İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, Tokat/Reşadiye İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde jandarma er olarak askerlik hizmetini ifa etmekte iken atış talimi sırasında kulağından rahatsızlanması ve komutanları tarafından 3 ayı aşkın süre hastaneye gönderilmemesi nedeniyle işitme kaybına uğradığından bahisle uğradığını iddia ettiği zararın karşılığı olarak ıslah edilen 168.273,51-TL maddi, 300.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada; davanın 168.273,51-TL maddi tazminata yönelik kısmının tamamının kabulüne, anılan maddi tazminatın yasal faiziyle [1.000,00-TL için idareye başvuru tarihinden (29/01/2016) itibaren, geriye kalan 167.273,51-TL için ıslah dilekçesinin idareye tebliğ tarihinden (23/07/2020) itibaren işleyecek yasal faiziyle] birlikte ödenmesine, davanın 300.000,00-TL manevi tazminata yönelik kısmının kısmen kabulüne, 50.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden (29/01/2016) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, geriye kalan 250.000,00-TL manevi tazminat talebinin reddine karar veren Tokat İdare Mahkemesi'nin 30/11/2020 gün ve E:2018/323, K:2020/830 sayılı kararının; davalı idare vekili tarafından; davacının Tokat İl Jandarma Komutanlığı emrinde görev yaptığı süre içerisinde kulak rahatsızlığı ile ilgili iddia ettiği şekilde herhangi bir müracaatının olmadığı, farklı şikayetler ile ilgili taleplerde bulunduğunda derhal sağlık kuruluşuna sevk edildiği, idarenin kusurlu ya da kusursuz herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, davacının kulağında meydana gelen işitme kaybının askerlik görevinden kaynaklandığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, davacının kulağında ki mevcut rahatsızlığının araştırılması gerektiği, "askerliğe elverişli değildir" raporu almasına neden olan kulağındaki duyma kaybının doğuştan ya da daha önce yaşamış olduğu bir rahatsızlıktan meydana gelmiş olabileceği, davalı idarenin tazminle sorumlu tutulmasına sağlayacak illiyet bağının mevcut olmadığı ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, davacının, Tokat/Reşadiye İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde jandarma er olarak askerlik hizmetini ifa etmekte iken atış talimi sırasında kulağından rahatsızlanması ve komutanları tarafından 3 ayı aşkın süre hastaneye gönderilmemesi nedeniyle işitme kaybına uğradığından bahisle uğradığını iddia ettiği zararın karşılığı olarak ıslah edilen 168.273,51-TL maddi, 300.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
İdare Mahkemesi'nce; Mahkemenin ara kararı ile 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekten Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği"nin Sağlık Kurulu Raporlarının Düzenlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı İkinci Bölümünde yer alan 5 ile 10. maddelerinde yer alan düzenlemeler dikkate alınarak davacının Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Başhekimliği'nden 03/11/2015 tarihli raporda (Adana Askeri Hastanesi tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporu) tespit edilen husus nedeniyle meydana gelen iş gücü kaybı oranının tespiti amacıyla sağlık kurulu raporu hazırlanarak Mahkemeye gönderilmesinin istenildiği, anılan kurum tarafından hazırlanan 13/12/2019 tarih ve A1733261 Protokol Numaralı raporda davacının % 12 oranında engel oranı olduğunun tespit edildiği, anılan rapor dikkate alınarak Mahkemece dosya üzerinde davacının uğradığı maddi zararın tespiti için hesap bilirkişisi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi Av. G. A. C. tarafından sunulan 06/05/2020 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden, davacının davaya konu olay nedeniyle 168.273,51-TL zarara uğradığı (İşlemiş dönem zararı:13.353,35-TL, işleyecek (aktif ) dönem zararı: 113.892,70-TL, işleyecek (pasif) dönem zararı:41.027,46-TL) davacının lehine olabilecek ve yarara olarak düşülebilecek herhangi bir ödemenin bulunmadığının tespit edildiği, bilirkişi raporunun Mahkemece hükme esas alınabilecek yeterlilikte bulunduğu, davacının vatani görevini ifa ederken zarara uğradığı da dikkate alınarak, olay nedeniyle duyduğu acı, üzüntü ve ruhsal sıkıntının kısmen de olsa giderilmesi için Mahkemece davacı tarafından talep edilen manevi tazminatın takdiren 50.000,00-TL'lik kısmına hükmedilmesi, bu tutarı aşan kısmının ise reddine karar verilmesinin uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın 168.273,51-TL maddi tazminata yönelik kısmının tamamının kabulüne, anılan maddi tazminatın yasal faiziyle [1.000,00-TL için idareye başvuru tarihinden (29/01/2016) itibaren, geriye kalan 167.273,51-TL için ıslah dilekçesinin idareye tebliğ tarihinden (23/07/2020) itibaren işleyecek yasal faiziyle] birlikte ödenmesine, davanın 300.000,00-TL manevi tazminata yönelik kısmının kısmen kabulüne, 50.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden (29/01/2016) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, geriye kalan 250.000,00-TL manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin üstlendiği kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmekle zorunlu olduğu, hizmetin işleyiş ve ifası sırasında çeşitli sebeplerle gerçek veya tüzel kişilere verilen zararların taraflarca ibraz edilen bilgi ve belgeler ile re'sen araştırma ilkesi uyarınca temin edilen bilgi ve belgeler ile ortaya konulması şartıyla idarece tazmininin gerekeceği idare ve sorumluluk hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Prensip olarak, idarenin bir eylem ya da işleminden dolayı tazminatla yükümlü kılınabilmesi için o olayda hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluğunun bulunması zorunludur. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, bir zararın mevcut olması ve bu zararın idari bir işlem veya eylemden kaynaklanması, diğer bir ifadeyle, oluşan zararla idari işlem ve eylem arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerekmektedir.
İdarenin hukuki sorumluluğunun varlığı ve kapsamı yukarıda aktarılan unsurlar dahilinde oluşmakla birlikte; zararın varlığı ve niceliğinin ortaya konulmasında; maddi olayın tüm unsurlarıyla incelenmesi ve tazmin sorumluluğu açısından bir tespitin yapılması da yargının görevidir. İdare üstlendiği kamu hizmetini gereği gibi yerine getirmekle yükümlü olup, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli önlemlerin alınmaması, hizmetin iyi işlememesi nedeniyle verilen zararların hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmini gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 11/05/2015 tarihinde askere sevk edildiği, 21/07/2015 tarihinde Tokat İl Jandarma Komutanlığı'na zorunlu askerlik hizmeti için katıldığı, davacının memleketine gitmek için izin aldığı dönemde 21/10/2015 tarihinde Adana Askeri Hastanesi'ne başvuruda bulunduğu, anılan hastane tarafından odio tetkiki (işitme testi) için davacının Ankara Etimesgıt Asker Hastanesi KBB Polikliniğine sevk edildiği, Etimesgut Askeri Hastanesi'nde yapılan odyoloji testleri 03/11/2015 tarihinde Adana Askeri Hastanesi tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunda davacı hakkında sensorinöral işitme kaybı, tek taraflı olup diğer kulakta işitme azalmamış (sağ total işitme kaybı) teşhisi konularak "barışta askerliğe elverişli değildir, seferde görev yapar" kararı verilerek davacının terhis edildiği, davacı tarafından Reşadiye İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaparken 29/07/2015 tarihinde atış talimi sırasında kulağından rahatsızlandığı belirtilerek meydana genel zararın askerlik görevinin etkisi ve nedeniyle meydana geldiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle davalı idareye başvurulduğu, bu talebin zımnen reddedilmesi üzerine açılan davada verilen kararın istinaf istemine konu edildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlıkta her ne kadar davacının sağlıklı şekilde askerlik hizmetini yapmak için askeri birliğe teslim olduğu ve zararın askerlik eğitimi sürecinde meydana geldiği, kamu hizmetinin neden ve etkisiyle uğranılan zararın mesleki risk kapsamında değerlendirilerek kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf istemine konu karar verilmiş ise de;
Dava dosyasında yer alan tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının zorunlu askerlik hizmetinin ifası için 21/07/2015 tarihinde Tokat İl Jandarma Komutanlığına katıldığı, davacının da dahil olduğu 1995-2 Tertip erbaş ve erlere, oryantasyon eğitiminin bitimine müteakiben 29/07/2015 tarihinde Niksar Jandarma Komando Tabur Komutanlığı atış alanında 25 metre sıfırlama atış yaptırıldığı, atış bitiminde, atış sırasında ve atış sonrasında herhangi bir kaza ve olay meydana gelmediğine dair tutanak düzenlendiği, davacı tarafından bu atış talimi sırasında kulağında bir ağrı başladığı, bu ağrının daha sonra şiddetlenerek devam ettiğini belirtmesine karşın atış talimi sonrasında davacı tarafından bu olaya yönelik herhangi bir talebinin ve başvurusunun olmadığı, ancak 18/08/2015 tarihinde Reşadiye Devlet Hastanesi'ne sevkinin yapıldığı, Reşadiye Devlet Hastanesi Acil Polikliniğinde yapılan muayene sonrasında düzenlenen Epikrizde "otistis eksterna, tanımlanmamış" teşhisinin konulduğu, davacının dava dilekçesinde belirttiği şekilde epikriz raporunda davacının kulağının kötü olduğu ve Tokat Hastanesine sevk edilmesi gerektiği ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, dosya içerisinde yer alan Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalında uzman iki doktor tarafından düzenlenen raporda mevcut işitme kaybının askerlik sırasında meydana gelen hadise ile ilişkisinin kesin olarak tespit edilemeyeceğinin belirtildiği görülmüştür.
Buna göre; davacının birliğe katılması sonrasında 29/07/2015 tarihinde yapılan atış talimlerinde kulağından zarar gördüğü ve durumu komutanlara bildirmesine rağmen hastaneye sevk edilmeyerek tedavisinin geciktirildiği şeklinde ki iddiaların somut bilgi ve belgelerler ortaya konulmadığı, bahse konu iddiaların soyut iddia olarak kaldığı, bu durumda davacının rahatsızlığı nedeniyle uğradığı zarar ile illiyet bağı kurulabilecek idari eylemin olmadığı, bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun KABULÜNE, Tokat İdare Mahkemesi'nin 30/11/2020 gün ve E:2018/323, K:2020/830 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, dava aşamasına ait 1.062,15-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından istinaf aşamasında karşılanan 96,50-TL yargılama gideri ile reddedilen maddi tazminat için 2.550,00-TL ve reddedilen manevi tazminat için 2.550,00-TL maktu vekalet ücreti olmak üzere toplam 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, davacı vekili Av. M. E. T. tarafından 18/07/2020 tarih ve Seri No:AB2020, Sıra No:1198, Özel No:198 sayılı sayman mutemedi alındısı ile yatırılan 575,00-TL tamamlama harcından 29,20-TL karar harcının mahsubu sonucu fazla yatırıldığı anlaşılan 545,80-TL'nin ve davacı V. B. tarafından 26/05/2016 tarih ve Seri: Y, Sıra No:006133, Özel No:1250 sayılı mutemet alındısı ile Çankaya Mal Müdürlüğüne yatırıldığı anlaşılan 1.030,00-TL nisbi harcın istemin halinde davacıya iadesine, davalı idare harçtan muaf olduğu için istinaf başvuru aşamasında peşin alınmayan 162,10-TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsil edilmesi için karar kesinleştikten sonra ilgili Vergi Dairesi Başkanlığı'na Mahkemesince müzekkere yazılmasına, artan posta giderinin karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, kararın tebliğini izleyen 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 28.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)