İSTEMİN ÖZETİ: Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda Etüt ve Projeler Daire Başkanı olarak görev yapmakta olan davacının bu görevinden alınarak İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı'na mühendis olarak atanmasına ilişkin 01/04/2021 tarih ve 51185 Sayılı işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılan davada; "uyuşmazlıkta özetlenen yargılama süreçleri de dikkate alındığından davacının yargı kararının şeklen uygulanması kabilinde tesis edilen işlemlerin hemen akabinde daire başkanlığı görevinden alınarak mühendis kadrosuna atandığı göz önünde bulundurulduğunda dava konusu işlemin yargı kararının uygulanmasından kaçınılması anlamına geldiğinin açık olduğu, bu itibarla davalı idarece davacının daire başkanlığı görevinden alınarak mühendis olarak atanmasını gerektirir somut bir nedenin ortaya konulmadığı ve yargı kararını bertaraf edecek şekilde kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırı olarak kullanılan takdir yetkisi çerçevesinde Etüt ve Projeler Daire Başkanlığı görevinden alınarak İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı'na mühendis olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varıldığı, öte yandan Anayasanın 125. maddesindeki idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğuna dair hüküm uyarınca da, hukuka aykırılığı yargı kararıyla sabit olan dava konusu işlemler nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesi gerekeceğinin de tabii olduğu," gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 26/05/2021 itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine dair Mersin 1. İdare Mahkemesi'nin 29/11/2021 tarih ve E:2021/557, K:2021/1191 Sayılı kararının; davalı idare vekili tarafından; Mersin Büyükşehir Belediyesinin görev ve sorumluluk alanında yürüttüğü hizmetleri memurları eli ile yapmak zorunda olduğu ve görev ve sorumluluk alanının il mülki sınırları olduğu dikkate alındığında hizmetine ihtiyaç duyulan davacının uzmanlığa atama işleminin hukuka aykırı olduğundan bahsedilemeyeceği, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idarece davacının daire başkanlığı görevinden alınarak mühendis olarak atanmasını gerektirir somut bir nedenin ortaya konulmadığı ve yargı kararını bertaraf edecek şekilde kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırı olarak kullanılan takdir yetkisini kullandığı, Anayasanın 125. Maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğuna dair hüküm uyarınca da parasal haklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesi gerekeceğinin belirtildiği, istinafa konu mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Adana Bölge İdare Mahkemesi 1.İdari Dava Dairesi'nce, dava dosyası 2577 Sayılı Kanun'un 45. maddesi gereğince incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir." hükmü yer almaktadır.
İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararında, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde düzenlenen kararın kaldırılması sebeplerinin bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 274,70-TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, bakiye posta avansının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince Mahkemesi'nce ilgili tarafa kararın kesinleşmesinden sonra re'sen iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 46. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 02.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)