İSTEMİN ÖZETİ: Dava; Erzurum Hv. Rd. Mvz. Komutanlığına bağlı 221 No.lu Hv. Rd. Kt. Komutanlığında (Pazar/Rize) uzman erbaş olarak görev yapan davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemi iptali istemiyle açılmıştır.
Rize İdare Mahkemesi'nin 24/01/2019 gün ve E:2018/429, K:2019/52 sayılı kararıyla; FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğuna dair çok kuvvetli şüphe olduğundan bahisle 12/08/2016 tarihinden itibaren geçici olarak görevden uzaklaştırılan davacının, sözleşmesinin sona erdiği tarihte görevden uzaklaştırma tedbiri devam ettiğinden hizmetinden istifade edilemeyeceği gibi kendisine tahsis edilen kadronun dolu olması nedeniyle görevin başka bir kişiye de tevdi edilemediği, bu durumun kamu görevlisi ihtiyacının sekteye uğramasına sebebiyet vereceği; öte yandan Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir parçası olan davalı idarede, hem Türk Silahlı Kuvvetlerine hem de emniyet ve asayişe dair görevlerin yürütüldüğü, bu görevlerin niteliği gereği kritik görevler olduğu, bu nedenle Devlet için önemli görevlerin ifa edildiği birimlerde çalışanlara ilişkin araştırmaların aile bireylerini de kapsayacak şekilde geniş tutulmasının da icra edilecek işin önemi ile birlikte değerlendirildiğinde pek tabii olduğu, zira kişinin aileden ve çevreden soyutlanabileceğini söylemenin mümkün olmadığı, dolayısıyla bu kapsamda çalışan personel için, idarenin en küçük şüpheyi bile dikkate alarak hareket etmesinin kamu hizmetinin bir gereği olduğu hususları ile dosyada mevcut bilgi ve belgeler birlikte nazara alındığında, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek davacının sözleşmesinin 31/12/2016 tarihi itibarıyla feshedilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Davacı tarafından; ceza almadığı, suç ve cezaların şahsi olduğu ileri sürülerek istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin, istinaf başvurusunun reddine dair 16/07/2020 tarih ve E:2019/311, K:2020/337 sayılı kararının Danıştay Onikinci Dairesi'nin 27/04/2021 tarih ve E:2020/4327, K:2021/2426 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Erzurum Hv. Rd. Mvz. Komutanlığına bağlı 221 No.lu Hv. Rd. Kt. Komutanlığında (Pazar/Rize) uzman erbaş olarak görev yapan davacının sözleşme yenileme şartlarını sağlayamadığından bahisle sözleşmesi yenilenmeyerek ilişiğinin kesilmesi istemiyle açılmıştır.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun "Başarı gösteremeyenler ve ceza alanlar" başlıklı 12. maddesinde; "Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri feshedilerek, Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Peşin olarak ödenen aylık ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır.
Görevde başarısız olanlarla, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan veya kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar, yedekte er kaynağına alınırlar.
Görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe hâlleri ve bunlara yapılacak işlemler, çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir.
Ayrıca;
a) Almış oldukları sicile göre kademe ilerlemesi yapamayanların,
b) (Değişik birinci cümle: 22/1/2015 - 6586/78 md.) Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi;
1) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı mahkûm olanların,
2) Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olanların,
c) Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olanların,
ç) Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olanların,
d) (Değişik: 31/1/2013-6413/45 md.) Son olarak verilen de dahil olmak üzere, kararın kesinleştiği tarihten itibaren geriye doğru son bir yıl içinde toplamda otuz gün ve daha fazla oda hapsi veya hizmet yerini terk etmeme cezasına mahkûm olanların veya en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası alanların,
e) Yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerden; bu evlilikleri, ilgili yönetmelikte belirtilen esaslar dahilinde Milli Savunma Bakanlığınca uygun görülmeyenlerin,
f) Çeşitli nedenlerle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin veya Türk vatandaşlığından çıkartılanların,
Sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir.
Her ne sebeple olursa olsun, sözleşmesi feshedilerek Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilen uzman erbaşlar, tekrar Türk Silâhlı Kuvvetlerine alınmazlar." hükmü yer almaktadır.
Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "sözleşmenin uzatılmasında uygulanacak esaslar" başlıklı 12. maddesinde; "Uzman erbaşlar, sözleşme süresinin bitiminde terhis edilirler. Bunlardan sözleşmelerinin yenilenmesini isteyenlerin istekleri, müteakip sözleşme süreleri bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak kaydıyla, aşağıdaki şartlar altında kabul edilir:
a) Taahhüt ettiği sürenin bitimine en az üç ay kala (yurt dışı geçici göreve gidecek uzman erbaşlar için altı ay kala) hizmet süresini uzatmak istediğine dair bir dilekçe ile müracaat etmiş olmak,
b) Almış oldukları son sicil notu, sicil tam notunun yüzde altmış (%60) ve daha yukarısında olmak,
c) Fiilî kadroda münhal bulunmak,
ç) İstihdam edildikleri veya edilecekleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşları ile ilgili 8/10/1986 tarihli ve 86/11092 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde belirtilen sağlık niteliklerine sahip olmak.
d) (Ek:RG-17/6/2011-27967) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında malul olan isteklilerden, bilgi ve tecrübelerinin sınıfı için faydalı olması ve fiziki noksanlıklarını kapatabilmesi şartıyla mensup olduğu Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Genelkurmay Başkanlığınca uygun görülenler için istihdam edilecekleri kadronun sağlık niteliklerini taşımak,
(Değişik fıkra: RG-3/8/2012-28373) Bu suretle işlemleri tamamlanan uzman erbaşların sözleşmelerinin uzatılması, istihdam edildikleri Sahil Güvenlik Ana Ast komutanlıklarınca, tugay, bağımsız tugay, tümen, jandarma bölge (ve eşidi) komutanlıklarınca veya eşidi kurum amirlerince, eşidi eğitim merkezi komutanlıklarınca; ordu ve kolordu (ve eşidi) doğrudan bağlı birlikleri ile eşidi kurum amirlikleri için kurmay başkanlarınca; kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı ile Millî Savunma Bakanlığına doğrudan bağlı birlikleri için personel başkanlarınca veya yetki verilen komutanlıklarca; Sahil Güvenlik Komutanlığı karargâhında ise (Değişik ibare:RG-16/10/2018-30567) Sahil Güvenlik Komutanının görevlendireceği Sahil Güvenlik Komutan Yardımcısı tarafından tasdik edilir ve ilgili kuvvet komutanlığına, Jandarma Genel Komutanlığına ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bildirilir. Bu şekilde sözleşmelerin uzatılması tasdik edilenler, yeni bir taahhütname imzalayarak göreve devam ederler. Uzman çavuş ve uzman onbaşıların sözleşmeleri azamî 45 yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabilir." hükmüne, "Görevde başarısız olma, kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözlenin feshedilmesi sebepleri" başlıklı 13. maddesinde ise; "Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri feshedilerek, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Peşin olarak ödenen aylık ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır.
Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler) anlaşılan, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar yedekte er kaynağına alınır..." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; Erzurum Hv. Rd. Mvz. Komutanlığına bağlı 221 No.lu Hv. Rd. Kt. Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğuna dair çok kuvvetli şüphe oluştuğundan, 15/08/2016 tarihinden itibaren sözleşmesinin sona erdiği 31/12/2016 tarihine kadar geçici olarak görevden uzaklaştırıldığı, bilahare, görevden uzaklaştırma durumu devam ettiğinden, sözleşme yenileme için gerekli şartları sağlayamadığından bahisle 31/12/2016 tarihi itibariyle sözleşmesinin yenilenmediği, Mahkemenin ara kararına istinaden gönderilen bilgi ve belgelerden ise, davacının aile bireyleri hakkında istihbari bilgi notunun mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının, devletin güvenliğini tehlikeye düşürebilecek yasa dışı ideolojik bir görüşü benimsediği veya kurumun güvenliğini ihlal edebilecek tutum ve davranışlar içinde bulunduğunu ortaya koyan hukuken kabul edilebilir somut bir tespitin bulunmadığı, davacının aile bireyleri hakkındaki istihbari mahiyetteki bilgilerin ise sözleşmenin feshine gerekçe oluşturamayacağı sonucuna varılmıştır.
Kaldı ki, istihbari bilgi notlarında yer alan bilgiler istihbari nitelik taşıdıklarından hukuken geçerli başka bilgi ve belgelerle doğrulanmadıkça bu raporların ( bilgi notlarının ) tek başlarına hukuki delil gücünde kabul edilmeleri ve ilgililer aleyhine kullanılmaları hukuk devleti ilkesine aykırı düşer. Hukuk devletinde idarenin ve kişilerin hak ve yükümlülükleri, demokratik esaslara uygun olarak, objektif kriterler halinde ayrı ayrı belirlenmiş olup, idarenin kişilerin hak ve menfaatlerini etkileyen konularda "şüphe"ye dayanarak işlem tesis etmesi hukuka aykırılık teşkil edecektir.
Bu durumda, belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Rize İdare Mahkemesi'nin 24/01/2019 günlü, E:2018/429, K:2019/52 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava, istinaf ve temyiz aşamasına ait aşağıda dökümü yapılan toplam 262,50 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde derhal, aksi takdirde karar kesinleştikten sonra istinaf isteminde bulunana iadesine, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden genel bütçeden karşılanan 185,85 TL yargılama giderinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davalıdan tahsili amacıyla Mahkemesince ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 25.02.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)