(1136 S. K. m. 2) (4982 S. K. m. 4, 5)
İstemin Özeti: İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/161 esas sayılı dosyasında sanık R.O. vekili olan davacı tarafından, dava kapsamında dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu Raporunun tanzimi sürecinde müşteki G.D. hakkında varsa yapılan fiziki muayene bilgilerinin, müştekinin kuruma gelip gelmediğine dair bilgilerin (giriş-çıkış kaydı, muayene sıra numarası vb.) Avukatlık Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca istenilmesine yönelik başvurunun reddine ilişkin Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 12.12.2019 tarihli ve 74522826/2019/86 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, sanık vekili olarak kanun yararına bozma yoluna başvurulacağından bahisle avukatlık görevinin yerine getirilmesi kapsamında bilgi-belge talebinde bulunan davacının, talebini 1136 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 2. maddesine dayandırdığı anlaşılmakla birlikte, anılan Kanun maddesinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla avukata bilgi ve belge temin etme yükümlülüğünün getirildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın asli görevinin adalet işlerinde bilirkişilik yapmak olması karşısında, bilirkişilik müessesesi ile ilgili temel ilke ve esasların kıyasen somut olayda uygulaması gerektiği, dolayısıyla bilirkişilik hizmeti kapsamında yürütülen faaliyetler esnasında Kurumca elde edilen kişisel veri ve tıbbi bulguların, kişi mahremiyetinin korunması gereği karşısında ilgili yargı mercii harici paylaşımının mümkün bulunmadığı sonucuna varılmakla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda İstanbul 13. İdare Mahkemesince verilen 26/01/2021 tarih ve E:2020/183, K:2021/134 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu, Avukatlık Kanunu'nun 2. maddesindeki emredici hüküm gereği avukatlık mesleğinin icrası için gerekli olan bilgi ve belgelerin kamu kurum ve kuruluşlarınca verilmesi gerektiği iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi davacı tarafından istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Kararın hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu'nun 4. maddesinde, herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu, 5. maddesinde de, kurum ve kuruluşların, bu Kanun'da yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 2. maddesinin 3. Fıkrasında ise, "Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alınması vekaletname ibrazına bağlıdır. Derdest davalarda müzekkereler duruşma günü beklenmeksizin mahkemeden alınabilir." hükmü düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; yaralama suçundan kaynaklı olarak İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/161 esas sayılı dosyasında açılan ceza davasında alınan 27.11.2012 tarihli ve 2012/27789 sayılı Adli Tıp Kurumu Raporunun tanzimi sürecinde müşteki G.D. hakkında varsa yapılan fiziki muayene bilgilerinin, müştekinin kuruma gelip gelmediğine dair bilgilerin (giriş-çıkış kaydı, muayene sıra numarası vb.) sanık vekili sıfatıyla Avukatlık Kanunu'nun 2. maddesi gereğince kendisine verilmesi istemiyle davacı tarafından Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na yapılan iki ayrı başvurunun, taleplerin bilgi edinme hakkı kapsamı dışında bulunduğundan bahisle reddi üzerine, ikinci başvuru üzerine tesis edilen Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 12.12.2019 tarihli ve 74522826/2019/86 sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
4982 sayılı Kanunun kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerini kapsayan, amacı demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenleyen genel bir kanun niteliğinde olduğunda duraksama yoktur. Buna karşın 1136 sayılı Kanun da, yargılama işlevinin ayrılmaz ve etkin bir unsuru olarak, savunmayı temsil eden ve kamu hizmeti gören avukatlık mesleğine özgü düzenlemeler içermekte olup, esasen 4982 sayılı Kanun karşısında özel bir düzenleme niteliğini taşımaktadır.
Olayda ise, talep edilen bilgi ve belgelerin davacıyı ilgilendirdiği ve müvekkili adına avukatı tarafından açılması muhtemel bir davada davacının haklarını etkin bir şekilde koruma amacı taşıdığı, uyuşmazlıkta istenilen bilgilerin ise bilirkişilik hizmeti kapsamında yürütülen faaliyetler esnasında Kurumca elde edilen kişisel veri ve tıbbi bulguların, kişi mahremiyetinin korunması gereken ve ilgili yargı mercii harici paylaşılması mümkün olmayan belgeler niteliğinde olmadığı, bu nedenle avukatın müvekkiline hukuki yardım sunma yükümlüğünü gösteren vekaletnamesini sunup, amacını ortaya koyarak bilgi ve belge edinme talebinin ilgili idarece yerine getirilmesi hem zorunluk, hem de demokratik toplum ilkesinin bir gereği olduğundan, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile getirilen istisnalar kapsamında kaldığı değerlendirmesiyle aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka ve dayanılan düzenlemelere uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 13. İdare Mahkemesince verilen 26/01/2021 tarih ve E: 2020/183, K: 2021/134 sayılı kararın, kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 390,30 TL yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri için alınan paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 11/10/2021 tarihinde kesin olarak ve oybirliği ile karar verildi.(¤¤)