İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 'Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak' fiili kapsamında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde fiilin sübut bulduğundan bahisle 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun'un 8/4-(b)-6. maddesi uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin olarak İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunca tesis edilen 19.03.2020 tarihli, 858 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; "Uyuşmazlıkta, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde, davacı ile disiplin soruşturması yönünde talepte bulunan şikayetçi N.Y.B. arasında evlenme vaadi içeren söz ilişkisinin bulunduğu, ancak ilişkileri esnasında davacı ile şikayetçinin aralarının bozulması üzerine telefon konuşmalarında uygunsuz ifadelerde bulunulduğu hususunun disiplin soruşturma raporundaki beyanlar ve davacının ikrarı ile de sabit olduğu, söz konusu ifadelerin karşılıklı nitelikte olduğu ve bu eylemlerin davacının kamu görevlisi olmasından bağımsız bir nitelik taşıyan özel yaşam alanında vuku bulduğu, ayrıca disiplin soruşturmasına konu eylemler nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/45121 sayılı soruşturma dosyasında hakaret ve basit tehdit suçlarından şikayet yokluğu nedeni ile, tehdit suçu açısından ise kamu davası açmaya inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, bu haliyle davacının disiplin soruşturmasına konu eylemleri nedeniyle cezalandırılmasına yetecek nitelikte bir yeterli şüphe bulunmadığı hususunun savcılık kararı ile de ortaya konulduğu, ayrıca taraflar arasında yaşanan kişisel tartışma boyutundaki diyaloglar esnasında sarf edilen sözlerin toplum nezdinde alenen yaşanmadığı, bu yönüyle disiplin soruşturmasına konu eylemler nedeniyle kamu görevinin saygınlığının ihlal edilmesinden bahsedilmeyeceği anlaşılmış olup, davacının, kamu görevlisi olmasından kaynaklanmayan ve disiplin hukukunu ilgilendiren yönü açıkça ortaya konmayan, hizmet dışında özel yaşamına ilişkin fiillerinin bir disiplin suçu olarak değerlendirilmesi ve davacıya disiplin cezası verilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 25/12/2020 tarih ve E:2020/871, K:2020/1946 sayılı kararına karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurularak; davacının eski nişanlısı ve ailesine karşı söylediği söz ve davranışların emniyet mensubuna yakışmadığı iddiasıyla kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; "Bölge İdare Mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmü yer almaktadır.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeleri Dairemizce de uygun bulunan İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nin 25/12/2020 tarih ve E:2020/871, K:2020/1946 sayılı kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istinaf talebinin reddine, istinaf aşamasında yapılan 62,00 TL yargılama giderinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 02.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)