(2577 S. K. m. 45) (3194 S. K. m. 8, 27, 28, 32, 42)
İSTEMİN ÖZETİ: Trabzon İdare Mahkemesi'nin 04/06/2020 günlü, E:2019/1369, K:2020/430 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
CEVAPLARIN ÖZETİ: Taraflarca cevap verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, ..... Mahallesi, ada, parsel sayılı taşınmaz üzerine davacı tarafından ruhsatsız olarak toplam 200 m2 alanlı, 2 katlı betonarme yapı yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya 23.430,40 TL idari para cezası verilmesine ve aynı Kanunu'nun 32.maddesinin uygulanmasına ilişkin Ortahisar Belediye Encümeninin 12/11/2019 tarih ve 1031 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Trabzon İdare Mahkemesi'nin 04/06/2020 günlü, E:2019/1369, K:2020/430 sayılı kararıyla; dava konusu encümen kararının 3194 sayılı Kanunun 32.maddesi hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden yapılan değerlendirmede: bakılan davada, köy statüsünde iken 6360 sayılı Kanun uyarınca Trabzon İli'nin büyükşehir statüsü kazanması üzerine 30.03.2014 tarihinde yapılan yerel seçimlerle birlikte mahalleye dönüşen Ortahisar ilçesi, ..... Mahallesi(Köyü) sınırları içinde bu yer nüfusuna kayıtlı olan davacı tarafından ikamet amacıyla inşa edilen yapının proje hazırlanarak fen ve sağlık koşullarına uygunluğu yönünden Valilikten olumlu görüş ve muhtarlıktan izni alınmadan inşa edildiği, dava konusu yapının 111.sınıf ve A grubu yapı olduğu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tebliğinde yer alan düzenlemelerinden anlaşıldığı ve Ortahisar ilçesi, ..... Mahallesi, 113 ada, 8 parseldeki binanın ilgili birimlerden uygunluk ve muhtarlıktan izin alınarak yapılmış bir yapı olmadığı görülmekle davalı idarenin söz konusu taşınmaz hakkında ruhsatsız yapı olduğu yönündeki tespiti ile mühürlenmek suretiyle tesis ettiği encümen kararının izinsiz yapılan yapının 1 ay içerisinde imara uygun hale getirilmesine, aksi halde yıkım kararı alınacağı ve yeniden idari para cezası kesileceğine ilişen kısmında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu encümen kararının para cezası kesilmesine ilişkin kısmı yönünden yapılan değerlendirmede ise; köy yerleşik alanı içinde kaldığı hususunda ihtilaf bulunmayan dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacı tarafından muhtarlık izni olduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, Trabzon ilinin büyükşehir statüsü kazanmasından sonra Kanun gereği Ortahisar ilçesinde yer alan köylerin mahalle statüsü kazanarak Ortahisar Belediyesi'ne bağlanmasından sonra bu mahallelerde inşa edilecek yapılar için Büyükşehir Belediye Meclisi karacıyla özel bir düzenleme yapılmadığı da dikkate alındığında, 3194 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca buralarda inşa edilen yapılarda köy yerinde inşa edilecek yapılara ilişkin hükümlerin uygulanacağı, bu bağlamda köy yerleşik alanı içinde kalan taşınmazın ruhsata tabi olmadığı, ancak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca gerekli izinler alınmadan konut amaçlı inşa edilen yapı için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 5. fıkrasındaki özel düzenleme dikkate alınmak suretiyle belirlenecek para cezası miktarının beşte birinin uygulanması gerektiği, ayrıca yapı ruhsata tabi olmadığından anılan kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının c/8 bendi uyarınca yapının ruhsatsız olarak yapılması nedeniyle % 180 oranında arttırım uygulanmasına olanak bulunmadığı, bu durumda, köy yerleşik alanı içinde kalan ve yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca ruhsata tabi olmayan ancak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca gerekli izinler alınmadan konut amaçlı inşa edilen yapı için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 5. fıkrasındaki özel düzenleme dikkate alınmak sureliyle belirlenecek para cezası miktarının beşte birinin uygulanması gerektiği, ayrıca ruhsatsız olarak yapılması nedeniyle % 180 oranında arttırım uygulanmasına olanak bulunmadığı anlaşılmakla, hu hususlar dikkate alınmadan tesis edilen dava konusu 12/11/2019 tarih ve 1031 sayılı Encümen Kararının idari para cezası kesilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu encümen kararının idari para cezası kesilmesine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu encümen kararının 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; idarece yapıya ne zaman başlandığı ve imar affından yararlanılıp yararlanılmadığı konularında inceleme yapılmadığı, encümen kararının tebliğ edilmediği ve yapı tatil tutanağından yapının mühürlenip mühürlenmediğinin anlaşılamadığı, köy statüsünde iken yapının yapıldığı ve 50 yılı aşkın süredir bu yapının bulunduğu, bu haliyle yapının ruhsat gerektirmediği, yapı projesinin fen ve sağlık kuralları yönünden uygun olduğuna ilişkin valilik görüşü ile yapılabileceği, bu hususlar araştırılmadan yıkım kararı alındığı, köyde bulunan yapı ile ilgili olarak 27. madde de gözetilmek suretiyle para cezasına yönelik iptal kararı verilip yıkım kararının reddedilmesinin çelişki oluşturduğu, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması durumunda yapının durumu ve ruhsat gerektirmediği hususlarının aydınlanacağı ancak mahkemece bu yolda bir inceleme yapılmadığı ileri sürülerek kararın redde ilişkin kısmına karşı; davalı tarafından ise; 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesindeki düzenlemelere uygun olarak para cezası verildiği, Kanun'un 5. fıkrası gözetilmeden işlem tesis edildiği gerekçesiyle iptal kararı verildiği ancak bu fıkranın uygulanması için 27. maddeye uygun olarak yapı yapılması gerektiği, davacı yapısının köy yerleşik alanı içinde kalmadığı, bu nedenle 1/5 oranında ceza verilmesine olanak bulunmadığı ileri sürülerek kararın iptale ilişkin kısmına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın aleyhlerine olan kısımlarının kaldırılması istenilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, ..... Mahallesi, ada, parsel sayılı, davacının hissedarı olduğu taşınmaz üzerine 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesine aykırı olarak ve ruhsatsız bir şekilde toplam alanı 200 m2 olan iki katlı betonarme yapı yapıldığının 06/11/2019 tarihli yapı tatil zaptı ile tespit edilerek yapının mühürlendiği, tutanakta, yapının 3-A grubu olduğu da belirtilerek yapıya ait krokinin çizildiği ve yapının fotoğrafların çekildiği, bu tutanağa istinaden tesis edilen 12/11/2019 tarih ve 1031 sayılı dava konusu Ortahisar Belediye Encümeni kararı ile, imar mevzuatına aykırı olduğu belirtilen söz konusu yapı nedeniyle davacıya, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hesaplanan temel cezanın, yapının ruhsatsız olması nedeniyle c/8 bendi uyarınca artırılması sonucu bulunan toplam 23.430,40 idari para cezasının verilmesi ve imar mevzuatına aykırı yapıyla ilgili olarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi üzerine anılan encümen kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda; davacı yapısının bulunduğu Ortahisar ilçesi, ..... Köyü'nün 6360 sayılı Kanun uyarınca Trabzon İli'nin büyükşehir statüsü kazanması üzerine 30.03.2014 tarihinde yapılan yerel seçimlerle birlikte mahalleye dönüşen köylerden olduğu, davacının köy nüfusuna kayıtlı olduğu ve yapının ikamet amacıyla inşa edildiği, 3194 sayılı Kanun'un 8/ğ maddesi uyarınca, büyükşehir belediyesi sınırının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen, nüfusu 5.000'in altında kalan ve kırsal yerleşim özelliği devam eden yerlerdeki uygulamalar, büyükşehir belediye meclisince aksine bir karar alınmadıkça, uygulama imar planı yapılıncaya kadar 27. madde hükümlerine göre yürütüleceğinden ve Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından bu kapsamda alınmış bir karar bulunmadığından, davacı yapısının bulunduğu ..... Köyünde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 27. maddesinin uygulanmaya devam edileceği anlaşılmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Köylerde yapılacak yapılar ve uyulacak esaslar" başlıklı 27. maddesinde; "Belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri ve köy halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi yapılar için yapı ruhsatı aranmaz. Ancak etüt ve projelerin valilik onayını müteakip muhtarlığa bildirimi ve bu yapıların yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerin sorumluluğu müellifi olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar valilikçe ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro planlarına işlenir. (Ek cümle: 14/2/2020-7221/8 md.) Bu fıkrada belirtilen projelerin, valilik onayı ve muhtarlığa bildirim şartı sağlanmadan veya projesine aykırı yapı yapıldığının muhtarca tespiti ya da öğrenilmesi halinde durum, muhtar tarafından ivedilikle valiliğe bildirilir. Köy yerleşik alan sınırları dışında kalan ve entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların yapı ruhsatı alınarak inşa edilmesi zorunludur, tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların denetimine yönelik fennî mesuliyet 28 inci madde hükümlerine göre mimar ve mühendislerce üstlenilir.", 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. ... Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle: 14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.... (Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır."42. maddesinde ise; "Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır. Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ya da 27 nci madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan yapılanların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır:" hükmü yer aldıktan sonra maddenin devamı fıkralarında para cezasının hesaplanma yöntemi ve ceza hesaplanması sırasında artırım sebebi olarak uygulanacak hususlara ilişkin ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiş, maddenin 5. fıkrasında; "27 nci maddeye göre belirlenmiş köy yerleşik alanı ve civarı sınırları içinde köyün nüfusuna kayıtlı olan ve köyde sürekli oturanlar tarafından, projeleri fen, sanat ve sağlık şartlarına uygun olmasına rağmen valilik onayı alınmadan ve muhtarlığa bildirim yapılmadan konut ve zatî maksatlı tarım ve hayvancılık yapısı inşa edilmesi halinde yapı sahibine bin Türk Lirası idari para cezası verilir. Bu yapılardaki diğer aykırılıklar ve ruhsala tabi tarım ve hayvancılık maksatlı yapılardaki aykırılıklar için verilecek olan idari para cezası, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, ikinci fıkraya göre hesaplanan toplam ceza miktarı uygulanır." hükmü yer almıştır.
Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, köylerin köy yerleşik alanında, civarında ve mezralarda yapılacak olan konut amaçlı yapıların ruhsata tabi olmadığı, bu yapıların etüt ve projelerinin valilik tarafından onaylanmasını müteakip muhtarlığa bildirimi ile ve yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması koşuluyla ruhsatsız olarak yapılabileceği, ruhsata tabi yapıların ruhsat alınma süreçleri ile 27. madde kapsamında yapılabilecek yapıların proje onay süreci ve yapının yapım aşamasındaki yükümlülükler farklı olduğu gibi bu yapıların inşası sırasında işlenilen mevzuata aykırı fiillerin yaptırımlarının da farklı olduğu, ruhsatsız yapı yapılması durumunda 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca verilecek olan para cezasının hesaplanma yöntemi ve miktarı ile 27. madde kapsamında kalan yapılara verilecek para cezalarının hesaplanma yöntemi ve miktarının da farklıklar arz ettiği görülmektedir. Bu nedenle bu yapıların tespitine ilişkin olan ve sonraki aşamalardaki idari yaptırımların dayanağını oluşturan yapı tatil tutanaklarının da yapının tabi olduğu imar rejimine uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir. 27. madde kapsamında kalan yapıların tespitine esas yapı tatil tutanaklarında, yapının sahibi ve ölçüsü ile krokisi ve resimlerine yer verilmesi yanında, yapının köy yerleşik alanı içinde kalıp kalmadığı, davacının köy nüfusuna kayıtlı olup olmadığı, yapının projesinin bulunup bulunmadığı, fen ve sağlık kurallarına veya karar alınmış ise yöresel doku ve mimariye ilişkin kurallara uyulup uyulmadığı, onaysız projeye dayalı olarak inşa edilmiş olması halinde fen ve sağlık kuralları yönünden veya diğer aykırılıkların neler olduğu gibi hususların belirtilmesi gerektiği gibi tutanağın 27.madde kapsamında düzenlendiği ve mühürleme sonrası davacının bu tutanak üzerine yapabileceği başvuruların belirtilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı yapısının bulunduğu yerin köy statüsünün devam ettiğinin görülmesine rağmen dava konusu işleme esas 6/11/2019 tarihli yapı tatil tutanağının 3194 sayılı Kanun'un 27. maddesi kapsamında düzenlenmeyip 32. maddesi hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, tutanakta, 32. maddeye aykırı olarak ve ruhsatsız bir şekilde toplam alanı 200 m2 olan iki katlı betonarme yapı yapıldığı, yapının mühürlendiği ve 3-A grubu olduğu hususlarının belirtildiği, bu tutanak esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemde de 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinde ruhsatsız yapılara verilecek para cezalarının hesaplanmasına ilişkin düzenlemeler kullanılmak suretiyle ceza hesaplandığı ve köyde olması nedeniyle ruhsata tabi olmayan davacı yapısı ile ilgili ruhsatsız olarak yapılması nedeniyle artırım uygulandığı, maddenin 5. fıkrasındaki düzenlemelerin ise uygulanmadığı görülmektedir.
Bu durumda, 27. madde kapsamındaki yapılar için proje onayı ve muhtarlığa bildirim şartı bulunması, bu kapsamdaki yapıların ruhsata tabi olmaması karşısında, 3194 sayılı Kanun'un 27. maddesindeki koşullar çerçevesinde usulüne uygun olarak tutulmayan yapı tatil zaptına dayanılarak davacının 42. madde uyarınca 23.430,40 idari para cezası ile cezalandırılması ve imar mevzuatına aykırı yapıyla ilgili olarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi hükümlerinin uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Trabzon İdare Mahkemesinin 04/06/2020 günlü, E:2019/1369, K:2020/430 sayılı kararının iptale ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, kararın redde ilişkin kısmına yönelik davacı istinaf başvurusunun kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin yıkıma ilişkin kısmının da iptaline, dava sonuç olarak iptal ile sonuçlandığından aşağıda ayrıntısı gösterilen ve davacı tarafından yapılan toplam 634,60-TL dava ve istinaf yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL vekalet ücretinin (ilk derece yargılama aşamasında davacı lehine vekalet ücretine bükmediğinden, mükerrer ödemeye neden olunmayacak şekilde) davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 202,40.-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, artan posta gideri avansının yatıranlara iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak, 17/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)