İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Ardahan Özel Harekat Şube Müdürlüğü emrinde görevli iken yapılan inceleme sonucunda özel harekat branşından genel hizmet branşına geçirilmesine ilişkin 06.11.2019 tarihli olur işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesi ile parasal haklarının yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada, "Uyuşmazlığa konu olayda, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü'nde özel harekat branşında polis memuru olarak görev yapmakta iken; davacının amcasının kızı olduğu anlaşılan G.K. tarafından, 11.05.2019 tarihinde Ardahan Polis Merkezi Amirliğine müracaat edilerek davacının, kendisini ve erkek arkadaşını darp ve tehdit ederek hakarette bulunduğundan bahisle şikayetçi olunduğu, bunun üzerine soruşturmaya başlandığı, aynı gün içerisinde adı geçenin tekrar polis merkezine başvurarak şikayetini geri çektiği, bahse konu olayın olduğu tarihte davacının görev istirahatli olduğunun günlük görev listesinden anlaşıldığı, olay hakkında başlatılan adli soruşturma sonucunda Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/1296 Soruşturma sayılı dosyasında "...Mağdurların olay nedeniyle şikayetçi olmadıkları, şüphelinin üzerine atılı şikayete tabi suçlar yönünden şikayet şartının gerçekleşmediği, şikayete tabi olmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ise olaya dair KGYS kamera görüntülerinin olay saati itibari ile bulunmadığı, kamu tanıklarının anlatımlarıyla ve mağdurların beyanlarıyla ayrı ayrı şüphelinin üzerine atılı suçların doğrulanmadığı, mağdur G.K.'nın, soyut iddialarından başka kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği..." gerekçesiyle 17.07.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, aynı zamanda davacı hakkında isnat edilen fiiller dolayısıyla başlatılan disiplin soruşturmasında, Ardahan Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunca verilen 14.02.2020 tarihli ve K:2020/03 sayılı karar ile davacının, 7068 sayılı Kanun'un 8/4-b-6 maddesi uyarınca "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak davranışlarda bulunmak" disiplin suçu işlemediğinden bahisle disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verildiği, ayrıca davacı hakkında, yine P.Ş isimli şahıs tarafından, 14.04.2018 tarihinde yapılan şikayet üzerine, davacı hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçundan adli soruşturma ve 7068 sayılı Kanun'un 8/4-b-6 maddesi uyarınca, "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak davranışlarda bulunmak" disiplin suçunu işlediğinden bahisle idari soruşturma başlatıldığı, adli soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına, idari soruşturma sonucunda disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verildiği, aynı şahıs tarafından yapılan 12.05.2018 tarihli şikayet üzerine başlatılan adli soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına, idari soruşturma sonucunda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, yine 29.11.2018 tarihinde idareden teslim aldığı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karışan davacı hakkında, teslim aldığı araç ve gerece hasar vermek eyleminden dolayı başlatılan disiplin soruşturmasında dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümleri uyarınca; branşlı personelin çalıştığı hizmette verimli olamayacağının veya hizmeti olumsuz etkilediğinin bilgi ve belgelerle ortaya konulması durumunda branştan çıkarılabileceğinin açık olduğu, davacı hakkında isnat edilen fiiller, şikayetler sonucunda başlatılan adli ve idari soruşturma dosyaları, her ne kadar davacı aleyhine sonuçlanmamış ise de; tüm bu hususların bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda, davacının çalıştığı hizmette verimli olamayacağı ve hizmeti olumsuz etkilediği anlaşıldığından, idarelere tanınan takdir yetkisine dayanılarak kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşılan işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Öte yandan; her ne kadar, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesi ile parasal haklarının yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmekte ise de; dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğuna karar verildiğinden, davacının bu yöndeki talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği açıktır." gerekçesiyle davanın reddine dair Erzurum 1. İdare Mahkemesi'nin 23.10.2020 tarih ve E:2019/1461, K:2020/1108 sayılı kararının; hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma bulunmadığı, yürüttüğü branş hizmetinde başarısız veya verimsiz olduğu yönünde bir tespitin bulunmadığı, branştan çıkartılmasını gerektirecek olumsuz bir nedenin ve tespitin bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinafa konu kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesine göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda, usul ve esas yönünden hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan 180,60-TL yargılama giderinin istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, artan posta avansının Mahkemesince yatırana iadesine, bu kararın kesin olduğunun taraflara bildirilmesine, 08.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)