İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 24.01.2020 tarihinde Elazığ ilinde meydana gelen deprem sonucunda Elazığ ili, Merkez İlçesi, Sanayi Mahallesi Pamukçu Cad.N:43 adresinde bulunan evinin ağır hasarlı olarak tespitine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; Elazığ 1. İdare Mahkemesince verilen 16/12/2020 gün ve E:2020/790, K:2020/1108 sayılı "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kararın, davalı idare vekili tarafından; Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, davanın incelenmeksizin reddi gerektiği, her ne kadar her yapı için ayrı bir yıkım kararı alınmayacağı belirtilmiş ise de davacı tarafından yıkım işleminin iptalinin istenilmediği nazara alındığında taleple bağlılık ilkesi gereği talep konusu olmayan yıkım kararı hakkında karar verilemeyeceği, davacının yapı sahibi olduğuna ilişkin bilgi sunulmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda "yapının kapalı olan mahalleri olduğundan tespiti yapılabilen alanlar üzerinden yaklaşık değerlendirme yapıldığı" yönünde ifadelerin mevcut olduğu, söz konusu cümle ile sabit olduğu üzere incelemenin tam yapılmadığı, bazı mahallerin kapalı olmasının eksik incelemeye gerekçe olamayacağı, mevzuat gereği gözlemsel tespit yapıldığı, bilirkişilerce güçlendirmenin nasıl yapılacağına ilişkin teknik ve bilimsel açıklama yapılmadığı, güçlendirme maliyetinin yapının yapım maliyetinden %40 oranında fazla olması halinde mali anlamda güçlendirmenin mümkün olmadığının kabulünün gerektiği, 7663 sayılı genelgenin 10. maddesi gereği yapının ağır hasarlı kabul edildiği, hasar yüzdesinin ağır hasara yakın çıktığı, çıkan hasar oranı kritik seviyede çıktığından başka bir bilirkişi incelemesi daha yapılmasının gerektiği, bilirkişilerce zaman ve imkan kısıtlılığı gerekçe gösterilerek eksik inceleme yapıldığı ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, davacı tarafından, 24.01.2020 tarihinde Elazığ ilinde meydana gelen deprem sonucunda Elazığ ili, Merkez İlçesi, Sanayi Mahallesi Pamukçu Cad.N:43 adresinde bulunan evinin ağır hasarlı olarak tespitine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 5. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme, yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu hükümleri yer almaktadır.
Uygulamada, istinaf mahkemelerinin birden çok dereceli yargılamada, öncelikli olarak üst kanun yolu denetimi yapan mahkemeler olduğu hususu göz ardı edilerek, maddi olay denetimi yapmaya ve işin esasını incelemeye yetkili bir üst mahkeme olduğu ve hızlı yargılama yapılması hedefiyle kurulduğu düşüncesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda alıntısına yer verilen 45. maddesinin 5. fıkra hükmünün lafzına ve fıkrada tadadi şekilde sayılan sebeplere bağlı kalınarak bu hallerle sınırlı olarak gönderme kararları verildiği takdirde, anılan fıkrada sayılmamış olmakla birlikte, ilk derece mahkemesince, tarafların duruşma istemi göz ardı edilerek karar verilmesi, dosya usule uygun şekilde tekemmül ettirilmeden karar verilmesi, dava konusu hakkında eksik hüküm kurulması (uyuşmazlığın tamamının nihai olarak çözüme kavuşturulmaması), dava konusu hatalı belirlenerek yargılama yapılması ve hüküm kurulması gibi bazı durumlarda da, yargılamanın çekişmeli şekilde ve eşit silahlarla yürütülmemesi ve hakkaniyete uygun yargılama yapılmadan karar verilmesi nedeniyle, ilk derece yargılamasında adil yargılanma hakkının ve hak arama özgürlüğünün ihlali sonucunu doğuran yargılamaların, istinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesinin yerine geçilerek eksiklikler tamamlanmak ve işin esası hakkında karar verilmek suretiyle sonuçlandırılması halinde, birden fazla dereceli yargılamanın taraflara sağladığı hukuki güvence ve faydanın ortadan kalkacağı, bu suretle, yargılamanın, kanun koyucunun iradesine de uygun olmayan şekilde, tek derecede gerçekleşmesi sonucunun doğabileceği, anılan madde hükmünde açıkça sayılmayan bu gibi bazı hukuka aykırılık hallerinde de, kaldırma kararları sonrasında, dosyaların ilk derece mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesinin, adil yargılanma hakkının gereği olduğu ve Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrası uyarınca, bu gibi durumlarda, uluslararası sözleşme hükmünün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi hükmüne nazaran öncelikli olarak, madde hükmünün uygulamasına esas alınarak, maddede açıkça gönderme sebebi olarak belirtilmeyen bu türlü hukuka ve usule aykırılık hallerinde de, dosyanın, dereceli yargılama esasına uygun şekilde eksiklikler giderilerek yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, 24.01.2020 tarihinde Elazığ ilinde meydana gelen deprem sonucunda davalı idare elemanlarınca davacının yapısının bulunduğu adrese gidilerek, gözlemsel olarak yapının değerlendirildiği, yapının hasar durumunun fotoğraflanmak suretiyle kayıt altına alındığı, yapılan ilk değerlendirme neticesinde dava konusu yapının "HASARSIZ" olarak değerlendirildiği ve bu yönde hasar tespit raporunun düzenlendiği, dava konusu yapı malikinin süresinde yapmış olduğu itiraz üzerine yeniden yapılan değerlendirme neticesinde davacının maliki olduğu yapının "AĞIR HASARLI" olarak hasar tespitine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İstinafa konu kararı ile İdare Mahkemesince; "...davalı idarece dava konusu yapının ağır hasarlı olduğu tespit edilmiş ise de; Mahkememizce mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde, bilimsel veriler ışığında yapılan tespitler, hesaplamalar ve değerlendirmeler dikkate alındığında dava konusu yapıda hasarlar ve çatlaklar bulunduğu, bahse konu hasarların kararsız çatlaklar (devam edebilecek nitelikte) olduğu, yapının mevcut hali ile ağır hasarlı olmayıp orta hasarlı bir yapı olarak değerlendirilebileceği ve güçlendirilebilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedildiği görülmüştür.
Uyuşmazlıkta, Mahkeme tarafından, mahallinde yapılan keşif suretiyle bilirkişi incelemesinin akabinde dosyaya sunulan 03/11/2020 tarihli bilirkişi raporunun "keşif mahallinde yapılan tespitler" başlıklı bölümünde; yapının içinde kapalı mahaller bulunması nedeniyle tespiti yapılabilen (görülebilen) alanlar üzerinde yaklaşık değerlendirme yapıldığı yönünde ifadelere yer verildiği ve tespit edilebilen alanlara ilişkin hasar yüzdesinin %47 olarak belirlendiği, davacı tarafından sunulan 08/09/2020 tarihli dilekçe ile de; bilirkişiler tarafından evinin içi gezilmeden keşif incelemesinin sonlandırıldığı yönünde beyanda bulunulduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Buna göre, bodrum+zemin+2 normal+teras kattan ibaret dava konusu yapıya ilişkin olarak bilirkişilerce ortaya konan hasar tespit yüzdesinin ağır hasar oranına yakın çıkması hususu da göz önünde bulundurulduğunda; mezkur yapıya ait hasar durumunu etkileyecek tüm alanların göz önünde bulundurulması suretiyle tanzim edilecek bilirkişi raporuna göre bir hüküm kurulması gerekirken; yapıya ait kapalı alanlar bulunması nedeniyle tespit edilebilen alanlar üzerinden yapılan değerlendirme sonucu ortaya konan hasar yüzdesinin, yapının hasar durumunu somut ve şüpheye yer vermeyecek şekilde açık olarak ortaya koyduğundan söz edilemeyeceğinden, söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle verilen istinaf konusu kararda hukuki isabet bulunmamıştır.
Bu durumda, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, Mahkemesince yeniden mahallinde yapılacak keşif suretiyle bilirkişi incelemesinin ardından yapıya ilişkin hasar durumunun somut olarak ortaya konulmasının akabinde işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, Elazığ 1. İdare Mahkemesince verilen 16/12/2020 gün ve E:2020/790, K:2020/1108 sayılı "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak uyuşmazlığın esasına geçilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine, kaldırma kararı üzerine Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6 maddesi gereğince temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 01.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)