İSTEMİN ÖZETİ: Samsun 2. İdare Mahkemesi'nin 31/12/2018 günlü, E:2016/2245, K:2018/1790 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
CEVABIN ÖZETİ: Cevap verilmemiştir.
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince, Dairemizin 17/12/2019 günlü, E:2019/635, K:2019/1451 sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 23/06/2021 günlü, E:2020/4157, K:2021/8675 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyulmayarak dava dosyası yeniden incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Sinop ili, Yeni Mahalle, 194 ada, 38 parsel sayılı davacının maliki olduğu taşınmazın bulunduğu alanda 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli revizyon ve ilave imar planlarının onaylanmasına ilişkin Sinop Belediye Meclisinin 04.08.2016 tarih ve 116 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Samsun 2. İdare Mahkemesi'nin 31/12/2018 günlü, E:2016/2245, K:2018/1790 sayılı kararıyla; dava dosyası içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgeler ile mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanılan bilirkişi raporunda yer verilen tespitler ile yukarıda dava konusu parsel ile ilgili olarak ayrıntısıyla yer verilen tarihsel süreç ve Mahkeme kararları birlikte değerlendirildiğinde; 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planları ile getirilmiş üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması ve bu kapsamda planda mevcut olan sıkıntıların giderilmesi amacıyla Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak hedef yılını doldurmuş olan 1988 yılı imar planında revizyon ve ilave yapıldığı, dolayısıyla revizyon ve ilave imar planı yapılmasının koşullarının oluştuğu, dava konusu parsel ve yakın çevresi için getirilmiş olan mekânsal kullanım kararlarının birbiri ile ve üst ölçekli çevre düzeni planları ile uyumlu olduğu, Yönetmeliğin 8. maddesine uygun olarak kurum görüşlerinin toplandığı, gerekli analiz, etüt, araştırma faaliyetlerinin yapıldığı ve plan kararlarının bu faaliyetler sonucu elde edilen veriler doğrultusunda alındığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen donatı standartlarının sağlandığı, sahil şeridinin ilk 50 metrelik kısmında yer alan dava konusu taşınmazın Kıyı Kanununda düzenlenen kıyı ve sahil şeridinin kamu yararı doğrultusunda kullanılması yönündeki emredici hüküm göz önüne alınarak hem çevresi ile hem de kendi içinde bütünlük arz edecek şekilde park alanı olarak planlandığı, dava konusu taşınmazın hemen batısında nirengi noktası niteliğindeki Sinop Kalesi, Atatürk Meydanı ve park alanının, doğu kısmında ise yine yoğun olarak kullanılan ve nirengi noktası niteliği taşıyan Rıza Nur Kütüphanesi ve park alanlarının yer alması sebebiyle, dava konusu taşınmazın park alanı olarak planlanmasının iki önemli nirengi nokrası arasında doğrusal bir koridor oluşturması ve bu koridorun tamamen yaya dolaşımına olanak sağlamasının kamu yararına uygun düşeceği, yapılan düzenlemenin Sinop Kalesi ve surları ile kent siluetinin algılanmasını kolaylaştırarak kentin ortaya çıkmasına katkı sunduğu ve daha önce uyuşmazlık konusu taşınmaza yönelik olarak açılan davalarda verilen kararlarda "taşınmazın park alanı olarak planlanmasının kamu yararına, şehircilik ve planlama ilkelerine uygun olduğu" hususuna vurgu yapıldığı dikkate alındığında, davaya konu taşınmazın bulunduğu alanda yapılan revizyon ve ilave imar planlarının, imar mevzuatına, kamu yararına, planlama tekniklerine ve şehircilik ilkelerine uygun olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu Sinop Belediye Meclisi'nin 04/08/2016 tarih ve 116 sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; daha önce açılan davaların farklı planlara ilişkin olduğu, idarece şimdi yeniden planlama yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, benzer davalarda aksine kararlar verildiği, imar değişikliği koşullarının oluşup oluşmadığının irdelenmediği, Sinop Çevre Dostları Derneği tarafından planın tamamına karşı açılan davada iptal kararı verildiği, o dosyadaki bilirkişi raporunda planın genelinin hukuka aykırı bulunmasına rağmen bu davada ret kararı verilmesinin çelişki oluşturduğu, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, planın imar komisyonunda görüşülmediği, plan açıklama raporunun yetersiz ve usulsüz olduğu ileri sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Sinop Belediye Meclisi'nin 04/08/2016 tarih ve 116 sayılı kararı ile yapılan 1/5.000 ve 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave imar planları ile dava konusu taşınmazın "park ve yol alanı" olarak belirlendiği, söz konusu imar planlarının 12/08/2016-20/09/2016 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edildiği, davacı tarafından ilan-askı süresi içinde yapılan itirazın Sinop Belediye Meclisi'nin 05/10/2016 tarih ve 545 sayılı kararı ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda özetle; "Davaya konu revizyon ve ilave imar planlarının hedef yılını doldurmuş olan 1988 yılı imar planlarının, 2008 ve 2012 yıllarında onaylanmış olan üst ölçekli plan niteliğindeki 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planları ile getirilmiş kararlar ile uyarlı olacak şekilde güncellenmesi ve planda mevcut olan aksayan yönlerin de bu kapsamda tespit edilerek giderilmesi amacıyla hazırlandığı, bu nedenle, dava konusu planların onaylandığı tarih itibariyle her ne kadar 1988 yılı imar planında belirlenen projekte nüfusa ulaşılmamış olsa da üst ölçekli plan kararlarına uyumun sağlanması amacının gerçekleştirildiği, dolayısıyla yapılan işlemin Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 25. maddesi ile uyarlı olduğu, dava konusu plan kararları üretilmeden önce, mevcut fiziksel ve mekânsal yapı ile sosyal ve ekonomik yapının irdelendiği, üst ölçekli plan kararları ile mevcut imar planı kararlarının değerlendirildiği, eşik sentezi hazırlandığı, üç farklı yöntem kullanılarak kentsel nüfus projeksiyonunun hesaplandığı; bu kapsamda üst ölçekli planlarla da uyumlu olacak şekilde 2030 yılı nüfus tahmininin yapıldığı, sektörel ve mekânsal projeksiyonlarının yapıldığı ve kentsel alan kullanımlarının incelenerek yeterli olan ve eklenmesi gereken sosyal-teknik altyapı alanlarının belirlendiği, davaya konu revizyon ve ilave imar planlarının yapım aşamasında, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 8. maddesine uygun olarak kurum görüşlerinin toplandığı, gerekli analiz, etüt, araştırma faaliyetlerinin yapıldığı ve plan kararlarının bu faaliyetler sonucu elde edilen veriler doğrultusunda alındığının anlaşıldığı, dava konusu parselin davaya konu imar planları ile “park alanı” olarak planlanmış olmasının üst ölçekli çevre düzeni planlarına aykırılık teşkil etmediği, 1/5.000 ölçekli nazım ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planlarında plan onama sınırının, davacı parselinin de bulunduğu bölgede yer alan Barış Manço Parkı üzerinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 27.10.2015 tarihinde planı onaylanan alanı dışarıda bırakacak şekilde geçirilmiş olduğu ve dava konusu parselin denk geldiği alandaki plan fonksiyonunun Sinop Belediye Meclisince 08.12.2015 tarih ve 174 sayılı karar ile onaylanan park amaçlı imar planlarında olduğu gibi, park ve yol olarak bırakıldığı, aynı tarihte onaylandıkları görülen söz konusu nazım ve uygulama imar planları ile dava konusu parsel ve yakın çevresi için getirilmiş olan mekânsal kullanım kararlarının birbiri ile ve üst ölçekli çevre düzeni planları ile uyumlu olduğu, bu nedenle; dava konusu planların, planların kademeli birlikteliği anlamında planlama hiyerarşisine ve planlama esaslarına uygun olduğu, deniz kenarında, sahil şeridinin ilk 50 metrelik kısmında yer alan dava konusu parselin, davaya konu imar planlarında park alanı kullanımına ayrılmış olmasının hem çevresi ile hem de kendi içinde bütünlük arz ettiği, dava konusu taşınmaz ile kısıtlı kalmadan, taşınmazın yakın çevresindeki sahil şeridi kullanımlarını bütün olarak değerlendiren bir yaklaşımın sergilemenin daha uygun olacağı, 194 ada 38 parselin hemen batısında nirengi noktası niteliğindeki Sinop Kalesi, Atatürk Meydanı ve park alanı; doğu kısmında ise yine yoğun olarak kullanılan ve nirengi noktası niteliği taşıyan Rıza Nur Kütüphanesi ve park alanlarının yer aldığı, bu iki nirengi noktasının gündüz ve akşam saatlerinde kentlilerin yaya olarak yoğun şekilde kullandıkları odaklar olduğu ve yapılan peyzaj düzenlemeleri ile cazibe yaratılan rekreatif fonksiyonlar içerdikleri, davaya konu parselin de üzerinde yer aldığı sahil kesimi, arazideki mevcut halinde, bu iki odak arasında kısmen rekreasyon ve park faaliyetleri içeren, buna karşın alan içindeki bazı kullanımların yaya dolaşımına olanak sağlamaması nedeniyle kesintiye uğrayan bir koridor niteliği taşıdığı, davaya konu edilen imar planları ile bu koridorun tamamen yaya dolaşımı üzerine kurgulanmış durumda olduğu, böylelikle iki önemli nirengi nokrası arasında doğrusal bir koridor oluşturulduğu, bununla birlikte söz konusu yaya koridorunun deniz kenarında, sahil şeridi içerisinde oluşturulmuş olmasının da ayrıca büyük önem arz ettiği, dava konusu imar planlarında 194 ada 38 parsel ve yakın çevresi için getirilmiş park alanı planlama kararının hem Anayasa hükmünü tam anlamıyla yerine getirmeye matuf olduğu hem de bahsedilen iki yaya odağı arasında bütünlüklü bir yaya koridoru oluşmasına olanak sağladığı, ayrıca sahil şeridinde yapılan bu düzenlemenin Sinop Kalesi ve surları ile kent siluetinin algılanmasını kolaylaştırarak Turistik panorama sağladığı ve kentin ortaya çıkmasına katkı sunduğu, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde; davaya konu 194 ada 38 parselin, 04.08.2016 tarih ve 116 sayılı Meclis Kararı ile onaylanan dava konusu revizyon ve ilave imar planlarında, doğusundaki ve batısındaki kullanımlarla uyumlu olacak şekilde “park alanı” olarak planlanmış olmasının; planlama tekniklerine, çevresel koşullara, üst ölçekli planlara (planlama hiyerarşisine), şehircilik ilkelerine, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olduğu" görüş ve kanaatine varıldığının belirtilmesi nedeniyle İdare Mahkemesince bilirkişi raporunda belirtilen hususlar çerçevesinde davanın reddine karar verildiği görülmekte ise de; aynı imar planlarının genelinin iptali istemiyle Sinop Çevre Dostları Derneği tarafından açılan davada Samsun 1. İdare Mahkemesinin E.2017/575 sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan raporda özetle; " 04/08/2016 tarih ve 116 sayılı Sinop Belediye Meclisi kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon nazım ve uygulama imar planında getirilen kullanım kararlarının, 1/25.000 ölçekli Sinop Merkez İlçe Planlama Alt Bölgesi Çevre Düzeni Planına uygun olduğu, bu haliyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 6. maddelerinde belirtilen planların kademeli birlikteliği ilkesinin gereğinin yerine getirildiği, 1/25.000 ölçekli Sinop Merkez İlçe Planlama Alt Bölgesi Çevre Düzeni Planı sınırları içerisinde Bostancılı Köyü batısı ile Dibekli Köyü kuzeyi arasında yer alan 'Karagöl-Aksaz Sulak Alanı'nın davaya konu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planı sınırları içerisinde kaldığı, davaya konu planlara 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı kararında getirilen kullanım kararlarının aynen aktarıldığı ve getirilen kullanım kararlarının çevre düzeni planı ile örtüştüğü, 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı sınırı içerisinde kalan aynı zamanda sulak alan, önemli bitki ve kuş alanı ile tabiatı koruma alanı statülerine sahip 'Sarıkum Gölü'nün' ise davaya konu imar planının onama sınırı dışında kaldığı, davaya konu 1/5000 ölçekli nazım imar planında konut alanlarının orta ve düşük yoğunluk olarak belirlendiği, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinde nazım imar planının tanımından da anlaşılacağı üzere; nazım imar planlarının, genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini gösteren üst ölçekli genel nitelikli planlar olduğu, bu tarife rağmen bu planlarla getirilen düşük ve orta yoğunluktaki konut alanlarında nüfus yoğunluğunun kaç kişi/ha olacağının belirtilmediği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 21. maddesinin 6. ve 7. bentlerinde belirtilen hükümler uyarınca planlama alanı 'jeoljik-jeoteknik etüt raporlarının' onaylandığı ve söz konusu etütlerin dikkate alındığı, 3194 sayılı İmar Kanunu ile Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 'Mekânsal Planların Yapımına Dair Esaslar' başlıklı 8. maddesi uyarınca Sinop Belediyesince planlama alanına yönelik ilgili kurum ve kuruluş görüşlerinin istendiği ve bu kuruluşların görüşlerinin plana yansıtıldığı, sit alanlarında hazırlanacak olan imar planlarının koruma amaçlı imar planı olmasının gerekmesi sebebiyle, bu alanların ilave ve revizyon planlar kapsamına alınmamasının doğru bir yaklaşım olduğu, Sinop Belediye Meclisinin 04/08/2016 tarih ve 116 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon nazım ve uygulama imar planında davaya konu parselin bulunduğu alana getirilen kullanım kararlarının imar mevzuatına, planlama tekniklerine ve şehircilik ilkelerine, kamu yararına uygun olduğu, ancak davaya konu 1/1000 ölçekli imar planında 'Ada Mahallesi' gibi özellikle revizyon kapsamında değerlendirilen alanların, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 11. maddesi uyarınca gelecek olan nüfusun bu bölge içerisinde sosyal ve teknik altyapı alanlarında Yönetmeliğin EK-2 tablosunda belirtilen asgari standartlarda ve yürüme mesafeleri içerisinde gerekli olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının (park, spor alanları, eğitim, sağlık, ibadet alanları, kültürel tesis alanlarının) ayrılmaması ve imar planları ile bir bütün olan plan notları ve plan açıklama raporunun alan kullanımlarını ve yapılaşma koşullarını belirlemede yetersiz olması nedeniyle dava konusu Sinop Belediye Meclisinin 04.08.2016 tarih ve 116 sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli revizyon ve ilave nazım imar planının imar mevzuatına, planlama tekniklerine ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği; Mahkemenin 05/07/2018 tarihli ara kararı uyarınca hazırlanan ek bilirkişi raporunda ise; "Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4.maddesinde nazım imar planının tanımı yapılmış olup, bu tanım uyarınca planlama alanında gelecekteki nüfus yoğunluklarının gösterilmesi gerektiği, yine aynı Yönetmeliğin 'Plan raporu' başlıklı 9. maddesinde; alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin bilgilerin yer alacağının belirtilmiş olmasına rağmen davaya konu 1/5000 ölçekli nazım imar planında düşük ve orta yoğunlukta konut alanları önerilmesine karşın bu alanlara ilişkin gerek plan lejantında, gerek plan paftalarında, gerekse plan açıklama raporunda yoğunluk bilgilerinin (kişi/ hektar) yer almadığı, davaya konu imar planlarının revizyon ve ilave imar planı olması nedeniyle Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 25. maddesi kapsamında incelendiği ve sosyal ve teknik altyapı alanlarının plan bütünlüğü içinde değerlendirildiği gibi sosyal donatı alanlarının aynı Yönetmeliğin 11. ve 12. maddeleri uyarınca herhangi bir parsele olan yürüme mesafeleri değil, bu bölgeye gelecek olan nüfusun yürüme mesafeleri içerisinde gerekli alan sosyal ve teknik donatı alanlarının ayrılıp ayrılmaması kapsamında da incelendiği, bu kapsamda, 'Ada Mahallesinde' olduğu gibi bu bölge içerisinde aile sağlığı merkezi, anaokulu, ilkokul ve ibadet alanlarının dağılımı ve yaya olarak ulaşılması gereken hizmet etki alanlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 11. ve 12. maddeleri uyarınca gelecek olan nüfusun yürüme mesafeleri içerisinde gerekli olan eğitim (ilkokul alanı) sağlık, ibadet alanları gibi tesislerin yeterince ayrılmadığı, bu yönden plakaların imar mevzuatına, planlama tekniklerine ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 10.maddesi kapsamında, 1/5000 ölçekli nazım imar planı gösterimlerinde 'Konut Dışı Kentsel Çalışma Alanı' lejantının getirildiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da kentsel çalışma alanlarının detaylandırıldığı (ticaret, depolama, akaryakıt istasyonu gibi), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca onaylanan 1/25.000 ölçekli Sinop Merkez İlçe Planlama Alt Bölgesi Çevre Düzeni Planı sınırları içerisinde "Konut Dışı Kentsel Çalışma Alanı" kullanım kararı getirilen alanların, davaya konu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave nazım ve uygulama imar planları plan lejantlarında konut dışı kentsel çalışma alanı gösteriminin bulunmaması nedeniyle bu şekilde gösterilmediği, çevre düzeni planında konut dışı kentsel çalışma alanı olarak belirlenen bu alanların, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave imar planlarında detaylandırılarak kullanım kararlarının (ticari alan, depolama alanı, pazar alanı v.b.) şeklinde belirlendiği, ancak bu alanlara ilişkin yapılanma koşullarının ve hangi kullanımların yer alacağının belirtilmediği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 'Plan raporu' başlıklı 9.maddesinde belirtilen hükme aykırı olarak 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yönelik olarak ayrı ayrı hazırlanmış plan açıklama raporlarının bulunmadığı, var olan plan açıklama raporunun "Sinop (Merkez) İlave ve Revizyon İmar Planı Açıklama Raporu" adı altında genel bir açıklama raporu olduğu, davaya konu revizyon ve ilave imar planı plan açıklama raporunun ve plan notlarının, alan kullanımları ve yapılaşma koşullarını net bir şekilde belirtmekte yetersiz olduğu, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında getirilen kullanım kararları doğrultusunda 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 10. maddesinde belirtilen imar planlarının çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanmadığı, imar planları ile bir bütün olan plan notları ve plan açıklama raporunun alan kullanımlarını ve yapılaşma koşullarını belirlemede yetersiz olduğu" görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Genel planlama esasları" başlıklı 7'nci maddesinde; " (1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır:
a) Planlar, kamu yararı amacıyla yapılır.
b) Planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür.
c) Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir.
ç) Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır...", Plan raporu başlıklı 9'uncu maddesinde; " (1) Mekânsal planlara ilişkin, kendi kademesine göre ve yapılış amacının gerektirdiği açıklamaları içeren bir plan raporu hazırlanır.
(2) Plan raporunda, planın türü, ölçeği, kapsamı ve özelliğine göre; vizyon, amaç, hedefler ve stratejiler belirlenerek, koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkeleri, eylem planları, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım, erişilebilirlik ve mekânın etkin kullanılması, gerektiğinde koruma, sağlıklaştırma ve yenileme program, alan ve projelerinin etaplama esasları, alan kullanım dağılımı tablosu gibi hususlarda açıklamalara yer verilir...", İmar planı revizyonu ve ilaveleri başlıklı 25'inci maddesinde; " (1) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır. (2) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde, bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak ilave imar planı yapılabilir." kuralları yer almaktadır.
İmar planları genel düzenleyici işlemler olduğundan, bireysel işlemlerden farklı olarak daha ayrıntılı ve uzun hazırlık süreci bulunmaktadır. Planların hazırlanması aşamasına ait olan bu süreçte uyulması gereken ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ile ayrıntılı düzenlemeye konu edilen araştırma, sentez, katılım, projeksiyon nüfus, plan müellifi yeterliliği, plan dili, yürüme mesafesi etki alanı, sosyal teknik altyapı alanı standartları, plan açıklama raporu vb hususlarda planın genelini etkileyen eksiklikler tespit edilmesi halinde parsel bazında üretilen plan kararları hukuka uygun olsa bile, söz konusu eksiklikler nedeniyle imar planının geneli hukuka aykırı hale gelecektir.
Bu durumda, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonuna yönelik olarak ayrı ayrı plan açıklama raporu bulunmaması, nazım ve uygulama imar planının, plan notlarının ve plan açıklama raporunun alan kullanımlarını ve yapılaşma koşullarını belirlemede yetersiz olması, nazım imar planında önerilen düşük ve orta yoğunlukta konut alanlarına ilişkin gerek plan lejantında, gerek plan paftalarında, gerekse plan açıklama raporunda yoğunluk bilgilerinin (kişi/hektar) yer almaması, nazım imar planının ölçeğinin gerektirdiği ayrıntıları içermemesi, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 11. ve 12. maddeleri uyarınca gelecek olan nüfusun yürüme mesafeleri içerisinde gerekli olan eğitim (ilkokul alanı), sağlık, ibadet alanları gibi tesislerin yeterince ayrılmamış olması ve bu hususların planın genelini sakatlar nitelikte eksiklik ve aykırılıklar olması karşısında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, aynı imar planlarının genelinin iptali istemiyle Sinop Çevre Dostları Derneği tarafından açılan davada, Samsun 1. İdare Mahkemesinin 12/03/2019 tarih ve E:2017/575, K:2019/272 sayılı dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Dairemizce verilen 13/12/2019 tarih ve E:2019/728, K:2019/1419 sayılı karar, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/06/2021 tarih ve E:2020/6476, K:2021/8661 sayılı kararıyla, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş ise de, anılan bozma kararında bilirkişi raporunu kusurlandırıcı herhangi bir tespite yer verilmemesi nedeniyle söz konusu dosyada yer alan bilirkişi raporundaki görüş ve tespitlerin bakılan davada hükme esas alınmasına engel teşkil etmeyeceği açık olduğu gibi Dairemizin 13.12.2021 tarih ve E:2021/1395, K:2021/1280 sayılı kararı ile Danıştay bozma kararına uyulmayarak Dairemizin 13/12/2019 tarih ve E:2019/728, K:2019/1419 sayılı kararında ısrar edilmek suretiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, Dairemizin 17/12/2019 tarih, E:2019/635, K:2019/1451 sayılı kararında ısrar edilmek suretiyle, davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, Samsun 2. İdare Mahkemesi'nce verilen istinaf başvurusuna konu 31/12/2018 günlü ve E:2016/2245, K:2018/1790 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin iptaline, dava ve istinaf aşamasına ait aşağıda dökümü yapılan 2.463,65-TL yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.890,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 428,40-TL temyiz yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta gideri avansının kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46/f maddesi uyarınca, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 17.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)