(2709 S. K. m. 23) (2577 S. K. m. 45) (5682 S. K. m. 22, Ek m. 7) (667 S. KHK m. 5) (375 S. KHK Geç. m. 35)
İSTEMİN ÖZETİ: Dava konusu işlemi iptal eden Balıkesir 1. İdare Mahkemesinin 29/04/2021 gün ve E:2020/626, K:2021/521 sayılı kararının; davalı tarafından, istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVA SÜRECİ:
Davanın Konusu: Balıkesir Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yapmakta iken .......... tarihli ..... sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, -pasaportu üzerinde bulunan kısıtlamanın kaldırılması- istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Balıkesir Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün 06.04.2020 tarihli E.6809 sayılı işleminin iptali istemine ilişkindir.
İstinaf Edilen Kararın Gerekçe Özeti: Mahkemece, "Uyuşmazlıkta, davacının .... sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, başvuru üzerine OHAL Komisyonunun konu hakkındaki incelemesinin devam ettiğinin duruşma esnasında davacı tarafından Mahkememize aktarıldığı, davacı hakkında "FETÖ Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan dolayı Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının ............. sayılı dosyasında soruşturma yürütüldüğü, davacının pasaportuna kısıtlılık kararı verildiği, kısıtlılık kararının kaldırılması istemiyle 07/01/2020 tarihinde davalı idareye başvuru yapıldığı, yapılan başvurunun "tahkikat neticesinde" gerekçesiyle Balıkesir Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün 06/04/2020 tarih ve E.6809 sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine, davacı tarafından pasaport yasağının kaldırılarak anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, Mahkemenin 02/03/2021 tarihli ara kararıyla davacı hakkında Sor.No:......... sayılı dosyanızda yürütülen soruşturmanın akıbetinin ve soruşturma kapsamında yurtdışına çıkış yasağı tedbiri ile ilgili alınmış bir karar olup olmadığının Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığından sorulduğu, cevaben, davacı hakkında soruşturma devam etmekle birlikte, şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri ile ilgili alınmış herhangi bir adli kontrol kararı bulunmadığının bildirildiği görüldüğünden, davanın konusu olağanüstü hal kapsamında çıkarılan KHK dayanak alınarak tesis edilen dava konusu yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması başvurusunun reddine ilişkin olup, böylece getirilen kısıtlamanın sürdürülmesine ait dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun ise tesis edildiği tarihteki hukuki duruma göre denetlenmesi gerektiği, çünkü olağanüstü hâlin ilanına neden olan tehdit ve tehlikelerin bertaraf edilmesine yönelik olarak olağanüstü hal dönemi içerisinde temel hak ve özgürlüklere Anayasa'da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınmasına Anayasa belirli koşullarda izin vermekle birlikte, temel hak ve özgürlüklere getirilen bu kısıtlama olağanüstü hal dönemiyle sınırlı olduğu, dolayısıyla olağanüstü dönem içerisinde, olağanüstü hâlin ilanına neden olan tehdit ve tehlikelerin giderilmesine yönelik olarak davacının 667 sayılı KHK'nin 5. maddesi uyarınca pasaportun iptali yoluyla yurt dışına çıkış yasağı getirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak, olağanüstü hal sona erdikten sonra yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun ise idare tarafından artık olağan döneme ait hükümlere göre değerlendirilip sonuçlandırılması gerekeceğinden, davalı idare tarafından davacının şüpheli sıfatıyla süren ceza soruşturmasında adli tedbir uygulanmak suretiyle yetkili mahkeme tarafından yurt dışına çıkışının yasaklanıp yasaklanmadığı araştırılmadan, eğer bu yolda bir önlem getirilmemiş ise, artık bu soruşturmaya konu eylemin dışında, davacının yurt dışına çıkışının genel güvenlik bakımından sakıncalı olduğuna ait somut bilgi ve belgeye dayanan sebepler ortaya konulmadan, ayrıca vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararıyla sınırlanabileceği açık olduğundan ve davacı hakkında mahkeme kararıyla konulmuş yurt dışına çıkış yasağı bulunmadığından, Anayasa ile korunan seyahat hürriyetini sürekli ve belirsiz bir zaman dilimi ile sınırlayacak şekilde davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından özetle; "İlgili kişiler hakkında devam eden adli soruşturma veya kovuşturma olup/olmadığı ile idari karar kayıtlarının kaldırılmasında genel güvenlik açısından mahsur bulunup/bulunmadığı hususu İl Emniyet Müdürlüklerine sorulduğu, idari karar kayıtlarının devam etmesi şeklinde görüş verilenlerin idari karar kayıtları kaldırılmayacak ve pasaportları geçerli hale getirilmeyeceği, hakkında hem şerh hem de tahdit (mahkeme) kararı bulunanlarda tahdit yasağının kaldırılması halinde şerh kayıtlarının kaldırılmayacağı belirtildiğinden, ilgili kurumun yazısı ile İl Emniyet Müdürlüğünün komisyon kararı birlikte değerlendirildiğinde, 2019/14 no lu Bakanlık Genelgesi kapsamında adı geçenin idari karar kaydının kaldırılmadığı, yapılan işlemin mevzuata uygun olduğu" öne sürülerek mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından özetle; "Bireylerin yerleşme ve seyahat hürriyetleri ve yurt dışına çıkma hakları uluslararası anlamda temel bir hak olarak kabul edildiği, yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturma kapsamında olmak üzere ve yalnızca hakim kararına bağlı olarak uygulanması gerektiği, müvekkilin yurt dışına çıkmasına engel hakim kararı bulunmadığından Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, müvekkilim uzun yıllardan beri nöroloji uzmanı olarak mesleğinin sürdürmekte olup ileri derecede yoğun bakım tecrübesinin bulunduğu, meslek yaşantısında birçok yurtdışı eğitimine katılan ve organize eden müvekkilim; pasaport tahdidi sebebiyle uzun zamandır bu eğitimlerden de uzak kalmış; eğitim hakkının da ihlale uğradı" belirtilerek, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
(İSTİNAF KARARI)
I) YASAL DAYANAK:
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 4. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." 6.fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükümleri yer almaktadır.
II) İSTİNAF DEĞERLENDİRMESİ:
2. Bursa Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
3. Aşağıda gösterilen gerekçeyle hukuka uygun bulunmayan istinaf başvurusuna konu ilk derece mahkemesi kararı 2577 sayılı Kanun'un 45.maddesinin 4. fıkrası uyarınca kaldırılmak ve ilk derece mahkemesinin yerine geçilmek suretiyle işin esası hakkında yeniden karar verilmesi benimsenmiştir.
A. MADDİ OLAY:
4. Dosyanın incelenmesinden;
i. ..... sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının OHAL Komisyonuna yaptığı başvurusunun incelemesinin halen devam ettiği,
ii. Davacı hakkında "FETÖ Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan dolayı Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının ......... sayılı dosyasında soruşturma yürütüldüğü,
iii. İdari kararla davacının pasaportuna kısıtlılık getirildiği,
iv. Davacının, kısıtlılık kararının kaldırılması istemiyle 07/01/2020 tarihinde davalı idareye yaptığı başvurunun "tahkikat neticesinde" sebebiyle Balıkesir Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün 06/04/2020 tarih ve E.6809 sayılı işlemi ile reddedildiği,
v. Bakılan davanın bu işlemin iptali istemiyle açıldığı; anlaşılmaktadır.
B. İLGİLİ MEVZUAT:
4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının "Yerleşme ve seyahat hürriyeti" başlıklı 23. maddesinde; "Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlemesini önlemek; amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hakim kararına bağlı olarak sınırlanabilir. Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkında yoksun bırakılamaz." hükmü yer almaktadır.
5. 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir." düzenlemesi getirilmiştir.
6. 375 sayılı KHK'nin geçici 35. maddesinin C fıkrasında; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; haklarında (A) ve (B) fıkraları uyarınca idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhâl bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilebilir..." hükmü yer almıştır.
7. 5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun "Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller" başlıklı 22. maddesinde; "Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere (...) pasaport veya seyahat vesikası verilmez. Ancak, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara, zaruri hallerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir..." hükmüne yer verilmiştir.
8. 5682 sayılı Pasaport Kanunu'na 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle getirilen ek 7. maddesinde, "Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle; A) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlar uyarınca kamu görevinden çıkarılmaları veya rütbelerinin alınması nedeniyle pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, B) 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 5 inci maddesi ve 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35 inci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, C) Mahkemelerce yurt dışına çıkmaları yasaklananlar hariç olmak üzere bu Kanunun 22 nci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
C. İSTİNAF GEREKÇESİ:
9. Yukarıda aktarılan mevzuat kapsamında, terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenlere pasaport verilmeyeceği ve bu gibi olanlara daha önce verilen pasaportların iptal edilebileceği açıktır.
10. Somut olayda; davacı tarafından her ne kadar hakkında yürütülmekte olan soruşturma kapsamında hakim tarafından yurt dışı çıkış yasağı verilmediği ileri sürülmekte ise de; 5682 sayılı Pasaport Kanunu'na 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle getirilen ek 7. Maddesinin (C) fıkrasında; bu Kanunun 22 nci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebileceğinin düzenlendiği, oysa davacı hakkında "FETÖ Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan dolayı Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/11016 sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiği anlaşılmaktadır.
11. Bu durumda; "FETÖ Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" isnadıyla hakkında "adli soruşturma" yürütüldüğü ve halen devam ettiği anlaşılan davacıya, 5682 sayılı Pasaport Kanunu'na 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle getirilen ek 7. maddesinin (C) fıkrası uyarınca pasaport verilemeyeceğinden, davacının -pasaportu üzerinde bulunan kısıtlamanın kaldırılması- yolundaki başvurusunu reddeden dava konusu işlemde hukuka aykırılık; aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
III) HÜKÜM: Yukarıdaki değerlendirme ve nedenlerle;
12. Davalının istinaf başvurusunun KABÜLÜ ile Balıkesir 1.İdare Mahkemesinin 29/04/2021 gün ve E:2020/626, K:2021/521 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
13. DAVANIN REDDİNE,
14. Aşağıda dökümü yapılan 417,70-TL dava yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
15. Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 54,00-TL posta gideri ile Dairemizce karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine,
16. Posta gideri avanslarından kalırsa artan miktarların mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana iadesine,
17. 2577 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesinde sayılan davalardan olmaması nedeniyle temyize açık olmayan bu kararın KESİN olduğunun taraflara hatırlatılmasına,
18. Kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 23/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)