(2709 S. K. m. 10) (657 S. K. m. 4, 48) (633 S. K. m. 10/A)
İSTEMİN ÖZETİ: Dava; Artvin ili, Ardanuç Kaymakamlığı ilçe Müftülüğü bünyesinde, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli imam hatip olarak görev yapan davacı tarafından, görev yaptığı yere din hizmetleri sınıfında kadrolu atamasının yapılması talebiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine dair davalı idarenin 20/01/2021 tarih ve 984880 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır,
Rize idare Mahkemesi'nin 09/04/2021 gün ve E:2021/59, K:2021/337 sayılı kararıyla; 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 1. maddenin 7. fıkrası doğrultusunda, sözleşmeli statüde üç yılını doldurduğu açık olan davacının, mevzuatta aranana diğer şartları da sağlaması durumunda kadroya geçirilmesi gerekirken, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girmesinden önce sözleşmeli personel olarak atandığı ve 633 sayılı Kanunun 10/A maddesi kapsamında atanmadığından bahisle başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka, mevzuata ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı, her ne kadar davalı idare tarafından davacının son görev yerinde 3 yılı doldurmadığı dolayısıyla da davacının bu yönüyle de aranan şartları sağlamadığı ileri sürülmüş ise de, davacının ilk görev tarihinin 08/05/2014 tarihi olduğu ve 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli imam hatip statüsünde 3 yıldan fazla süre çalıştığının sabit olduğu, kaldı ki 3 yıllık süre şartının aynı görev yerinde devamlılık esasına dayanmadığı göz önüne alındığında davalı idarenin ileri sürmüş olduğu bu iddia da yerinde görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Davalı idare tarafından; davacının sözleşmeli personel olarak istihdam edilmesinin kanuni dayanağının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa dayanılarak yürürlüğü konulan 06/06/1978 tarihli ve 15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına ilişkin Esaslar olduğu, davacının dava konusu ettiği hükmün ise 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun hükmü olduğu, idarelerin yasa koyucu yerine geçerek mevzuatı yorumlayarak personel ataması usule ve mevzuata aykırı bir durum arz edeceği ileri sürülerek kararın istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Samsun Bölge idare Mahkemesi 1. idari Dava Dairesi'nce dava dosyası 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Artvin ili, Ardanuç Kaymakamlığı ilçe Müftülüğü bünyesinde, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli imam hatip olarak görev yapan davacı tarafından, görev yaptığı yere din hizmetleri sınıfında kadrolu atamasının yapılması talebiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine dair davalı idarenin 20/01/2021 tarih ve 984880 sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Sözleşmeli personel istihdamı" başlıklı 10/A maddesinde; "Başkanlığın Din Hizmetleri Sınıfına ait kadrolarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel İstihdam edilebilir.
Sözleşmeli personel, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde öngörülen genel şartlar ile Başkanlık mevzuatı ile belirlenmiş olan özel şartları taşıyanlardan Kamu Personel Seçme Sınavı puan sırasına konulmak kaydıyla alım yapılacak her bir pozisyonun üç katına kadar aday arasından Başkanlık tarafından yapılacak sözlü sınav başarı sırasına göre atanır. Yapılan atama, sözleşmenin imzalanmasıyla geçerlilik kazanır. Sözleşme, imzalanmadan herhangi bir hak doğurmaz.
Bu madde uyarınca atanan sözleşmeli personel üç yıl süreyle başka bir yere atanamaz. Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilenlerin eşi bu personele tabidir. Sözleşme gereği üç yıllık çalışma süresini tamamlayanlar talepleri halinde bulundukları yerde din hizmetleri sınıfına ait kadrolarına atanır. Bu şekilde atananlar, aynı yerde en az bir yıl daha görev yapar.
Bu madde hükümlerine göre kadrolara atananların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca sözleşmeli pozisyonlarda geçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bunlar; atandıkları kadronun mali ve sosyal haklarına, göreve başladığı tarihi takip eden aybaşından İtibaren hak kazanır ve önceki pozisyonlarında aldıkları mali ve sosyal haklar hakkında herhangi bir mahsuplaşma yapılmaz.
Bu madde kapsamında kadrolara atananlara iş sonu tazminatı ödenmez. Bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu uyarınca ödenecek emekli ikramiyesine esas toplam hizmet süresinin hesabında dikkate alınır.
Bu madde kapsamında sözleşmeli personelin atanacağı kadrolar, genel kadro usulü hakkında İlgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli cetvellerde yer alan sınıf, unvan ve derecelerine uygun olmak şartıyla, başka bir işleme gerek kalmaksızın atama işleminin yapıldığı tarih itibariyle ihdas edilerek genel kadro usulü hakkında ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli cetvellerin ilgili bölümlerine eklenmiş ve atananların pozisyonları başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. İhdas edilen kadrolar İle iptal edilen pozisyonlar; unvanı, sınıfı, adedi, derecesi, teşkilatı ve birimi belirtilmek suretiyle atama tarihinden itibaren iki ay içinde Cumhurbaşkanlığına ve Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.
Sözleşmeli personel olarak atanacakların başvurulan, sözlü sınava alınacakların belirlenmesi, sözlü sınav konuları, sözlü sınavın usul ve esasları, atanmaları ve bu maddenin uygulanmasına İlişkin diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen Kanun maddesinde, Diyanet İşleri Başkanlığının Din Hizmetleri Sınıfına ait kadrolarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel istihdam edileceği belirtildikten sonra seçilmesi, atanması ve üç yıl süreyle başka bir yere atanamayacağı belirtilen sözleşmeli personelin üç yıllık çalışma süresini tamamlamaları halinde talep etmeleri durumunda bulundukları yerde din hizmetleri sınıfına ait kadrolarına atabilme imkanı tanınmıştır. Yapılan bu düzenlemeyle yasa koyucunun, Diyanet işleri Başkanlığında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında görev yapan tüm sözleşmeli personeli değil; seçilmesi, atanması ve belli şartlar altında çalışması öngörülen ve bu madde kapsamında istihdam edilen din hizmetleri sınıfında görev yapan sözleşmeli personelin memur kadrolarına geçirilmesinin amaçlandığı açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının, 08/05/2014 tarihinde ilk olarak 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli imam hatip olarak atandığı, daha sonra 15/05/2018 tarihinde Artvin ili, Ardanuç Kaymakamlığı ilçe Müftülüğü'ne imam hatip olarak atandığı, davanın açıldığı tarih itibariyle de yine bu yerde ve aynı statüde sözleşmeli imam Hatip olarak görev yapmakta olduğu, daha sonra 633 sayılı Kanunun 10/A maddesinin 3. fıkrası kapsamında, bulunduğu yere kadrolu olarak atamasının yapılması talebiyle davalı idareye başvurduğu, yapmış olduğu başvurusunun davalı idarenin 20/01/2021 tarih ve 984880 sayılı işlemiyle, atamasının 633 sayılı Kanunun 10/A maddesi kapsamında yapılmaması nedeniyle söz konusu haktan yararlanamayacağı gerekçesiyle reddi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına ilişkin Esaslar uyarınca yıllar itibariyle yenilenen sözleşmeler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun'un 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel olarak istihdam edilen davacının 09/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 141. maddesi ile 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunu'na sözleşmeli personel istihdamına ilişkin olarak 10/A maddesi hükümlerinin getirilen düzenleme kapsamında; bulunduğu yere kadrolu olarak atanmasının anılan Kanun maddesi kapsamında istihdam edilmediğinden hukuken mümkün olmadığı, her ne kadar davacı tarafından Anayasa'nın eşitlik ilkesinin dava konusu işlemle ihlal edildiği ileri sürülmüşse de; Anayasa’nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesinin amacı, hukuksal durumları aynı olanların kanunlarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere kanun karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmakla birlikte, eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Bu itibarla, aynı hukuksal durumdaki kişilerin aynı, ayrı hukuksal durumlardaki kişilerin farklı kurallara tabi tutulması Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmeyeceği açıktır.
Bu durumda, 09/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı KHK’nın 141. maddesi ile 633 sayılı Diyanet işleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunu'na sözleşmeli personel istihdamına ilişkin olarak 10/A maddesi hükümlerinin getirildiği, anılan madde düzenlemelerinden yararlanabilmek için, madde kapsamında, belirlenen genel ve özel şartları sağlamak ve sözlü sınavda başarı sağlamak suretiyle, sözleşmeli personel olarak istihdam edilmenin gerektiği ve ardından maddede belirtilen üç yıllık çalışma şartını sağlama sonrasında, din hizmetleri sınıfına ait kadrolarına atanabilme talebinde bulunulabileceğinden anılan düzenleme yerine 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’da yer alan hükümler uyarınca, yıllara sirayet eden sözleşmeler ile istihdam edildiği görülen davacının, 633 sayılı Diyanet işleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun 'un 10/A maddesi kapsamında kadrolu olarak atanma istemi ile yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde dava konusu işlemin iptali yönünde verilen istinafa konu kararda ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Rize İdare Mahkemesi'nin 09/04/2021 günlü, E:2021/59, K:2021/337 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan dava aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.040,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca istinaf aşamasında harçtan muaf olması nedeniyle davalı idareden alınmayan 162,10 TL istinaf başvuru harcı ve 97,70 TL YD Karar harcının davacıdan tahsili için Mahkemesince tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, artan posta avansının taraflara iadesine 02/07/2021 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)