İSTEMİN ÖZETİ: Gıda Mühendisi olarak halihazırda kamu görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Sözleşmeli Pozisyonlarına Yerleştirme işlemleri kapsamında Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'nca yayımlanan KPSS-2020/7 yerleştirme sonuçlarına göre herhangi bir kadroya yerleştirilmemesine ilişkin 19.02.2021 tarihli işlemin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin dayanağı olan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Geçici 19. maddesinde yer alan, "Tarım ve Orman Bakanlığınca 2020 yılı içerisinde bu Esaslar kapsamında, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından doğrudan yapılacak merkezi yerleştirme sonuçlarına göre istihdam edilecek sözleşmeli personel alımlarında, hali hazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olanların ataması yapılmaz." hükmünün Danıştay 2. Dairesinin 22/06/2021 gün ve E:2020/973, K:2021/2246 sayılı kararı ile açıkça hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verildiği görüldüğünden, söz konusu düzenlemeye dayanılarak ilk etapta tercihte bulunması engellenen davacının, her ne kadar daha sonrasında tercihte bulunma imkanı verilmiş ise de; idarece daha önce yerleştirilenler ve davacının durumunda olanların tümü hesaba katılarak puanlarına göre ve tercihlerine göre yeniden yerleştirilmesi gerekirken, daha önce tercihte bulunmuş olup yerleştirilenler dışarıda bırakılarak (yani onlar yönünden davacının durumunda olanların tercihte bulunmadığı, tarihlerdeki başvuruları üzerine yerleştirilmiş olmalarının onlar yönünden kazanılmış hak kabul edilerek) yalnızca davacı durumunda olanlar yönünden puanları ve tercihleri hesaba katılarak yerleştirme işlemi yapılması ve bunun sonucunda davacının aldığı puan ve tercihlere göre yerleştirilmemesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/11/2021 gün ve E:2021/386; K:2021/1940 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, davalı idarelerin istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görülerek yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Gıda Mühendisi olarak halihazırda kamu görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Sözleşmeli Pozisyonlarına Yerleştirme işlemleri kapsamında Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'nca yayımlanan KPSS-2020/7 yerleştirme sonuçlarına göre herhangi bir kadroya yerleştirilmemesine ilişkin 19.02.2021 tarihli işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın "Çalışma hakkı ve ödevi" başlıklı 49. maddesinde, "Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır." düzenlemesi yer almaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinde sözleşmeli personel; "Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." şeklinde tanımlanmış, sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme hükümlerine uyulmaması hallerindeki müeyyideler, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin Cumhurbaşkanınca belirleneceği öngörülmüştür.
Aynı Kanun'un 48. maddesinde, Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel ve özel şartlar düzenlenmiş, 48/B-2 maddesinde de, "Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan İdari Dava Daireleri Kurulu'nun yukarıda açıklanan kararı ile, uyuşmazlıkta şartları taşımak." koşuluna yer verilmiştir.
03/05/2002 tarih ve 24744 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik'in 22. maddesinde; "KPSS sonuçlarının açıklanmasından sonra ÖSYM tarafından, yerleştirme işlemi için, bir Tercih Kılavuzu ve Tercih Formu hazırlanır ve adaylara ulaşması sağlanır. Kamu kurum ve kuruluşlarının, usulüne uygun olarak açıktan atama izni alınmış ve koşulları belirlenmiş (B) grubu boş kadrolarının sınıf, unvan, derece ve sayısı ile bu kadrolar için aranacak nitelikleri kapsayan bilgiler, DPB adına ÖSYM tarafından ilan edilir. Adaylar, atanmak istedikleri kadroları, Tercih Formu'na yazarak kodlarlar ve Kılavuz'da belirlenen yolla teslim ederler. Tercihlerin alınması sırasında adaylardan kadroların koşullarına ilişkin herhangi bir belge istenmez." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen düzenlemelere dayanılarak 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'a, 08/05/2020 tarih ve 2506 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan ve 09/05/2020 tarih ve 31122 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar'ın 2. maddesi ile eklenen Geçici 19. maddede yer alan, "Tarım ve Orman Bakanlığınca 2020 yılı içerisinde bu Esaslar kapsamında, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından doğrudan yapılacak merkezi yerleştirme sonuçlarına göre istihdam edilecek sözleşmeli personel alımlarında, hali hazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olanların ataması yapılmaz." hükmü yer almıştır.
İncelenen olayda; 09/05/2020 tarih ve 31122 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2506 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara eklenen ve dava konusu işleme dayanak oluşturan Tarım ve Orman Bakanlığınca 2020 yılı içerisinde anılan Esaslar kapsamında ÖSYM Başkanlığınca doğrudan yapılacak Merkezi Yerleştirme sonuçlarına göre istihdam edilecek sözleşmeli personel alımlarında, hali hazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olanların atamasının yapılmayacağına ilişkin Geçici 19. Madde hükmünün iptali istemiyle açılan davada Danıştay 2. Dairesi'nin 22/06/2021 tarih ve E:2020/973, K:2021/2246 sayılı kararı ile anılan hükmün iptaline karar verilmiş ise de, bahsedilen davada davalı idareler tarafından yapılan itirazın üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/11/2021 tarih ve E:2021/2906, K:2021/2246 sayılı kararıyla dünyada ve ülkemizde etkili olan COVİD-19 salgınının toplum ve ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak ve bu dönemde artan işsizliğe çözüm olması amacıyla istihdam politikası çerçevesinde istisnai olarak uygulanmak amacıyla, 08/05/2020 tarih ve 2506 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan ve 09/05/2020 tarih ve 31122 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar'ın 2. maddesi ile eklenen Geçici 19. maddede yer alan, "Tarım ve Orman Bakanlığınca 2020 yılı içerisinde bu Esaslar kapsamında, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından doğrudan yapılacak merkezi yerleştirme sonuçlarına göre istihdam edilecek sözleşmeli personel alımlarında, hali hazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olanların ataması yapılmaz." hükmünün Anayasa 49. maddesi uyarınca, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesinde verilen yetki çerçevesinde, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek düzenlendiği anlaşıldığından, bu düzenleme ve anılan düzenleme doğrultusunda tesis edilen Kılavuz hükümleri ile bireysel işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle Danıştay 2. Dairesince verilen iptal kararının bozulmasına karar verilmiş bulunmaktadır.
Bu durumda; itiraza konu Mahkeme kararında dava konusu işlemin dayanağını oluşturan anılan Esaslar'ın Geçici 19. Madde hükmünün Danıştay İkinci Dairesince iptaline karar verildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin dayanağının kalmadığından bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; İdare Mahkemesinin kararında dayanılan Danıştay İkinci Dairesinin iptal kararının temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Dairelerinin yukarıda bahsedilen kararı ile kaldırılmasına ve anılan düzenleme doğrultusunda tesis edilen Kılavuz hükümleri ile bireysel işlemde hukuka aykırılık görülmediğine karar verilmiş olması nedeniyle, Gıda Mühendisi olarak halihazırda kamu görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Sözleşmeli Pozisyonlarına Yerleştirme işlemleri kapsamında Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'nca yayımlanan KPSS-2020/7 yerleştirme sonuçlarına göre herhangi bir kadroya yerleştirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde, dayanağı düzenlemeye ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE, Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/11/2021 gün ve E:2021/386, K:2021/1940 sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın REDDİNE; aşağıda dökümü yapılan, mahkeme safhasına ait 318,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına; istinaf safhasına ait 185,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına verilmesine, yine istinaf safhasında yapılan 33 TL posta giderinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Tarım ve Orman Bakanlığına verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen 3.890,00 TL avukatlık ücretinin ise davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın davalı idarelere iadesine, 10.02.2022 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. (¤¤)