(2709 S. K. m. 73) (2464 S. K. m. 97, 98) (2577 S. K. m. 2, 15, 43) (2576 S. K. m. 5, 6) (5393 S. K. m. 15) (213 S. K. m. 1, 122, 124)
Davacı H.. Sosyal Hizmetler Yemek İnşaat Petrol Nakliyat Lojistik Sayaç Okuma Mayın Arama Tarama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili Av. İ. D. tarafından, maliki olduğu halk otobüsü hattının devir işlemi nedeniyle hat devir ücreti adı altında 11/08/2017 tarihinde 0417060 numaralı makbuz ile davalı belediyeye yatırılan 17.500,00-TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafına iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun zımnen reddi ve şikayet başvurusunun zımnen reddi işlemlerinin iptali ile 17.500,00-TL tutarındaki hat devir ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle Elazığ Belediye Başkanlığı'na karşı açılan davada, görevli yargı yerinin belirlenmesi amacıyla Dairemize gönderilen dosya incelendi, gereği görüşüldü.
KARAR: İncelenen dosyada;
a-)Malatya Vergi Mahkemesi'nin 07/02/2020 tarih ve E:2019/493, K:2020/53 Sayılı sayılı kararıyla, olayda Elazığ Belediye Başkanlığı'nca 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında özel halk otobüsü toplu taşıma hatlarının kiraya verilmesi için ihale yapıldığı, bunun sonucunda Elazığ Belediye Başkanlığı ile davacı arasında 58 maddelik bir sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 33. maddesine göre toplu taşıma hattını kullanan şahısların, hattı bir başkasına devredebilmesi için belediye encümeninin iznini almasının ve 10.000 tam bilet ücreti ile KDV yatırmasının gerekli olduğu; bu durumda, dava konusu uyuşmazlığa esas olan "Hat Devir Ücretinin" vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler kapsamına girmediği, davalı idarece dava dosyasına sunulan 2017 yılı belediye ücret tarifesine göre bu "Hat Devir Ücretinin" ücret tarifesinde de yer almadığı ve 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97'nci maddesi kapsamında tahsil edilmiş bir ücret olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığa konu "Hat Devir Ücretinin" sözleşmeden kaynaklandığı; bu nedenle söz konusu "hat devir sözleşmesinin" mahiyetinin belirlenmesinin gerektiği, idarenin özel hukuk sözleşmelerinde görevli yargı yerinin sözleşmenin imzalanmasından önce ve sonraki aşamalarda çıkan uyuşmazlığın niteliğine göre belirleneceği, sözleşmenin imzalanmasından önceki aşamada çıkan uyuşmazlıklarda idari yargının, imzalandıktan sonra ortaya çıkan uyuşmazlıklarda ise adli yargının görevli olacağı ancak sözleşme idari sözleşme ise öncesi sonrası ayrımı yapılmaksızın görevli yargı yerinin 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-c maddesi ve 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 5/1-c maddesi uyarınca idari yargı olacağı, (bu kapsamda) taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin konusunun, idareye kanunla yüklenen ve giderilmesinde kamu yararı bulunan bir kamu hizmeti olan toplu taşımaya ilişkin olduğu ve sözleşmede idareye üstün yetkiler tanıyan kurallar yer aldığı görüldüğünden sözleşmenin “idari sözleşme" olduğu; bu hale göre; kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için akdedilen toplu taşıma hat kiralama sözleşmesi isimli idari sözleşmeden doğan uyuşmazlığa ilişkin davanın idari yargının görev alanında kaldığı görüldüğünden, uyuşmazlığın çözümlenmesinin idare mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle "davanın, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Elazığ İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar verildiği;
b-)Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nin 15/05/2020 tarihli, E:2020/91, K:2020/328 Sayılı kararıyla da, 5393 Sayılı Belediye Kanunun 15/f maddesinde, toplu taşıma yapılmasının belediyenin yetki ve imtiyazları arasında sayıldığı, 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunun 97. maddesinde, belediyelerin, bu kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili olduklarının belirtildiği; Harçlar Kanunu, Belediye Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanunu gereği toplu taşımacılık faaliyeti yapanlardan ruhsat harcı ve toplu taşıma imtiyazının devri karşılığı bir bedel almanın belediyelerin yetkisi dahilinde olduğu, sözü geçen devir temlik ücretinin 2464 Sayılı Yasada açıkça yer almamasına karşılık anılan Yasa'nın 97. maddesince belediye meclislerine verilen yetkiye istinaden alındığının anlaşıldığı; buna göre, söz konusu devir temlik ücreti adı altında alınan bu ücretin Anayasa'nın 73. maddesinde sayılan vergi resim ve harç benzeri mali yükümlülükler kapsamına girdiği; öte yandan 2464 Sayılı Kanun'un 98. maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanuna göre alınacak vergi, harç ve katılma payları hakkında 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümlerinin uygulanacağının ifade edildiği, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 122. maddesinde de, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına, ikinci fıkrasında ise belediye vergileri hakkında Belediye Başkanlığına müracaat edebileceklerinin açıklandığı, 2464 Sayılı Kanun'un 97. maddesinde belediyelerin bu kanunda harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili oldukları ve Belediyeye tekel olarak verilmiş işlerin kendi özel hükümlerine tabi oldukları hükmü yer almakta olup bu madde hükmünden ücretin bir hizmet karşılığı ödenen para olduğu sonucuna varıldığı, söz konusu maddenin belediye meclislerinin düzenleyecekleri tarifelere göre ücret alınması hususunda belediyelere yetki verirken bu yetkinin ilgililerin isteğine bağlı olarak yapacakları harç ve katılma payı konusu yapılmayan her türlü hizmet için kullanılmasını öngördüğü, bu nedenle belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret adı altında alınan paranın, bir hizmet veya malın karşılığını oluşturduğu göz önüne alındığında hat devir ücretinin vergi benzeri mali yüküm olarak kabul edilmesi gerektiği; bu durumda, idarenin tek yanlı olarak ve kamu gücü kullanarak kamu hizmetinden yararlanma karşılığında davacıdan (ücret) tahsil etmesi sebebi ile kamu alacağı niteliği taşıdığı anlaşılan hat devir ücretinin 213 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerinde belirtilen hükümler uyarınca iadesi istemiyle açılan davanın, görüm ve çözümünde 2576 Sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca idari yargı içerisinde yer alan vergi mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle "davanın 2577 Sayılı Kanun'un 15/1-a bendi uyarınca görev yönünden reddine, aynı kanunun 43/1-b bendi uyarınca görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dava dosyasının Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar verildiği anlaşılmıştır.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinde; "1. İdare ve vergi mahkemeleri, idari yargının görev alanına giren bir davada görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle davanın reddine karar verirlerse dosyayı Danıştay’a veya görevli ve yetkili idare veya vergi mahkemesine gönderirler.
a-)Görevsizlik sebebiyle gönderilen dosyalarda Danıştay, davayı görevi içinde görmezse dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir.
b-)Görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle dosyanın gönderildiği mahkeme kendisini görevsiz veya yetkisiz gördüğü takdirde, söz konusu mahkeme ile ilk görevsizlik veya yetkisizlik kararını veren mahkeme aynı bölge idare mahkemesinin yargı çevresinde ise, uyuşmazlık bölge idare mahkemesince, aksi halde Danıştay’ca çözümlenir.
2. Görev ve yetki uyuşmazlıklarında Danıştay ve bölge idare mahkemesince verilen kararlar ilgili mahkemelere bildirilir ve bu husus taraflara tebliğ olunur.
3. Danıştay ve bölge idare mahkemesince görev ve yetki uyuşmazlıkları ile ilgili olarak verilen kararlar kesindir..." hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan; 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 5. maddesinde, idare mahkemelerinin Danıştay'ın ve vergi mahkemelerinin görevi dışında kalan davaları çözmekle görevli olduğu ifade edilmiş; 6. maddesinde de, "Vergi mahkemeleri: a) Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, b) (a) bendindeki konularda 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları, c) Diğer kanunlarla verilen işleri çözümler." kuralına yer verilmiştir.
Aktarılan hükümler uyarınca; vergi mahkemesinin görevine giren uyuşmazlıkların, genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere veya bu konularla ilgili 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin yahut diğer kanunlar ile verilen işlerden olması gerekmektedir. Geri kalan idari uyuşmazlıklar ise genel görevli idari yargı mercii olan idare mahkemeleri tarafından çözümlenecektir.
Öte yandan; 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunun 97. maddesinde, belediyelerin, bu kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili oldukları belirtildikten sonra 98. maddesinde, Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanuna göre alınacak vergi, harç ve katılma payları hakkında 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümlerinin uygulanacağı; 213 Sayılı Vergi Usulü Kanununun 1. maddesinde ise, bu Kanun hükümlerinin ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Keza, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri ve 124. maddesinde, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yapılan düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına, belediye vergileri hakkında ise Belediye Başkanlığına müracaat edebilecekleri ifade edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; maliki olduğu halk otobüsü hattının devir işlemi nedeniyle hat devir ücreti adı altında 11/08/2017 tarihinde 0417060 numaralı makbuz ile davalı belediyeye yatırılan 17.500,00-TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafına iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun zımnen reddi ve şikayet başvurusunun zımnen reddi işlemlerinin iptali ile 17.500,00-TL tutarındaki hat devir ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dairemizce yapılan değerlendirmede; toplu taşıma yapma veya bunu özel kişilere yaptırma yetkisine sahip olan belediyelerin bu hizmetleri ayrıcalıklı olarak özel kişilere de gördürebileceği, gerek bu yetkilendirmede gerekse hizmetin ifasında ilgililerden belirli adlar altında ücret talep edip edemeyeceklerine yönelik tartışmanın ise esasen, bu ücretlerin kamu gücüne dayalı mükellefiyeti doğuran vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülük kapsamında kalıp kalmayacaklarından ibaret olduğu, uyuşmazlığa konu hat devir ücretinin de 2464 Sayılı Kanun'un 97. veya diğer maddeleri uyarınca istenip istenemeyeceği, nitelik olarak Kanun'un ilgili hükümlerine uygun olup olmadığı ve benzeri irdelemelerin aynı şekilde yapılabileceği (Danıştay 9. Dairesi'nin 07/12/2007 tarihli, E:2006/155, K:2007/4752; 02/10/2010 tarihli, E:2010/8511, K:2010/6349; 18/01/2011 tarihli, E:2009/2365, K:2011/13 ve 06/12/2011 tarihli, E:2008/139, K:2011/8230 Sayılı kararlarıyla, davalı Elazığ Belediyesi ile özel kişiler arasında daha önceden çıkan hat devir ücretine yönelik davalarda verilen Danıştay 9. Dairesi'nin 03/02/2016 tarihli, E:2013/8724, K:2016/204; 25/02/2016 tarihli, E:2013/8858, K:2016/765 ve aynı tarihli, E:2013/8721, K:2013/761 Sayılı kararları), benzer şekilde bu ücretin dayanağının meclis kararı olup olmamasının da aynı çekişmenin konusunu oluşturacağı (davalı Elazığ Belediyesi'nin aynı itirazı sunduğu benzer uyuşmazlıklarda verilen Gaziantep 2. Vergi Dava Dairesi'nin 16/10/2019 tarihli, E:2019/673, K:2019/1326, aynı tarihli, E:2019/675, K:2019/1325; 05/09/2019 tarihli, E:2019/663, K:2019/1064 Sayılı ve diğer kararları) kanaatine varılmış, ayrıca gerek örneklenen kimi davalarda gerekse işbu davada dava açma yoluna gidilmeden önce 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nda yer alan düzeltme ve şikayet başvuru yollarının tüketildiği görülmüştür.
Bu itibarla, "vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerden" doğan işbu davanın görüm ve çözümünde vergi mahkemesi görevli bulunmaktadır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, görevli mahkemenin vergi mahkemesi olarak belirlenmesine, dava dosyasının, davanın görüm ve çözümünde görevli olduğu belirlenen Malatya Vergi Mahkemesi'ne gönderilmesine, kararın Elazığ 1. İdare Mahkemesi ve taraflara bildirilmesine, 2577 Sayılı Kanun'un 43/3. maddesi gereğince kesin olarak, 23/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)