İSTEMİN ÖZETİ: Adana İli, Ceyhan İlçesi, Kurtpınarı Mahallesi'nde bulunan 129 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın 1.594.593,51 m²'lik kısmının 22/09/2011-29/10/2014 döneminde terminal sahası olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 56.302.250,00 TL ecrisimisil istenilmesine ilişkin Ceyhan Kaymakamlığı Milli Emlak Müdürlüğü'nün 01040107756/181 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada Adana 2. İdare Mahkemesinin 22/02/2018 tarih ve E:2017/282 K:2018/171 sayılı "dava konusu işlemin 48.731.207,39 TL'lik kısmının iptaline, 7.571.042,61 TL'lik kısmının ise reddine" ilişkin kararın, redde yönelik kısmının, davacı vekili tarafından; 1974 yılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca petrol taşıma ve yüklenmesi faaliyetlerinin yürütüldüğü, anlaşma çerçevesinde arazilerde kullanımda bulunulduğu, dava konusu taşınmazda 22/08/2006 tarihinde yapılan imar uygulaması sonrası davalı idarenin mülkiyetine geçtiği, öncesinde hissesi bulunmadığı, petrol işletmelerinin sahalarının tamamının özel güvenlik bölgesi statüsünde olduğu, bu alanlarda ecrimisil alınamayacağı ileri sürülerek; kararın iptale yönelik kısmına davalı idare vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunda ise; davacının işgalinin sabit olduğu ve belirlenen ecrimisil bedelinin de mevzuata uygun olarak takdir edildiği ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Dava konusu taşınmazın özel güvenlik bölgesi olarak ilan edilen alanlardan olduğu, işgalin bulunmadığı ve davalı idarenin istinaf isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
Karar veren Adana Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce, Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 03/01/2019 gün ve E:2018/985, K:2019/6 sayılı kararının, Danıştay 2. Dairesi'nin 28/06/2021 gün ve E:2021/5142, K:2021/2324 sayılı kararı ile bozulduğu görülmekle, bozma kararına uyularak işin gereği görüşüldü:
KARAR: Danıştay 2. Dairesi'nin 28/06/2021 gün ve E:2021/5142, K:2021/2324 sayılı kararı ile;
"Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kısmının belirtilen gerekçeyle onanmasına, davacının temyiz isteminin kabulü ile ile anılan kararın davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına, bozulan kısım hakkında karar verilmek üzere, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine" karar verildiği görülerek mahkeme kararının redde ilişkin kısmı hakkında işin gereği görüşüldü;
KARAR: Dava, Ceyhan Petrol İşletmeleri Bölge Müdürlüğü sahasına denk gelen Adana İli, Ceyhan İlçesi, Kurtkulağı Mahallesi'nde bulunan 129 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın 1.594.593,51 m²'lik kısmının 22/09/2011-29/10/2014 döneminde terminal sahası olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 56.302.250,00 TL ecrisimisil istenilmesine ilişkin Ceyhan Kaymakamlığı Milli Emlak Müdürlüğü'nün 01040107756/181 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmış, ilk derece mahkemesince; "mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alınarak dava konusu işlemin 48.731.207,39-TL'lik kısmının iptaline, davanın 7.571.042,61 TL'lik kısmının reddine" karar verilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Yasasının 'Ecrimisil ve tahliye' başlıklı 75. maddesinde; Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine fuzuli şagilden, bu Yasanın 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı 3 kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru 5 yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisilin istenebileceği; ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı; kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı ve işgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edileceği hükmüne yer verilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Yasası'nın 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 84. maddesinin 1. fıkrasında “Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilenlerin dışında kalanların fiilî durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde mahallinde tespit edilir. Taşınmazların tespitleri yılda en az 1 defa yapılır, ancak tespit programlarının süresi 5 yıldan fazla olamaz. Bu tespitlerin yapılması konusunda illerde defterdarlar, ilçelerde ise mal müdürleri veya varsa milli emlak müdürleri gerekli tedbirleri alırlar. Tespitten önceki sürelere ait işgal ve tasarruflar sebebiyle ecrimisil takip ve tahsilatı yapılarak bu taşınmazlar denetim ve idare altına alınır.” kuralı yer almış, aynı yönetmeliğin 85. maddesinin de "Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren 15 gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru 5 yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir. Taşınmazın mahallinde düzenlenecek Taşınmaz Tespit Tutanağında; işgalin başlangıç tarihi, taşınmazın işgale veya kullanıma konu olan yüzölçümü, işgalcileri, kullanım amacı, ecrimisil takdirinde yararlanılabilecek bilgiler ile bilinmesinde yarar görülen diğer bilgilere yer verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunun 1. maddesinde, bu Yasanın amacının, yurt savunması veya yurt ekonomisine önemli ölçüde katkıda bulunan veya kısmen dahi tahripleri veya devamlı olarak ya da geçici bir zaman için faaliyetten alıkonulmaları halinde milli güvenlik veya toplum hayatı bakımından olumsuz sonuçlar doğurabilecek; diğer askeri tesis ve bölgeler ile kamu veya özel kuruluşlara ait her türlü yer ve tesislerin etrafında güvenlik bölgelerinin, kurulması, kaldırılması ve gerektiğinde genişletilmesine ilişkin esas ve yöntemlerin düzenlenmesi olduğu belirtilmiş, 3. maddesinde, kamu ve özel kuruluşların çevresindeki özel güvenlik bölgelerinin, Genelkurmay Başkanlığının lüzum göstermesi veya Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin veya İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi kaydıyla Bakanlar Kurulunca kurulabileceği veya kaldırılabiliceği ifade edilmiş; 4. maddesinde, askeri yasak bölgeler ile özel güvenlik bölgelerinin kurulması hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı ve askeri güvenlik bölgelerinin kurulması hakkındaki Genelkurmay Başkanlığı kararına ekli uygun ölçekli haritalar ve koordinat listelerinde bu bölgelerin sınırlarının da belirtileceği kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan ve 30/4/1983 gün ve 18033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği'nin 23. maddesinin 1. fıkrasında, kamulaştırma yapılan güvenlik bölgelerinin çevresinin, askeri güvenlik bölgelerinde yetkili komutanlıkça, özel güvenlik bölgelerinde yetkili makam tarafından arazide tel ve duvar gibi engellerle çevrileceği belirtilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasının ( B ) bendinde ise; "Bu bölgelerdeki kamulaştırma yapılmayan taşınmaz malların tapu kaydına, taşınmazın güvenlik bölgesi içinde olduğu işletilir ve taşınmaz mal sahiplerine gerekli tebligat yapılır. Varsa imar planlarında güvenlik bölgeleri belirtilir." hükmüne yer verilmiştir.
20.08.2011 gün ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 336 sıra numaralı Milli Emlak Genel Tebliği'nin ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi başlıklı 5. maddesinin 8. fıkrasında "Hazinenin paydaşı olduğu taşınmazlarda, taşınmazın paydaşı ya da paydaşlarınca kullanılması halinde, kullanılan miktar paydaş/paydaşların kendi payına düşen miktardan fazla olmadıkça ecrimisil istenmez. Hazinenin paydaş olduğu taşınmazlarda, taşınmazın üçüncü kişilerce kullanılması halinde, Hazinenin payı oranında ecrimisil takibatı yapılır. Ancak, evveliyatında kişiler adına kayıtlı iken, imar uygulaması nedeniyle Hazinenin sonradan paydaş olduğu taşınmazların üzerinde yapı bulunması halinde, yapının bulunduğu alan paydaş/paydaşların paylarına isabet eden yüzölçümden daha fazla olsa dahi ecrimisil takibatı yapılmaz, tahakkuk etmiş ecrimisiller tahsil edilmez, tahsil edilmiş olanlar iade edilmez." hükümleri yer almaktadır.
Dosyanın içinde bulunan bilgi ve belgeler ile dava konusu taşınmazın işlem tarihindeki tapu kaydı incelendiğinde, dava konusu parsel üzerinde 1981 yılından itibaren faklı tarihlerde taşınmazın tamamı üzerinde davacı BOTAŞ lehine daimi irtifak hakkı kurulduğu, taşınmazın üzerinde davacıya ait tesislerin bulunduğu, 2565 sayılı Yasa kapsamında Bakanlar Kurulu kararıyla davacı BOTAŞ ilişkin olarak özel güvenlik bölgesi oluşturulduğu ve tapunun beyanlar hanesine 30/01/2004 gün ve 585 yevmiye numaralı özel güvenlik bölgesi şerhinin düşüldüğü, ecrimisile konu alanın, ecrimisil istenen dönemde Maliye Hazinesine tescilli alanda kaldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri karşısında; 2565 sayılı Kanunda belirtilen hallerde özel güvenlik bölgelerinin Bakanlar Kurulu Kararıyla kurulabileceği veya kaldırılabileceği tartışmasız olup; söz konusu taşınmazın tel örgü ile çevrilmesi, anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği'nin gereğidir. Bu itibarla, ecrimisile konu alanın stratejik önemi nedeniyle güvenliğinin sağlanması amacıyla ilan edilen özel güvenlik bölgesinin sınırları içerisinde kalması ve işlem tarihinde söz konusu özel güvenlik bölgesine ilişkin kararın kaldırıldığı veya iptal edildiği yolunda bir düzenleme de bulunmaması karşısında, söz konusu alandan ecrimisil alınmasına olanak bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, bozma kararına uyulmasına, davacının istinaf isteminin KABULÜNE, Adana 2. İdare Mahkemesince verilen 22/02/2018 gün ve E:2017/282, K:2018/171 sayılı kararının redde ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, 7.571.042,61-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin dava konusu işlem kısmının iptaline, aşağıda dökümü yapılan 1.674,90 TL ilk derece yargılama gideri ile davacı tarafından yapılan 145,60 TL'lik istinaf yargılama gideri ve davacı tarafından yapılan 349,50 TL temyiz gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.890,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinde düzenlenen kararın kaldırılması nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idare tarafından yapılan 73,00 TL'lik istinaf yargılama gideri ve 64,25 TL temyiz yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, posta giderine karşılık olarak yatırılmış olan avanstan artanının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca Mahkemesi'nce ilgili tarafa kararın kesinleşmesinden sonra re'sen iadesine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 21.01.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Danıştay 2. Dairesi'nin 28/06/2021 gün ve E:2021/5147, K:2021/2319 sayılı kararının karşı oy gerekçesinde de ayrıntılı olarak belirtildiği üzere; 1974 yılında kurulan BOTAŞ-“Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi”, 233 Sayılı “Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye” tabi, sermayesinin tamamı Devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan, kamu iktisadi teşebbüsüdür. Faaliyet alanının özelliği gereği, 16/12/2016 tarihli ve 9463 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Ceyhan Petrol İşletmeleri Bölge Müdürlüğünün çevresinde özel güvenlik bölgesi kurulmuştur.
Söz konusu taşınmazın 2565 sayılı Yasa kapsamında Bakanlar Kurulu kararıyla davacı BOTAŞ ilişkin olarak özel güvenlik bölgesi oluşturulduğu, tamamı Devletin hüküm ve tasarrufunda altındaki kıyıda bulunan yerlerden olan dava konusu taşınmazın liman bölgesi olduğu, petrol ve doğalgazın ülkeye giriş-çıkış yeri olarak kullanıldığı, uluslararası stratejik önemi nedeniyle liman bölgesinin özel güvenlik bölgesi ilan edilen alanlardan olduğu, ecrimisile konu alanın, kıyıda bulunan Devletin hüküm ve tasarrufunda altındaki yerlerden olduğu görülmektedir.
Bu kapsamda, davacı BOTAŞ'ın sermayesinin tamamı Devlere ait ise de ticari esaslara göre faaliyet gösterdiği, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlarının bedelsiz kullanımını haklı gösterebilecek; davacının faaliyet alanına ilişkin külfetin davalı idareye yüklenmesini gerektirecek bir durumun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre; özel güvenlik bölgesinde bulunan Hazineye ait taşınmaz üzerinde yetkili idare olan Hazinenin izni olmaksızın tasarrufta bulunulması halinde ecrimisil ödenmesi gerekmektedir.
Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 15/01/2014 tarihli Başvuru No:2014/612 sayılı bireysel başvuru kararında; tel örgü ile çevrilerek kışlaya dahil edilen söz konusu taşınmazın kamulaştırılması için yapılan talep Jandarma Genel Komutanlığının 04/12/2004 tarihli yazısı ile uygun görülmediği, taşınmazın tapu kaydına askerî güvenlik bölgesi içinde olduğuna dair şerh konularak bu taşınmazın etrafına tel örgü çekilmesi suretiyle taşınmazın fiili kullanımının kısıtlandığı, 2565 sayılı Kanun'un 21. maddesi karşısında, kamulaştırma yapılmadan ve tazminat ödenmeden askerî güvenlik bölgesi içindeki taşınmazlar yönünden maliklerin, mülkiyet haklarının tanıdığı yetkileri kullanmalarının belirli bir süreyle bile olsa tamamıyla engellenmesinin kanuni bir dayanağının da bulunmadığı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verildiği, görülmektedir.
Özel güvenlik bölgesi olarak ilan edilen taşınmazın, bu karar kaldırılmadıkça ya da iptal edilmedikçe, güvenlik bölgesi olarak kullanılmasında hukuki bir sorun bulunmamaktadır. Ancak özel güvenlik bölgesi kurulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı taşınmaz sahibinin mülkiyet hakkını tamamen ortadan kaldırmamaktadır. Bu üst tasarruftan sonra, taşınmaz sahibinden bu kullanıma ilişkin olarak (irtifak hakkı tesisi, kamulaştırma, devir.....) izin alınması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta olduğu gibi izin alınmadan, ilgili arazide tel ve duvar gibi engellerle çevrilerek davalı idarenin kullanımının sınırlandırılması nedeniyle, 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca ecrimisil istenebileceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, özel güvenlik bölgesi ilan edilen yerlerden ecrimisil talep edilemeyeceği gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü, Adana 2. İdare Mahkemesince verilen 12/06/2018 gün ve E:2017/605, K:2018/689 sayılı kararının redde ilişkin kısmının kaldırılmasına ilişkin karara katılmıyorum. (¤¤)