(2577 S. K. m. 2, 17, 45) (4706 S. K. m. 4) (2004 S. K. m. 150) (YHGK 18.02.2009 T. 2009/14-12 E. 2009/79 K.)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından; İzmir İli, Buca İlçesi, ….. Mahallesi adresinde bulunan ve tapunun 7518 ada, 4 parsel sayısında kayıtlı taşınmaz üzerinde Buca Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.07.2017 tarih ve 1068-1-2-3-4-5-6-7-8-9 sayılı inşaat ruhsatlarına dayanılarak yapımı tamamlanan binanın kat irtifakına dönüştürülmesi ve onaylı numarataj belgesinin düzenlenmesi istemi ile yapılan başvurunun reddine ilişkin Buca Belediye Başkanlığı'nın 25.12.2018 tarih ve 12065 sayılı işlemi ve dayanağı İzmir Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığının 29.04.2015 tarih ve 21777 sayılı işlemi ile 11.06.2015 tarih ve 29247 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, davalı Buca Belediye Başkanlığı ve İzmir Valiliği tarafından verilen savunma dilekçeleri ve eklerinin incelenmesinden; davacı şirket tarafından davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan hazine fazlalılığının satışı için davalı İzmir Valiliğine müracaatta bulunulduğu, davalı İzmir Valiliği tarafından takdir edilen kıymet üzerinden davacı şirket ile satış sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşme gereğince belirlenen bedelin taksitler halinde ödenmesinin düzenlendiği, ilk taksit tutarı olan 4.275.000,00 TL'nin davacı tarafından ödendiği, geri kalan tutar için davacı şirket tarafından teminat mektubu verilmesi üzerine İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 19.04.2019 tarih ve 42198 sayılı yazısı ile hazine fazlalığının terkin edilmesi ve kat irtifakı kurulmasında sakınca bulunmadığının Buca Tapu Müdürlüğü ve davalı Buca Belediye Başkanlığına bildirilmesi üzerine davaya konu taşınmaz üzerindeki hazine fazlalığının terkin edildiği ve davacı şirketin 19.04.2019 tarihli müracaatına istinaden Buca Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından kat irtifakı işlemlerinin tesis edildiğinin görüldüğü, bu durumda, davaya konu taşınmaz üzerindeki hazine fazlalığının davacı şirket tarafından satın alındığı, bu suret ile davacının istemi doğrultusunda davaya konu taşınmaz üzerindeki şerhin kaldırılarak kat irtifakının kurulduğu anlaşıldığından konusuz kalan bu davada karar verilmesine yer bulunmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar veren İzmir 2. İdare Mahkemesi'nin 12/12/2019 gün ve E:2019/407, K:2019/1598 sayılı kararının; dava açma hakkı saklı tutularak satım sözleşmesi imzalanmak zorunda kalındığı, ihtirazi kayıtla ve dava açma hakkı saklı tutularak sözleşme yapılmak istenildiğinin ilgili idareye verilen 24.12.2018 tarih ve 100348 sayılı dilekçe ile sabit olduğu, hatta bu hususun idarenin de malumu olduğu 26.12.2018 tarihli cevabi yazılarında sözü edildiği, her iki yazı örneğinin de dilekçe ekinde olduğu, dolayısıyla bireysel işlemin iptali istemiyle açılan davalarda işlemin bütün sonuçlarıyla geri alınmadığı sürece işleme yönelik hüküm kurulmasının esas olduğu, belirtilen durumun haricinde yapılan hukuki tasarrufların iptal davasının konusuz kalmasının sonucunu doğuramayacağı, nitekim satış sözleşmesinin yapılması neticesinde gayrimenkul üzerindeki hazine fazlalığı şerhinin kaldırılmasının, davanın konusuz kalmasının değil taksitle ödeme yapılmasının doğal bir sonucu olduğu, şerhin kaldırılarak kat irtifakının kurulmuş olmasının davanın konusunun kalmadığı anlamına gelmediği, davacı şirketin söz konusu sözleşmeyi imzaladığı, idari işlemi hukuka uygun kabul ettiği için değil, insanları mağdur etmemek için yapıldığı, 4706 sayılı Yasaya aykırı olduğu, fazlalıkların Hazineye ait olduğuna ilişkin şerh bulunan taşınmazların hangi usulde satılacağının düzenlendiği, kat irtifakı ve benzeri işlemleri yapılamayacağına dair bir hüküm bulunmadığı, taşınmazlarda bulunan hazine fazlalıklarının 4706 sayılı Yasanın 4/g maddesi uyarınca taşınmaz maliklerine satışı yapıldıktan sonra inşaat veya yapı kullanma ruhsatının verilmesi, aksi halde hazine zararına sebep olunacağından yasal işlem başlatılabileceğinin belirtildiği, istinafa konu karar ile dava konusu işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlenmediği ve mülkiyet hakkının zedelendiği, taşınmazı kullanmayı engellemeyen ancak taşınmaz üzerinde hukuki tasarruflarda bulunmayı önemli ölçüde kısıtlayan söz konusu müdahaleyle başvuruculara aşırı bir külfet yüklendiği, bu külfetin sonucu olarak başvurucuların mülkiyet hakları ile kamu yararı arasındaki adil dengenin başvurucular aleyhine bozulduğunun saptandığı ve mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz olduğu sonucuna varıldığı, tek taraflı idare yaptırımlarına karşı iflas etmemek ve projesinden satış yapmış olduğu daire alıcılarına tapularını verebilmek ve piyasaya karşı daha fazla zor durumda kalmamak için üstelik ihtirazi kayıtla işlem yapıldığı, davacı şirketin, idarece istenilen hazine fazlalığına ilişkin bedelin ödenmesine ilişkin taksitli satış sözleşmesinin ihtirazi kayıtla imzalanmış olmasının idarenin yaptığı hukuka aykırı işlemlerin, hukuksuzlukların, keyfiliklerin yasal hale geldiği şekilde yorumlanamayacağı, bu karar ile yargısal denetim yani hukuka uygunluk denetimi yapılmadığı ve İYUK'ta düzenlenen iptal davasının amacına aykırı davranıldığı, iptal davasının amacının idari işlemin hukuka uygun olup olmadığının ortaya konulmasının sağlanması olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve dava konusu edilen işlemlerin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVALI İZMİR VALİLİĞİ'NİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Taşınmazın davacı tarafından satın alındığında İzmir 19.İcra Müdürlüğü'nün taşınmaz üzerindeki "eski kaydındaki tüm haciz, ipotek, İ.İ.K'nun 150/c maddesi şerhi vs.(satıştan önce sonra konulan) mülkiyetin devrini engelleyici sair takyidatlarının terkini ile kimlik dökümü yapılan alıcıya tesciline" şeklindeki 17/11/2014 tarihli müzekkere yazısı iddiası ve tapu kütüğünün beyanlar hanesinde Hazine fazlalığı beyanı bulunan taşınmazlardaki fazlalık beyanının kaldırılamayacağına ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kesinleşmiş 2009/14-12 E. 2009/79 K. sayılı kararı gereğince kaldırılamayacağı gibi fazlalık beyanı şerhinin mülkiyet devrini engelleyen bir şerh olmadığından söz konusu müzekkerenin zaten fazlalık şerhini kapsamadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI BUCA BELEDİYE BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASININ ÖZETİ: Arsa ile ilgili benzeri işlemlerin yapılmasında sakınca bulunmadığının bildirildiği, anılan yazının tebliğini izleyen aşamada davacı tarafın 19.04.2019 tarih ve 2083 sayılı müracaatına istinaden kat irtifakı işlemlerinin yapıldığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesi'nce; davacının duruşma istemi, 2577 sayılı Kanunun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca uygun görülmedi; işin esasına geçilerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
Bilindiği üzere yargısal denetim, hukuka uygunluk denetimine dayanır. Esas olarak iptal davasının amacı idari işlemin hukuka uygun olup olmadığının ortaya konulmasının sağlanmasıdır.
Dava konusu edilmiş bulunan bir düzenlemenin yargısal denetim tamamlanmadan yönetim tarafından geri alınması, değiştirilmesi veya kaldırılması yada ilgili tarafından işlemin icabına uygun hareket edilmesi işlemin yürürlükte olduğu tarihe kadar hüküm ifade etmesini etkilemeyip, gelecekte yaratacağı etkiler açısından önem taşır.
Dolayısıyla bireysel işlemin iptali istemiyle açılan davalarda, işlem bütün sonuçlarıyla geri alınmadığı sürece işleme yönelik hüküm kurulması esastır. Belirtilen durum haricinde yapılan hukuki tasarruflar, iptal davasının konusuz kalması sonucunu doğurmaz.
Dosyanın incelenmesinden; İzmir İli, Buca İlçesi, ....... Mahallesi adresinde bulunan ve tapunun 7518 ada, 4 parsel sayısında kayıtlı taşınmazın bulunduğu alanın Buca Belediye Encümeninin 17.09.1996 tarih ve 1996/1470 sayılı kararı ile düzenleme sahası olarak belirlendiği, iş bu alana ilişkin olarak Buca Belediye Encümeninin 16.03.1997 tarih ve 1997/548 sayılı kararı ile davaya konu 380 nolu parselasyon işleminin ve ada dağıtım cetvellerinin onaylandığı, davacı şirket tarafından davaya konu İzmir İli, Buca İlçesi, ....... Mahallesi adresinde bulunan ve tapunun 7518 ada, 4 parsel sayısında kayıtlı taşınmazın İzmir 16. İcra Müdürlüğünün E 2002/2048 sayılı dosyası ile yapılan satış neticesinde 03.11.2014 tarihinde satın alındığı, söz konusu taşınmaz üzerinde inşaat yapılması için müracaatta bulunulduğu ve inşaat ruhsatlarının düzenlendiği, davacı şirket tarafından Buca Belediye Başkanlığının 07.07.2017 tarihli inşaat ruhsatlarına dayalı olarak yapılan inşaatın mimari projeye uygunluk belgesinin verilmesi istemi ile davalı idareye müracaatta bulunulduğu, iş bu müracaatın" taşınmaz üzerinde hazine fazlalığı şerhi bulunduğu" belirtilerek reddedildiği, davacı şirket tarafından 20.11.2018 tarihli başvuru ile taşınmaz üzerinde hazine fazlalığı şerhinin kaldırılması ve kat irtifakının kurulması istemi ile davalı Buca Belediye Başkanlığına müracaatta bulunulduğu, yapılan başvurunun dava konusu Buca Belediye Başkanlığı'nın 25.12.2018 tarih ve 12065 sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, davalı Buca Belediye Başkanlığı ve İzmir Valiliği tarafından verilen savunma dilekçeleri ve eklerinin incelenmesinden; davacı şirket tarafından davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan hazine fazlalığının satışı için davalı İzmir Valiliğine müracaatta bulunulduğu, davalı İzmir Valiliği tarafından takdir edilen kıymet üzerinden davacı şirket ile satış sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşme gereğince belirlenen bedelin taksitler halinde ödenmesinin düzenlendiği, ilk taksit tutarı olan 4.275.000,00 TL 'nin davacı tarafından ödendiği, geri kalan tutar için davacı şirket tarafından teminat mektubu verilmesi üzerine İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 19.04.2019 tarih ve 42198 sayılı yazısı ile hazine fazlalığının terkin edilmesi ve kat irtifakı kurulmasında sakınca bulunmadığının Buca Tapu Müdürlüğü ve davalı Buca Belediye Başkanlığına bildirilmesi üzerine davaya konu taşınmaz üzerindeki hazine fazlalığının terkin edildiği ve davacı şirketin 19.04.2019 tarihli müracaatına istinaden Buca Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından kat irtifakı işlemlerinin tesis edildiği, bu nedenle de davaya konu taşınmaz üzerindeki hazine fazlalığının davacı şirket tarafından satın alındığı, bu suretle davacının istemi doğrultusunda davaya konu taşınmaz üzerindeki şerhin kaldırılarak kat irtifakının kurulduğunun anlaşılması sebebiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinafa konu işbu kararın verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, İzmir İli, Buca İlçesi, ....... Mahallesi, 7518 ada, 4 sayılı parselin, İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2002/2048 Esas sayılı dosyası üzerinden cebri icra yoluyla 03/11/2014 tarihinde 3.500,00 TL bedelle davacı şirket tarafından satın alındığı, söz konusu taşınmazı üzerine inşaat yapılmak istenildiği, davalı Buca Belediyesi'nden 07/07/2017 gün ve 1068, 1068/1, 1068/2, 1068/3, 1068/4, 1068/5, 1068/6, 1068/7, 1068/8, 1068/9 sayılı inşaat ruhsatlarının alındığı, 134 daireden oluşan iki blok toplam 268 daire, 6 villa, havuz ve kapıcı dairesinden oluşan inşaata ....... projesi olarak başlanıldığı ve projesine uygun olarak tamamlandığı, inşaatı tamamlanan projelerle ilgili olarak davacı şirketin davalı Buca Belediye Başkanlığı'na 20/11/2018 tarih ve 11144 tarih ve sayı ile kat irtifakına dönüştürülmesi ve Onaylı Numarataj Belgesi'nin verilmesi talebine karşılık dava konusu işlemlerin tesis edildiği, istinafa konu mahkeme kararında da ayrıntılı bir şekilde anlatıldıktan sonra davaya konu taşınmaz üzerindeki hazine fazlalığının davacı şirket tarafından satın alındığı, bu suret ile davacının istemi doğrultusunda davaya konu taşınmaz üzerindeki şerhin kaldırılarak kat irtifakının kurulduğunun anlaşılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı belirtilmekte ise de, projenin tamamlanması ile ön satışı yapılan dairelerin tapularının verilemediği, bu durumun davacı şirketi ekonomik olarak çok zor duruma düşüreceğinin tartışmasız olması sebebiyle ihtirazi kayıtla satım sözleşmesi imzalandığı, bu durumun davacı şirketin, davalı idareye vermiş olduğu 24/12/2018 tarih ve 100348 sayılı dilekçe ile sabit olduğu, dolayısıyla satış sözleşmesinin yapılması neticesinde gayrimenkul üzerindeki hazine fazlalığı şerhinin kaldırılmasının davanın konusuz kalmasının değil, taksitle ödeme yapılmasının doğal bir sonucu olduğu, şerhin kaldırılarak kat irtifakının kurulmuş olmasının davanın konusu kalmadığı anlamına gelmeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı irdelenerek dava konusu işlemler yönünden davanın esasına girilmesi gerekirken davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu İzmir 2. İdare Mahkemesi'nin 12/12/2019 gün ve E:2019/407, K:2019/1598 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrasına göre kesin olarak 05/11/2020 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)