İSTEMİN ÖZETİ: 9.638,95 TL imar idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen 24.1.2020 günlü ve E:2019/193, K:2020/106 sayılı kararın, davacı tarafından, istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline veya konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dava tarihi itibarıyla haklılıkları sübut bulduğundan taraflarına vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Dava, 9.638,95 TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen 24.1.2020 günlü ve E:2019/193, K:2020/106 sayılı kararla, idari para cezasının dava konusu yapılmayarak kesinleştiğinin anlaşılması karşısında ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, öte yandan tahsil edilmeyen cezanın iptalinin yapı kayıt belgesinin geçerliliğinin değerlendirilmesinden ve geçerli olduğunun tespitinden sonra mümkün olabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, yapı kayıt belgesi alındığı ve davalıya ibraz edildiği, buna rağmen idari para cezası iptal edilmeyerek ödeme emri düzenlendiği, cezanın dava açıldıktan sonra iptal edildiği, öte yandan cezanın, ilgili Encümen kararında Encümen Başkanının hem başkan hem de üye olarak oy kullanması nedeniyle hukuka aykırı olduğu, bu durumun ödeme emrini de hukuka aykırı hale getireceği ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline veya konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dava tarihi itibarıyla haklılıkları sübut bulduğundan taraflarına vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davalının istinaf başvurusu kabul edilip İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen 24.1.2020 günlü ve E:2019/193, K:2020/106 sayılı karar kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, "Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur."; 37. maddesinde, "Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir. Hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür." hükümlerine yer verilmiş; 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gerektiğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği öngörülmüştür.
Belirtilen düzenlemeler uyarınca amme alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun uygulanacak olup, bu bağlamda yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenmediği takdirde tahakkuk edecek borç için ödeme emri düzenlenebilecektir. Zira idarelerce ödeme emri düzenlenebilmesi için amme alacağının tahakkuk etmesi, başka bir ifadeyle ödeme müddetinin son günü itibarıyla ödenmemiş olması gerekmektedir.
3194sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinin 1. fıkrasında, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükümlerine, 4. fıkrasında, "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne, son fıkrasındada, "Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
6.6.2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslar'ın 6. maddesinde, yapı kayıt belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, A2 mahallesi, 26023 ada, 13 parsel numaralı ve davacıya ait taşınmaz üzerinde ruhsat eki projeye aykırı olarak inşa edilen yapı nedeniyle davacının Karşıyaka Belediyesi Encümeninin 26.6.2018 tarihli kararıyla 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 9.638,95 TL idari para cezasıyla tecziye edildiği, bu kararın davacıya 23.7.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından bu cezaya karşı dava açılmadığı, ancak 2.10.2018 tarihli yapı kayıt belgesinin alındığı ve 4.10.2018 tarihinde davalıya ibraz edildiği, davalı tarafından idari para cezasının tahsili amacıyla 26.11.2018 tarihli dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, bu işlemin davacıya tebliği üzerine 13.2.2019 tarihinde bakılan davanın açıldığı, öte yandan Karşıyaka Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğünce Mali Hizmetler Müdürlüğüne yazılan 8.2.2019 tarihli ve E.3289 sayılı yazıda, ruhsata aykırı yapı nedeniyle imar barışından yararlanıldığı anlaşıldığından 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamındaki işlemlerin Müdürlüklerince sonlandırıldığı belirtilerek, Kanun'un 42. maddesine göre verilen idari para cezasının iptali konusunda da gereğinin arz edildiği anlaşılmaktadır.
Ödeme emirleri için 6183 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılan dava açma nedenlerinden "borcun bulunmaması", borcun ya hiç doğmamış olmasını ya da ödenerek veya başka bir sebeple ortadan kalkmış bulunmasını ifade etmektedir. Ödeme emrine karşı açılan davalarda ileri sürülen iddiaların "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilebilmesi için, ödeme emrinin dayanağını oluşturan tahakkuk işlemine karşı dava açılmamış veya dava açılmış olmakla birlikte açılan davanın usulden reddedilmiş olması gerekmektedir. Zira tahakkuk işlemine karşı dava açılmaması veya açılan davanın usulden reddi, kendisine 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı yolundaki itirazlarının yargısal incelemesinin yapılmasına engel teşkil etmemektedir.
Olayda, davacı tarafından idari para cezasına karşı dava açılmadığı, bu cezaya ilişkin encümen kararının alındığı toplantıda ....'nın hem başkan vekili hem de üye sıfatıyla mükerrer oy kullandığı, diğer yandan davacının sunduğu yapı kayıt belgesi hakkında davalı idarece yapılacak değerlendirme neticesinde para cezasının ortadan kalkabileceği açık olup, bu değerlendirme yapılmaksızın ödeme emri düzenlendiği hususları dikkate alındığında, davacı iddialarının ''borcum yoktur'' kapsamında değerlendirilebileceği görülmektedir.
Bu durumda, hukuka aykırı bir usulle alınan encümen kararına dayanılarak ve davacı tarafından sunulan yapı kayıt belgesi hakkında değerlendirme yapılmaksızın düzenlenen dava konusu ödeme emrinde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen 24.1.2020 günlü ve E:2019/193, K:2020/106 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, davacı tarafından yapılan ve aşağıda ayrıntısı gösterilen 360,40 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.700,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından fazladan yatırılan 54,40 TL karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca yatırana geri verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca Danıştay'da temyiz yolu KAPALI ve KESİN olmak üzere, 21.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)