(2577 S. K. m. 17)
İSTEMİN ÖZETİ: Asıl amme borçlusu ….. Maden İnşaat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin (11.04.2017 tarihinden itibaren …….Tekstil İnşaat Maden Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen 2016 yılı muhtelif dönemlerine ait katma değer vergisi, damga vergisi, özel usulsüzlük cezası, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi borçlarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen 05.09.2019 tarih ve 2019090566NLV0000001 ve 2 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı; 05.09.2019 tarih ve 2019090566NLV0000002 sayılı ödeme emri yönünden; söz konusu amme alacaklarının şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporundan kaynaklı tarhiyatlardan kaynaklandığı, bu alacakların asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla ödeme emirlerinin düzenlenip şirkete tebliğ edildiği, ödeme emirlerinin tebliğinden sonra ödeme yapılmaması üzerine şirket hakkında mal varlığı araştırması yapıldığı, yapılan araştırma sonucu herhangi bir mal varlığının ve parasal tutarın bulunmadığının tespit edildiği, sonrasında söz konusu amme alacaklarının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emirleri içeriği kalemlerin düzenlenerek tebliğ edildiği, bu durumda, asıl borçlu şirket adına düzenlenip tebliğ edilen ödeme emirlerine rağmen borcun ödenmediği gibi şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında kamu alacağının tahsiline yetecek herhangi bir malvarlığına da rastlanılmadığı anlaşılmış olup, asıl amme borçlusu şirket adına usule uygun olarak tebliğ edilerek kesinleştirilen ve şirket tarafından vadesinde ödenmeyen amme alacaklarının tahsili için ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen 05.09.2019 tarih ve 2 sayılı ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı; 05.09.2019 tarih ve 2019090566NLV0000001 sayılı ödeme emri yönünden; söz konusu amme alacaklarının asıl amme borçlusu olan şirketin kanuni süresi içerisinde vermiş olduğu katma değer vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk eden ve süresinde ödenmeyen 38,80 TL tutarındaki damga vergisine ilişkin olduğu, amme alacağının vade tarihinin 26.03.2018 olduğu, davacının kanuni temsilcilik görevinin, söz konusu verginin vade tarihlerinden önce, 23.11.2016 tarihinde sona erdiği göz önüne alındığında, davacının söz konusu amme alacağının vadesinde ödenmemesinden dolayı sorumlu tutulamayacağı açık olduğundan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 05.09.2019 tarih ve 2 sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle kısmen kabul eden, kısmen reddeden Manisa Vergi Mahkemesinin 02/07/2020 gün ve E: 2019/1337, K: 2020/807 sayılı kararının; davacı tarafından; şirketin mükellefiyet kaydının re'sen terkin edilmesine karşın bu tarihten sonra şirkete elektronik ortamda tebligat yapılmasının usule aykırı olduğu, bu şekilde şirketin amme alacaklarına karşı itiraz ve dava yoluna gidebilmesi olanağının ortadan kalktığı, şirketin kullandığı ve sahte olduğu iddia edilen faturaları düzenleyen şirket tarafından açılan davaların kabulüne karar verildiği, davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek; davalı idare tarafından; damga vergisine ilişkin amme alacağının asıl amme borçlusu olan şirketin kanuni süresi içinde vermiş olduğu katma değer vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk eden vergi olmadığı, söz konusu amme alacağının 2016/2. dönemine ilişkin olarak satış faturasının eksik beyan edilmesi nedeniyle kanuni süresinden sonra verilen düzeltme beyannamesine istinaden tahakkuk ettiği, dolayısıyla davacının kanuni temsilci sıfatına haiz olduğu dönemde düzenlenen faturaların eksik beyan edilmesinden dolayı kusuru bulunduğu, bu nedenle düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf başvurularının kabulü ile taraflarca aleyhlerine olan kısımların kaldırılarak lehlerine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı tarafından savunma verilmemiş; davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketin bilinen adreslerinde bulunamaması nedeniyle mükellefiyetinin re'sen silindiği, bu haliyle şirket ticaret sicilinden silinmediğinden tüzel kişiliğinin sona ermediği, bu nedenle yasal düzenleme gereği elektronik tebligat adresinin kapatılmasının mümkün olmadığı, davacı iddialarının yasal bir dayanağı bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2.Vergi Dava Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17.maddesinin 2.fıkrası hükmü uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü;
Manisa Vergi Mahkemesince verilen 02/07/2020 gün ve E: 2019/1337, K: 2020/807 sayılı karar hukuka uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, tarafların istinaf başvurularının reddine, aşağıda gösterilen yargılama giderlerinin yatıran taraflar üzerinde bırakılmasına, davacıdan 54,40 TL karar harcı alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz yolu açık olmak üzere 12/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)