İSTEMİN ÖZETİ: Osmaniye Devlet Hastanesinde sağlık memuru (toplum sağlığı) olarak görev yapan davacının, ünvan ve branşının sağlık memuru (elektronörofizyoloji) olarak değiştirilmesi talebinin reddine dair Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 06.09.2019 tarih ve E.3421 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; "davacının görev yaptığı Sağlık Bakanlığında sağlık memuru toplum sağlığı) kadrosuna ait sınıf ve ünvan belirlemesinin, davacının diplomasına ve ilgili mevzuatta düzenlenen kadro/unvan/sınıfa uygun şekilde yapıldığı, 657 sayılı Kanunda ifade edilen memurun sınıfı dışında bir işte çalıştırılamayacağı kuralına aykırılık bulunmadığı gibi davalı idare bünyesinde olmayan ve öğrenim durumu itibariyle de görev yapmasına olanak bulunmayan elektronörofizyoloji teknisyenliği kadrosuna atanma olanağı bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine dair Adana 3. İdare Mahkemesi'nin 10/11/2020 tarih ve E:2020/1031, K:2020/1045 sayılı kararının; davacı vekili tarafından; davacının elektronörofizyoloji teknisyenliği unvanının kazanılmış hak olduğu noktasında hiçbir tereddütün bulunmadığı, devrolunduktan sonraki süreç içerisinde de davalı bakanlık tarafından aynı unvanda çalıştırılmaya devam ettirildiği göz önüne alındığında davacının bu unvanda çalışacak eğitim durumu ve yeterliliğe sahip olduğu, idarelerin düzenlemelerini önceden öngörerek ve kişilerin haklı beklentilerini göz ardı etmeyecek şekilde idari işlem tesis etmesi gerektiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Elektronörofizyoloji teknikerliği unvanına ancak önlisans mezunların atanabileceğinin açık olduğu halde davacının ortaöğretim diplomasına sahip olduğu ve diplomasına uygun kadro ve unvana atandığı, kanunda sağlık mesleklerinin ihrazı belli mezuniyet şartlarına bağlanmış olduğundan hizmet içi eğitimle alınan sertifikalara istinaden unvan ve branş değişikliğinin söz konusu olmadığı, ilgili mevzuat hükümlerine göre gerekli eğitimleri alanların almış oldukları sertifikaların geçerli olduğu ve bu alanda çalışabilecekleri anlamına gelirken bu unvanlara ve branşlara atanacakları anlamına gelmediği ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce dava dosyası 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi gereğince incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; davacının, ünvan ve branşının sağlık memuru (elektronörofizyoloji) olarak değiştirilmesi talebinin reddine dair 06.09.2019 tarih ve E.3421 sayılı işlemin iptali talebiyle açılmıştır.
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un Ek 13. maddesinin (t) bendinde "Elektronörofizyoloji teknikeri; önlisans seviyesindeki elektronörofizyoloji bölümünden mezun, elektronörofizyolojik yöntemlerin kullanılmasında ilgili uzman tabibe yardım eden ve tabibin gözetiminde çalışan sağlık teknikeridir.", Geçici 7. maddesinde; (Ek: 6/4/2011-6225/11 md.) Bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla, psikolojinin sertifikalı tıbbi uygulamalarında Sağlık Bakanlığınca belirlenen sürelerde çalıştığını ve yeterli tecrübeyi kazandığını belgeleyen psikologlara, Sağlık Bakanlığınca yapılacak sınavlarda başarılı olmak kaydıyla çalıştığı ve tecrübe kazandığı tıbbi uygulamalarda görev alma yetkisi verilir. Bu yetkinin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir.
Bu Kanunun ek 13 üncü maddesi ile tanımlanan sağlık teknisyeni ve sağlık teknikeri mesleklerinden herhangi birine ait iş ve işlemleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilgili mevzuatına göre gerekli eğitimleri alarak yürütmekte olanların bu hakları saklıdır." hükümlerine yer verilmiştir.
Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Milli Savunma Üniversitesi Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesi Hakkında 6756 sayılı Kanun: Devredilecek personel başlıklı 107. maddesinde; ...... (2) Devredilen personelin atanacağı kadrolar, başka bir işleme gerek kalmaksızın atama işleminin yapıldığı tarih itibarıyla ihdas edilerek 78 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki cetvellerin ilgili kurumlara ait bölümlerine eklenmiş sayılır." hükmüne yer almıştır.
13/01/1983 tarih ve 17927 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinin VI - Tıbbi Teknisyenlerin Görev ve Yetkileri başlıklı 136. maddesinde; "Tıbbi teknisyenler sağlık meslek lisesi mezunu olup, branşlarında çalışabilmeleri için gerekli kursları görmüş, bilgi ve beceri kazanmış yardımcı sağlık personelidir" hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; GATA Sağlık Astsubay Hazırlama ve Sınıf Okulu mezunu olan davacının, davalı idareye devirden önce TSK'ya bağlı GATA Asker Hastanesinde Elektronörofizyoloji Teknisyeni kadrosunda görev yapmakta iken, 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca GATA ve asker hastanelerinin personeli ile birlikte Sağlık Bakanlığına devredilmesiyle birlikte Sağlık Bakanlığı'nın sağlık memuru (toplum sağlığı) kadrosuna atanarak bu kadroda göreve başladığı, davacı tarafından, ünvan ve branş değişikliği nedeniyle mağdur olduğundan bahisle branşının EEG Teknisyeni olarak düzeltilmesi talebiyle 14/01/2019 tarihli dilekçesiyle idareye yaptığı başvurunun, asıl eğitimini sağlık memuru (toplum sağlığı) alanında aldığı, EEG Teknisyenliği ünvanını ihraz eden herhangi bir diplomasının bulunmadığı, sertifikanın kazanılmış hak vermeyeceği gerekçesini içeren dava konusu işlemle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İhtilafta, davacı, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 4861 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilmeden önceki haliyle, Sağlık Meslek Lisesine muadil olan Sağlık Astsubay Hazırlama Okulundan mezun olmuş, sağlık astsubayı olarak görev yapmaktayken sicil durumuna göre seçilerek, Gülhane Askeri Tıp Akademisi tarafından açılan teorik ve pratik eğitimlerden oluşan "EEG Teknisyen Astsubay Kursu"na katılarak, aldığı eğitim sonrasında kurs bitirme sertifikası almaya hak kazanmıştır.
6756 sayılı Kanun ile değiştirilerek kabul edilen 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 107. maddesi kapsamında Sağlık Bakanlığına sağlık memuru (anestezi, röntgen, laboratuvar....vs) unvanıyla devirleri yapılan personelin atamalarının, 1219 sayılı Kanun'un Ek 13. ve Geçici 7. maddelerine uygun yapılıp yapılmadığı hususunda davalı idarece sorulan görüş üzerine, Devlet Personel Başkanlığınca, "...sağlık teknisyeni ve teknikeri unvanlarının, görev yapılan alana göre adlandırılarak (anestezi teknisyeni/teknikeri gibi) teknisyen unvanları için sağlık meslek lisesi mezuniyeti şartı, tekniker unvanı için ise önlisans seviyesindeki programlardan mezuniyet şartı belirlendiği, dolayısıyla astsubay hazırlama ve sınıf okullarının ortaöğretim düzeyinde olması ve hizmet içi kursların öğrenim niteliğini değiştirici etkisi bulunmaması sebebiyle, Sağlık Bakanlığına devredilen personelin "sağlık teknikeri" kadrosuna atanmalarının hukuken mümkün olmadığı"nın belirtilmesi üzerine, davalı idarece, Devlet Personel Başkanlığı görüş yazısı uyarınca, davacının özlük dosyasının incelenmesi neticesinde devir esnasında unvan ve branşının mezuniyeti ile ilgili olmadığının tespit edildiğinden bahisle unvan ve branşı "sağlık memuru (toplum sağlığı)" olarak değiştirilmiştir.
Davalı idarece dava konusu işlemlere dayanak olarak gösterilen görüş yazısında, ön lisans mezuniyetini gerektiren "tekniker" kadrosuna atanmalarının hukuken mümkün olmadığı belirtilen personelin "sağlık memuru (anestezi/röntgen/laboratuvar)" branşıyla atanıp atanamayacağı ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür.
Diğer taraftan, davacıların bitirmiş oldukları Sağlık Astsubay Hazırlama ve Sınıf Okullarının, sağlık meslek lisesine muadil olduğu ve mezuniyetlerine istinaden "sağlık memuru" unvanını kullanabildikleri açık olup, 17/08/2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2016/9109 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Asker Hastanelerinin Devrine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın eki 3 sayılı listede de, branşlara ilişkin bir belirlemenin yapılmadığı görülmekteyse de, 669 sayılı KHK'nın 107. maddesindeki devredilen personelin atanacağı kadroların başka bir işleme gerek kalmaksızın atama işleminin yapıldığı tarih itibarıyla ihdas edilerek 78 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki cetvellerin ilgili kurumlara ait bölümlerine eklenmiş sayılacağı hükmü mevcuttur.
Bu itibarla, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nin 136. maddesindeki, tıbbi teknisyenlerin, sağlık meslek lisesi mezunu olup, branşlarında çalışabilmeleri için gerekli kursları görmüş, bilgi ve beceri kazanmış sağlık personeli olarak tanımlandığı hususu ile 1219 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesinin 5. fıkrasındaki, bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla elde edilmiş olan meslek unvanları ve ilgili alanlarda mesleki eğitimlerine başlamış olanların haklarının saklı olduğu ve 7. fıkrasındaki, bu Kanun'un ek 13. maddesi ile tanımlanan sağlık teknisyeni ve sağlık teknikeri mesleklerinden herhangi birine ait iş ve işlemleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilgili mevzuatına göre gerekli eğitimleri alarak yürütmekte olanların bu haklarının saklı olduğu yolundaki hükümler karşısında, sağlık astsubayı olarak görev yapmakta iken, sicil durumuna göre seçilen ve belirli branşlarda (anestezi, röntgen, laboratuvar...) "Teknisyen Astsubay Kursu" verilmek suretiyle, astsubay statüsünde "sağlık teknisyeni" olarak istihdam edilen davacının, devir esnasında branşına uygun olarak "sağlık memuru (elektronörofizyoloji teknisyenliği)" kadrosuna yapılan atamasının, daha sonra anılan teknisyenlik branşına dair herhangi bir diploma bulunmadığı ve konuyla ilgili olmayan Devlet Personel Başkanlığının görüş yazısına istinaden iptal edilerek, iş ve görev tanımları ile sorumlulukları birbirinden farklı olan, "sağlık memuru (toplum sağlığı)" olarak değiştirilmesi işleminde ve davanın reddine dair mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Nitekim; benzer konuda Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesine dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 02/12/2021 tarihli ve E:2021/112, K:2021/109 sayılı kararı da bu yöndedir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
1- İstinaf başvurusunun KABULÜNE, istinafa konu Adana 3. İdare Mahkemesi'nin 10/11/2020 tarih ve E:2020/1031, K:2020/1045 sayılı kararının KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE,
2- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 2.550,00 TL ücreti vekaletin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine,
3- Davacı tarafından dava aşamasında 165,95-TL ve istinaf aşamasında 231,60-TL olmak üzere sarf edilen toplam 397,55-TL muhakeme masrafının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, bakiye posta avansının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince Mahkemesince re'sen yatırana iadesine,
4- 2577 sayılı Kanun'un 45/6 maddesi gereğince kesin (temyize yolu kapalı) olmak üzere, 24.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)