İSTEMİN KONUSU: Hatay 1. Vergi Mahkemesi'nin 11/11/2021 tarih ve E:2021/507, K:2021/2080 sayılı davanın reddine dair kararının davacı tarafından istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının 2018 yılı hesap ve işlemleri incelenerek komisyon karşılığı sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği geliri kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporunun esas alındığı vergi inceleme raporu uyarınca 2018/Ocak ilâ Aralık dönemleri için adına re'sen salınan üç (3) kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesinin kararının özeti: Davacının 18/12/2020 tarih ve 2020-A-7790/63 sayılı vergi tekniği raporu ile sahte belge düzenlemek suretiyle aynı yılda elde ettiği komisyon geliri nedeniyle resen tarh edilen gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada, Mahkemelerinin 11/11/2021 tarih ve E: 2021/505, K: 2020/2078 sayılı kararıyla; sahte belge düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde edilmesi nedeniyle yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiğinden, aynı nedenle ve aynı yıla ilişkin komisyon geliri esas alınarak yapılan dava konusu cezalı tarhiyatların da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF EDENİN İDDİALARI: Vergi incelemesinin önyargılı ve varsayıma dayalı olduğu, ilgili dönemde yapılan alışların ve ticari faaliyetin gerçek ve belgeli olduğu, yapılan karşıt incelemelerin de bu hususu doğruladığı, yine raporda yer alan sahte belge değerlendirmelerinin birbirleriyle çelişkili olduğu ileri sürülerek Mahkeme kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı şirketin 2018 yılında mal/hizmet alımı ve satımı yaptığı bir çok firma hakkında sahte fatura düzenlemeden dolayı tespitler olduğu, hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile sahte belge düzenleyicisi olduğunun tespit edildiği, ödevlinin kazandığı ve beyan etmediği komisyon gelirinin hesaplandığı ve 2018 yılına ilişkin vergi beyanlarının yeniden düzenlenmesi için vergi inceleme raporu düzenlendiği, belirtilen hususlar doğrultusunda re'sen salınan cezalı vergilerin hukuka uygun olduğu belirtilerek davacının istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45'nci maddesi uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusu hakkında işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İstinafa Konu Mahkeme Kararının Kaldırılma Sebepleri:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2'nci fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3'üncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4'üncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği hükme bağlanmıştır.
İstinafa konu mahkeme kararı ile davanın reddine karar verildiği görülmüşse de, Dairemizce hukuka uygun bulunmayan Mahkeme kararının kaldırılması gerektiği sonucuna varıldığından, davada işin esasının yeniden incelenerek karar verilmesi gerekmektedir.
MADDİ OLAY:
Davacının 2018 yılı hesap ve işlemleri incelenerek komisyon karşılığı sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği geliri kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporunun esas alındığı vergi inceleme raporu uyarınca 2018/Ocak ilâ Aralık dönemleri için adına re'sen salınan üç (3) kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30'uncu maddesinde, “Re'sen Vergi Tarhı” vergi matrahının tamamen veya kısmen defter kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından taktir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh edilmesi şeklinde tanımlandıktan sonra, inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkının re'sen tarh olunmuş sayılacağı belirtilmiş olup, anılan maddenin 4'üncü bendinde; defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması ile 6'ıncı bendinde, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunmasının re'sen tarhı gerektirdiği düzenlenmiştir.
TESPİT EDİLEN HUSUSLAR:
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile ilgili dönemde komisyon karşılığı sahte belge düzenleyerek elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığının saptandığından bahisle dava konusu 2018/Ocak ilâ Aralık dönemleri için vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin re'sen salındığı, dayanak ve matrah durumundaki gelir vergisi tarhiyatına karşı açılan davanın reddedildiği gerekçesiyle dava konusu cezalı vergileme işleminin de reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu uyuşmazlığın çözümünün, davacı hakkında aynı vergi tekniği raporunda yer verilen saptamalar uyarınca re'sen salınan ve bakılan davaya konu vergilerin dayanağı ve matrahını teşkil eden gelir vergisi tarhiyatına karşı açılan davada verilecek karara bağlı olduğu, bu kapsamda 2018 yılında düzenlediği tüm belgelerin sahte olarak kabul edilmesiyle elde ettiği belirtilen komisyon geliri için salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisine karşı açılan davanın, Hatay 1. Vergi Mahkemesi'nin 11.11.2021 tarih ve E:2021/505, K:2021/2078 sayılı kararıyla reddine karar verildiği, anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ise Adana 1.Vergi Dava Dairesi'nce 03.02.2022 tarih ve E:2021/1880, K:2022/157 sayılı kararıyla ilgili dönemde davacının düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu hususunun somut olarak ortaya konulamadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüyle davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, uyuşmazlık konusu dönemde davacının düzenlediği belgelerin sahte olarak kabul edilemeyeceği yargı kararıyla saptanmış olduğundan, anılan faturalar sahte kabul edilmek suretiyle re'sen salınan dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının istinaf isteminin KABULÜNE, Hatay 1. Vergi Mahkemesi'nin 11/11/2021 tarih ve E:2021/507, K:2021/2080 sayılı davanın reddine dair kararının KALDIRILMASINA,
2. Davanın KABULÜNE, dava konusu 2018/Ocak ilâ Aralık dönemi için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılmasına,
3. Aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 332'nci maddesi uyarınca ilk derece Mahkeme kararı kaldırılarak dava kabul ile sonuçlandığından davacı tarafından karşılanan 145,80-TL ilk derece ve 313,40-TL istinaf aşaması olmak üzere toplam 459,20-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Davalı idare tarafından ödenmek üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.840,00 TL vekalet ücretine davacı şirket lehine hükmedilmesine,
5. Artan posta giderinin istemi halinde davacıya iadesine, istemde bulunulmaması halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince re'sen davacıya iadesine,
6. Kararın taraflara tebliğine,
7. Karara karşı tebliğinden itibaren otuz (30) gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 08.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)