(2709 S. K. m. 125) (657 S. K. Ek m. 32) (7075 S. K. m. 10) (ANY. MAH. 07.02.2019 T. 2015/4812 E.)
İSTEMİN ÖZETİ: Manisa İli, Şehzadeler İlçesi, …… Lisesinde Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarılan, OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonu kararı ile 18/01/2019 tarihinde görevine iade edilen davacının, görevinden ayrı kaldığı 21/07/2016 ila 18/01/2019 tarihi arasındaki döneme ilişkin ek ders ücretlerinin, destekleme ve yetiştirme kursu ücretlerinin, öğrenci kişilik hizmetleri ek ders saati ücretlerinin, her on saat ders yüküne karşılık gelen toplam ek ders saati ücretlerinin, nöbet görevi ücretlerinin, eksik ödenen eğitim-öğretim yılı hazırlık ödeneklerinin idareye başvuru tarihi olan 09/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi, ayrıca görevinden ayrı kaldığı dönemde ödenen maaşlarına uygulanması gereken yasal faiz tutarının hesaplanarak ödenmesi talebiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Şehzadeler Kaymakamlığı'nın 10/04/2019 tarih ve 7318175 sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın Türk Dili ve Edebiyatı branşı ortalama ders yükü ücretleri, eğitim kurumundaki destekleme ve yetiştirme kursu ortalama ders yükü ücretleri ve ek ders ücretlerine yönelik olarak incelenmesinden; uyuşmazlıkta dava konusu işlem ile her ne kadar, davacıya görevinden ayrı kaldığı dönem için ek ders ve nöbet ücreti ödemesi yapılabilmesi için ek ders ve nöbet görevinin fiilen yapılmış olması gerektiği, davacının çalışması ile fiilen katkı sağlamadığı bu dönem için kendisine ek ders ve nöbet ücretlerinin ödenmesinin mümkün olmadığı görevde olunamayan dönemde verilebilecek ek ders saati ile Destekleme ve Yetiştirme Kursu görevi verilip verilemeyeceğinin tespitinin mümkün olmadığından bahisle ek ders ücreti verilemeyeceği belirtilmiş ise de; ilgili mevzuat hükümlerinden her bir öğretmenin maaş karşılığı belirlenen ders görevi süresini tamamladıktan sonra ücret karşılığında belirli bir süre dahilinde de zorunlu ek ders görevini yerine getirmekle yükümlü tutulduğu, ... Lisesinde Türk Dili ve Edebiyatı branş öğretmeni olarak görev yapmakta iken önce görevinden uzaklaştırılan ardından kamu görevinden ihraç edilen davacının görev yaptığı eğitim kurumunda her bir eğitim öğretim yılı başlamadan önce müfredatta yer verilen derslere ilişkin ders yükünün belirlenerek norm kadro sayılarının belirlendiği, norm kadroda görev yapan ve hakkında herhangi bir muafiyet kararı bulunmayan öğretmenlere nöbet görevi verilerek karşılığının ek ders ücreti olarak ödendiği, 21/07/2016-18/01/2019 dönemine ilişkin davacının görev yaptığı eğitim kurumundaki Türk Dili ve Edebiyatı branşı ders yükünün haftalık, aylık ve yıllık ders programlarından tespitinin mümkün olduğu, eğitim kurumunda eğitim alan öğrenci sayısı, zorunlu ve seçmeli ders sayısına göre belirlenen ders yüküne göre oluşturulan norm kadrolara verilen ders saaiti ve bunun karşılığında verilen ek ders saati sayıları ile bu dönemde eğitim kurumunda düzenlenen Destekleme ve Yetiştirme Kurslarına ilişkin programların ve sürelerinin davalı idare arşivinde bulunan kayıtlardan tespitinin mümkün olduğu dikkate alındığında kendinden kaynaklanmayan sebeplerle anılan dönemde fiilen çalışamadığı anlaşılan davacının mahrum bırakıldığı Türk Dili ve Edebiyatı branşı ortalama ders yükü ücretlerinin, eğitim kurumundaki destekleme ve yetiştirme kursu ortalama ders yükü ücretlerinin, öğrenci kişilik hizmetleri ek ders saati ücretlerinin, her on saat ders yüküne karşılık gelen toplam ek ders saati ücretlerinin, mesleki çalışma dönemi ek ders ücretlerinin, nöbet görevi ek ders ücretlerinin davalı idarece ödenmesi ve zararın bu şekilde tazmin edilmesi gerektiği; davanın, eğitime hazırlık ödenekleri yönünden incelenmesinden; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Ek 32. maddesinde eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfına dahil öğretmen unvanlı kadrolarda fiilen öğretmenlik yapanlara her öğretim yılında bir defaya mahsus olmak üzere ödenmesi kararlaştırılan ve öğretim yılının başladığı ay içinde ödenmesi kararlaştırılan eğitim öğretime hazırlık ödeneğini hak edilebilmesi için fiilen görev yapma şartı getirilmiş ise de davacının kendinden kaynaklanmayan sebeplerle 21/07/2016-18/01/2019 döneminde çalışamadığı dikkate alındığında Savcılık tarafından hakkında takipsizlik kararı verilen ve OHAL Komisyonu kararı ile görevine iade edilen davacı tarafından talep edilen eğitim öğretime hazırlık ödeneğinin davalı idarece tam olarak ödenmesi ve zararın bu şekilde tazmin edilmesi gerektiği, yukarıda aktarıldığı üzere davacının 21/07/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı ve 01/09/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı dikkate alındığında davacının belirtilen tarihlerden sonra istese dahi fiilen çalışma olanağına sahip olmadığı gibi belirtilen işlemler dava konusu işlem olmasa idi, fiilen çalışma şartını yerine getireceğinin tartışmasız olduğu, davalı idarenin, hukuka aykırı işlemi olmasaydı davacının fiilen çalışma şartını taşımayacağına dair bir iddiası da bulunmadığından, davacıya söz konusu ek ders ve nöbet ücreti ile öğretim yılına hazırlık ödeneğinin tamamının kesinti yapılmaksızın ödenmesi gerektiği, bu kapsamda ödenmeyen eğitime hazırlık ödeneklerinin ve ek ders ücretlerinin tahakkuk etmesi gereken tarihlerde hak kazanacağının açık olduğu; davanın, Türk Dili ve Edebiyatı branşı ortalama ders yükü ücretleri, eğitim kurumundaki destekleme ve yetiştirme kursu ortalama ders yükü ücretleri, ek ders ücretleri ve ödenmeyen eğitime hazırlık ödeneği alacaklarına ilişkin faiz talebi yönünden incelenmesinden; faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu, esasen bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmeyeceği, ekonomilerde bir değişim vasıtası olan para, çeşitli ticari, sınai, zirai v.s faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine kazanç, kira, nema v.s. adları altında kimi ekonomi' yararlar sağlayan ekonomik bir değer olduğu, paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılması, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu yaratmanın yanında: yüksek enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yanı alım gücün enflasyon oranı ölçüsünde yitirmesine neden olduğu, Hukuk devletlerinde, açıklanan nitelikteki bir zararın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için, açık yasa hükmü aranması düşünülemeyeceği, aksine anlayışın; Devletin ve ona bağlı idarenin eylem ve işlemlerinden doğan her türlü zararın tazmini için de, açık yasa hükmü aranması sonucuna götüreceği ki; böyle bir anlayışın Anayasa'nın 125'inci maddesinin son fıkrasında yer alan, 'idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür' amir hükmü ile bağdaştırılamayacağı, öte yandan Anayasa Mahkemesinin benzer bir konuda bireysel hak ihlali başvurusu kapsamında verdiği BN:2015/4812 ve 07/02/2019 tarihli kararında da belirttiği üzere Anayasa Mahkemesi kamu kurum ve kuruluşlarından olan çeşitli para alacaklarının değer kaybına uğratılarak ödenmesine ilişkin şikayetleri daha önce inceleyerek kamu makamlarının para borçlarını makul olmayan bir gecikme ile ödedikleri durumlarda para alacağında meydana gelen değer aşınmalarının başvurucular üzerinde şahsi olarak aşırı bir yük oluşturması halinde müdahale ölçülü olmadığından mülkiyet hakkının ihlaline karar verildiği, uyuşmazlıkta önce görevinden uzaklaştırılan ardından kamu görevinden çıkarılan ve daha sonra Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun kararı ile görevine iade edilen davacının görevinden ayrı kaldığı dönemde hak ettiği eğitim öğretime hazırlık ödeneklerini ve ek ders ücretlerini alamadığı, yasa hükmü gereği ödenmesi kararlaştırılan bu parasal hakların mülkiyet hakkı kapsamında olduğu dikkate alındığında; konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak faiz ödenmesi gerektiği, hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucu olduğu göz önüne alındığında davacıya ödenmeyen hazırlık ödeneklerinin, Türk Dili ve Edebiyatı branşı ortalama ders yükü ücretlerinin, görev yaptığı eğitim kurumundaki destekleme ve yetiştirme kursu ortalama ders yükü ücretlerinin ve ek ders ücretlerinin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren (davacı kamu görevinden çıkarılmasaydı normalde ödenmesi gereken her aydan itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı 21/07/2016-18/01/2019 dönemine ilişkin Türk Dili ve Edebiyatı branşı ortalama ders yükü ücretlerinin, eğitim kurumundaki destekleme ve yetiştirme kursu ortalama ders yükü ücretlerinin ve eğitim öğretime hazırlık ödeneklerinin tam ve eksiksiz olarak (ödemesi gereken tarihlerden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilenManisa1.İdareMahkemesinin 31/12/2019gün ve E:2019/462, K:2019/1170sayılı kararının; davacı tarafından, görevinden ayrı kaldığı süre için ödenen maaşına uygulanacak yasal faiz tutarına yönelik olarak hüküm kurulmadığı; davalı idare tarafından ise, davacının talep ettiği ücretlerin fiili çalışma karşılığı ödendiği, fiilen çalışması bulunmayan davacıya bu ücretlerin hukuken ödenmesi mümkün olmadığı gibi, anılan bu tutarlara faiz işletilmesi konusunda mevzuatta hüküm bulunmadığı ileri sürülmekte ve istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasını istemektedirler.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Manisa1. İdare Mahkemesince verilen 31/12/2019 gün ve E:2019/462, K:2020/1170 sayılı kararın; dava konusu işlemin; davacının görevden ayrı kaldığı dönemde yoksun kalınan ek ders ücretleri ve eğitim-öğretim yılına hazırlık ödeneğinin ödenmesi isteminin reddine" ilişkin kısmının iptali ile "görevinden ayrı kaldığı dönemler için yoksun kalınan ek ders ücretleri ve eğitim-öğretim yılına hazırlık ödeneğinin yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının dayandığı gerekçe usul ve hukuka uygun olup, kararın bu kısımlarına yönelik davalı idare istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Davalı idarenin diğer istinaf başvurularına gelince:
1 - Kararın, davacının görevinden ayrı kaldığı döneme ait destekleme ve yetiştirme kursu ek ders ücretine ilişkin kısmının incelenmesinden;
Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitim Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi'nin 11. maddesi 23/09/2014 günlü, 41445909 sayılı Makam Onayı ile değişik 2. fıkrasında; "Kurslarda görev almak isteyen öğretmenler, ders yılı başında yayımlanan kılavuzda belirlenen takvime göre e-kurs modülü üzerinden veya milli eğitim müdürlüklerine şahsen başvuruda bulunur. Kurslarda görev alacak öğretmenler, başvuruda bulunan öğretmenler arasından veli ve öğrencilerin tercihleri de dikkate alınarak görevlendirilir. Kurslarda, belirtilen nitelikleri taşımaları kaydıyla diğer okullarda görevli öğretmenlerden de görevlendirme yapılabilir. (...)" hükmüne yer verilmiş olup, davacının görev yaptığı okulda destekleme ve yetiştirme kursunun açılmasının kesin olmaması ve açılması halinde de kursta görev alacak öğretmenlerin seçiminde veli ve öğrencilerin ders tercihleri gözetilmek suretiyle öğretmen görevlendirilmesi usulü dikkate alındığında, davacının -kamu görevinden hiç çıkarılmasaydı dahi- görev yaptığı okulda destekleme ve yetiştirme kursunun açılıp açılmayacağı, açılsa da davacının kursta görev alıp almayacağının kesin olmadığı, bir başka deyişle, bu hususun bir ihtimalden ibaret olduğu değerlendirildiğinde, dava konusu işlemin, davacının açıkta geçirdiği döneme ait destekleme ve yetiştirme kursu ek ders ücretinin ödenmesi talebinin reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
2- Kararın, davacıya ödenmesine hükmedilen ek ders ücretleri ve eğitim-öğretim yılına hazırlık ödeneğine işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının incelenmesinden:
İdari yargıda, yargılamaya hakim olan temel ilkeler arasında yer alan "taleple bağlılık ilkesi" uyarınca, idare mahkemeleri tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, mahkemece istemin genişletilmesi veya talep edilmeyen bir konuda karar verilmesi mümkün değildir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, davacının görevinden ayrı kaldığı sürelere ilişkin olarak yoksun kaldığı ek ders ücreti ile eğitim-öğretim yılına hazırlık ödeneğinin, davalı idareye başvuru tarihi olan 09/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinde bulunulduğu halde, idare mahkemesi kararında, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının "ödenmesi gereken tarihlerden itibaren" işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesinin gerekçeli kararında, dava konusu işlemin iptali ile davacıya yapılan maaş ödemesine ilişkin yasal faiz tutarının hesaplanarak davacıya ödenmesine ilişkin olarak davacı talebi karşılanmakla birlikte, davacının talebini aşacak bir şekilde, faizin başlangıç tarihinin, "her bir ödemenin tam ve eksiksiz olarak ödenmesi gereken tarihlerden işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesinde, usul hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır.
Davacının, istinaf başvurusuna gelince:
7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Kararların uygulanması" başlıklı 10. maddesinde; "(1) (Değişik: 25/7/2018-7145/22 md.) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, ...bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır....Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar......İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz" hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacıya görevinden ayrı kaldığı süre için hesaplanan maaş tutarının ödendiği, ancak ödenen bu tutara faiz işletilmediği ve davacının da 09/04/2019 tarihli başvuru dilekçesinde bu ödenen maaş tutarına işletilecek yasal faizin de hesaplanarak ödenmesi talebinin bulunduğu, bu istemin dava konusu işlemle reddedildiği, ancak mahkeme kararında bu konuda hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının gerek maaş alacaklarının, gerekse de bunlara ilişkin faiz talebinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, faiz talebinin ödenen maaşların feri alacağı niteliğinde olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmaya dayalı bir tazminat olarak değerlendirilemeyeceği, davacının ihraçta geçirdiği süreçte maaşlarından yoksun kaldığı ve maaşları geri ödenirken de faizlerinin ödenmemesi nedeniyle maaşlarının değer kaybına uğratıldığı, bir başka deyişle davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiği, bu nedenle ödenen maaşlarının faizinin de davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği açık olup, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacının ödenen maaşlarına yasal faiz ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu tespit edildiğinden, davacıya ödenen maaşların faizinin her ay için ayrı ayrı olmak üzere ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faiz tutarının davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği tabidir.
Açıklanan nedenlerle; Manisa 1. İdare Mahkemesince verilen 31/12/2019 gün ve E:2019/462, K:2019/1170 sayılı kararının; dava konusu işlemin, "davacının görevden ayrı kaldığı dönemde yoksun kalınan ek ders ücretleri ve eğitim-öğretim yılına hazırlık ödeneğinin ödenmesi isteminin reddine" ilişkin kısmının iptali ile "görevden ayrı kaldığı dönemler için yoksun kalınan ek ders ücretleri ve eğitim-öğretim yılına hazırlık ödeneğinin yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına yönelik davalı idare başvurusunun reddine, davalı idare istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın; "dava konusu işlemin, davacıya destekleme ve yetiştirme kursu ek ders ücreti ödenmesi talebinin reddine yönelik kısmının iptali ile davacının yoksun kaldığı destekleme ve yetiştirme kursu ek ders ücretinin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmı ile davacının yoksun kaldığı parasal hakların "ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, destekleme ve yetiştirme kursu ek ders ücreti ödenmesine yönelik olarak davanın reddine, davacının yoksun kaldığı parasal hakların davalı idareye başvuru tarihi olan 09/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile davacının kamu görevinden çıkarıldığı dönem için ödenen maaşlarına yasal faiz ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısım hakkında da hüküm kurularak, dava konusu işlemin, davacının kamu görevinden çıkarıldığı dönem için ödenen maaşlarına yasal faiz ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının da iptaline, ödenen maaşlarının yasal faizinin her ay için ayrı ayrı olmak üzere ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanarak bulunacak tutarın davacıya ödenmesine, davalı idare tarafından peşin yatırılan 43,25 TL istinaf yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından karşılanan 191,85 TL istinaf yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatıranlara iadesine, 26/11/2020 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)