İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, hakkında 2828 sayılı Kanun'a 3413 sayılı kanunla eklenen Ek-1 maddesi uyarınca istihdam hakkından faydalanmak üzere hakkında Form-A belgesi düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair Çorum Valiliği Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nün 13/03/2020 tarih ve E.736951 sayılı işleminin iptali istemiyle açtığı davada; davanın reddine karar veren Çorum İdare Mahkemesi'nin 11/12/2020 gün ve E:2020/492, K:2020/724 sayılı kararının; davacı vekili tarafından; geçici 16.madde çerçevesinde kanunun aradığı süre içerisinde davalı idareye uyuşmazlık konusu hakkında başvuruda bulunulduğu, bu hususun yerel Mahkemeye ısrarla belirtildiği, bu rağmen kararda değinilmediği, korunma kararının kaldırılmasına dair Sorgun Sulh Hukuk Mahkemesi kararının temyiz aşamasında olması ve kesinleşmemesinin müvekkilinin 18 yaşına kadar koruma altında sayılması anlamına gelmeyeceğine ilişkin ret gerekçesinin ise yerinde olmadığı, koruma kararının kaldırılmasına ilişkin mahkeme kararının müvekkiline veya yasal temsilcisine tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmemesi, bu nedenle kararın ve olası hukuki sonuçlarının, itiraz olanağı tanınmayan müvekkili hakkında hüküm doğurmayacağından müvekkili hakkındaki koruma kararının 18 yaşını bitirinceye kadar varlığını koruduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, Yargıtay'da olan Sorgun Sulh Hukuk Mahkemesi'nin koruma kararının kaldırılması ilamının temyiz incelemesi sonucunun işbu dava için bekletici mesele yapılması talebinde bulunulmasına rağmen talep hakkında herhangi bir karar verilmeden esastan hüküm kurulduğu, ilgili karara karşı temyiz talebinde bulunulduğu, dosyanın şu anda Yargıtay 2.HD. 2020/7034 sayılı dosyasında incelendiği, verilen kararın görevli mahkemede verilmediği, eksik hasımla karar verildiği, çocuğun reşit oluncaya kadar sosyal hizmet modellerinden yararlanmamış olmasının idarenin bakım ve gözetim yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idare vekili tarafından, idareye mükerrer başvuruların yeni bir işlem gibi sayılarak dava konusu yapılmasının kamu düzeninden olan ve yasa ile belirlenen dava açma süresinin kötüye kullanımı olduğu, ilk başvurunun 03.02.2003 tarihinde 56 kayıt numarası ile yapıldığı, bu başvuruya karşı 07.03.2003 tarihinde cevap verildiği, dava açma süresini canlandırmak maksadıyla 26.02.2020 tarihinde idarelerine bir kez daha başvuru yapıldığı, davacı tarafından, hakkında verilen koruma kararının kaldırılmadığı ve dolayısıyla davacının 18 yaşını doldurduğu tarihe kadar devam ettiğinin beyan edildiği, Sorgun Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen koruma kararının kaldırılması kararının yerinde olduğu, bir an için usule uygun olmadığı düşünülse dahi zaten davacının 18 yaşını doldurduğu tarihte kendiliğinden kaldırıldığı, zaten bu durumun tek başına davacının sosyal hizmet modelinden faydalandığını varsaymaya yeterli olmayıp fiili durumda davacı ailesine teslim edildiği günden bu yana bir sosyal hizmet modelinden faydalanmadığı, tüm bunların yanında davacı reşit olmadan ailesinin talebi ile kuruluştan ayrılarak artık bir sosyal hizmet modelinden yararlanmadığı, davacının 40 yıl sonra istihdam hakkı yaratmaya çalışması hakkın kötüye kullanılmasının tipik bir örneği olduğu ileri sürülerek davacının istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, davacının, hakkında 2828 sayılı Kanun'a 3413 sayılı Kanunla eklenen Ek-1 maddesi uyarınca istihdam hakkından faydalanmak üzere hakkında Form-A belgesi düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair Çorum Valiliği Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nün 13/03/2020 tarih ve E.736951 sayılı işleminin iptali istemine ilişkindir.
İdare Mahkemesi'nce; davacının reşit olduğu tarihten önce (15 yaşında) koruma kararı kaldırılarak Kurum ile ilişiğinin kesildiği ve ailesine teslim edildiği, 2828 sayılı Kanun'un Ek 1.maddesine göre davacının 18 yaşını doldurduğu ve korunma veya bakım tedbir kararının sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde hakkında Form-A Belgesi düzenlenmesi için başvuru yapması gerektiği, ancak davacının kurumdan ilişiğinin kesildiği tarihten 40 yıl sonra 28/02/2020 tarihinde bu haktan faydalanmak için başvuru yaptığı, her ne kadar koruma kararının kaldırılmasına dair Sorgun Sulh Hukuk Mahkemesi kararının temyiz aşamasında olduğu ve henüz kesinleşmediği, buna göre de koruma kararından 18 yaşına kadar faydalanmış sayılacağı iddia edilmekte ise de; ilgili kararın kesinleşmemesinin, tüm bakım ve masrafları velisi babasına ait olmak üzere ailesine teslim edilen davacının 18 yaşına kadar koruma altında sayılması anlamına gelmeyeceği, keza ilgili mevzuatta öngörülen şartlardan bir diğeri olan davacının reşit olduktan sonra kurumun sunduğu hizmet modellerinden herhangi birinden yararlandığına veya kendisine kurumdan ilişiğinin kesildiği tarihten sonra ayni, nakdi yardım yapıldığına ilişkin iddiasının bulunmadığı, bu durumda Yasa'da öngörülen şartları sağlamadığı açık olan davacı için Form-A belgesinin düzenlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu'nun, "Amaç" başlıklı 1.maddesinde; "Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir." hükmüne, "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinde; "Kanunda geçen; a) "Sosyal Hizmetler"; kişi ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunlarının önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütününü, b) "Korunmaya ihtiyacı olan Çocuk"; beden, ruh ve ahlak gelişimleri veya şahsi güvenlikleri tehlikede olup; 1. Ana veya babasız, ana ve babasız, 2. Ana veya babası veya her ikisi de belli olmayan, 3. Ana ve babası veya her ikisi tarafından terkedilen, 4. Ana veya babası tarafından ihmal edilip; fuhuş, dilencilik, alkollü içkileri veya uyuşturucu maddeleri kullanma gibi her türlü sosyal tehlikelere ve kötü alışkanlıklara karşı savunmasız bırakılan ve başıboşluğa sürüklenen, çocuğu, (...) ifade eder." hükmüne, "Korunma kararı" başlıklı 22.maddesinde; "Korunmaya ihtiyacı olan çocukların reşit oluncaya kadar bu Kanun hükümlerine göre Kurumca kurulan sosyal hizmet kuruluşlarında bakılıp yetiştirilmeleri ve bir meslek sahibi edilmeleri hususundaki gerekli tedbir kararı 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa göre yetkili ve görevli mahkemece alınır. Bu karar için gerekli belgeler Kurumca düzenlenir ve ilgili mahkemeye gönderilir. (...) Sosyal hizmet kuruluşlarının kendisine teslim edilen çocuk hakkında yapacağı inceleme sonucunda hazırlayacağı raporda, 5395 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca çocuğun derhâl korunma altına alınmasını gerektiren bir durum olmadığı ve ailesine teslim edilmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığı kanaatine varması hâlinde mülki idare amirinin onayı ile çocuk ailesine teslim edilebilir." hükmüne, "Korunma kararının süresi ve kaldırılması" başlıklı 24.maddesinde; "Korunma kararı genel olarak çocuk reşit olana kadar devam eder. Ancak bu karar, korunma kararına neden olan şartların ortadan kalkması halinde Kurum yetkililerinin önerisi üzerine mahkemece çocuk reşit olmadan önce kaldırılabileceği gibi reşit olduktan sonra da çocuğun rızası alınmak şartıyla devamı hususunda karar verilebilir. Reşit olduktan sonra korunma kararının devamı aşağıda belirtilen şartlara bağlıdır. a) 18 yaşını tamamlamış olan korunmaya ihtiyacı olan çocuklardan; 1. Ortaöğrenime devam edenlerin 20 yaşına kadar, 2. Yükseköğrenime devam edenlerin 25 yaşına kadar korunma kararları uzatılabilir. b) Öğrenime devam etmeyen 18 yaşını doldurmuş çocukların bir iş veya meslek sahibi edilerek kendi kendilerine yeterli olabilmelerinin sağlanması amacıyla 20 yaşına kadar korunma kararları uzatılabilir. Bunlardan korunma kararı kalkmış; ancak tek başına yaşamını sürdüremeyecek durumda bulunan kız çocukları, Kurumca himaye olunur. Bu çocukların emek karşılığı iaşe, ibate ve harçlıkları Kurumca karşılanmak kaydıyla Kurum hizmetlerinde çalışmaları da sağlanabilir. c) Bedensel, zihinsel ve ruhsal engellilikleri nedeniyle sürekli bakıma ihtiyacı olan ve çalışmaktan aciz olan Çocukların korunma kararı uzatılır. Korunma kararı kalkan çocukların Kurumla ilişkilerinin devamı sağlanır. Bu çocuklara gerektiğinde imkanlar ölçüsünde Kurumca yardımcı olunur." hükmüne yer verilmiştir.
Yine 2828 sayılı Yasa'nın 7103 sayılı Yasanın 24. maddesi ile değişik Ek 1.maddesinde; "Bu Kanun veya 5395 sayılı Kanun uyarınca haklarında korunma veya bakım tedbir kararı alınmış olup fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dâhil iki yıldan az olmamak üzere, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanan çocuklardan reşit olduğu tarih itibarıyla bu hizmetlerden yararlanmaya devam edenlerin işe yerleştirilmeleri aşağıdaki usul ve esaslar çerçevesinde yapılır:
a) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından hangi statüde olursa olsun serbest kadro ve pozisyonları toplamının binde biri, bu madde kapsamında istihdam edilecekler için ayrılır ve her yıl belirtilen oranda kişi istihdam edilir. Serbest kadro ve pozisyon toplamının binden az olması hâlinde dahi kamu kurum ve kuruluşlarında en az bir hak sahibi istihdam edilir.
b) (Değişik: 21/3/2018-7103/24 md.) Bu hükümden yararlanmak isteyenler, 18 yaşını doldurdukları ve korunma, bakım tedbir kararı veya bu Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarihten itibaren beş yıl içinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına başvururlar. Bu madde hükümleri çerçevesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından hak sahibi olduğu onaylananlar Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Hak sahiplerinin atamaları il tercihleri de dikkate alınarak Başkanlıkça kura usulü ile yapılır. İşe yerleştirmede öncelik, sırasıyla lisans, ön lisans ve ortaöğretim mezunlarına verilir. (...)" düzenlemesine, Geçici 16.maddesinin 2.fıkrasında da; Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hak sahibi olanlardan daha önce istihdam hakkından yararlanmamış olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl içerisinde Bakanlığa başvurmaları halinde ek 1 inci maddede yer alan istihdam hakkından maddede belirtilen diğer şartları taşımaları kaydıyla yararlanabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; 02/10/1965 doğumlu davacının Sorgun Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 05/03/1971 gün ve E:1971/53, K:1971/49 sayılı kararı ile koruma altına alınarak çocuk yuvasına yerleştirildiği, burada kalmakta iken babasının koruma ve bakım altında bulunan davacıyı Kurumdan aldığı, mali durumu düzeldiğinden kızına bakabilecek durumda olduğu beyan edilerek, bütün masrafları ve bakımı kendisine ait olmak üzere kendisinin yanına verilmesi talebini içeren 19.03.1980 tarihli dilekçeyle Mahkemeye başvurulduğu, ardından Sorgun Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 20.05.1980 tarih E:1971/53, K:1971/49 sayılı kararıyla koruma kararının kaldırılmasına karar verildiği, davacının reşit olmasından çok sonra 29/01/2003 tarihli dilekçeyle Çorum Yetiştirme Yurdu Müdürlüğü'nden; 3313 sayılı Yasa'yla ilgili bir girişimi olmadığı ancak, ilgili meri mevzuat uyarınca kanuni kazanılmış hakkından yararlanmak maksadıyla başlatacağı hukuki sürece esas teşkil etmek üzere gerekli belgelerin verilmesi talebinde bulunduğu, anılan Kurumun 07/03/2003 tarih ve 420 sayılı yazısı ile cevaben; Sorgun Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 20.05.1980 tarih E:1971/53, K:1971/49 sayılı kararıyla 18 yaşını doldurmadan koruma kararının kaldırılmasına karar verildiği ve 24/07/1980 tarihinde kaydının silindiğinden bahisle 3413 sayılı Yasa'dan yararlanma imkanı bulunmadığının bildirildiği, bu kez de; 2828 sayılı Kanunun 3413 sayılı Yasa ile eklenen Ek 1.maddesine, 27.03.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7103 sayılı Yasanın 24. maddesi ile yapılan değişiklik muvacehesinde öngörülen 5 yıllık müracaat süresi kapsamında davacı asil tarafından 25/02/2020 tarihinde, vekili tarafından ise 28/02/2020 tarihinde davacı hakkında 2828 sayılı Kanun'a 3413 sayılı kanunla eklenen Ek-1 maddesi uyarınca istihdam hakkından faydalanmak üzere Form-A belgesi düzenlenmesi istemiyle talepte bulunulduğu, her iki talepte ayrı ayrı reddedilmişse de, davacı vekili tarafından yapılan başvurunun reddi yolundaki Çorum Valiliği Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nün 13/03/2020 tarih ve E.736951 sayılı işleminin iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı hakkında koruma kararının kaldırılmasına ilişkin Sorgun Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararının Yargıtay 2.Hukuk Dairesi'nin E.2020/7034, K.2021/711 sayılı kararı ile bozulduğu, dolayısıyla davacı hakkında alınan koruma kararının kaldırılmasına ilişkin kararın hukuken geçerliliğinin kalmadığı, dolayısıyla davacı hakkında hukuka uygun biçimde alınmış bir mahkeme kararı bulunmadığından koruma kararının 18 yaşını bitirdiği tarihe kadar geçerliliğini koruduğu, dolayısıyla reşit olduğu tarihe kadar sosyal hizmet modellerinden yararlanmaya devam ettiğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; 7103 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle 2828 sayılı Kanun'un Ek 1.maddesinde öngörülen koşullardan başvuru süresi koşulunun beş yıla çıkarıldığı ve bu sürenin maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hak sahibi olanlar bakımından 2828 sayılı Yasanın geçici 16. maddesinin yürürlüğe girdiği 27.03.2018 tarihinden itibaren beş yıl olarak uygulanacağına ilişkin kural dikkate alındığında, davacı tarafından yapılan başvurunun yasal süresinde yapıldığı, 2828 sayılı Yasada ve gerekçesinde Form-A belgesi düzenlenecek kişiler arasında herhangi bir yaş sınırlaması ve kısıtlamasının bulunmadığı, kaldı ki Form-A belgesinin de bu belgeye sahip olan kişilerin doğrudan işe yerleştirilmeleri sonucunu doğurmayacağı; davacı hakkında ki koruma kararının kaldırılmasına ilişkin Sorgun Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararının Yargıtay 2.Hukuk Dairesi'nin E.2020/7034, K.2021/711 sayılı kararı ile bozulduğu da dikkate alındığında, reşit olduğu tarihe kadar Kurum koruması altında olduğu kabul edilmesi gereken davacının, 2828 sayılı Kanun'un Geçici 16.maddesinde belirtilen sürede yaptığı aynı Kanun'un Ek 1.maddesinden faydalandırılarak adına form (A) belgesi düzenlenmesi talebinin kabulü gerekirken reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında da hukuki isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Çorum İdare Mahkemesi'nin 11/12/2020 gün ve E:2020/492, K:2020/724 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, adli yardım kabul kararı nedeniyle davacıdan alınmayan dava aşamasına ait 193,80-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına ve davalı idareden tahsil edilmesi için ilgili Vergi Dairesi Başkanlığı'na Mahkemesince müzekkere yazılmasına, davacı tarafından istinaf başvuru aşamasında karşılanan 267,10-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, artan posta giderinin davacıya iadesine, 14.03.2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.(¤¤)