İSTEMİN ÖZETİ: Bilecik Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Emniyet Amiri rütbesinde görev yapmakta iken 17/08/2016 tarihinde 670 sayılı KHK ile ihraç edilip OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun 29/01/2019 tarihli kararı ile göreve iade edilen sonrasında resen emekli edilen davacı tarafından, 2017 yılı itibari ile bir üst rütbeye terfisi hakkında gerekli kararın alınması için yaptığı 17/12/2019 tarihli başvurunun, 2019 yılı rütbe terfi sınavının 06/03/2019 tarihinde yapılmış olduğu, sınav tarihinden sonra göreve başladığı, kurul gündemine alınma şartlarını yerine getirmediği, kurul tarihi itibari ile emekli olduğu gerekçesi ile reddine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün 09/01/2020 tarih ve 37373650.219. (63231 ). 14122 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; Sakarya 1. İdare Mahkemesi'nce "...Uyuşmazlık konusu olayda, davacı OHAL İşlemleri Komisyon kararı uyarınca 27/03/2019 tarihine göreve başlamış ancak bu tarihten önce 06/03/2019 tarihinde rütbe terfi yazılı sınavı yapılmış olduğundan davacının 2019 yılı rütbe terfi değerlendirmesine esas sınava girmesinin fiilen mümkün olmadığı, kurul gündemine alınma şartlarını yerine getirmediği, diğer taraftan 2020 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu terfi incelemesinden önce de davacının işlem tarihi itibari ile emekli olduğu ve davacının resen emeklilik işlemine karşı dava da açmadığı dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır..." gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen 14/01/2021 gün ve E:2020/127, K:2021/42 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu iddiasıyla istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
Karar veren Bursa Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın 45 ve 52. Maddeleri uyarınca işin gereği görüşüldü:
KARAR: İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dava, Bilecik Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Emniyet Amiri rütbesinde görev yapmakta iken 17/08/2016 tarihinde 670 sayılı KHK ile ihraç edilip OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun 29/01/2019 tarihli kararı ile göreve iade edilen sonrasında resen emekli edilen davacı tarafından, 2017 yılı itibari ile bir üst rütbeye terfisi hakkında gerekli kararın alınması için yaptığı 17/12/2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün 09/01/2020 tarih ve 37373650.219. (63231). 14122 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Yasasının 55. maddesinde; Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılacağı, Komiser Yardımcısı, Komiser ve Başkomiserlerin liyakat koşullarını belirlemek ve terfilerini önermek üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme Kurulu'nun, Emniyet Amirleri ile Dördüncü ve Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlerinin liyakat koşullarını belirlemek ve terfilerini önermek üzere Genel Müdürlük Yüksek Değerlendirme Kurulu oluşturulacağı, kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için; bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması, bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması, yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması, Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunmasının şart olduğu hükme bağlanmıştır.
10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Yüksek Değerlendirme Kurulunun Görevleri" başlıklı 19. maddesinin 1/a fıkrasında "Üst rütbeye yükselmek için, Kurul gündemine alınan Emniyet Amirleri ile Dördüncü ve Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlerinin liyakat koşullarını belirlemek ve üst rütbedeki boş kadro miktarına göre sıralayarak terfilerini önermek" hükmü ile Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü" başlıklı 20. maddesinde; 1. Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının, terfi edecek personel hakkında;
a) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı bilgilerini,
b) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini,
c) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını,
ç) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını,
d) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini,
e) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler." hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden:
Emniyet mensuplarının terfi usulü ve koşulları 3201 sayılı kanunun 55.maddesinde ve bu madde uyarınca çıkarılan yönetmeliklerde belirlenmiştir. Anılan Kanun uyarınca, rütbe terfileri, kıdem sırasına göre görüşülür, sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır. Buna göre terfilerde, değerlendirme gündemine girebilmenin ön koşulları sayma yoluyla belirlenmiş olup, bu ön koşulları taşıyan adayların terfi koşulu liyakat olup, liyakat kriterleri ise açıkça yasa koyucu tarafından belirlenmemiş olup, bu husus Yönetmelik ve Değerlendirme Kurullarına bırakılmıştır.
Yasa maddesinin 7 ve 8 fıkralarında Değerlendirme Kurullarının liyakat koşullarını belirleme yetkisi olduğu kuralına yer verilmiştir. Aynı kurala Yönetmeliğin 17 ve 19 maddelerinde de yer verilmiştir. Böylelikle Değerlendirme Kurullarının liyakat konusunda kriter belirleme yetkileri bulunduğu kuşkusuzdur. Bunun yanında Yönetmeliğin 20.maddesinde, Değerlendirme Kurullarının, anılan maddede sayılan 6 unsuru dikkate alarak liyakat kriterleri belirleyeceği ifade edilerek, kurulların liyakat konusunda müstakil terfi kriteri belirlemeyeceği, yönetmelikte sayılan 6 unsuru dikkate alarak liyakat kriteri belirleyeceği kuralını koymuştur.
Öte yandan liyakat, yukarıda yer verilen Yasa hükmü uyarınca terfinin tek unsuru olup, liyakatın belirlenmesinde dikkate alınacak kriter ve koşullar Yönetmelikte sayma yoluyla belirlenmiştir. Bir başka ifade ile her terfi dönemine ilişkin ayrı koşulların getirilmesi objektif terfi değerlendirmesinin dışında öznel bir terfi değerlendirmesine yol açabilecektir. Farklı terfi listeleri ve dönemleri için farklı kriterler belirlemek hakkaniyet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmayacağı gibi gerek Yasa'nın gerekse Yönetmeliğin 20. maddesinin hükmüyle de bağdaşmamaktadır. Zira Yönetmeliğin 20. maddesinde sayma yoluyla belirtilen hususlar dikkate alınıp, yapılacak değerlendirme ile liyakat konusunda kanaate varılması gerektiği açıktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anılan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, rütbelere terfi ettirilecek personelin liyakat koşullarına göre değerlendirilmesinde; bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme notunun, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerinin, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarının, verilen disiplin cezalarının, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin ve Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde edilen başarı durumlarının bir bütün halinde dikkate alınacağı ve kurullarca edinilen kanaate göre; liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında kadronun bulunması halinde "terfi eder", kadro bulunmaması halinde ise "kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez" ve bir üst rütbeye terfi etmek için liyakat yönünden yeterli görülmeyen personel hakkında “terfi etmez” kararı verileceği anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Bilecik Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Emniyet Amiri rütbesinde görev yapmakta iken 17/08/2016 tarihinde 670 sayılı KHK ile ihraç edildiği, OHAL işlemleri İnceleme Komisyonunun 29/01/2019 tarihli kararı ile göreve iade edildiği, 27/03/2019 tarihinde göreve başladığı, Emniyet Genel Müdürlüğünün 23/07/2019 tarihli işlemi ile 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca beş yıl süre ile terfi etmediği gerekçesi ile resen emekli edildiği, davacı tarafından 17/12/2019 tarihli dilekçe ile 2017,2018 ve 2019 yılları terfilerine ilişkin karar verilmesi talebinde bulunduğu, dava konusu işlem ile başvurunun ret edildiği ve 2017 yılına ilişkin olarak terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacı, OHAL İşlemleri Komisyon kararı uyarınca 27/03/2019 tarihine göreve başlamış, ancak bu tarihten önce 06/03/2019 tarihinde rütbe terfi yazılı sınavı yapılmış olduğundan davacının 2019 yılı rütbe terfi değerlendirmesine esas sınava girmesinin fiilen mümkün olmadığı, kurul gündemine alınma şartlarını yerine getirmediğinden bahisle terfi ettirilmediği anlaşılmaktadır.
Davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de; bu yetkinin, mevzuatta öngörülen kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmalar gibi ölçütler gözetilerek kullanılması, belirtilen ölçütlerin terfi işlemlerinde uygulanması sırasında da eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın yapılıp yapılmadığının ise, ancak söz konusu ölçütlerin, terfi işlemlerinde nasıl dikkate alındığının idarece açıklanması sonucunda anlaşılabileceği açıktır.
Bu durumda; emniyet amiri olarak görev yapmakta iken 17.08.2016 tarih ve 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan ve akabinde Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun 29.01.2019 tarihli kararına istinaden 27.03.2019 tarihinde tekrar göreve iade edilen davacının, 2017 yılına ilişkin terfi durumunun, anılan yıl veya yıllarda görevinin başındaymış (kamu görevinden çıkarılmamış) gibi kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmalar gibi ölçütler gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken, hakkında anılan ölçütler gözetilerek herhangi bir (spesifik) değerlendirme yapılmadan, davacının anılan dönemde fiilen görevde olmadığı, 06.03.2019 tarihinden önce yani, yeniden göreve başlamadan önce rütbe terfi yazılı sınavının yapılmış olduğu, rütbe terfisine esas yazılı sınava katılmasının fiilen mümkün olmadığı, bu şekilde kurul gündemine alınma şartlarının oluşmadığından bahisle terfi ettirilmemesine ilişkin işlemde ve aksi yöndeki mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan; yukarıda belirtilen gerekçeyle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunun saptanmış olmasının, davacının doğrudan emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayacağı, bununla birlikte, davacının 2017 yılına ilişkin terfi durumunun, anılan yıllarda görevinin başındaymış (kamu görevinden çıkarılmamış) gibi kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmalar gibi ölçütler gözetilmek suretiyle davalı idare tarafından "yeniden" değerlendirilerek yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiği, davacının, terfi veya sınav döneminde, kamu görevinden çıkarılmış olması nedeniyle görevde olmamasının veya 5 yıl üst üste terfi edemediğinden re'sen emekli edilmesinin, geçmiş yıllara ilişkin terfisinin, yukarıda belirlenen kriterler esas alınarak yapılmasına engel bir durum olmadığı, görevine iade edilen davacının, geçmiş yıllarda görevinin başındaymış, sanki hiç görevinden ayrılmamış gibi değerlendirilmesinin ve buna göre işlem yapılmasının hukuk devleti ilkesi gereği olduğu da açıktır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Sakarya 1. İdare Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarih ve 2020/127 E., 2021/42K. sayılı kararının kaldırılmasına,
3-Dava konusu işlemin iptaline,
4-Aşağıda ayrıntısı gösterilen yargılama giderleri ile AAÜT uyarınca belirlenen 2.550,00 TL vekalet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine, davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Artan tebligat posta ücretinin mahkemesince re'sen ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
6-2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 27.01.2022 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)