(2577 S. K. m. 15, 17, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, ... Club Sitesinde bulunan ve günübirlik kiralanan taşınmazların işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan işletilmekte olduğunun tespit edilmesi üzerine mühürlenmesine ilişkin davalı idare işlemlerinin iptali istemiyle açılan davada; "Dava dosyasının incelenmesinden; davanın ... Club Sitesinde bulunan ve günübirlik kiralanan taşınmazların işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan işletilmekte olduğunun tespit edilmesi üzerine mühürlenmesine ilişkin davalı idare işlemlerinin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmakla birlikte, mühürleme tutanaklarında işyeri sahibinin adının, işyerinin ünvanının, faaliyet konusu ile adresinin belirtildiği ve site yönetiminin işlemin muhatabı olmadığı görülmüştür.
Bu durumda, davacı adına tesis olunan bir işlemin bulunmadığı, davalı idarece günübirlik kiralanan taşınmazların işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan işletilmekte olduğu gerekçesiyle tesis edilen mühürleme işlemlerinin muhatabının dava dışı işyeri sahipleri/işletenleri olduğu, gerçekleştirilen faaliyetten men ve mühürlemelerin doğrudan doğruya bu işyerlerinde faaliyette bulunan işletenleri ilgilendirdiği, site yönetiminin dava açmasına imkan sağlayacak düzeyde kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ihlalinin söz konusu olmadığı anlaşılmış olup, dava konusu işlemlere karşı davacı tarafından kendi adına açılan davada dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar veren İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nin 20/04/2021 tarih ve E: 2021/663, K:2021/709 sayılı kararının; sitede bulunan taşınmazların çoğunun günübirlik şekilde kiralanan taşınmazlar olduğu, dolayısıyla yapılan hukuka aykırı mühürleme sonucunda taşınmazları işletenlerin, kalanların ve ailelerinin ile davacı yönetimin iş sağladığı site görevlilerinin ve onların ailelerinin aynı oranda mağdur olduğu iddialarıyla istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17/2.maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeleri Dairemizce de uygun bulunan İstanbul 13. İdare Mahkemesinin 20/04/2021 tarih ve E:2021/663, K:2021/709 sayılı kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından istinaf talebinin reddine, istinaf aşamasında yapılan 314,30 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasındaki posta gideri avansından artan kısmın mahkemesince davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 6.fıkrası ve 46.maddesi uyarınca kesin olarak, 22/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ
T.C.
İSTANBUL
13. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/663
KARAR NO: 2021/709
DAVANIN ÖZETİ: Davacı tarafından, ... Club Sitesinde bulunan ve günübirlik kiralanan taşınmazların işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan işletilmekte olduğunun tespit edilmesi üzerine mühürlenmesine ilişkin davalı idare işlemlerinin; hukuka aykırı olduğu, haklı bir nedenin bulunmadığı, taşınmazların yıllardır aynı faaliyette kullanıldığı, mühürlemenin mülk sahibi, yönetim, kiracı ve çalışanların büyük zararına sebebiyet verdiği ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nce dava dosyası 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi yönünden incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davasının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için, menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği belirtilmiştir.
İdari yargıda iptal davası, kural olarak ilgililerin haklarını ve çıkarlarını korumanın yanında, yürütme ve idarenin hukuka uygun davranmasını gerçekleştirmeye yönelik davalardır. Bu özelliği ile iptal davalarının objektif ve soyut nitelikte bir dava türü olduğu teoride genel olarak ifade edilmekle birlikte, istisnai olarak, iptal davalarının subjektif ve somut nitelikte örneklerinin de olduğu uygulamada gözlenmektedir.
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğar ve bu durum idarenin işleyişini olumsuz yönde etkiler. Sonuç olarak; idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davanın ... Club Sitesinde bulunan ve günübirlik kiralanan taşınmazların işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan işletilmekte olduğunun tespit edilmesi üzerine mühürlenmesine ilişkin davalı idare işlemlerinin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmakla birlikte, mühürleme tutanaklarında işyeri sahibinin adının, işyerinin ünvanının, faaliyet konusu ile adresinin belirtildiği ve site yönetiminin işlemin muhatabı olmadığı görülmüştür.
Bu durumda, davacı adına tesis olunan bir işlemin bulunmadığı, davalı idarece günübirlik kiralanan taşınmazların işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan işletilmekte olduğu gerekçesiyle tesis edilen mühürleme işlemlerinin muhatabının dava dışı işyeri sahipleri/işletenleri olduğu, gerçekleştirilen faaliyetten men ve mühürlemelerin doğrudan doğruya bu işyerlerinde faaliyette bulunan işletenleri ilgilendirdiği, site yönetiminin dava açmasına imkan sağlayacak düzeyde kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ihlalinin söz konusu olmadığı anlaşılmış olup, dava konusu işlemlere karşı davacı tarafından kendi adına açılan davada dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca davanın ehliyet yönünden REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan 163,10-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta giderinin ve kullanılmayan 97,70-TL yürütmenin durdurulması harcının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 20.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)