İSTEMİN KONUSU: Mersin 2. Vergi Mahkemesi'nin 30/12/2021 tarih ve E:2021/1186, K:2021/2185 Sayılı davanın kabulüne dair kararının davalı idare tarafından istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına tescilli 20.03.2020 tarih ve IM015658 Sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı gözetim uygulamasına tabi eşya için gözetim belgesi ibraz zorunluluğu bulunduğu halde gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle 4458 Sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarında hesaplanarak alınan para cezası kararına vaki itirazın reddine dair 11.08.2021 tarih ve IT000563 Sayılı Bölge Müdürlüğü işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaların, fatura kıymeti ile gözetim kıymet arasındaki fark tutarın yurt dışı gider olarak beyan edilmesi sonucunda ödenen ithalat vergilerinin, Mahkeme kararı uyarınca Kanunen ödenmemesi gereken vergi olarak değerlendirilmek suretiyle geri verilmesine hükmedilmesi üzerine davacı şirkete geri verildiği, geri verme işleminin yapılması sonucunda gözetim belgesine tabi olan beyanname muhteviyatı eşyaların fatura kıymetinin gözetim kıymetin altında kalması nedeniyle davalı idarece istenilmesine rağmen anılan serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalar için gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle 4458 Sayılı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza kararı alınmış ise de, 4458 Sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen, eşyanın ithali, belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi cezayı gerektiren kabahat fiillerinin davacı şirket yönünden somut olayda gerçekleşmediği ve davalı idare tarafından bu yönde herhangi bir tespitin yapılmadığı anlaşıldığından, davacının maddede belirtilen kabahat fiillerini işlediği yolunda somut ve hukuken bağlayıcı tespit olmaksızın alınan ceza kararına vaki itirazın reddine dair Bölge Müdürlüğü işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF EDENİN İDDİALARI: İthalat Rejimi Kararında belirtilen ticaret politikası önlemleri kapsamında beyannamenin tescili sırasında Ekonomi Bakanlığı'nca düzenlenecek gözetim belgesinin ibrazının zorunlu olduğu, bu zorunluluğa rağmen davacı şirket tarafından gözetim belgesi ibraz edilmeyerek ithalat işlemlerinin yapıldığı, beyan edilen yurtdışı gidere ilişkin ödenen vergilerin iadesi istemiyle dava açılması sonucu mahkeme kararları ile vergilerin iadesine karar verildiği, mahkeme kararları gereğince muhtelif sayılı kararlar ile geri verme işlemlerinin yapılması sonucunda beyan edilen kıymetten iade edilen vergilere dayanak olan yurtdışı gider ortadan kalktığından, gözetim belgesine tabi olan dosya konusu beyannameler muhteviyatı eşyaların kıymetinin gözetimli kıymetin altında kaldığı, gözetim belgesinin ibraz edilmemesi nedeniyle yapılan işlemlerin kanun ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek Mahkeme kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Suç ve cezaların kıyasa yol açacak şekilde geniş yorumlanamayacağı, davalı idareyi yanıltıcı nitelikte herhangi bir beyanda bulunulmadığı ve cezanın yasal koşullarının oluşmadığı belirtilerek davalı idarenin istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nce, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2. fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi-belgeler kapsamında, ortada, kararın kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin, Mersin 2. Vergi Mahkemesi'nin 30/12/2021 tarih ve E:2021/1186, K:2021/2185 Sayılı davanın kabulüne dair kararına yönelik istinaf isteminin REDDİNE,
2. Aşağıda dökümü yapılan 88,10 TL istinaf yargılama giderinin istinaf isteminde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
3. Artan posta giderinin, istemi halinde davalı idareye iadesine, istemde bulunulmaması halinde ise 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince re'sen davalı idareye iadesine,
4. Kararın taraflara tebliğine,
5. Kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 17.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)