu plan ile belirlenen kentsel gelişme alanları, bu alanların tamamının yerleşime ve kullanıma açılacağını göstermez. Bu alanların sınırları, alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda, bu planda belirlenen hedef nüfus ve olası gelişme potansiyelleri ve talepleri dikkate alınarak alt ölçekli planlarla kesinleştirilir" hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dosyada mevcut dava konusu planın, "PLAN AÇIKLAMA RAPORU"nun 4.6 Kurum Görüşleri başlıklı maddesinde "Planlara, Güneybatı Ankara Planlama Bölgesine ilişkin planlamaya veri oluşturacak altyapı, alan sınırları gibi verilere yönelik 2038 yılı Ankara Çevre Düzeni Planlama Çalışmaları kapsamında ilgili kurum ve kuruluşlardan 2015 yılında alınan, bilgi ve görüşler altlık oluşturmuştur." ifadesine yer verilmiştir.
Dava konusu plan revizyonunda ise, ilgili kurum görüşlerinin 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında zaten alındığından bahisle, alana ilişkin tekrar bir kurum görüşü alınmadığı belirtilmiş, 1/100.000 ölçekli ÇDP'nin veri, analiz ve diğer teknik raporları referans alınarak dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı hükümleri oluşturulmuştur.
Bu durumda, yukarıda anılan mevzuat ve 1/1000 ölçekli 2038 Ankara Çevre Düzeni Planı hükümleri uyarınca, ilgili kurum ve kuruluştan görüş alınmadan, üst ölçekli çevre düzeni planına ilişkin veri ve görüşler esas alınarak tesis edilen dava konusu revizyon imar planında hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu planın iptali yolundaki idare mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
Aynı planın iptali istemiyle ..... Odası Ankara Şubesi tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen 06/11/2019 günlü, E:2018/2403, K:2019/2240 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusu Dairemizin 12/10/2020 günlü, E:2020/90, K:2020/840 sayılı kararıyla gerekçeli reddedilmiştir.
Dava konusu işlemin iptali yolunda Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 06/11/2019 günlü, E:2018/1941, K:2019/2241 sayılı karara yönelik istinaf başvurusunun yukarıda anılan gerekçeyle REDDİNE, istinaf yargılama giderlerinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 12/10/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU: Dava, Ankara İli, Sincan, Gölbaşı ve Etimesgut İlçeleri kapsamında, Güneybatı Ankara Planlama Bölgesi 1/25.000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun kabulüne ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 15.03.2018 tarih ve 425 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Anılan nazım imar planı revizyonunun;
1-2017 yılında kabul edilen 1/100.000 ölçekli 2038 yılı hedefli Ankara Çevre DüzeniPlanı'na uyum kapsamında yapılan bir revizyon olduğunun ilgili Belediye Meclis kararı içeriğinde açıkça belirtildiği,
2-Yine, plan açıklama raporunda; planlanan Güneybatı Ankara Planlama Bölgesine ilişkin planlamaya veri oluşturacak altyapı, alan sınırları gibi verilere yönelik 2038 yılı Ankara Çevre Düzeni Planlama çalışmaları kapsamında ilgili kurum ve kuruluşlardan 2015 yılında alınan bilgi, belge ve görüşlerin altlık oluşturduğu (4.6. Kurum Görüşleri kısmında) bilgisine yer verildiği,
3-Üst ölçekli plan konumundaki 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının yanı sıra, nazım imar planı kategorisinde yer almakla birlikte 1/25.000 ölçekli planın da ölçeği gereği şematik bir plan olduğu hususunun Danıştay içtihatlarıyla da kabul edilmiş bir durum olduğu, bu haliyle şematik gösterim içeren planlar üzerinden ölçüm, yer belirleme ve uygulama yapılamayacağı hususunun 1/25.000 ölçekli planlar yönünden de geçerli olduğu,
4-Dava konusu 1/25.000 ölçekli revizyon nazım imar planına dayanak teşkil eden üst ölçekli plan konumundaki 1/100.000 ölçekli Ankara Çevre Düzeni Planında;
a) 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planının bu plan kararlarıyla çelişen kullanım kararlarının, bu planın onayından sonra gerçekleştirilecek 1/25.000 ölçekli revize imar planı onaylayıncaya kadar hükümsüz olduğunun (10.1.7. numaralı plan notu) belirtildiği,
b) 1/100.000 ölçekli plan raporunda abartılı nüfus projeksiyonlarını yansıttığından bahisle benimsenmediği belirtilen rakamların yanı sıra, 2038 yılı için öngörülen nüfus rakamlarına da ayrıca yer verildiği ve bu kapsamda özellikle Gölbaşı ve Etimesgut İlçelerinde mevcut nüfus verilerine göre yaklaşık 4-5 kat artış öngörülmüş bulunduğu,
c)Ankara'da konut sahipliği oranının yeterli olmadığına yönelik tespitten hareketle konut sahipliği oranının artırılmasının teşvik edilmesi hususuna temel hedefler arasında yer verilmiş bulunmasına, karşın;
5- Dayanağını oluşturan 1/100.000 ölçekli 2038 yılı hedefli Ankara Çevre Düzeni Planında belirlenen temel hedefler ile Sincan, Gölbaşı ve Etimesgut ilçeleri için öngörülmüş (1/100.000 ölçekli planın benimsendiği) nüfus hedefleri göz ardı edilerek, 1/25.000 ölçekli planların da ölçeği gereği şematik plan olduğunu kabul eden Danıştay kararları da dikkate alınmadan, dava konusu 1/25.000 ölçekli revizyon nazım imar planının; sanki, 1/100.000 ölçekli plan kapsamında hazırlanmış bir uyum planı değil de, 2007 kabul tarihli 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı'nın kapsamını genişleterek revize eden yeni bir planmış yaklaşımıyla konu ele alınmak ve 1/100.000 ölçekli planda "... bu plan kararlarıyla çelişen kullanım kararlarının ... hükümsüz olduğu ..." belirtilmiş olan 2007 kabul tarihli 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı hükümlerine de aykırılık taşıdığı yolunda tespitlere de yer verildiği halde mahkeme tarafından da hükme esas alınabilir nitelikte değerlendirildiği görülen dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespit ve görüşlere; uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacak derecede sağlam ve net olgulara, yeterli bilimsel veriler ve nesnel bir incelemeye dayandığının kabulü mümkün olmadığı cihette hukuken itibar edilmesine olanak bulunmamaktadır.
Buna karşın, dava konusu 1/25.000 ölçekli revizyon imar planına ait plan raporunda; 2015 yılında 1/100.000 ölçekli plan için alınan bilgi, belge ve görüşlerin bu plana altlık oluşturduğu belirtilmekle yetinilip, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı hazırlanırken alınmış; bilgi, belge, kurum görüşleri ile bunlara yönelik olarak yapılmış analiz, sentez, inceleme ve dayanağı diğer dokümanlar plan açıklama raporuna eklenmediği gibi bu hususlara yönelik yeterli düzeyde açıklamaya da yer verilmediği görülmekle birlikte, ölçeği gereği şematik bir plan olduğu Danıştay kararları ile de kabul edilmiş durumda bulunan 1/25.000 ölçekli revizyon (1/100.000'ne uyum) planı için 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına altlık oluşturan 2015 yılında alınmış kurum görüşlerinin yeterli olup olmadığı hususu tartışılarak, gerekirse bu yönden konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bir heyette yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak delil durumu değerlendirildikten sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'na uyum kapsamında hazırlandığı hususunda kuşku bulunmayan dava konusu 1/25.000 ölçekli revizyon (uyum) nazım imar planı için ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından ayrıca görüş alınmamasının hukuka aykırı olduğunu kabul eden çoğunluk görüşüne dayalı karara katılmıyorum. (¤¤)