(193 S. K. Mük. m. 120)
İSTEMİN ÖZETİ : İnşaat malzemesi toptan ticaretinden dolayı mükellefiyet kaydı bulunan davacının komisyon karşılığı fatura ticareti yaptığı yolunda düzenlenen vergi tekniği raporunun dayanak alındığı vergi inceleme raporu uyarınca adına re'sen salınan 2016 yılına ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile aynı yılın Ocak-Mart, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemlerine ait üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergilerin kaldırılması istemiyle açılan davada; davacı şirket hakkında düzenlenen 25.12.2018 tarih ve A-7602/24 Sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; şirketin inşaat malzemesi alım satımı faaliyetiyle iştigal etmek üzere 02.07.2015 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 02.07.2015-16.11.2016 tarihlerinde şirketin tek ortağı ve temsilcisinin Ö. F. S. olduğu, 17.11.2016 tarihinden sonra şirket hisselerinin E. E.'a devredildiği, E. E.'ın davacı şirket dışında başkaca üç şirkette ortaklığının; bu şirketlerden ikisinde aynı zamanda kanuni temsilcilik görevinin bulunduğu, söz konusu şirketlerden ikisi hakkında sahte belge düzenleyicisi olduklarına dair vergi tekniği raporları düzenlendiği, 02.07.2015 tarihli işe başlama yoklamasında; şirket sermayesinin 50.000,00-TL olduğu, inşaat malzemeleri alım satımı yapılacağı ve şirketin muhasebecisinin bulunduğu hususlarının tespit edildiği, 01.07.2015 tarihli yoklamada; iş yerinin bir yıllığına kiralandığı, 08.07.2015 tarihli yoklamada; faaliyetin inşaat, dekorasyon ve tadilat işleri olduğunun beyan edildiği, iş yeri büyüklüğünün 40 m2 olduğu, çalışan bulunmadığı ve iş yerinde bir masa, bir koltuk ve iki sandalyenin bulunduğunun görüldüğü, 03.02.2017 tarihinde verilen dilekçeyle iş yeri adresinin 20.01.2017 tarihi itibarıyla değiştirildiğinin bildirildiği, 06.02.2017 tarihli yeni iş yeri yoklamasında; gayri faal olunduğu, iş yerinin sürekli kapalı olduğu, 08.02.2017 tarihli yoklamada; 30 m2 olan iş yerinin tescilsiz olduğu, P.O.S. cihazı bulunmadığı, bir adet pvc teşhir ürünü, bir adet bilgisayar, bir adet yazıcı, bir adet masa, bir adet koltuk bulunduğu, asgari ücretli bir çalışan olduğu, 17.10.2017 tarihli yoklamada; iş yerinin faal olmadığı ve kapalı olduğu, şirkete kayıtlı emtia ve kayıtlı araç olmadığı hususlarının tespit edildiği, 2017/ Temmuz-Eylül döneminde iki işçi, 2017/Ağustos döneminde 798.609,70-TL hasılat beyan edildiği, stok bilgilerinin olmadığı, mal hareketleri ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, üretimi ve ticareti doğrulayacak nitelikte telefon nakliye vb. giderin olmadığı, iş yeri adresinin kapalı olmasının müdürden sorulması üzerine şantiyede olunduğunun bildirildiği, şirket adresinin aynı zamanda şirket kanuni temsilcisinin ikametgah adresi olduğunun tespit edildiği, bu hususun sorulması üzerine temsilci tarafından ön tarafın dükkan, arka tarafın daire olarak inşa edildiğinin ifade edildiği, 2016 ve 2017 yıllarında sırasıyla 51.528,59-TL ve 50.804,29-TL tutarında ödenmesi gereken kurumlar vergisi beyan edildiği, gelir tablosunda 2016 yılı için 3.225.811,33-TL, 2017 yılı için 4.720.553,89-TL brüt satış bildirildiği, bu yıllara ilişkin verilen katma değer vergisi beyannamelerinde yalnızca 2016/Mart döneminde ödenmesi gereken katma değer vergisi doğduğu, muhtasar beyannamelerde 2017 ve 2018 yılları için bir veya işçi işçi çalıştırıldığının beyan edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumuna 12.03.2018 tarihi itibariyle 56.010,36-TL borcun bulunduğu, 2015/Aralık ve 2016/Eylül dönemleri arasında kanuni temsilcinin de şirket çalışanı olarak göründüğü, durumun temsilciden sorulması üzerine Ö. F. S.'ndan şirket hisselerinin devralınmasından önce beraber iş yaptıklarının ifade edildiği, E. E., E. E. ve B. E.'ın sadece sigorta girişlerinin bulunduğu, iş yerinde çalışmadığı, 25.12.2018 tarihi itibarıyla toplam 319.824,97-TL vadesi geçmiş ve ödenmemiş vergi borcu bulunduğu, mükellef adına kayıtlı motorlu taşıt bulunmadığı, işletmede kullanılmak üzere herhangi bir araç kiralanmadığı, şube ve deponun olmadığı, kanuni temsilci tarafından, alım satım yapılan malların muhafaza edilmediği, alınan malların fabrikadan şantiyeye gönderildiği, alıcı firmalar tarafından nakliye hizmetinin karşılandığı hususlarının beyan edildiği, defterlerinin tasdikli olduğu, Ba bildirim formları ile 2016 yılında 3.143.149,00-TL, 2017 yılında 6.952.402,00-TL, 2018 yılında 1.708.040,00-TL mal ve/veya hizmet alımının bildirildiği, karşı Bs formları ile sırasıyla 2.107.796,00-TL, 1.413.740,00-TL ve 1.708.040,00-TL mal ve/veya hizmet satımının bildirildiği, mükellefin 2016 ve 2017 yıllarında yapmış göründüğü alışların haklarında sahte belge düzenleyici oldukları yönünde vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden gerçekleştirildiği, 2018 yılında yapılan mal alışının ise haklarında sahte belge düzenleme yönünden vergi incelemesi devam eden mükelleflerden yapıldığı, mükellefin 2016 ve 2017 yıllarında mal sattığı Y... Anonim Şirketinin temsilcisi tarafından; faturalar içeriği malların gerçekten alındığı, ödemeleri çek ve havale yoluyla yaptıkları, nakliyenin davacı tarafından yapıldığının beyan edildiği, İ... Limited Şirketinin kanuni temsilci tarafından benzer ifadelerde bulunulduğu, şirket çalışanı olarak gösterilen H. K. tarafından; iş yerinin 40 metre karelik bir yer olduğu, kendisinden başka iki çalışanın bulunduğu, ücretinin ödenmediği, fatura basıldığının görülmediği, küçük işler yapıldığı, Ö. A. tarafından; böyle bir şirkette hiç çalışmadığı, ilgili dönemlerde sanayide çalıştığı, E. E.'a iş yaptırdığı ancak işin gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle aralarında sıkıntı yaşandığı, H. O. tarafından; şirkette çaycılık yaptığı, şirket telefonunun bulunmadığı, kendisinden başka çalışan olmadığı hususlarının ifade edildiği, U. U. ve M. A. Y.'e ulaşılamadığı, Türkiye Halk Bankası ve Garanti Bankası A.Ş. tarafından; hesaptan ve kasadan yapılan çek ve senet işlemlerine ve ortak hesaplarına rastlanılmadığının ve Denizbank A.Ş., Garanti Bankası A.Ş. ve Halk Bankası A.Ş. tarafından aynı gün içerisinde aynı tarihlerde giriş ve çıkışların gözlemlendiği hususlarının inceleme elemanına bildirildiği, mükellef adına düzenlenen çekleri tahsil eden M. K. tarafından; B... M... unvanlı şirketi tanınmadığının ifade edildiği, yukarıda yer verilen tüm verilerden hareketle mükellef şirketin 01.01.2016 tarihinden itibaren düzenlediği faturaların sahte belgeler olarak değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, davacı şirketin 2016 ve 2017 hesap dönemlerindeki mal alışlarının tamamının, 2018 yılı mal alışlarının ise tamamına yakınının haklarında sahte belge düzenleme faaliyeti sebebiyle vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden yapılması, beyan edilen dönem matrahları ile davacının iş organizasyonunun örtüşür nitelikte olmaması, iş organizasyonu içerisinde nakliye işlemlerini sağlamaya yönelik herhangi bir taşıtının ya da nakliye hizmeti aldığına dair hizmet faturalarının bulunmaması, şirketin ortağı ve temsilcisinin, haklarında sahte belge düzenleme faaliyeti yönünden vergi tekniği raporlarının olduğu şirketlerde ortaklık ve temsilcilik görevinin bulunması ve işçi olarak beyan edilen bazı şahıslarca firmanın hiç tanınmıyor olması, bazılarının ise yalnızca sigorta girişlerinin temini noktasında işçi olarak beyan edilmesi, şirketin gerek vergi dairesi müdürlüğüne gerek sosyal güvenlik kurumuna yüklü miktarda vergi ve prim borcu bulunması, banka hesaplarında aynı gün içinde ve aynı miktarlarda giriş çıkış işlemlerinin yapılması, hesap bakiyelerinin çok cüz-i miktarlarda olması tespitlerinden hareketle davacının mevcut iş organizasyonu ile beyan edilen matrahların uyumsuz olduğu da dikkate alındığında, davacının ilgili dönemlerde düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmaksızın komisyon geliri elde etmek için düzenlenmiş sahte belgeler olduğu sonucuna varılmış olup, fatura tutarları üzerinden %2 komisyon oranı uygulanmak suretiyle hesaplanan matrah esas alınarak salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile %10 yanılma payı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan geçici vergilere bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunun mükerrer 120. maddesi uyarınca mahsup dönemi geçen geçici vergilerin aranmayacağı gerekçesiyle dava konusu geçici vergileri kaldıran, geçici vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezaları ile vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden davayı reddeden Ankara 3. Vergi Mahkemesi'nin 28/10/2019 gün ve E: 2019/523, K: 2019/1017 Sayılı kararının; davalı idare tarafından, davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı; davacı tarafından, az kar marjıyla çalışan ve alınan siparişleri imalatçı firmadan veya piyasadan temin ederek satan bir firma olduklarını, yoklamada saptanan teşhir ürünü üzerinden, üretici firmalara sipariş vererek satış yaptıklarını, yoklamada tespit edilen ekipmanların bu faaliyet biçimine uygun olduğu, ürün temini ve sipariş gidişinin kontrolü nedeniyle ofis dışında olabildikleri, fatura ve banka kayıtlarının uyumlu olduğu, alım satım yapılan firmalar hakkında vergi tekniği raporu düzenlenmiş olmasının sahte fatura düzenlendiğine tek başına delil sayılamayacağı, hakkındaki incelemenin varsayıma dayandığı ileri sürülerek kaldırılması istenmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
KARAR: İstinaf başvurularına konu vergi mahkemesi kararının geçici vergilerin kaldırılması ile davanın üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının vergi tutarlarına isabet eden kısımları yönünden reddedilmesi yolundaki hüküm fıkraları aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüştür.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun geçici vergiye ilişkin mükerrer 120. maddesinin dördüncü fıkrasında; geçici verginin %10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin saptanması halinde eksik beyan edilen bu kısım için ceza tahsil edileceği kurala bağlanmıştır. Maddede öngörülen oranı aşan tutarda eksik beyanda bulunan davacı adına salınan geçici vergi nedeniyle ceza kesilmesi mükerrer 120. maddede yer alan düzenlemenin gereği olmakla birlikte, yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi nedeniyle yol açılan vergi kaybından dolayı bir kat ceza kesilmesi gerektiğinden, vergi mahkemesi kararının, geçici vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının vergi tutarlarının iki katına isabet eden kısmı yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
SONU: Açıklanan nedenle davalı idare istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kısmen reddine, Ankara 3. Vergi Mahkemesince verilen 28/10/2019 gün ve E: 2019/523, K: 2019/1017 Sayılı kararının geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının vergi tutarlarının iki katına isabet eden kısmı yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf başvurusunun kabulüyle sözü edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasına, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4.fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın kısmen kabulüne, dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalarının vergi tutarlarının iki katına isabet eden kısmının kaldırılmasına, aşağıda dökümü yapılan toplam 287,50 TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranına göre takdiren 68,00 TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, geri kalanının davacı üzerinde bırakılmasına, davacının vekili için dava aşamasında vekalet ücretine hükmedildiğinden, yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine gerek olmadığına, davacıdan 54,40 TL'den az olmamak üzere binde 4.55 oranında karar harcı alınmasına, artan posta giderinin taraflara iadesine, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak, 12.03.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)