(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 2, 45, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacılar tarafından, murisleri olan .......'nin sevk ve idaresinde bulunan ....... plakalı aracın Hatay İli, Reyhanlı kavşağında Hatay İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ... Kod numaralı ekip tarafından trafik kontrolü yapılırken durdurulmak istendiği ancak görev sınırı aşılarak aracın durdurulması için kalasnikov marka silahla 4 defa ateş edilmek suretiyle silahtan çıkan mermilerin bir veya birden fazlasının .......'ye isabet etmesi neticesinde ölümüne sebep olunduğu, olayla ilgili Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/...esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı, olayın meydana gelmesinde davalı idarenin kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, eşi ve çocukları için destekten yoksun kalma tazminatı olarak 5.000,00.-TL (Islah sonrası 397.120,46.-TL) maddi tazminatın, yine eşi ve çocukları için 500.000,00.-TL manevi tazminatın, anne ve baba için ayrı ayrı olmak üzere 100.000,00.-TL manevi tazminatın, kardeşler için ayrı ayrı olmak üzere 100.000,00.-TL manevi tazminatın olayın meydana geldiği 22.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada, "... tazmin istemine konu olayın meydana gelmesinde davalı idare personelinin görev kapsamında yani kamu görevinin yerine getirilmesi sırasında kusurunun bulunduğunun gerek davalı idarece yürütülen disiplin soruşturması gerekse de adli yargıda yürütülen soruşturma ve kovuşturma sırasında belirlendiği anlaşıldığından, meydan gelen olay nedeniyle kişilerin uğradığı zararın idare hukuku ilkeleri kapsamında davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği .... dosyadaki bilgi ve belgelerle Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, idare ajanın kusurlu olduğunun ortaya konulması karşısında eş .......'nin 346.685,03.-TL, .......'nin 12.398,68.-TL, .......'nin 1.277,57.-TL, Suat İnce'nin 450,61.-TL destekten yoksun kalma zararının bulunduğu, .......'nin ise zararının bulunmadığı, davacıların toplam 360.811,89.-TL maddi zararının idarece tazmin edilmesi gerektiği, fazlaya ilişkin istemlerin ise reddi gerektiği.... manevi tazminat istemi yönünden ..., söz konusu olayda davacılar murisi .......'nin vefat etmesinde davacıların elem ve ızdırap duyacağı açık olup, uğranıldığı ileri sürülen manevi zararın, olayda personelinin görev kusuru bulunan davalı idarece tazmin edilmesi gerekmekte olduğundan, mütevefanın ölümüne sebebiyet veren müdahale esnasında bulunduğu fiili ve hukuki durum, davalı idare personelinin kusurunun ağırlığı dikkate alındığında takdiren davacılardan eş ....... için 25.000,00.-TL, çocukların her biri için 20.000,00.-TL anne ve baba yönünden ayrı ayrı olmak üzere 15.000.00.-TL, kardeşlerin her biri için 5.000,00.-TL manevi tazminat miktarının da zenginleşmeye yol açmayacak ve hakkaniyetli olduğu, fazlaya ilişkin istemlerin ise reddine karar verilmesi gerektiği .." gerekçesiyle 1-Dava konusu maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile kısmen reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile kısmen reddine, 2-Kabul edilen miktarlardan; A) Eş ....... açısından; 1)346.685,03-TL maddi tazminatın 1.000.00.-TL'sine 20.05.2015 tarihinden, 345.685,03.-TL'sine 08.04.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, 2)25.000,00.-TL manevi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, B) Çocuk ....... açısından; 1)12.398,68.-TL maddi tazminatın 1.000,00.-TL'sine 20.05.2015 tarihinden, 11.398,68.-TL'sine 08.04.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, 2)20.000,00.-TL manevi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, C) Çocuk ….. açısından; 1)1.277,57.-TL maddi tazminatın 1.000,00.-TL'sine 20.05.2015 tarihinden, 277,57.-TL'sine 08.04.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, 2)20.000,00.-TL manevi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, D) Çocuk …. açısından;
1)450,61.-TL maddi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte,
2)20.000,00.-TL manevi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, E) Çocuk ....... açısından;
20.000.00.-TL manevi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, F) Anne ....... ve baba ....... açısından; her biri için ayrı ayrı olmak üzere 15.000,00.-TL manevi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, G) Kardeşler ......., ......., ......., ......., ....... ve ....... açısından; her bir kardeş için ayrı ayrı olmak üzere 5.000,00.-TL manevi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine dair Hatay 1. İdare Mahkemesi'nin 19/09/2019 gün ve E:2015/...., K:2019/...sayılı kararının; redde ilişkin kısmının davacılar tarafından, manevi tazminat miktarının artırılması gerektiği ileri sürülerek, kabule ilişkin kısmının davalı tarafından, idarelerinin olayın meydana gelmesinde sorumluluğunun bulunmadığı belirtilerek, istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, işin gereği görüşüldü:
Dava, davacılar tarafından, murisleri olan .......'nin sevk ve idaresinde bulunan ....... plakalı aracın Hatay İli, Reyhanlı kavşağında Hatay İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı 8863 Kod numaralı ekip tarafından trafik kontrolü yapılırken durdurulmak istendiği ancak görev sınırı aşılarak aracın durdurulması için kalasnikov marka silahla 4 defa ateş edilmek suretiyle silahtan çıkan mermilerin bir veya birden fazlasının .......'ye isabet etmesi neticesinde ölümüne sebep olunduğu, olayla ilgili Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/40 esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı, olayın meydana gelmesinde davalı idarenin kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, eşi ve çocukları için destekten yoksun kalma tazminatı olarak 5.000,00.-TL (Islah sonrası 397.120,46.-TL) maddi tazminatın, yine eşi ve çocukları için 500.000,00.-TL manevi tazminatın, anne ve baba için ayrı ayrı olmak üzere 100.000,00.-TL manevi tazminatın, kardeşler için ayrı ayrı olmak üzere 100.000,00.-TL manevi tazminatın olayın meydana geldiği 22.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada , Hatay 1.İdare Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45.maddesinin 2.fıkrasının atıfta bulunduğu aynı Kanunun 49.maddesinin 2.fıkrasında yazılı nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Hatay 1. İdare Mahkemesince verilen kararın maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı idare tarafından istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlar kararın kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden bu yönüyle istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
Davacı manevi tazminat yönünden istinaf başvurusuna gelince;
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
İdarenin hukuki sorumluluğu, kişilere lütuf ve atıfet duygularıyla belli miktarda para ödenmesini öngören bir prensip olmayıp; demokratik toplum düzeninde biçimlenen idare-birey ilişkisinin doğurduğu hukuki bir sonuçtur. İdari yargı da, bu anlayış doğrultusunda, idare hukukunun ilke ve kurallarını uygulamak suretiyle, idarenin hukuki sorumluluk alanını ve sebeplerini içtihadıyla saptamak zorundadır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; 22.06.2014 tarihinde Kırıkhan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Reyhanlı Kavşağı'nda yol uygulaması yapıldığı, davacılar murisinin sevk ve idaresi altında bulunan ....... plakalı aracın kontrol noktasında dur ihtarına uymaması üzerine ...kod nolu ekipçe aracın durdurulmaya çalışıldığı, ekip tarafından aracın durdurulması için kalasnikov marka silahla ateş edildiği, bu ateş sonucu aracın Reyhanlı Kavşağı'nın 50 metre ilerisinde yoldan çıkarak devrildiği ve davacılar murisinin olay yerinde vefat ettiği, olayla ilgili Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/1053 soruşturma nolu dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığı, 16.01.2015 tarihli, 2015/... iddianame numarası ile Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/....esas sayılı dosyası üzerinden görevli polis memuru ....... hakkında olası kasıtlı adam öldürme suçundan dava açıldığı, soruşturma dosyasında bulunan 15.09.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporu'nda "……'nin ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kemiği kırığıyla birlikte beyin kanması sonucu öldüğünün" belirtildiği, 15.09.2014 tarihli Adana Kriminal Polis Laboratuvarı uzmanlı raporunda da "Ölen .......'ye ait inceleme konusu gömleğin sağ yaka üzerinde ateşli silaha ait 3 cm çapında 1 adet giriş deliğinin mevcut olduğu, söz konusu giriş deliğinin bitişik atış sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatine varıldığı, inceleme konusu bez perde üzerinde 5 cm uzunluğunda yırtık şeklinde atış artıkları bulunan giriş deliğinin mevcut olduğu, söz konusu giriş deliğinin uzak atış sonucu meydana geldiği kanaatine varıldığı" şeklinde tespitlere yer verildiği, olayla ilgili davalı idareye bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca disiplin soruşturmasının başlatıldığı, yapılan disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan 25.02.3015 tarihli, 15/25 sayılı soruşturma raporunda " Resmi üniformalı polisin Kumlu Yol Kavşağında dur ikazına rağmen durmayıp kaçtığı, kaçak mazot yüklü ....... plakalı beyaz Ford minibüs sürücüsü ....... isimli şahsın kaçtığı güzergah üzerinde durdurmak amacı ile 8863 kodlu resmi ekibin tepe lambası yanık vaziyette geçerek aynı ekipte görevli üniformalı ekip memuru Polis Memuru .......'un aracı park ettiği, araçtan uzun namlulu kalasnikof marka silahı alıp yolun kenarına geçtiği, ....... plakalı beyaz minibüsün önünden geçtiği sırada uzun namlulu silahı bel hizasından kısmen göğüs hizasına doğru çekerek aracın sağ tarafına tampon etek kısmına ateş etmeye başladığı, ancak ateş etmeye aracın yanından geçmesinden sonra da devam ettirdiği, görüntü ve şahsın beyanı incelendiğin de, şoförü öldürmek amacıyla nişan almadığı, sadece aracı durdurmak amacıyla tekerlerine, yan etek alt kısmı ve arka tampona doğru nişan amadan ateş ettiğinin anlaşıldığı, ancak aracın kendisinden uzaklaşması ile birlikte ateşe aynı konumda devam ettiği, bunun da açısal olarak tampon üstüne yani şoförün oturum hizasında bulunan arka camlara denk gelmesi ile birlikte ....... isimli şahsın ölümüne istemeyerek neden olduğu" tespitlerine yer verilerek, ....... hakkında mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün Ek 6.maddesi kapsamında "Silahıyla dikkatsizlik, tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek" fiilinin sübuta erdiği kabul edilerek '24 Ay Uzun Süreli Durdurma' cezasının verilmesinin teklif edildiği, anılan soruşturma raporunda getirilen teklif üzerine 03.06.2015 tarihli, 2015/65 sayılı Hatay Valiliği, İl Polis Disiplin Kurulu kararı ile polis memuru .......'un dava konusu olay nedeniyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 15.maddesi gözetilerek 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziyesine karar verildiği, Hatay 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:2015/....sayılı dosyası üzerinden açılan davada mahkemece yapılan yargılama neticesinde 28.04.2017 tarihli, K:2017/....sayılı karar ile ....... hakkında taksirle adam öldürme suçundan 2 yıl hapisle cezalandırılması yönünden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıstırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ısdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
Bakılan davada; tazmin istemine konu olayın meydana gelmesinde davalı idare personelinin görev kapsamında yani kamu görevinin yerine getirilmesi sırasında kusurunun bulunduğunun gerek davalı idarece yürütülen disiplin soruşturması gerekse de adli yargıda yürütülen soruşturma ve kovuşturma sırasında belirlendiği anlaşıldığından, meydan gelen olay nedeniyle kişilerin uğradığı zararın idare hukuku ilkeleri kapsamında davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği ve olay nedeniyle davacı yönünden manevi tazminat ödenmesine ilişkin koşulların oluştuğu kuşkusuzdur.
Bu nedenle güvenlik hizmetinin sunumundaki bu kusur nedeniyle davacıda oluşan elem ve ızdırabı giderecek ve sebepsiz zenginleşmeye de yol açmayacak, bununla birlikte davalı idarenin olaydaki kusurunun ağırlığını ortaya koyacak uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmakla, olayın oluş şekli ve zararın niteliği dikkate alınarak, yaşadığı elem ve üzüntünün hafifletilebilmesi amacıyla ve aynı olayda yaralanan kişi tarafından açılan davada verilen ve Dairemizce yapılan istinaf başvurusu reddedilen kararda hükmedilen tazminat miktarı da gözetilerek takdiren eş için 50.000,00 TL, çocuklar için ayrı ayrı 50.000,00 TL, anne ve baba için ayrı ayrı 30.000,00 TL, kardeşler için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmüştür.
Davacının diğer istinaf iddiaları yerinde görülmediğinden reddi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
1-Hatay 1. İdare Mahkemesince verilen 20/06/2019 tarih ve E:2017/..., K:2019/...sayılı kararın maddi ve manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun bulunduğundan davalı idare istinaf başvurusunun reddine,
2- Davacılar istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın manevi tazminata yönelik redde ilişkin kısmının aşağıdaki miktar kısmı yönünden kaldırılmasına, davacı A) Eş ....... açısından; 50.000,00.-TL manevi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, B) Çocuk ....... açısından; 50.000,00.-TL manevi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, C) Çocuk ....... açısından; 50.000,00.-TL manevi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, D) Çocuk ....... açısından; 50.000.00.-TL manevi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, E) Çocuk ....... açısından; 50.000.00.-TL manevi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, F) Anne ....... ve baba ....... açısından; her biri için ayrı ayrı olmak üzere 30.000,00.-TL manevi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, G) Kardeşler ......., ......., ......., ......., ....... ve ....... açısından; her bir kardeş için ayrı ayrı olmak üzere 20.000,00.-TL manevi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine,
3-Anılan kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısımları hukuka uygun bulunduğundan bu kısımlara yönelik istinaf başvurusunun reddine,
4-Kararın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının yukarıda hükmedilen tutarı aşan kısmına yönelik davacı istinaf başvurusunun reddine, dava kısmen kabul, kısmen retle sonuçlanmakla, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, tarafların haklılık durumu da gözetilerek;
5- Aşağıda dökümü yapılan 1.077,10-TL yargılama giderinin takdiren 700,00 TL'lik kısmı ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10.ve13.maddelerine göre kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 38.550.00.-TL nispi vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine, kalan 377,10 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10.ve13.maddelerine göre belirlenen 38.550,00 -TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı idareye verilmesine,
6- İdare tarafından yapılan posta giderinden ibaret istinaf yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,
8- Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 29.287,30-TL nispi harcın davalı idareden tahsili için mahkemesince ilgili mercie müzekkere yazılmasına,
9- Yargılama ve istinaf gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iade edilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 24/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)