İSTEMİN ÖZETİ: Dava, Tokat ili, Niksar Şehit Mahmut Güler Polis Merkezi Amirliği bünyesinde çarşı ve mahalle bekçisi olarak görev yapan davacının, "hizmet dışında resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanunun 8-4/b-6 maddesi kapsamında "6 ay kısa süreli durdurma" disiplin cezası ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de, aynı kanunun 7/2.maddesine göre bir alt ceza olan "10 günlük aylıktan kesme" cezası ile tecziyesine ilişkin Tokat Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 27/10/2020 tarih ve 2020/41 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Tokat İdare Mahkemesi'nin 14/10/2021 gün ve E:2021/18, K:2021/866 sayılı kararıyla; davacının, yanında bulunan iki şahısla birlikte olayın diğer tarafı M.B.K. arasında çıkan kavga sonucunda, birbirlerinin yaralanmalarına neden olacak tutum ve davranışlarda bulunduklarının sabit olduğu, olayın meydana geliş şekline göre davacının silahının başına bir şey gelmesi kaygısıyla çadırına yönelmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, silaha yönelmesinin olaya silahla müdahale etmek istediği anlamına geldiği, öte yandan M.B.K.'nın vücudunda kırık oluşacak şekilde ciddi şekilde yaralandığı ve kavgaya karışan şahıslar hakkında kasten yaralama nedeniyle Niksar Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/1254 nolu dosyasında soruşturmanın devam ettiği, bu durumda, usulüne uygun olarak yapılan soruşturma sonucunda davacının, bekçilik mesleğinin gerektirdiği tutum ve davranışlardan uzak, doğrudan kavgaya meyleden davranışlarda bulunduğu, olayın vatandaşların da bulunduğu kamp alanında gerçekleştiği, dolayısıyla davacının sübuta eren eylemlerinin karşılığında, "hizmet dışında resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" disiplin suçu kapsamında 7068 sayılı Kanunun 8-4/b-6 maddesi kapsamında "6 ay kısa süreli durdurma" disiplin cezası ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de, aynı kanunun 7/2.maddesine göre bir alt ceza olan "10 günlük aylıktan kesme" cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, kararda davanın sonucuna etkili olan iddia, olay ve olguların açık bir şekilde ortaya konulmadığı, “Kasten Yaralama” suçu ile ilgili hakkında “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verildiği, hangi eylemiyle resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı zedelediğinin belirtilmediği, olayda tüfek kullanılmasını gerektirecek bir sebep yok iken havaya ateş ederek kendisinin ve arkadaşlarının hayatını tehlikeye düşüren tarafın karşı taraf olduğu, savunma istem yazılarında fiilin ve fiilin mevzuattaki karşılığının bulunması gerektiği halde yalnızca olaydan bahsedilerek fiilin mevzuattaki karşılığının gösterilmediği, belirlilik ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlal edilerek savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülerek mahkeme kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi hükümleri doğrultusunda incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Tokat ili, Niksar Şehit Mahmut Güler Polis Merkezi Amirliği bünyesinde çarşı ve mahalle bekçisi olarak görev yapan davacının, "hizmet dışında resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanunun 8-4/b-6 maddesi kapsamında "6 ay kısa süreli durdurma" disiplin cezası ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de, aynı kanunun 7/2.maddesine göre bir alt ceza olan "10 günlük aylıktan kesme" cezası ile tecziyesine ilişkin Tokat Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 27/10/2020 tarih ve 2020/41 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
T.C. Anayasası'nın "Özel hayatın gizliliği" başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz." hükmüne; "Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması" başlıklı 13. maddesinde ise, "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "disiplin cezası verilecek fiiller" başlıklı 8-4/b-6 maddesinde, Kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:....b) Altı ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller;...6) "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak." hükmüne, "Disiplin cezaları" başlıklı 7. maddesinin 2. Fıkrasında ise, "Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir" hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Tokat ili, Niksar Şehit Mahmut Güler Polis Merkezi Amirliği nezdinde çarşı ve mahalle bekçisi olan davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen soruşturma raporunda özetle; davacının, 27.06.2020 günü, saat 00:00 sıralarında Niksar Çamiçi yaylasında bulunan kamp alanına arkadaşları ile birlikte kamp kurmaya gittiği, eşi ile birlikte kamp alanındaki başka bir çadırda bulunan M.B.K.'nın, davacı ve arkadaşlarını sessiz olmaları yönünde uyarmasıyla başlayan tartışma üzerine çadırdan çıkan M.B.K.'nın, havaya tüfekle ateş etmesi üzerine davacı ve iki arkadaşı ile M.B.K. arasında kavga çıktığı, çıkan kavgada M.B.K.'nın elmacık kemiğinin kırıldığı, dolayısıyla davacının yaşanan söz konusu tartışma ve kavga nedeniyle 7068 sayılı Kanunun 8/4-B/6 maddesinde tanımlanan "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" disiplin suçunu işlediğinden bahisle eylemlerinin karşılığı olarak "altı ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasının teklif edildiği, ancak dava konusu işlem ile geçmiş hizmetleri ve sicilleri gözönünde bulundurularak bir alt ceza olan "10 günlük aylıktan kesme" cezası ile tecziyesine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayla ilgili basit yaralama suçundan dolayı Niksar Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde verilen 03.12.2021 tarih ve 2020/1254 soruşturma nolu kararda, " M.B.K.'nın yaralanmasına Ramazan ve Doğukan isimli şahısların eylemlerinin sebebiyet verdiği, Eren Kılıç'ın (davacı) adı geçen kişiye karşı atfı cürüm kabilinden herhangi bir eyleminin olmadığı" gerekçesiyle davacı hakkında " kovuşturma yapılmasına yer olmadığına " karar verilmiştir.
Disiplin yaptırımları; bir kamu veya özel teşkilat düzenini devam ettirmek, onun verimli, süratli ve yararlı bir biçimde çalışmasını sağlamak, onur ve saygınlığını korumak amacıyla tesis edilmektedir. Özellikle kamu görevi yürüten bireyler açısından disiplin cezalarının amacı; kamu görevlisini görevine bağlamak, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesini ve bu suretle kurumların huzurunu temin etmektir.
Özel hayat ise; bireylerin kendi bireyselliklerini geliştirebilecekleri ve diğer kişilerle en mahrem ilişkilere girebilecekleri bir alandır. Bu mahremiyet alanı, Devletin müdahale edemeyeceği veya meşru amaçlarla asgari düzeyde müdahale edebileceği özel bir alanı kapsamaktadır.
Anayasa'nın "Özel hayatın gizliliği" başlıklı 20. maddesi, "Kişinin Hak ve Ödevleri" kısmında düzenlenmiştir. Doktrinde "negatif statü hakları" adı verilen bu haklar, kişinin Devlet tarafından aşılamayacak ve dokunulamayacak özel alanının sınırlarını çizen hak ve hürriyetlerdir. Bu hakka dokunulamamasının yanında, bu hakka ilişkin Devlete yüklenen pozitif görev, koruma yükümlülüğüdür. Yani Devlet, bu hakka hem zarar vermemekle yükümlüdür, hem de gelen tehlikeye karşı - kendisinden gelse dahi- hakkı korumak zorundadır.
Özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğine ilişkin bir kamu görevlisi tarafından yapılan başvuruda, Anayasa Mahkemesince verilen Bireysel Başvuru No:2014/16701 sayılı kararda, "...tesis edilen disiplin işlemlerinde ve bu işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin yapıldığı mahkeme kararlarında, bireylerin özel hayatlarına ilişkin tutum ve eylemlerinin mesleki hayatları üzerindeki etkilerinin açıklanması, kamu hizmeti sunan ilgili kurumların işleyişi üzerindeki etkilerinin ve risklerinin ortaya konulması ve bu hususlardaki değerlendirmelerin yeterli ve ikna edici gerekçelerle desteklenmesi, ayrıca tesis edilen işlemlerin bireylerin geçmiş mesleki sicilleri ve başarı durumları dikkate alınarak ölçülülük yönünden irdelenmesi gerekir. Ayrıca, Anayasa’nın 20. maddesinde düzenlenen haklardan etkili bir şekilde yararlanılabilmesi için müdahaleyi doğuran karar alma süreçlerinin bu maddeyle korunan hak ve özgürlüklere gerekli saygıyı sağlayacak nitelikte usule ilişkin güvenceleri içermesi ve adil olması gerekir." şeklinde belirlemelere yer verilerek, kamu görevlisi olan kişinin "mahrem alanı" ile sürdürdüğü "kamu görevi" arasındaki hassas sınırın aşılmasının engellenmesi amacıyla idarelerin ölçülü davranmaları, bu durumlarda fiilin kamu görevine etkisi yönünden irdelenmesinin gerekliliği vurgulanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve atıf yapılan yargı kararı dikkate alındığında, davacıya isnat edilen fiilin kamu görevlisinin yaptığı iş ile ilgisinin ortaya konulması ve davacının bu fiili nasıl ve ne şekilde gerçekleştirerek resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunduğunun saptanması ve bu halin kamu görevine etkisinin açıkça ortaya konulması gerekmektedir.
Bu durumda; uyuşmazlıkta, davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması kapsamında düzenlenen soruşturma raporu ve eki bilgi-belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu olayın davacının kamu görevlisi olmasından bağımsız bir nitelik taşıyan alanda vuku bulduğu, yaşanan tartışma sırasında davacının kamu görevlisi sıfatını kullanmak ve açık etmek suretiyle her hangi bir eylemde bulunmadığı gibi basit yaralama suçundan dolayı Niksar Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde, davacının olayın diğer tarafı olan M.B.K isimli kişiye karşı kasten yaralamaya dönük herhangi bir eyleminin olmadığı gerekçesiyle hakkında "kovuşturma yapılmasına yer olmadığına" dair karar verildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar, olay sırasında davacının kendi ikrarı ile de sabit olduğu üzere silahını almak üzere çadırına yöneldiği anlaşılmakta ise de, olayın karşı tarafı olan M.B.K.'nın eline tüfeğini alarak havaya ateş etmesi nedeniyle davacının da kendisini koruma iç güdüsüyle silahını almak için çadırına yönelmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı bir davranış olmadığı, kaldı ki davacının, tartışma sırasında somut olarak silahını kullanmak suretiyle işlediği bir fiilin gerek disiplin, gerekse savcılık soruşturması sırasında her türlü şüpheden uzak bir şekilde delilleriyle birlikte ortaya konulmadığının anlaşılması karşısında, davacı hakkında "hizmet dışında resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle tesis edilen dava konusu disiplin cezası işleminde hukuka ve mevzuata uyarlık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Tokat İdare Mahkemesi'nin 14/10/2021 gün ve E:2021/18, K:2021/866 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava ve istinaf aşamasına ait aşağıda dökümü yapılan toplam 503,80 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, artan posta avansının re'sen davacıya iadesine, 18.03.2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)