(6100 S. K. m. 333)
İSTEMİN ÖZETİ: Denizli İli, Bozkurt Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda infaz ve koruma memuru olarak görev yapmakta iken 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun 03.01.2019 tarihli kararı ile kamu göreve iade edilen davacının, ihraçta geçen döneme ilişkin maaşlarının "faizinin" ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün 30.12.2019 tarih ve E.1612/215839 sayılı görüş yazısına istinaden reddine ilişkin Bozkurt Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 02.01.2020 tarih ve 2020/1 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; "...olayda, gerek davacının maaş alacaklarının ve gerekse bunlara ilişkin faiz talebinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, faiz talebinin ödenen maaşların feri alacağı niteliğinde olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmaya dayalı bir tazminat olarak değerlendirilemeyeceği, davacının ihraçta geçirdiği süreçte maaşlarından yoksun kaldığı ve maaşları geri ödenirken de faizlerinin ödenmemesi nedeniyle maaşlarının değer kaybına uğratıldığı, bir başka deyişle davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiği, bu nedenle ödenen maaşlarının faizinin de davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği anlaşıldığından, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Denizli İdare Mahkemesinin 05/03/2020 gün ve E:2020/34, K:2020/283 sayılı kararının; davalı idare tarafından, davacıya maaşlarının ödendiği, ilgili mevzuatına göre kamu görevine döndürülenlerin kamu görevinden çıkarılmaları nedeniyle tazminat talep edemeyecekleri, ayrıca bu kişilere ödenecek maaşlara faiz işletileceğine ilişkin bir hüküm de bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava; Denizli İli, Bozkurt Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda infaz ve koruma memuru olarak görev yapmakta iken 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun 03.01.2019 tarihli kararı ile kamu göreve iade edilen davacının, ihraçta geçen döneme ilişkin maaşlarının "faizinin" ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün 30.12.2019 tarih ve E.1612/215839 sayılı görüş yazısına istinaden reddine ilişkin Bozkurt Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 02.01.2020 tarih ve 2020/1 sayılı işlemininiptali istemiyle açılmıştır.
Dava dilekçesinde her ne kadar 30.12.2019 tarih ve E.1612/215839 sayılı işlemin iptali istenilmiş ise de; davacıya 02.01.2020 tarih ve 2020/1 sayılı işlemin tebliğ edildiğine dair bir belgenin dava dosyasında bulunmadığı, dava dilekçesine ekli tebligat yazısında "Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 30.12.2019 tarih ve E.1612/215839 sayılı görüş yazısına istinaden yasal faiz talebinde bulunan davacıya ödeme yapılamayacağı" bildirilerek söz konusu 30.12.2019 tarihli yazının tebliğ edildiği, davacının da bu tebligat üzerine yasal faiz ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davayı açtığı, davacının iradesinin "yasal faiz ödenmesi isteminin reddine ilişkin işlem"in iptali şeklinde açıkça ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; Denizli İdare Mahkemesince verilen 05/03/2020gün ve E:2020/34, K:2020/283sayılı kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren başka bir neden de bulunmadığından davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda yer verilen açıklama ile reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, 12/11/2020 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3ncü maddesinin, 2nci fıkrasında; dilekçelerde, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği, 3ncü fıkrasında; dava konusu kararın aslı veya bir örneğinin dava dilekçesine ekleneceği belirtilmiş, 15nci maddesinin, (1/d) bendinde; 3ncü maddeye uygun olmayan dilekçelerin, 30 gün içinde 3ncü maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
İptal davalarının, "konusu" idari işlemlerdir. Bu bağlamda, iptal davası açılırken "iptali" istenilen işlem ve\veya işlemlerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açık ve net olarak dilekçede gösterilmesi gerekir. Öte yandan, "taleple bağlılık ilkesi" uyarınca, idare mahkemeleri davacının istemi ile bağlı olup, bu istemi genişletemez, daraltamaz veya değiştiremez.
Dava konusu olayda, davacının 675 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği, ardından OHAL Komisyonu kararı ile görevine iade edilmesi üzerine açıkta kaldığı süredeki mali haklarının kendisine ödendiği, fakat bu ödemeye yasal faiz işletilmediği, bu defa davacı tarafından geriye dönük maaşlarının yasal faizinin ödenmesi istemiyle 27.12.2019 tarihli dilekçe ile Kurumuna başvuruda bulunulduğu, bu başvurusunun, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün 30.12.2019 günlü, 215839 sayılı görüş yazısına dayanılarak çalıştığı Bozkurt Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün 02.01.2020 günlü,2020/1 sayılı işlemi ile reddi üzerine Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün 30.12.2019 günlü, 215839 sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, ancak Mahkemece davanın konusu olarak Bozkurt Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün 02.01.2020 günlü, 2020/1 sayılı işlemi alınarak, yapılan yargılama sonucu bu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, dava dilekçesi ve eki belgelerden davacının dava açmakta ki iradesinin kendisine yasal faiz ödenmesi isteminin reddine ilişkin davalı idare işleminin iptaline yönelik olduğu, bu işleminde Kurumun 02.01.2020 günlü, 2020/1 sayılı işlemi olduğu, ancak dava dilekçesinde davanın konusu olarak bu işleme dayanak alınan Bakanlığın görüş yazısının belirtildiği ve bu yazının iptalinin istenildiği dikkate alındığında, davacının talebinin netleştirilmesi amacıyla 2577 sayılı Yasa'nın 3ncü ve 15/1-d maddeleri uyarınca dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu yapılmayan, üstelik bir örneği dava dosyasında bulunmayan bir işlemin, dava konusu olarak ele alınıp, hukuki irdelemesinin yapılması ve akabinde iptaline karar verilmesinde usul ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)