İSTEMİN ÖZETİ: Davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar veren ve davalı lehine vekalet ücretine hükmeden Kütahya İdare Mahkemesi tek hakiminin 08.10.2021 gün ve E:2021/420, K:2021/682 sayılı kararının; davacı tarafından, aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
DAVA SÜRECİ:
Davanın Konusu: Davacı tarafından, 5510 sayılı Kanunun 102.maddesi uyarınca hakkında tesis edilen 15.009,00-TL idari para cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 09.06.2021 tarih ve 26003611 sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İstinaf Edilen Kararın Gerekçe Özeti: Mahkemece "Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından davalı idareye imzalı olarak verilen 30.09.2021 tarihli dilekçe ile 18.06.2021 tarihinde Kütahya İdare Mahkemesi'nin E.2021/420 sayılı dava dosyasına açılan davadan feragat ettiğini ve feragat talebinin Mahkemeye intikalini talep etmesi üzerine davalı idare tarafından gönderilen 01.10.2021 havale tarihli dilekçe ile davacının davadan feragat ettiğine ilişkin dilekçesinin gönderildiğinin bildirildiği görüldüğünden, feragat nedeniyle konusu kalmayan iş bu dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı" gerekçesiyle davanın karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
İSTİNAF EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından özetle; "Davalı idare lehine 2.040,00-TL vekalet ücretinin ödenmesi için karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, iptal edilmesi gerektiği" öne sürülerek mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının kaldırılması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından; savunma verilmemiştir.
(İSTİNAF KARARI)
I) YASAL DAYANAK:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "istinaf" başlıklı ( Değişik 6545 S.K./19. md. ) 45. maddesinin 4. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." 6.fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükümleri yer almaktadır.
II) İSTİNAF DEĞERLENDİRMESİ:
Bursa Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31.maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 307. maddesinde, feragatin, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu, 309. maddesinin 2. fıkrasında; feragatin hüküm ifade etmesinin, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı, 310. maddesinin (28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanunla eklenen) 2.fıkrasında; feragat hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmeyeceği ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verileceği, 3. fıkrasında; feragat dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay'ın (Danıştay'ın) temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye göndereceği, 311. maddesinde, feragat ve kabulün, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; hükme bağlanmıştır.
Diğer yandan, 9 Haziran 2021 tarih ve 31506 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1.maddesinin (1/e) bendinde; Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve bu Kanunun yayım tarihine veya bu Kanunun ilgili hükümlerinde belirtilen sürelerin sonuna kadar tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan; kamu alacakları yapılandırma kapsamında sayılmış; aynı yasanın 9. maddesinin; 13. fıkrasının; (a) alt bendinde; bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmelerinin şart olduğu, borçlularca, Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilafların sürdürülmeyeceği; aynı fıkranın (b) alt bendinde ise; davadan vazgeçme dilekçelerinin ilgili tahsil dairesine verileceği ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarihin, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçelerin ilgili yargı merciine gönderileceği, (ç) alt bendinde ise; bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer'ileri talep edilmeyeceği ve bu alacaklar için icra takibi yapılamayacağı, vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin geri alınmayacağı, vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılıma giderleri ve avukatlık ücretlerinin geri alınmayacağı; hükme bağlanmıştır.
Olayda, davacı tarafından 30.09.2021 tarihinde giren Simav Sosyal Güvenlik Merkezine verilen dilekçe ile 7326 sayılı Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hükümlerinden yararlanmak amacıyla davadan vazgeçildiği (feragat edildiği) anlaşılmıştır.
Bu durumda, gerek davacının özel yapılandırma (af) yasası gereği davasından feragat etmiş olması, gerekse 7326 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 13. fıkrasının (ç) alt bendinde yer alan; "bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer'ileri talep edilmez..." hükmünün, her iki tarafın da haklı çıktığı durumları kapsaması nedeniyle, kanun koyucunun, yapılandırma sebebiyle vazgeçilen davalarda verilecek kararlarda, yargılama giderlerini üstlenen ilgili tarafların üzerinde bırakılmasını ve herhangi bir taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmemesini amaç edindiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılacak olmasına karşılık, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiği değerlendirildiğinden yerel mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçeyle;
İstinaf başvurusunun KABULÜ ile Kütahya İdare Mahkemesi tek hakiminin 08.10.2021 gün ve E:2021/420, K:2021/682 sayılı kararının; -Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine- ilişkin hüküm fıkrasının KALDIRILMASINA,
Davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
Aşağıda dökümü yapılan 275,60-TL istinaf yargılama giderinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine,
Posta gideri avanslarından kalırsa artan miktarların mahkemesince ilgili taraflarına iadesine,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46 ncı maddesine göre temyize açık olmayan bu kararın KESİN olduğunun taraflara hatırlatılmasına, 09.02.2022 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)