İSTEMİN ÖZETİ: Hatay T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, İnfaz koruma memuru olan davacı tarafından, 22/06/2018 tarihindeki akşam sayımı esnasında mahkumlardan Y. E.'ın jiletli saldırısına maruz kalmak suretiyle yaralandığı, yüzünde ve boyun bölgesinde sabit iz kaldığından bahisle, uğranıldığı iddia olunan maddi zararların karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat ile meydana gelen olay sebebiyle yaşadığı acı, ıstırap ve elem dolayısıyla uğranıldığı iddia olunan manevi zararların karşılığı olarak 100.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 101.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada; "... uyuşmazlıkta, Ceza İnfaz Kurumlarındaki personellerin belirli periyotlarda yapılan sayım ve arama faaliyetlerinin yanında, olası bir ihbar durumunda gerçekleştirilen olağanüstü arama ve sayım faaliyetlerinin de bulunduğu, davacının görev tanımı içerisinde yer alan ve 22/06/2018 tarihinde gerçekleştirilen sayım esnasında hükümlü tarafından jiletli saldırıya maruz kaldığı, akabinde ilk önce kurum revirinde daha sonra da sevk edildiği hastanede müdahalede bulunulduğu, yaşanılan olay sonrasında Hatay Devlet Hastanesi tarafından davacıya 25/06/2018 tarihinden itibaren 10 gün, 05/07/2018 tarihinde de 10 gün olmak üzere istirahat raporunun düzenlendiği, yaralama olayına sebebiyet veren hükümlü Y. E. hakkında da 20 gün hücre cezasının tatbik edildiği, yapılan yargılama sonucunda da 18 yıl hapis cezasına çarptırıldığının görüldüğü, devamla herhangi bir personel hakkında gerek idari gerekse adli bir soruşturmanın bulunmadığı, oysa cezaevinin iç güvenliğini sağlamakla görevli olan cezaevi idaresince, hükümlülerin kesici alet bulundurmamasının sağlanması, infaz koruma memurlarının ve diğer hükümlülerin korunması yönünden gerekli olan tüm tedbir ve önlemlerin alınması gerektiği, bu bağlamda davacının yaralanmasının önlenmesi hususunda, davalı idarenin kamu hizmetinin kurulmasında ve hizmetin işleyişinde yeterli önlemi alamayarak, yeterli dikkat ve özeni göstermeyerek olayın meydana gelmesinde hizmeti kusurlu işlettiğinin anlaşıldığı, davacıyı kesici aletle yaralayan Y. E.'ın eyleminin, üçüncü kişinin ağır kusuru kapsamında değerlendirilerek idarenin kusuru ile meydana gelen zarar arasındaki illiyet bağını kesmeyeceği ve cezaevi görevlileri hakkında gerek idari gerekse adli bir soruşturmanın yapılmamasının da meydana gelen olayda davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğu sonucunu ortadan kaldırmayacağının açık olduğu, davacının 1.000,00-TL maddi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; davacının basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek derecede yüzde sabit iz nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararı (hastaneye gidiş ve dönüş, genel giderler ile refakat masraflarına karşılık olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminat) belgeleriyle ortaya koyamadığı, yüzündeki yaralanma nedeniyle nasıl bir maddi zararının olduğunu ispat edemediği, estetik bir operasyon yaptırması halinde yüzündeki izin giderilebileceğinden bahsetmekte ise de herhangi bir estetik operasyon yaptırmadığı ve anılan zararın muhtemel bir zarar olarak tazminin mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının uğradığı herhangi bir maddi zararı ortaya koyamadığı, kaldı ki davalı idare bünyesinde oluşturulan Nakdi Tazminat Komisyonu başkanlığı'nın 26/04/2019 tarih ve E:2018/57, K:2019/23 sayılı kararıyla davacıya, sol juguler vende (boyun toplar damarı) yaralanmasına yol açtığı belirtilen yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede ve yüzde sabit iz niteliğinde olduğundan bahisle, 24.813,43-TL nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği hususları dikkate alındığında davacının maddi zararının bulunmadığı, bu nedenle maddi tazminat talebinin reddi gerektiği, davacının 100.000,00-TL manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; talep edilen maddi tazminat istemine konu basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek derecede yüzde sabit iz kalması nedeniyle oluştuğu ileri sürülen herhangi bir maddi zarar bulunduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacının maddi tazminat istemi yerinde görülmemiş ise de; davalı idarenin davacının yaralanması olayında hizmet kusuru bulunduğu göz önüne alınarak, yüzünde sabit yara izi kalan ve saldırı nedeniyle hayati bir tehlike atlatan davacının ağır bir elem ve üzüntü duyacağı açık olduğundan, manevi yönden duyulan acı ve elemin bir nebze de olsa giderilmesi amacıyla belirlenen 15.000,00-TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 22/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin talebin ise reddi gerektiği..." gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ise reddi yönünde Hatay 2. İdare Mahkemesince verilen 05/03/2021 tarih ve E:2019/579, K:2021/227 sayılı kararın; davacı tarafından; maddi zararın yeterince karşılanmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, psikolojik olarak zor zamanlar geçirdiği, maddi tazminat bakımından hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğu ileri sürülerek aleyhe olan kısımların kaldırılması, davalı tarafından; olayda davalı idareye atfı kabil bir kusurun bulunmadığı, maddi ve manevi tazminat verilmesi için gerekli şartların oluşmadığı ileri sürülerek kabule ilişkin kısmın kaldırılması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASININ ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
Karar veren Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
KARAR: Dava, Hatay T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, İnfaz koruma memuru olan davacı tarafından, 22/06/2018 tarihindeki akşam sayımı esnasında mahkumlardan Y. E.'ın jiletli saldırısına maruz kalmak suretiyle yaralandığı, yüzünde ve boyun bölgesinde sabit iz kaldığından bahisle, uğranıldığı iddia olunan maddi zararların karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat ile meydana gelen olay sebebiyle yaşadığı acı, ıstırap ve elem dolayısıyla uğranıldığı iddia olunan manevi zararların karşılığı olarak 100.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 101.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrasının atıfta bulunduğu aynı Kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Dosyadaki bilgi, belge ve istinaf dilekçelerindeki iddiaların incelenmesinden; istinaf başvurusuna konu kararın maddi tazminatın reddine ilişkin kısmı ile bu kısma yönelik vekalet ücretinin ve manevi tazminatın kısmen kabul edilen kısmının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bu kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmış olup, tarafların bu kısma yönelik istinaf başvurularının reddine karar verilmesi gerekmektedir.
İstinafa konu kararın davacı lehine kısmen manevi tazminata hükmedilmesi kısmının incelenmesinden; manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilen miktarın aynı zamanda idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak bir oranda olması gerekmektedir.
Manevi zarar, kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama gücünü azaltan olaylar nedeniyle duyulan acıyı, ıstırabı veya kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle şeref ve haysiyetin rencide edilmesini ifade ettiği gibi; günlük yaşamı zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü, korku, kaygı ve sıkıntıyı da kapsamaktadır.
Uyuşmazlıkta; yüzünde sabit yara izi kalan ve saldırı nedeniyle hayati bir tehlike atlatan davacının ağır bir elem ve üzüntü duyacağı açık olduğundan, davalı idarenin hizmet kusurunun ağırlığını ortaya koyacak şekilde manevi yönden duyulan acı, elem, korku ve endişenin bir nebze de olsa giderilmesi amacıyla uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden, istinafa konu karar ile belirlenen 15.000,00-TL manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu anlaşılmış olup, anılan manevi zarar nedeniyle takdiren 50.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 22/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun REDDİNE, davacının istinaf başvurusunun kısmen REDDİNE- kısmen KABULÜNE, istinafa konu kararın manevi tazminatın kısmen reddine ilişkin 35.000,00-TL'lik kısmın KALDIRILMASINA, ilave olarak 35.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 22/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, aşan manevi tazminat kısmı ve maddi tazminat yönünden davacının istinaf başvurusunun reddine, dava "kısmen kabul, kısmen ret" ile sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan 322,90-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre takdiren 161,45-TL'lik kısmının davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan kısmının ise davacı üzerinde bırakılmasına, kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 3.415,55-TL nispi karar harcından, yatırılan 1.024,65-TL'nin mahsubu sonucu kalan 2.390,90-TL nispi karar harcının davacıya tamamlattırılmasına, 2.390,90-TL harcın davacıya tamamlattırıldıktan sonra anılan 2.390,90-TL harcın davalı tarafından davacıya ödenmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 7. 300,00-TL vekâlet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine, aynı madde uyarınca hesaplanan 7. 300,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, davalı idarenin yaptığı 59,50-TL.istinaf giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, artan posta gideri avansının Mahkemesince ilgilisine iadesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere, 20.01.2022 tarihinde esasta oybirliğiyle, vekalet ücreti yönünden oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dava, Hatay T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, İnfaz koruma memuru olan davacı tarafından, 22/06/2018 tarihindeki akşam sayımı esnasında mahkumlardan Y. E.'ın jiletli saldırısına maruz kalmak suretiyle yaralandığı, yüzünde ve boyun bölgesinde sabit iz kaldığından bahisle, uğranıldığı iddia olunan maddi zararların karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat ile meydana gelen olay sebebiyle yaşadığı acı, ıstırap ve elem dolayısıyla uğranıldığı iddia olunan manevi zararların karşılığı olarak 100.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 101.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle
24/11/2020 tarih ve 31314 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Mahkeme kararı tarihi itibarıyla uyuşmazlığa uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; " (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez" hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Tarife hükmü uyarınca, reddedilen maddi tazminat yönünden idare lehine hükmedilecek vekalet ücreti tutarı dava konusu maddi tazminat tutarı 1000,00 TL'yi geçemeyeceğinden idare lehine 2.040,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne açık hukuka aykırılık bulunduğundan hukuki isabet görülmemiştir.
Dairemizin 10/06/2021 tarih E:2021/267, K:2021/1032 sayılı kararı; Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi 14/10/2021 tarih ve E: 2021/898, K: 2021/2312 sayılı kararı; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi 28/12/2021 tarih ve E: 2021/3913, K: 2021/5038 sayılı kararı; İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi 24/12/2021 tarih ve E: 2021/2141, K: 2021/2133 sayılı kararı; Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi 16.12.2021 tarih ve E: 2021/1019, K: 2021/2507 sayılı kararı; Bursa Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 07.12.2021 tarih ve E: 2021/381, K: 2021/500 sayılı kararı; Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 09.12.2021 tarih ve E: 2021/1516, K: 2021/3560 sayılı kararları da bu yöndedir.
Bu durumda; hüküm fıkrasındaki mahkeme kararının hüküm fıkrasının reddedilen maddi tazminat istemi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" kısmındaki "2.040,00 TL maktu vekalet ücretinin" ibaresinin "toplam 1.000,00 vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerektiğinden, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)