(213 S. K. m. 339)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinin tespit edildiğinden söz edilerek vergi inceleme raporuyla belirlenen matrah üzerinden 2017/7-9, 10-12'nci dönem geçici vergi ve bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada; davacının 2016 ve 2017 hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen 1.3.2018 tarih ve A-8747/7 sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda yapılan tespitler değerlendirildiğinde, iş yeri adresinde 9.10.2017 tarihinde yapılan yoklamada firmanın faal olmadığının tespit edilmesi, firmanın büyük makinelerinin ……itesine taşındığının, taşınma işlemine devam edildiğinin komşuları tarafından beyan edilmesi, toplam 2,5 milyon Türk Lirası tutarında vergi aslı borcunun ödenmemesi, 2017 hesap döneminde mükellef tarafından 115 belge karşılığı 9.911.559,00-TL tutarında alış bildirimi yapılmasına karşın aynı dönemde mükellefe satış bildirimi yapılmaması, mükellef tarafından 2015/8 dönemine kadar mal alış satışında bulunulan kurumsal şirketler yerine 2015/8 döneminden sonra daha önce ticaret yapılmayan firmalarla ticaret yapılmaya başlanılması, banka ve entegrasyon sisteminden temin edinilen bilgilere göre; 2017 yılında mükellefin banka hesaplarına 2 eft karşılığı 66.012,67-TL ve 1 havale karşılığı 151.769,02-TL para girişi, aynı dönemde banka hesaplarından 2 havale işlemi karşılığı 8.104,36-TL para çıkışı olmasına karşın aynı dönemde davacının alış ve satış bildirimleri toplamının 20 milyon Türk Lirasının üzerinde olması, iş yeri mülk sahibi tarafından 6.2.2018 tarihinde, son 2 yıldır iş yerinin sürekli kapalı olduğunun, 2016/Ağustos ayında 5.000-TL ve 4.000-TL bedelli iki çek alındığının, sonrasında ödeme yapılmadığının ifade edilmesi, çalışan olarak bildirilen şahısların tamamı tarafından 2016 yılında bu iş yerinden ayrılındığının ifade edilmesi, mükellef yetkilisi …. tarafından 2016/3 ve 4'üncü aylardan sonra işlerin kötüye gittiğinin, şirket hakkında tasfiye kararı alındığının, cnc dik işleme makinesine 9.2.2016 tarihinde kiralayan tarafından el konulduğunun, bu tarihten sonraki cnc dik işlem işçiliğinin dışarıdan firmalara faturasız olarak yaptırıldığının, 2015 sonrası çek karşılıkları yüzünden bankacılık işlemlerinin ve ticari dengelerinin bozulduğunun ifade edilmesi hususları göz önüne alındığında, davacı tarafından 2017 yılında gerçek bir ticari faaliyet yürütülmediği, 2017 yılında düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından, 2017 yılında düzenlenen fatura tutarları esas alınarak hesaplanan komisyon geliri üzerinden tarhiyat yapılmasının hukuka uygun olduğu ancak, davacının 1.10.2017 tarihinde davalı idarenin yetki alanına nakil olduğu ve 1.3.2018 tarih ve A-8747/12 sayılı vergi inceleme raporunda da 2017/10-12 dönemine ilişkin davalı idarece işlem yapılmasının önerildiği dikkate alındığında, davalı idarenin 2017/7-9 vergilendirme dönemi için yetkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, buna göre, 1.3.2018 tarih ve A-8747/12 sayılı Vergi İnceleme Raporu uyarınca, davacı adına 2017/7-9 dönemi için resen tarh edilen dört buçuk kat vergi ziyaı cezalı kurumlar geçici vergisinde hukuka uygunluk görülmediği, 2017/10-12 dönemi için resen tarh edilen geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında ise, geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi olması ve müstekar hale gelen Danıştay kararlarında bu tür olaylarda asgari ceza haddinin uygulanması gerektiği içtihat edildiğinden ve buna göre vergi ziyaı cezasının bir kat kesilmesi gerektiğinden 2017/10-12 dönemi için geçici vergisi aslına bağlı olarak üç kat kesilen cezanın bir katı aşan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, uyuşmazlığın 2017/10-12 dönemi için resen tarh edilen vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan kısmına ilişkin olarak; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339'uncu maddesinde, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı kurala bağlandığı, incelenen dosyada, 2016/4 dönemi için kanuni süresinden sonra verilen katma değer vergisi beyannamesi üzerine kesilen ve 25.5.2016 tarihinde tebliğ(internet) edilerek ihtilafsız kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alındığı, söz konusu cezanın 2017 yılı başından itibaren gerçekleştirilecek fiillerle vergi kaybına sebebiyet verilmesi halinde tekerrüre esas alınabileceği anlaşıldığından, 2017/10-12 vergilendirme dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın 2017/10-12 dönemi için resen tarh edilen kurumlar geçici vergisi aslına ilişkin kısmı bakımından; davalı idarece düzenlenmiş olan vergi/ceza ihbarnamesinde, mahsup dönemi geçtiğinden vergi aslının aranmayacağı ve tahakkuk yapılmayacağı belirtilmiş olduğundan, bu kısım hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığı gerekçesiyle 2017/7-9 uncu dönem için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle salınan vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılmasına, 2017/10-12'inci dönem için salınan geçici vergi aslı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bu vergi üzerinden bir kat kesilen ve tekerrür hükümleri uygulanan vergi ziyaı cezasına karşı açılan davanın reddine, fazlasının kaldırılmasına karar veren İzmir 4. Vergi Mahkemesi'nin 08/07/2020 tarih ve E:2019/1621, K:2020/552sayılı kararının kabule ilişkin kısmının, davalı İdare tarafından, vergi tekniği raporunda yapılan tespitlere dayanılarak salınan geçici vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uygulanarak üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1.Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü;
Dava dosyası kapsamında yer alan bilgi ve belgeler dahilinde yapılan inceleme neticesinde, istinaf başvurusuna konu edilen, İzmir 4. Vergi Mahkemesi'nce verilen 08/07/2020 gün ve E:2019/1621, K:2020/552 sayılı kararın, usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/3. maddesine istinaden istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yer alan 30,00 TL yargılama giderinin istinaf başvurusunu yapan taraf üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesi'nce H.M.K'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine,12/11/2020 tarihinde oybirliği ile kesin olmak üzere karar verildi. (¤¤)