İSTEMİN ÖZETİ: Gaziantep İli, İslahiye İlçesi, Dervişpaşa Mahallesi, 782 ada, 1 parsel sayılı, hissedarı bulunduğu taşınmazda imar planı değişikliği yapılarak yeşil alan/park alanı kısıtlamasının kaldırılması istemiyle yapılan 26.04.2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin 30.05.2019 tarihli, 941 sayılı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada; Gaziantep 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 16/09/2020 gün ve E:2019/1041, K:2020/612 sayılı "davanın reddine" ilişkin kararın, davacı vekili tarafından; Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, taşınmazın 2012 yılından bu yana park alanı olarak belirlendiği, İmar Kanunu'nun 10. maddesine aykırı olarak taşınmazda ki mülkiyet hakkının belirsiz süre boyunca kısıtlandığı ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, Gaziantep İli, İslahiye İlçesi, Dervişpaşa Mahallesi, 782 ada, 1 parsel sayılı, hissedarı bulunduğu taşınmazda imar planı değişikliği yapılarak yeşil alan/park alanı kısıtlamasının kaldırılması istemiyle yapılan 26.04.2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin 30.05.2019 tarihli, 941 sayılı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinde (dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle yürürlükte olan haliyle); "Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur. a) Bölge planları; sosyo-ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır. b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. (...) Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." hükmüne yer verilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin, "İmar planı ilkeleri" başlıklı 21. maddesinin 4. fıkrasında; "İmar planlarının, yeterliliği haiz müellifler tarafından kanun ve yönetmelik hükümlerine göre gerekli teknik araştırmalar yapılarak hazırlanması zorunludur. Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanan planlar ve bu planlara ilişkin revizyon, ilave ve değişiklik teklifleri yetkili idarelere karar alınması için sunulur." hükmüne, "Planların sunulması" başlıklı 31. maddesinde de; "(1) İdare; onaylanmak üzere iletilen plan tekliflerini, öncelikle eksik belgesinin olup olmadığı yönünden inceler, eksik belgesi bulunanların eksikliklerinin ilgilisince 30 gün içinde tamamlanmak üzere iade eder. (2) Plan teklifleri; Kanun ve bu Yönetmelik hükümleri uyarınca, planın kademesi ve türüne göre üst kademe planlar, planlama esasları, yapılan analiz ve kararlar ile birlikte gerekçesi, planın kent bütününe ve çevresine etkisi ve uyumu, ulaşım sistemi ile bütünleşmesi, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarının sağlanması, kentsel doku ve yaşanabilirlik hususları kapsamında değerlendirilir. ( 3 ) Plan paftası, plan notları, plan raporu bulunmayan ve plan teklifi niteliğini haiz olmayan, müellif tarafından yapılmayan ve imzalanmayan planlar, idarelerin karar mercilerine sunulamaz. ( 4 ) İmar planı teklifleri, planın kapsadığı alanın maliki veya maliklerinin yasal vekilleri tarafından sunulabilir. Planlanan alan içinde maliklerine ulaşılamayan, malikleri belli olmayan veya maliki bulunmayan yerlerin mevcudiyeti halinde, bunların ilgili idarece belgelendirilmesi ve planlanan alanın %20'sini aşmaması şartı aranır." düzenlemeleri yer almıştır.
Öte yandan, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. Maddesinde; "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; gerekli koşulların varlığı halinde, mekansal alanlarda imar planı yapma ve değiştirme görev ve sorumluluğunun ilgili idarelerin uhdesinde olduğu, bu çerçevede ilgili idarelerin karar organlarına sunulması aşamasında aranan ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 31. Maddesinde belirtilen bilgi, belge ve teknik dökümanın da kamu hizmeti alanlar tarafından değil kamu hizmetini yürütmek hususunda yasa koyucu tarafından sorumlu kılınan idarelerce hazırlanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Gaziantep İli, İslahiye İlçesi, Dervişpaşa Mahallesi, 782 ada, 1 parsel sayılı, hissedarı bulunduğu taşınmazın, davacının beyanına göre 2012 yılında yapılan imar planı sonucu park alanı olarak belirlendiği, aynı plan kararının 2016 yılında yapılan imar planı ile de sürdürüldüğü, söz konusu imar planları nedeniyle taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkının 5 yıldan uzun süredir kısıtlandığından bahisle yapılan 26.04.2019 tarihli dilekçe ile "kısıtlı taşınmazının idarece kamulaştırılması, bu yapılmadığı takdirde imar planı değişikliği yapılarak yeşil alan/park kısıtlamasının kaldırılması" istemiyle davalı idare nezdinde başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun reddine ilişkin 30.05.2019 tarihli, 941 sayılı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle (07.08.2019 havale tarihli dava dilekçesiyle) açılan davada, Gaziantep 2. İdare Mahkemesince verilen 22.08.2019 tarihli, E:2019/887, K:2019/787 sayılı "dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. Maddesi uyarınca reddine" ilişkin kararın tebliği üzerine, plan değişikliği talebinin reddine ilişkin işleme hasredilen bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İstinafa konu İdare Mahkemesi kararında özetle; "...plan değişikliği teklifinde bulunulabilmesi ve plan değişikliği yapılabilmesi için mevzuat gereği bazı şartların ve uyulması gerekli usul ve esasların olduğu, sadece bir dilekçe ile yapılan plan değişikliği talebinin karar mercilerine sunulamayacağı, yetkili kişi tarafından hazırlanan ve raporu da bulunan pafta ile birlikte ilgili idareye başvuru yapılması halinde değişiklik teklifinin karar mercilerince değerlendirilebileceği ve gerekli şartların oluşması halinde plan teklifi doğrultusunda değişiklik yapılabileceği, olayda ise davacının tek dilekçe ile plan değişikliği teklifinde bulunduğu görüldüğünden, mevzuata uygun yapılmayan plan değişikliği teklifinin zımnen reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yukarıda yer verilen anlatımlardan anlaşılacağı üzere plan tekliflerinin ilgili idarelerin karar organlarına sunulması aşamasında aranan bilgi, belge ve teknik dökümanların hazırlanması bağlamında kamu hizmeti alan gerçek veya tüzel kişilere yüklenmiş bir ödev bulunmadığı, bu konuda ki sorumluluğun yeterli teknik ve hukuki altyapıya sahip olduğu varsayılan idarelere ait olduğu, ayrıca İdare Mahkemesi kararında oluşan kabulün aksine davacının 26.04.2019 tarihli başvurusunun, davalı idarenin 60 günlük süreyle suskun kalması nedeniyle oluşan zımni ret işlemi ile değil İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 30.05.2019 tarihli, 941 sayılı sarih işlemi ile reddedildiği hususları bir bütün halinde nazara alındığında, istinafa konu İdare Mahkemesi kararında gerekçe ve ulaşılan sonuç yönüyle isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davacının imar planında değişiklik yapılması yolundaki talebinin, öncelikle değişiklik istenilen planın türüne göre ilgili belediye meclisine usulüne uygun bir şekilde iletilmesi, akabinde talebin mezkur karar organlarınca görüşülmesi suretiyle değerlendirme yapılması ve sonucuna göre istemin kabulü ya da reddi şeklinde bir karar verilmesi gerekirken, yetkisi olmadığı halde plan değişikliği isteminin İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uygunluk görülmemiştir.
Öte yandan, dava konusu plan değişikliği başvurusunun sadece yukarıda anılan Yönetmeliğin 26. maddesi uyarınca yapılmış bir başvuru olarak kabul edilemeyeceği, başvuru dilekçesinde açıkça beyan edilmemekle birlikte davacının söz konusu taleplerinde, 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine dayanıldığı ve bu başvurunun da anılan Kanun hükmü kapsamında idarenin işlem tesis etmesini sağlamaya yönelik bir başvuru olarak kabulünün gerektiği, bu haliyle anılan başvurunun bu yönüyle de belediye meclisince değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Gaziantep 2. İdare Mahkemesince verilen 16/09/2020 gün ve E:2019/1041, K:2020/612 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan ilk derece ve istinaf olmak üzere (195,60-TL+165,10-TL) toplam 360,70-TL yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL vekalet ücretinin davalı İdareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince ilgili tarafa re'sen iadesine, kararın tebliğinden itibaren (30) gün içinde Danıştay'a gönderilmek üzere Dairemize verilecek dilekçe ile Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 31.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)