İSTEMİN ÖZETİ: Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde şoför olarak çalışan davacının, sürekli işçi kadrosuna geçiş talebinin uygun görülmemesi üzerine yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemin iptali isteğiyle açılan davada; 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 23.maddesinin 10.fıkrasında öngörülen kriterler dikkate alındığında yaklaşık maliyet cetveline göre belirlenen işçilik maliyet tutarının (ulusal bayram ve genel tatil günleri, fazla çalışma dahil) toplam maliyet tutarının %70'lik kısmından fazlasını oluşturduğu ve aynı maddede anılan diğer kıstasları da sağladığı dikkate alındığında davacının çalışmakta olduğu şirket ile davalı idare arasında yapılan sözleşmenin, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesince verilen 12/01/2021 tarih ve E:2019/1453, K:2021/52 sayılı "dava konusu işlemin iptali" kararının; hukuka aykırı olduğu, davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği, dava konusu işlemin tüm yönleriyle hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenip kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Dördüncü İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. maddesinin 1. fıkrasında; " (Ek: 20/11/2017-KHK-696/127 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/118 md.) 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemeleri merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar;
a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak,
b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak,
c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak,
ç) En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek, kaydıyla, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde idaresinin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birimine, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların idarelerince belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması ve sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde idarelerince sonuçlandırılır..." hükmü ile 2. fıkrasında; "Birinci fıkrada yer alan 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalışıyor olmak şartının tespitinde, Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmiş olan sigortalı işe giriş bildirgeleri, işten ayrılış bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgeleri esas alınır. Ancak söz konusu tarihe ilişkin olarak anılan Kuruma yasal süresi dışında verilen belgelere dayanılarak bu madde hükmünden yararlanılamaz. 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olduğu idarelerince tespit edilenlerden, hakkında bu tarihten sonra işten ayrılış bildirgesi verilenler bu madde hükümlerinden yararlanabilir." hükmü getirilmiş olup, anılan maddenin 375 sayılı KHK'ya eklenmesine dair 696 sayılı KHK'nın 136. maddesinde ise, 375 sayılı KHK'ya eklenen Geçici 23. maddenin 15. fıkrası hariç diğer fıkralarının 02/01/2018 tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
01/01/2018 tarihli ve 30288 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Kamu Kurum Ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına Veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 Ve Geçici 24 Üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul Ve Esaslar Tebliğinin "İlan" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında; "İnceleme neticesinde şartları taşıdığı ve taşımadığı tespit edilenlerin isimleri, çalıştıkları teşkilat ve/veya birimin de belirtilmesi suretiyle müracaat ettikleri birimlerce/idarece ilan (internet veya kurumca belirlenecek şekilde) edilir ve bunlar yükleniciye bildirilir. Bu şekilde yapılan ilan tebliğ yerine geçer. Başvuru sahiplerine ayrıca tebligat yapılmaz." kuralı yer alırken; aynı Tebliğin "Tespit komisyonu kararına itiraz ve süresi" başlıklı 11. maddesinde ise; "(1) Tespit komisyonu kararına göre sınava girme hakkı elde edemeyenler, ilan tarihinden itibaren öngörülen süre içerisinde gerekçesini de belirtmek suretiyle yazılı olarak itirazda bulunabilir.
(2) İtirazlar derhal incelemeyi yapan tespit komisyonuna intikal ettirilir. Talep, komisyonca değerlendirilerek öngörülen süre içerisinde karara bağlanır ve sonuç ilgilisine yazılı şekilde tebliğ edilir. İtiraz üzerine tespit komisyonunca verilen kararlar kesindir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi, ilgililerin menfaatini ihlal eden bir idari işlemin kurulması durumunda bu işlemin iptali istemiyle açılan davalarda göz önüne alınacak genel dava açma süresini düzenlemekte; Kanunun 10. maddesi, önceden idari bir işlem kurulmadığı durumlarda, idari bir işlemin tesisi talebiyle idareye yapılan başvurular üzerine açılacak davalarda süre yönünden uygulanması gereken kuralları belirlemekte; Kanunun 11. maddesi ise, hakkında idari işlem tesis edilen ilgililerin, idari dava açmadan önce "işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması" talebiyle yapabilecekleri başvuruların süresine ve başvuru durumunda dava açma süresinin nasıl hesaplanacağına yönelik usule ilişkin kurallar getirmektedir.
375 sayılı Kanun kapsamında kişilere kadrolu işçi statüsüne geçiş için bir başvuru süresi belirlendiği gibi idareye bu başvuruların tamamlanması için bir süre öngörülmüştür. Dolayısıyla bu kanunda öngörülen süreler ile 2577 sayılı Kanunda 7.10. ve 11.maddesinde öngörülen süreler birbirinden tamamen farklıdır ve ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Daha açık bir ifade ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği taşeron olarak çalışırken kadrolu işçi statüsüne geçmek isteyen kişi 375 sayılı Kanunda belirlenen süre içerisinde idareye başvuracak, idare tarafından da işlemler yine 375 sayılı KHK'da belirlenen süre içerisinde sonlandırılacaktır. Bu süreden sonra ise tesis edilen ya da zımnen reddedilen bir başvuru üzerine idari yargı yoluna doğrudan başvurulabileceği gibi 11.madde kapsamında işlemin düzeltilmesi ya da geri alınması için başvuru yapılabilecektir. Dolayısıyla davacının yaptığı itiraz 10 ya da 11.madde kapsamında bir başvuru değildir. Bu başvuru 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin kişiye verdiği özel bir itiraz hakkıdır.
Dava konusu olayda kadrolu işçi statüsüne geçiş için başvuru yapan davacının başvurusunun reddedilerek 27/02/2018 tarihinde ilan yoluyla tebliğ edildiği, 28/02/2018 tarihinde davacı tarafından ret işlemine itiraz edildiği ve itirazın sonucunun davacıya tebliğ edilmediği, davacı tarafından itiraz sonucunun tebliğ edilmesinin istenmesi üzerine 27/09/2019 tarihinde itirazın reddedildiğinin bildirildiği ve bu işlemin yani 28/02/2018 tarihinde yapılan itiraz başvurusunun reddi işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Ancak, 375 sayılı KHK içinde taşerondan kadrolu işçi kadrosuna geçiş ile tüm işlemlerin 90 gün içinde ve en son 02/04/2018 tarihine kadar idare tarafından sonlandırılacağı düzenlendiğinden davacı tarafından 28/02/2018 tarihinde yaptığı itiraz başvurunun reddi ya da kabulü şeklinde yazılı bir tebliğ yapılmaması halinde 02/04/2018 tarihine kadar beklenebilecektir. Bu tarihe kadar itiraz başvurusunun sonucuna ilişkin idare tarafından bir tebliğ yapılmadı ise bu durumun zımnen ret işlemi olması sebebiyle artık 02/04/2018 tarihinden itibaren 60 gün içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru yapılması ya da doğrudan dava açılması gerekirken bu süreler geçirildikten sonra 28/02/2018 tarihinde yaptığı itiraz sonucunun yazılı tebliğle bildirilmediği gerekçesiyle 27/09/2019 tarihinde yapılan tebliğ üzerine açılan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmakta olup, davanın esası incelenmek suretiyle verilen yerel mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 12/01/2021 tarih ve E:2019/1453, K:2021/52 sayılı "dava konusu işlemin iptali" kararının kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine, aşağıda dökümü yapılan 183,95 TL ilk derece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 125,00 TL istinaf yargılama giderlerinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, davalı idarenin harçtan muaf olması sebebiyle istinaf aşamasında alınmayan 162,10 TL istinaf başvuru harcının 492 sayılı Kanun'un 13/j maddesi uyarınca davacıdan tahsili için ilgili birime müzekkere yazılmasına, posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artanın talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca mahkemesince ilgili tarafa re'sen iadesine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz yolu kapalı olmak üzere (kesin olarak), 18.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)