BAŞVURUNUN KONUSU: ..... Proje Mühendislik Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen 2004, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin gelir (stopaj) vergisi, katma değer vergisi, kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, gecikme zammı ve özel usulsüzlük cezasından oluşan kamu alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen 09.12.2019 tarih ve 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada; ..... Proje Mühendislik Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen 2004, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin gelir (stopaj) vergisi, katma değer vergisi, kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, gecikme zammı ve özel usulsüzlük cezasından oluşan kamu alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen 09.12.2019 tarih ve 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 sayılı ödeme emirlerinin davacıya 11.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, bu ödeme emirlerine karşı 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında 17.12.2019 tarihli 4092308 sayılı dilekçe ile yapılan başvurunun reddine dair 27.12.2019 tarih ve E:1157291 sayılı işlemin 20.02.2020 tarihinde tebellüğünden sonra, söz konusu ödeme emirlerinin iptali istemiyle 24.02.2020 tarihinde işbu davanın açıldığı, asıl borçlu şirketin tüzel kişiliğinin 19.10.2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 8928 sayılı sayısında yayınlanarak ticaret sicil kaydının silinerek sona erdirildiği, davacı ile A.... K....'nun kanuni temsilcilikten ayrıldıklarının 24.08.2012 tarihli 8239 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, dava konusu 09.12.2019 tarih ve 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 takip numaralı ödeme emirlerinin incelenmesinden; bu ödeme emirleri içeriği amme alacağını içeren ve asıl borçlu şirket adına tebliğ edilen ödeme emirlerinin sırasıyla; 25.01.2005 tarihli 356725-13.04.2005, 14.09.2005 tarihli 4411160-05.10.2005, 05.03.2007 tarihli 509431- 22.03.2007, 25.07.2008 tarihli 251-30.11.2012, 09.06.2009 tarihli 62-06.08.2009, 18.08.2009 tarihli 586, 587-12.11.2009, 06.12.2010 tarihli 8-28.05.2013, 09.11.2009 tarihli 32-23.11.2009 09.03.2010 tarihli 24-06.04.2010, 21.05.2010 tarihli 46 ve 17.09.2010 tarihli 21 takip numaralı ödeme emirlerinin ise 30.11.2012 tarihlerinde tebliğ edildiği dikkate alındığında ve davalı idarece 5 yıllık zamanaşımı süresini kesen bir durumun ortaya konulamadığından tahsil zamanaşımı süresi dolan amme alacaklarının davacıdan tahsili için düzenlenen bu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu 09.12.2019 tarih ve 10 takip numaralı ödeme emrinin incelenmesinden; bu ödeme emri içeriği 2008 yılının muhtelif dönem katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve özel usulsüzlük cezalarını içeren aslı borçlu şirket adına düzenlenen 13.04.2014 tarihli ve 1, 03.03.2015 tarihli ve 69 takip numaralı ödeme emirlerinin eski şirket kanuni temsilcine 18.10.2019 tarihinde tebliğ edildiğinden hukuken geçerli bir tebliğ yapılmadığı, anılan vergi ve cezalara ait ihbarnamelerin 26.12.2013 tarihinde tebliği edilmiş olduğu bu tebliğlerin usule uygun olduğu kabul edilse bile davacıya bu ödeme emrinin tebliğ edildiği 11.12.2019 tarihi itibariyle amme alacağının tahsil zamanaşımı uğradığından hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu 09.12.2019 tarih ve 11 takip numaralı ödeme emrinin incelenmesinden; bu ödeme emri içeriği 2010 yılının muhtelif dönem, 2011/10 dönemi katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve 2010/1-12, 2012/1-12 dönemi özel usulsüzlük cezalarını içeren aslı borçlu şirket adına düzenlenen 109.06.2015 tarihli ve 1 takip numaralı ödeme emrinin eski şirket kanuni temsilcine 18.10.2019 tarihinde tebliğ edildiğinden hukuken geçerli bir tebliğ yapılmadığı, anılan vergi ve cezalara ait ihbarnamelerin posta yolu ile tebliği için iki kere gidildiği, ulaşılamaması üzerine 20.09.2013 tarihli adres tespit tutanağı ile bu hususun kayıt altına alındığı akabinde 26.12.2014 tarihinde ilanen tebliği edildiği, 2012/1-12 dönemi özel usulsüzlük cezasından, davacının kanuni temsilcilikten ayrıldığının 24.08.2012 tarihli 8239 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiğinden sorumlu tutulamayacağı, diğer kısmında ise tahsil zamanaşımının 31.12.2019 tarihi itibariyle sona ereceğinden bu ödeme emrinin tebliğ edildiği 11.12.2019 tarihi itibariyle amme alacağının tahsil zamanaşımına uğramadığı ve kesinleşen alacaktan davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varıldığından, ödeme emrinin 2012/1-12 dönemi özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk, diğer kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu 09.12.2019 tarih ve 12 takip numaralı ödeme emrinin incelenmesinden; bu ödeme emri içeriği 2010/6,9,11 dönemleri katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizini içeren aslı borçlu şirket adına düzenlenen 05.07.2017 tarihli ve 69 takip numaralı ödeme eminin eski şirket kanuni temsilcine 18.10.2019 tarihinde tebliğ edildiğinden hukuken geçerli bir tebliğ yapılmadığı, anılan vergi ve cezaların vadesinin 28.02.2017 tarihi olduğu ve anılan tarihte şirketin tüzel kişiliğinin bulunmadığı dikkate alındığında kesinleşmiş bir amme alacağından söz edilemeyeceğinden davacı adına anılan amme alacağı için ödeme emri düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar veren İstanbul 12. Vergi Mahkemesi'nin 27/10/2021 tarih ve E:2021/1689, K:2021/2606 sayılı kararına davacı ve davalı idare tarafından karşılıklı istinaf başvurularında bulunularak, kararın aleyhe olan kısımlarının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Altıncı Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davacı ve davalı idare tarafından yapılan istinaf başvuruları hakkında işin gereği görüşüldü:
Dava; .... Proje Mühendislik Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen 2004, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin gelir (stopaj) vergisi, katma değer vergisi, kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, gecikme zammı ve özel usulsüzlük cezasından oluşan kamu alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen 09.12.2019 tarih ve 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de, ödeme emrine karşı böyle bir borcun bulunmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla 7 gün içinde dava açılabileceği öngörülmüştür.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10. maddesinde ise, "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır. Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler. Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan mevzuat hükmüne göre, kanuni temsilcinin şirket borçlarından dolayı sorumluluğuna gidilebilmesi için amme alacağının usulüne uygun olarak takip edilmesine rağmen şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilememiş olması ve kanuni temsilcinin vergisel ödevlerini yerine getirmemesinin kusurundan kaynaklandığının ortaya konulması gerekmektedir.
Dava; .... Proje Mühendislik Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen 2004, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin gelir (stopaj) vergisi, katma değer vergisi, kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, gecikme zammı ve özel usulsüzlük cezasından oluşan kamu alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen 09.12.2019 tarih ve 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 sayılı ödeme emirlerinin davacıya 11.12.2019 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, bu ödeme emirlerine karşı 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında 17.12.2019 tarihli 4092308 sayılı dilekçe ile yapılan başvurunun reddine dair 27.12.2019 tarih ve E:1157291 sayılı işlemin 20.02.2020 tarihinde tebellüğünden sonra, söz konusu ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Öte yandan Kanuni temsilcilerin sözü edilen Yasa kuralı uyarınca sorumluluğunun değerlendirilebilmesi, öncelikle hangi dönemde temsil ve ilzama yetkili olduklarının tespitini gerektirmektedir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; asıl amme borçlusu Proton Proje Mühendislik Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kuruluşuna dair
21.06.2002 günlü ve 5575 sayılı ticaret sicil gazetesinde yer alan ilana göre; şirket süresi boyunca A.... K.... ve davacı M.... A.... şirket müdürü olarak seçilmiş olup, şirket süresi boyunca A.... K.... ve davacı M.... A....'ın şirket unvanı altında atacakları müşterek imzaları ile şirketi her hususta temsil ve ilzam etmeye yetkili kılındıkları,
21.04.2004 günlü ve 6034 sayılı ticaret sicil gazetesinde yer alan ilana göre, Beşiktaş 1.Noterliğinin 26.08.2003 günlü ve 16264, 16262, 16261 yevmiyeli hisse devir sözleşmeleri ile A.... K.... ve davacı M.... A.... şirketteki hisselerinin tamamını M.... T.... ve M.... S....'a devir ettiği, şirket müdürlüğüne şirket müddetince M.... T....'in getirilmesine ve şirketi şirket unvanı altında atacağı münferid imzası ile her hususta temsil ve ilzam etmeye yetkili kılındığı, 24.08.2012 günlü ve 8139 sayılı ticaret sicil gazetesinde yer alan ilana göre; 09.08.2012 tarihli ortaklar kurulunda alınan 2012/01 nolu kararların; 1-şirket hissedarlarından M.... S.... hisselerini Beyoğlu 4.Noterliğinin 08.08.2012 günlü ve 41049 yevmiyeli hisse devir sözleşmesi ile diğer şirket ortağı ve kanuni temsilci olan M.... T....'a devir ettiği ve ortaklıktan ayrıldığı, ...4- "14.04.2004 tescil edilen hisse devrinden sonra hala müdür olarak görevli gözüken M…. A…. ve A.... K....'nun müdürlük görevleri sona ermiştir." olduğu, 19.10.2015 günlü ve 8928 sayılı ticaret sicil gazetesinde yer alan ilana göre ise şirketin tüzel kişiliğinin re'sen sicilden terkin edildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre; davacının kanuni temsilcilik görevi şirket hisselerinin tamamını 26.08.2003 tarihinde devir ederek ortaklıktan ayrılması ve yeni şirket ortaklarından M.... T....'in kanuni temsilci olarak seçilmesi ile 09.04.2004 tarihinde sona ermiş olup, her ne kadar 24.08.2012 günlü ve 8139 sayılı ticaret sicil gazetesinde yer alan ilanda davacının şirketin kanuni temsilcilik yetkisinin sona erdiği belirtilmiş olması sebebiyle, idare tarafından davacının kanuni temsilcilik görevinin 24.08.2012 tarihinde sona erdiği kabul edilmiş ise de bahsi geçen ilanda yer alan, "14.04.2004 tescil edilen hisse devrinden sonra hala müdür olarak görevli gözüken " ibaresi ile davacının halen kanuni temsilci olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunun kast edilerek, davacının aslında 14.04.2004 tarihi itibariyle şirketi temsile yetkili olmadığının daha açık bir şekilde ifade edildiği anlaşılmaktadır.
Olayda; dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının bir kısmının asıl amme borçlusu şirketin beyanına, bir kısmının ise şirket adına re'sen yapılan cezalı tarhiyatlara dayanmakta olup, 2004/1-12 dönemi ve 2005, 2006,2007, 2008, 2009, 2010, 2010, 2011, 2012 yıllarının muhtelif dönmelerine ilişkin olan bu amme alacaklarının, dönem ve vadesinde davacının kanuni temsilcilik sıfatını haiz olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, uyuşmazlık konusu dönemde şirketin kanuni temsilcisi olmayan davacının, söz konusu döneme ilişkin vergi borçları nedeniyle sorumluluğundan bahsedilemeyeceği açık olup, sorumlu olmadığı amme borçlarının tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; karşılıklı istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 12. Vergi Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 27/10/2021 tarih ve E:2021/1689, K:2021/2606 sayılı kararının kaldırılmasına; dava konusu ödeme emirlerinin iptali isteminin reddine yönelik hüküm fıkrasına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ve dava konusu ödeme emirlerinin iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun, yukarıda belirtilen gerekçe uyarınca kabulüne, sonuç olarak; davanın kabulüne, dava konusu 09.12.2019 tarih ve 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 sayılı ödeme emirlerinin iptaline, davacı tarafından yapıldığı anlaşılan ve aşağıda dökümü gösterilen 919,00-TL yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.840,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan 68,00-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, tahsil edilen posta avansından artan kısmın ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliğine, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin (b) bendi uyarınca kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 21.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)