İSTEMİN ÖZETİ: Adana ili, Ceyhan Belediye Başkanlığı bünyesinde belediye başkan yardımcısı olarak görev yapan davacının, başkan yardımcılığı görevinden alınarak Dış İlişkiler Müdürü olarak atanmasına ilişkin 28.11.2020 tarih ve 93376340/614 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; "...davalı idare emrinde belediye başkan yardımcısı olarak görev yapan davacının bu görevinden alınarak Dış İlişkiler Müdürlüğüne atanmasında davalı idarece herhangi bir gerekçe öne sürülmediği gibi davacının görevinde başarısızlığı ya da yetersizliği hususunda somut bir nedenin de ortaya konulmadığı, bu durumda belediye başkan yardımcısı olarak görev yapan davacı hakkında yapılmış herhangi bir soruşturma veya verilmiş bir disiplin cezası olmadığı gibi davalı idarece somut bir neden ortaya konulmadığı, bu nedenle dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığının anlaşıldığı, öte yandan Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan ''idare, kendi eylem ve işlemlerden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.'' hükmü uyarınca hukuka aykırılığı saptanan işlemler nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği..." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 12.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine dair Adana 3. İdare Mahkemesi'nin 17/09/2021 tarih ve E:2021/37, K:2021/888 sayılı kararının; davalı idare vekili tarafından; belediye personelinin atanması konusunda tüm yetkinin belediye başkanında olduğu, belediye başkanının kendisine bu derece yakın çalışan ve yetkilerini devretmekte olduğu yönetici kadrosuna atamada geniş takdir yetkisi bulunduğu, davacının görevinden alınması için mutlaka bir disiplin soruşturması geçirmesi gerekmediği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün yazısında davacının yeni atandığı kadronun Başkan Yardımcılığı kadrosuyla eş değer olduğu ve hiçbir kayba uğramayacağının belirtildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Adana Bölge İdare Mahkemesi 1.İdari Dava Dairesi'nce, 2577 sayılı Kanun'un 17/2 maddesi gereğince davacının duruşma talebi kabul edilmeyerek, dava dosyası 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi gereğince incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Adana ili, Ceyhan Belediye Başkanlığı bünyesinde belediye başkan yardımcısı olarak görev yapan davacının, başkan yardımcılığı görevinden alınarak Dış İlişkiler Müdürü olarak atanmasına ilişkin 28.11.2020 tarih ve 93376340/614 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde, kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden, kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri öngörülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 38. maddesinin (j) bendinde, "Belediye personelini atamak" belediye başkanının görevleri arasında sayılmış; 49. maddesinin 2. fıkrasında, "Belediye personeli, belediye başkanı tarafından atanır. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadrolarına yapılan atamalar ilk toplantıda belediye meclisinin bilgisine sunulur." hükmüne; 42. maddesinde de, belediye başkanının görev ve yetkilerinin bir kısmını uygun gördüğü takdirde yöneticilik sıfatı bulunan belediye görevlilerine devredebileceği hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile memurların maddede öngörüldüğü şekilde bir göreve atanmaları ve aynı şekilde atandıkları görevden alınmaları konusunda idarelere takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Bu kapsamda; mesleki yarışma sınavı, görevde yükselme sınavı ya da belirli kariyer basamaklarından geçmiş olma gibi kıstasların kural olarak aranmadığı üst düzey görev ve unvanlı kadrolara atamada idarenin geniş bir takdir yetkisi bulunduğu açık olup, yetki ve usulde koşutluk ilkesinin bir yansıması olarak, bu nitelikteki bir göreve o görevin gerektirdiği uzmanlık alanında kariyer basamaklarında adım adım ilerleyerek yükselen, bulunduğu üst göreve uygun alt görevlerde başarı göstererek atandığı sabit olan, bu kapsamda takdir yetkisinin sebep ve maksat unsuru idarece ortaya konulabilen ve hukuken denetlenebilir nitelikte olan bir işlem ile ataması gerçekleştirilen memurun, bu görevden alınırken atama esnasında var olduğu sabit olan hususiyetlerin artık bulunmadığının ya da kaybedildiğinin (örneğin başarısızlık, disiplinsizlik gösterildiğinin vs. ) somut bilgi ve belge ile orta konulması gerekir ki, bu hususların ortaya konulamaması halinde sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılığı açığa çıkan işlemin idari yargı yerince iptal edileceği açıktır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümleri belediye başkan yardımcılarının, halk tarafından seçimle iş başına getirilen belediye başkanına yakın çalışan, onun yetkilerini devralan ve onun adına hareket eden üst düzey yöneticiler olduğunu göstermektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda; davalı idare bünyesinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapmakta iken 05.08.2019 tarihinde Belediye Başkan Yardımcısı olarak atanan davacının, dava konusu 28.11.2020 tarihli işlem ile bu görevden alınarak müdür kadrosuna atandığı görülmektedir.
Bu durumda; belediyelerin sevk ve idaresi konusunda belediye başkanlarına verilen görev, yetki ve sorumluluklar göz önüne alındığında kendilerine çok yakın, gerektiğinde onun yetkilerini devralan ve onun adına hareket eden belediye başkan yardımcılarını atama konusunda kanunla tanınan takdir yetkisinin geniş yorumlanması gerektiği ve kamu hizmetlerinin etkin ve verimli şekilde yürütülmesini sağlamakla yükümlü olan davalı idarenin, bu amacına yönelik olarak takdir yetkisinin hukuksal sınırları içerisinde davacıyı durumuna uygun bir göreve atayabileceği ve dava konusu işlemin bu çerçevede tesis edildiği anlaşılmış olup, idarece takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kullanıldığını ortaya koyan hukuken geçerli somut herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı göz önüne alındığında, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna varılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık, yazılı gerekçe ile dava konusu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
Öte yandan; yukarıda izah edildiği üzere dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının parasal hak talebinin de reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
1-İstinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu Adana 3. İdare Mahkemesi'nin 17/09/2021 tarih ve E:2021/37, K:2021/888 sayılı sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine,
2-Davacının ilk derece aşamasında yaptığı toplam 331,30-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf aşamasında davalı idarenin yaptığı 244,80-TL istinaf yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00 TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine,
4-Artan posta gideri avansının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca Mahkemesince ilgili tarafa re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanun'un 45/6 maddesi gereğince kesin (temyiz yolu kapalı) olmak üzere, (Nitekim; Danıştay 2. Dairesi'nin 15/09/2021 tarihli ve E:2021/16434, K:2021/2685 sayılı kararı da bu yöndedir.), 03.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)