(2709 S. K. m. 10) (657 S. K. m. 4, 48) (633 S. K. m. 10/A)
İSTEMİN ÖZETİ: Dava; Rize ili, ... Köyü, ... Mahallesi Camisinde, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli imam hatip olarak görev yapan davacı tarafından, görev yaptığı yere kadrolu atamasının yapılması talebiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine dair 14/04/2020 tarih ve E.317730 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Rize İdare Mahkemesi'nin 17/12/2020 gün ve E:2020/312, K:2020/775 sayılı kararıyla; 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 1. maddenin 7. fıkrası ile, yeniden yapılandırma sonucunda kapanan veya bünyesinde bulunduğu bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşu değişen birimlerde 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilen sözleşmeli personelin, görev yapmakta oldukları birimlerin ve/veya bu birimlere verilmiş olan görevlerin ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümlerine göre bünyesinde düzenlendiği bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşuna ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, pozisyonlarının vize edildiği teşkilat esas alınmak suretiyle pozisyonlarıyla birlikte devredilmiş sayılacağı hüküm altına alındığına göre, hakkaniyete uygun yorum ve eşitlik ilkeleri gereğince, daha önce atanan sözleşmeli personelin de 633 sayılı Kanunun 10/A maddesi uyarınca atandığının kabulü zorunlu olduğu, 633 sayılı Kanuna eklenen 10/A maddesi ile getirilen uygulama, sözleşmeli personel istihdamı yönünden yeni bir statü olmayıp, yalnızca 4/B'li personelin kadroya geçişlerine imkan tanıyan bir düzenlemedir. Ayrıca, maddede "...çalışma süresini tamamlayanlar talepleri halinde bulundukları yerde din hizmetleri sınıfına ait kadrolarına atanır." denilmek suretiyle idareye bağlayıcı bir görev verilmiş olup, daha önce atanan sözleşmeli personelin bu haktan yararlanamayacağına dair bir yasaklama da öngörülmediği, 633 sayılı Kanuna eklenen 10/A maddesi ile getirilen uygulama, sözleşmeli personel istihdamı yönünden yeni bir statü olmayıp, yalnızca 4/B'li personelin kadroya geçişlerine imkan tanıyan bir düzenlemedir. Ayrıca, maddede "...çalışma süresini tamamlayanlar talepleri halinde bulundukları yerde din hizmetleri sınıfına ait kadrolarına atanır." denilmek suretiyle idareye bağlayıcı bir görev verilmiş olup, daha önce atanan sözleşmeli personelin bu haktan yararlanamayacağına dair bir yasaklama da öngörülmediği, bu durumda, yapılan açıklamalar ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 1. maddenin 7. fıkrası doğrultusunda, sözleşmeli statüde üç yılını doldurduğu açık olan davacının, mevzuatta aranana diğer şartları da sağlaması durumunda kadroya geçirilmesi gerekirken, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girmesinden önce sözleşmeli personel olarak atandığı ve 633 sayılı Kanunun 10/A maddesi kapsamında atanmadığından bahisle başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka, mevzuata ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Davalı idareler tarafından; davacının sözleşmeli personel olarak istihdam edilmesinin kanuni dayanağı 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa dayanılarak yürürlüğü konulan 06/06/1978 tarihli ve 15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar olduğu halde 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun hükmü uyarınca kadroya geçmek istediği, davacının anılan kanun hükmü uyarınca atanmadığından kadrolu olarak atanmasının mümkün olmadığı, tesis edilen dava konusu işlemin hukuka, mevzuata ve kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olduğu ileri sürülerek kararın istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Aynı kurumda, aynı pozisyonda, aynı görevi ve işi yapan personelin talebi olması halinde kadroya atanması gerekirken, sırf mevzuatın yürürlük tarihi esas alınarak personel arasında farklı istihdam türü oluşturulmasının 09/07/2018 tarihinden önce atanan sözleşmeli personele hiçbir şekilde kadro imkanının verilmemesine neden olacağından dava konusu işlemin eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce, dava dosyasının tekemmül ettiği görüldüğünden usul ekonomisi gereği davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık; Rize ili, ... Köyü, ... Mahallesi Camii’nde, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli imam hatip olarak görev yapan davacı tarafından, görev yaptığı yere kadrolu atamasının yapılması talebiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali isteminden kaynaklanmaktadır.
633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Sözleşmeli personel istihdamı" başlıklı 10/A maddesinde; "Başkanlığın Din Hizmetleri Sınıfına ait kadrolarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel istihdam edilebilir.
Sözleşmeli personel, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde öngörülen genel şartlar İle Başkanlık mevzuatı İle belirlenmiş olan özel şartları taşıyanlardan Kamu Personel Seçme Sınavı puan sırasına konulmak kaydıyla alım yapılacak her bir pozisyonun üç katına kadar aday arasından Başkanlık tarafından yapılacak sözlü sınav başarı sırasına göre atanır. Yapılan atama, sözleşmenin İmzalanmasıyla geçerlilik kazanır. Sözleşme, imzalanmadan herhangi bir hak doğurmaz.
Bu madde uyarınca atanan sözleşmeli personel üç yıl süreyle başka bir yere atanamaz. Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilenlerin eşi bu personele tabidir. Sözleşme gereği üç yıllık çalışma sünesini tamamlayanlar talepleri halinde bulundukları yerde din hizmetleri sınıfına ait kadrolarına atanır. Bu şekilde atananlar, aynı yerde en az bir yıl daha görev yapar.
Bu madde hükümlerine göre kadrolara atananların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca sözleşmeli pozisyonlarda geçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bunlar; atandıkları kadronun mali ve sosyal haklarına, göreve başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanır ve önceki pozisyonlarında aldıkları mali ve sosyal haklar hakkında herhangi bir mahsuplaşma yapılmaz.
Bu madde kapsamında kadrolara atananlara iş sonu tazminatı ödenmez. Bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu uyarınca ödenecek emekli ikramiyesine esas toplam hizmet süresinin hesabında dikkate alınır.
Bu madde kapsamında sözleşmeli personelin atanacağı kadrolar, genel kadro usulü hakkında ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli cetvellerde yer alan sınıf, unvan ve derecelerine uygun olmak şartıyla, başka bir işleme gerek katmaksızın atama işleminin yapıldığı tarih itibariyle ihdas edilerek genel kadro usulü hakkında İlgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli cetvellerin ilgili bölümlerine eklenmiş ve atananların pozisyonları başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. İhdas edilen kadrolar ile iptal edilen pozisyonlar; unvanı, sınıfı, adedi, derecesi, teşkilatı ve birimi belirtilmek suretiyle atama tarihinden itibaren İki ay içinde Cumhurbaşkanlığına ve Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.
Sözleşmeli personel olarak atanacakların başvuruları, sözlü sınava alınacakların belirlenmesi, sözlü sınav konuları, sözlü sınavın usul ve esasları, atanmaları ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir "hükmü yer almakladır.
Yukarıda yer verilen Kanun maddesinde, Diyanet İşleri Başkanlığının Din Hizmetleri Sınıfına ait kadrolarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel istihdam edileceği belirtildikten sonra seçilmesi, atanması ve üç yıl süreyle başka bir yere atanamayacağı belirtilen sözleşmeli personelin üç yıllık çalışma süresini tamamlamaları halinde talep etmeleri durumunda bulundukları yerde din hizmetleri sınıfına ait kadrolarına atabilme imkanı tanınmıştır. Yapılan bu düzenlemeyle yasa koyucunun, Diyanet İşleri Başkanlığında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında görev yapan tüm sözleşmeli personeli değil; seçilmesi, atanması ve belli şartlar altında çalışması öngörülen ve bu madde kapsamında istihdam edilen din hizmetleri sınıfında görev yapan sözleşmeli personelin memur kadrolarına geçirilmesinin amaçlandığı açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının, 16/06/2015 tarihinde 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli imam hatip olarak, Rize ili, Pazar ilçesi, ... Köyü Yeni Camisine atandığı, davanın açıldığı tarih itibariyle de Rize ili, ... Köyü, ... Mahallesi Camisinde, yine aynı statüde sözleşmeli imam hatip olarak görev yapmakta olduğu, 06/04/2020 tarihli dilekçe ile, 633 sayılı Kanunun 10/A maddesinin 3. fıkrası kapsamında, bulunduğu yere kadrolu olarak atamasının yapılması istemi ile yaptığı başvurunun Diyanet İşleri Başkanlığının 13/04/2020 tarih ve E.312676 sayılı işlemi ile reddedildiği, bu işlemin Rize Valiliğinin 14/04/2020 tarih ve E.317730 sayılı yazısı ile davacıya tebliği üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, Rize ili, Pazar ve Merkez ilçelerinde 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar uyarınca yıllar itibariyle yenilenen sözleşmeler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun'un 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel olarak istihdam edilen davacının 09/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı KHK'nın 141. maddesi ile 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunu'na sözleşmeli personel istihdamına ilişkin olarak 10/A maddesi hükümlerinin getirilen düzenleme kapsamında; bulunduğu yere kadrolu olarak atanmasının anılan Kanun maddesi kapsamında istihdam edilmediğinden hukuken mümkün olmadığı, her ne kadar davacı tarafından Anayasa'nın eşitlik ilkesinin dava konusu işlemle ihlal edildiği ileri sürülmüşse de; Anayasa’nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesinin amacı, hukuksal durumları aynı olanların kanunlarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere kanun karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmakla birlikte, eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Bu itibarla, aynı hukuksal durumdaki kişilerin aynı, ayrı hukuksal durumlardaki kişilerin farklı kurallara tabi tutulması Anayasa’nın öngördüğü eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmeyeceği açıktır.
Bu durumda, 09/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı KHK’nın 141. maddesi ile 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunu'na sözleşmeli personel istihdamına ilişkin olarak 10/A maddesi hükümlerinin getirildiği, anılan madde düzenlemelerinden yararlanabilmek için, madde kapsamında, belirlenen genel ve özel şartları sağlamak ve sözlü sınavda başarı sağlamak suretiyle, sözleşmeli personel olarak istihdam edilmenin gerektiği ve ardından maddede belirtilen 3 yıllık çalışma şartını sağlama sonrasında, din hizmetleri sınıfına ait kadrolarına atanabilme talebinde bulunulabileceğinden anılan düzenleme yerine 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'da yer alan hükümler uyarınca, yıllara sirayet eden sözleşmeler ile istihdam edildiği görülen davacının, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun 'un 10/A maddesi kapsamında kadrolu olarak atanma istemi ile yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde dava konusu işlemin iptali yönünde verilen istinafa konu kararda ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin istinaf başvurularının kabulüne, Rize İdare Mahkemesi'nin 17/12/2020 günlü, E:2020/312, K:2020/775 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan dava aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.110,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca istinaf aşamasında harçtan muaf olması nedeniyle davalı idarelerden alınmayan 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili için Mahkemesince tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, artan posta avansının taraflara iadesine 22/04/2021 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)