(2577 S. K. m. 17, 45, 46, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, davalı sulama birliğinin yeterli ve zamanında su vermemesi nedeniyle işletmekte olduğu tarlalardaki ürünlerin zarar gördüğünden bahisle oluşan maddi zarara karşılık 94.314,67-TL tazminat ile Çivril Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/87 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespit masraflarına karşılık 766,70-TL'nin 21.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle iptali istemiyle açılan davada; davacıya ait taşınmazlarda oluşan zararın susuzluk nedeniyle oluştuğunun açık olduğu, sistemleri çalıştıracak yeterli basınçta su sağlanamaması, sağlanan suyun uygulanan rotasyon sistemi ve ön firtrasyon ünitesi bulunmaması nedeniyle basınçlı sistemlerde tıkanmaya sebep olabilecek kadar kirli olması hususları nedeniyle davalı idarenin %60 oranında kusuru bulunduğu, davalı idarelerin yürüttüğü kamu hizmetinin gereği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklanan eylemi ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının olduğu, davacının ise su kirli olsa bile hidranttan çıktıktan sonra damla sulama sistemi önündeki filtrenin yeterli sıklıkta temizlenmemiş olması ve sulama yapılan parsellerin yetersiz gelen basıncı tolore edebilecek boyuttan çok fazla tutularak, zaten düşük olan basınçla sulamayı imkansız kılması nedeniyle %40 oranında kusuru bulunduğu, bu durumda, davacı tarafından 94.314,67-TLmaddi tazminat talep edilmekte ise de; yukarıda tespit edilen kusur oranı ve zarar miktarları dikkate alındığında, toplam 52.906,34-TL olan maddi zararın davalı idarenin kusur oranına (%60) tekabül eden 31.743,80-TL'lik kısmının davalı idarece Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini gerektiği, fazlaya ilişkin 62.570,87-TLtazminat isteminin ise reddedilmesi gerektiği, öte yandan, davacı tarafça Çivril Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/87 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespit masraflarına karşılık 766,70-TL'nin ödenmesine hükmedilmesi istenilmekte olup; bu kapsamda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 405. maddesine göre delil tespiti dosyasının, asıl dava dosyasının eki sayılmakla, delillerin tesbiti işleminin davadan önce veya davadan sonra yapılmış olmasına bakılmaksızın davanın bir parçası ve davanın içinde sayılacağı ifade edildiğinden, delil tesbiti giderlerinin dava giderlerinden sayılması zorunluluğu bulunduğu dikkate alındığında, Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan 766,70-TL tespit giderinin de işbu davanın yargılama giderlerinden sayılması ve haklılık oranına göre davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 31.743,80-TLmaddi tazminatın Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılış tarihi olan 21.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, 62.570,87-TL maddi tazminat isteminin ise reddi yolunda Denizli İdare Mahkemesi'nce verilen 05/06/2020 tarih, E:2019/807, K:2020/474 sayılı kararın; davacının sulayamadığını iddia ettiği parsellere komşu parsellerde ürün yetiştirenlerin ürünlerini sulayabildikleri, davacının ürün yetiştirdiği parsellerini sulayamamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sulama yapamamasının sebebinin kendi hatası veya sulama sisteminin hatasından kaynaklanmış olabileceği, kapalı sistemde kanal temizliğinin önemli olmadığı, bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvuru dilekçesine yanıt verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmemiş olup, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Denizli İdare Mahkemesi'nce verilen 05/06/2020 tarih, E:2019/807, K:2020/474 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesince yatırana iadesine, 12/11/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)