(7068 S. K. m. 8)
İSTEMİN ÖZETİ: Konya İli, Karatay Cezaevi Bölük Komutanlığı emrinde Jandarma Uzman Onbaşı olarak görev yapan davacının, hakkında açılan soruşturmaya istinaden 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-C/2 maddesi gereğince "yirmi ay uzun süreli durdurma" cezasıyla tecziyesine ilişkin Konya Valiliği il Disiplin Kurulu'nun 05.11.2020 tarih 2020/58 K. sayılı işleminin iptali ile parasal hakkının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacı hakkında, disiplin soruşturmasına konu olan eylemleri nedeniyle "görevi kötüye kullanma" suçlamasıyla Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:2021/271 esas sayılı dosyasıyla dava açıldığı, yapılan kovuşturma neticesinde, davacının Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin E.2021/271 K:2021/572 sayılı kararı ile beraatine karar verildiğinin görüldüğü, her ne kadar davalı idare tarafından, söz konusu mahkumun kaçmasında görevli davacının da aralarında bulunduğu personellerin cep telefonları ile ilgilendikleri, hasta odalarında mahkumun kilitli odada bulunmasının vermiş olduğu rahatlıkla hareket ettikleri, mahkumların bulunduğu hasta odalarının burada bulunan personellerce yeterince kontrol edilmediği, hükümlünün firarı esnasında da pencereden ve duvardan çıkan sesin duyulmamasında davacının da kusurunun olduğu belirtilmişse de; uyuşmazlık konusu olayda; soruşturma raporunda yer alan tespitler, tanık beyanları, aynı fiil nedeniyle Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:2021/271 K:2021/572 sayıl, beraat kararı ve tüm soruşturma dosyası kapsamından davacının, Ö.Y. isimli mahkumun Covid-19 hastası olması nedeniyle mahkumun bulunduğu odayı kontrol edemediği, bu nedenle mazgallardan bakarak mahkumu gördüğü ve teslim aldığı, nitekim Ö.Y. isimli şahıs COVİD-19 hastası olduğu için davacının mahkumun bulunduğu odaya sürekli girmesinin tıbben de doğru olmadığı, davacının da aralarında bulunan personelin hastane odasının önünden hiç ayrılmadığı (ihtiyaç durumunda nöbetçi bırakıldığı), firari şahsın hastane odasındaki demiri kırıp sökmek suretiyle pencereden kaçtığı, daha önce firar olayı da gerçekleşmiş bir mahkum koğuşundaki pencerenin sağlamlaştırılması ve tamir hususunun davacının sorumluluğunda olmadığı görüldüğünden; davacıya "yirmi ay uzun süreli durdurma" cezası verilmesi ve bu cezanın brüt aylığının takdiren 1/2'sinin kesilmesi suretiyle uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer taraftan, davacı hakkındaki disiplin cezasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, davacının parasal haklarının (maaşından kesilen meblağın) dava açma tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle Konya 2. idare Mahkemesi'nce verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin 16/09/2021 tarih ve E:2021 /219, K:2021/994 sayılı kararın; davalı idare vekili tarafından, cezaevi birliklerinde görev yapan personellerin her birine idarece ceza infaz kurumlarının dış koruması ve sevk ve nakil hizmetleri konusunda mesleğe girişte ve göreve başladıktan sonra cezaevi hizmetlerinin yürütülmesi konusunda hizmet içi eğitimi verildiği, almış oldukları eğitimi tazeleme kapsamında verilen eğitimlerde bu hususların personele meleke kazandırmak için tekrarlandığı, bu konuda verilen eğitimlere yönelik ve meydana gelen olumsuz olaylara göre personelin ders çıkartması için örnek olayların eğitim konusuna dahil edildiği, idarece gerekli tüm eğitimlerin davacıya da verildiği, dava konusu olaya ilişkin hazırlanan idari tahkikat raporunda da belirtildiği üzere kamera görüntüleri ile söz konusu mahkumun kaçmasında görevli, davacının da aralarında bulunduğu personellerin durumsal farkındalık konusunda yeterli hassasiyeti göstermediği, ayrıca hükümlünün firar ettiği hususunun hastanede görevli bir personelin Jandarmaya bildirmesi neticesinde öğrenildiği, aynı koğuştan daha önce başka bir mahkumun kaçtığı ve dikkatli olunması gerektiği hususunun ilgili personelce bilindiği, davacı personelin olayda ihmali, kusurunun bulunduğu hususun sübuta erdiği, kolluk görevlisi olan davacının asli görevini yerine getirmediği, Covid-19 hastası olan mahkumların koruma kapsamı dışında yer alacağına ilişkin mevzuat düzenlemesi veya emir talimatı bulunmadığı, yerel mahkemece eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu, idarece tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata uygun olduğu iddialarıyla istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Başvuruya konu mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 69,00TL yargılama giderinin istinaf yoluna başvuran davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin Mahkemesi’nce davalı idareye iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 inci maddesinin 6 ncı fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 25/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)